13.06.2014, 21:00

Ha bir, ha yüz...

GDO'lu ürün için, raflardaki rant için ‘izin’, ‘kağıt’da dolanıyor...

‘Her şey de üç kağıt’ dedikleri bu olsa gerek...

 

Bakanlık yeni bir değişiklik yaptı...

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, GDO yönetmeliğinde yaptığı bir

değişiklikle, GDO bulaşanı adı altında her türlü üründe %0,9’a kadar GDO

bulunmasını yasal hale getirdi.

Resmi Gazete’de yayımlanan, Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerine Dair Yönetmelik’te yapılan değişiklik şu; "Analiz sonucunda üründe yüzde 0.9 ve altında GDO tespit edilmesi halinde bu durum GDO bulaşanı olarak değerlendirilir".
Bir başka değişiklik ise;

"GDO bulaşanı olan ürünlerde bulaşan olarak tespit edilen genlerin Biyogüvenlik Kurulu tarafından onaylanmış olması durumunda ürünler onay amacına uygun olarak kullanılabilir"...

 

*

Bu ne demek?

İçeriğine yüzde 0.9 ve altında GDO bulunan gıda ürünlerinin üretim ve satışına izin verilmiş oldu demek...

0.9 ile 100 arasında bence bir değişiklik yok...

Biri de bir, bini de bir...

Ha 0.9, ha yüz...

Ne değişecek?

*

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın piyasa denetimleri sırasında çocuk mamasında GDO tespit edilmiş ve sorumlular hakkında hukuki süreç başlatılmıştı...

Başlatıldı da bu kadar mı?

5977 Sayılı Biyogüvenlik Kanunu'nun 15. maddesi, gıdalarda GDO bulunduranlara 5 ila 12 yıl arasında hapis cezası öngörüyor. Öngörüyorlar da ülkede buğdayından mısırına, domatesinden salatalığına hangi ürün GDO içermiyor ki...

Bu nasıl vicdansızlıktır...

Bu nasıl anlayıştır...

Rant için insanların, hatta bebeklerin sağlığını hiçe sayanları kınıyorum...

*


Evet, ‘Biyogüvenlik Kanunu’ hiç bir GDO’lu ürüne izin vermiyor...

Evet, bebek maması ve ürünlerinde ve küçük çocuk ek besinlerinde kesinlikle yasak.

Ancak; yapılan yönetmelik değişikliğiyle bu yasak delindi maalesef...

Bu yönetmelikle, yediklerimizin tamamında GDO bulunabilir.

Ne ile?

Binde 9’luk kriter ile...

Kısaca ‘GDO hayatımız da var-yok’...

Aslında tek yapılacak şudur;

Bakanlık ister gıda, ister yem, ister yüzde dokuz, ister binde dokuz, ister yüz olsun, bütün ‘GDO’ların Türkiye'ye girişini yasaklamalıdır...

*

 

‘GDO’lar yasaklanıyor dedik, haberler yaptık...

Türkiye’de GDO’ların denetim zaafları maalesef var... Ancak yasak GDO’lar neden tespit edilemiyor?

Peki, sizce Tarım Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı’nın GDO’ları denetleyecek teknik alt yapısı var mı?

Türkiye’de izinli GDO’ların kimlik ve miktar tespitini yapan GTHB laboratuvarları nasıl?

Ne yapılabilir?

Kısaca güya ‘GDO’lar yasaklanıyor, ancak nedense yasak ‘GDO’lar tespit edilemiyor...

Veya zorlaşıyor...

Daha da vahimi, ‘GDO’lar bir kere girdi mi sınırdan çıkmaz...

Kontrol olmaz...

Büyük rantlar var bu işlerde unutmamalı...

Mutlu kalın...

 

Dip notlar;

 

Var- yok testi...

 

Nedir bu test?

Kalitatif GDO taramasıdır.

Önce üründe GDO olup olmadığına bakılacak, eğer GDO tespit edilirse bu sefer oranına bakılacak. Eğer GDO oranı % 0,9’dan düşük olursa, ürünün, GDO’nun kimlik bilgilerine bakılacak...

Ve tespit edilen GDO Türkiye’de (yem amaçlı) izin almış bir GDO olduğu takdirde ürün de üretici de aklanmış olacak.

Laboratuarların kaçı Türkiye Akreditasyon Kurumu TÜRKAK’tan akredite biliyor musunuz?

Toplamda Türkiye’de GDO var / yok taraması yapabilen akredite laboratuar sayısı maalesef 40’dır...

Ve de sonrası malum kimlik taraması yani kısaca “parmak izi” yapabilen ise sadece 4...

Diğer laboratuarlar bu konuda işlevsiz...

 

"GDO Bulaşanı" ne demek?

"Genetik modifikasyon teknolojisi uygulanan veya uygulanmayan bir üründe, birincil üretim aşaması dahil üretim, imalat, işleme, hazırlama, işleme tabi tutma, ambalajlama, paketleme, nakliye veya muhafaza sırasında ya da çevresel faktörler ile teknik olarak engellenemeyen, önlenemeyen veya tesadüfi olarak bulaşan GDO’lar."

 

Fıkra;

Okuldan eve dönen çocuklar kocaman torbalı dilenciyi görünce onu eve çağırıp evde ne buldularsa torbasının içine doldurmaya başlarlar.
Dilenci olan biteni şaşkınlıkla seyrederken anneleri gelir hayretler içinde "Ne yapıyorsunuz?!" diye bağırır.
Çocuklar:
-Deneme yapıyoruz, derler.
-Ne denemesi?
-Sen, ne koyarsanız koyun dilencinin torbası dolmaz demiştin ya anne, doğru söyleyip söylemediğini anlamaya çalışıyoruz.

 

Günün sözü;

"Ne kadar zengin olursan ol yiyebileceğin kadar yersin. Testiyi denize daldırsan alabileceği kadar alır, gerisi kalır." Mevlânâ  

 

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@