İZSU’da 22 milyarlık dev bütçe: AK Parti’den ‘performans’ eleştirisi!

İZSU’nun 22 milyarlık dev bütçesi tartışıldı. Bütçe ve performans programı oy çokluğu ile kabul edildi.

Aslı Solmaz
Aslı Solmaz Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

Yenigün Gazetesi'nden Sıla Arabacıoğlu'nun haberine göre, İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi ( İZSU) Genel Müdürlüğü Genel Kurulu’nun Kasım ayı Toplantısı ikinci birleşimi, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mustafa Özuslu, idaresinde gerçekleşti. Genel Kurul’da, İZSU Genel Müdürlüğü’nün 2024 Mali Yılı Performans Programı ve Bütçe Taslağı görüşüldü. Bütçe ve performans programı İYİ Parti ve CHP’nin ‘kabul’ AK Parti ve MHP’nin ‘ret’ oylarıyla oy çokluğu ile kabul edildi.

YATIRIMA BÜTÇENİN YÜZDE 50’Sİ AYRILDI

Plan bütçe komisyonu adına söz alan CHP’li Bülent Köklü, “2024 yılı İZSU Genel Müdürlüğü’nün gider bütçesi 22 milyar 750 milyon, gelir bütçesi 16 milyar TL olarak tahmin edildi. 6 milyar 750 milyon liralık fark borçlanma ile sağlanarak denkliğe ulaşılmıştır. Performans programında yer alan faaliyetlerin toplam maliyetleri 16 milyar 7 bin 171 lira, bütçe içindeki payı ise yüzde 70. 11 milyar 523 milyon 453 bin TL kentsel yatırım faaliyetlerine bütçe içinde payı yüzde 71. 4 milyar 483 milyon 717 bin TL ise idarenin işleyişine yönelik faaliyetlerde kullanılacaktır. Genel yönetim giderleri ise 6 milyar 579 bin 796 TL olarak kayıtlara geçti. Yatırıma yönelik faaliyetlerin payı yüzde 50 oldu. İdarenin işleyişine yönelik faaliyetler yüzde 20, genel yönetim giderleri yüzde 29 ve diğerleri yüzde 1 olarak bütçe içerisindeki dağılımlarını göstermektedir. Suyun sürdürülebilir yönetimi yüzde 20'lik pay ile 3 milyar 544 milyon 592 bin TL ile bütçe içinde yer aldı. Atık su için yüzde 31'lik pay ayrıldı ve bütçe 4 milyar 992 milyon 594 bin TL oldu. Yağmur suyu ayrıştırma için 1 milyar 627 milyon 662 bin TL. Kurumsal kapasiteyi geliştirmek için ise harcanacak bütçe ise 5 milyar 842 milyon 321 bin TL şeklinde dağıldı. Toplam 16 milyar 7 milyon 170 bin TL'dir. İZSU Genel Müdürlüğü bütçeyi gelirinin yüzde 85'inin su ile elde ediyor. 250 milyon metreküp su tüketimi beklentisi ile hesap edilerek 13 milyar 177 milyon 973 bin TL su gelirlerinde, 2 milyar 800 milyon TL diğer gelirlerinden ve bunun 1 milyar 800 bin TL'si İller Bankası'ndan gelecek gelirle sağlanacaktır. Bütçe gider dağılında ise şirket personeli 4 milyar 323 bin 261 TL ile yüzde 19'luk paya sahip. Personel SGK pirim ödemeleri 1 milyar 995 milyon ile yüzde 9'luk paya. Elektrik 2 milyar 844 bin TL ile yüzde 12. Akaryakıt 325 bin TL ile yüzde 1. Üretime yönelik mal alımı 785 bin 351 lira ile yüzde 3'lük paya sahip. Diğer giderler 5 milyar ile yüzde 24'e. Sermaye giderleri 6 milyar 961 bin TL ile yüzde 31'lik paya sahip. Gelir bütçesinin gerçekleşme oranı yüzde 46 olup yıl sonu itibariyle yüzde 70 oranında sonuçlanacağı tahmin edilmektedir. Gider bütçesinin ise gerçekleşme oranı yüzde 47 yıl sonu yüzde 72 olarak tamamlanacak. Giderlerde dikkat çekici maaliyet artışı ülkedeki durumu ortaya koymaktadır. 6 milyar 750 milyon liralık borçlanma dediğimiz bölümde ise, iç borçlanma 2 milyar 94 milyon 400 bin. Dış borçlanma ise 4 milyar 546 milyon 66 bin, kasa ve bankalar 109 milyon TL olarak denkliğin sağlandığı görülmektedir. İZSU'nun borçlanma limiti ise 21 milyar 392 bin 100 TL'dir yani 17 milyar 954 bin TL daha borçlanma yetisine sahiptir. Abone sayısı 2 milyonu aşan İZSU'nun yıllık ürettiği su miktarı 199 milyon, arıtılan su miktarı ise 180 milyondur. İçme suyu artıma tesisi sayısı 65. Atıksu artıma tesisi 70 adettir. İZSU Genel Müdürlüğünün envanterlerindeki toplan değer 403 milyon 770 bin lira. Toplam 4 bin 218 adet ise taşınmaza sahip” dedi.

‘TAŞKINLARDAN ZARAR GÖREN YURTTAŞLARA DESTEK SAĞLANACAK’

CHP Grup Başkanvekili Murat Aydın, “Yaşanan küresel iklim krizinin sonuçları şehirlerimizi tehdit ediyor. İzmir’de son 4,5 yılda şehrin dirençli kent olmasının öncelikle olduğu karşımıza çıktı. Hava basıncının düşmesi ile ortaya çıkan deniz yükselmesi kıyı bölgelerinde ciddi sorunlara yol açtı. Vatandaşlarımızın evleri ilerileri araçlar ve yollar hasar gördü. Yaşanan sorunların üstesinden gelmek için İZSU ve İzBB birimleri sahadaydı. Büyük bir gayretle suyun deşarj edilmesi için ciddi mesai sarf edildi. Yaşanan yağışla birlikte oluşan dalgalar, suyun etkisini daha da arttırdı. Ancak Karşıyaka ile sevindiğimiz nokta şu oldu; 2 yıl önce taşkınlar için set yapılmıştı ve bu set işe yaradı. Hiç değilse setin etkisiyle hasar ve deniz tasmasının etkisi biraz daha az yaşandı. İzBB ve bütün birimleri hasarın yaralarını sarmak için çalışacak. Tespitler sonucunda zarar gören yurttaşlara sosyal yardım kapsamında destek sağlayacağız. İZSU taşkınların önlenmesi için faaliyetlerini sürdürüyor. Ancak şunu bir kere daha gördük ki yaşanan olayın etkilerini gidermek için çok şey yapmalıyız. 22 milyarlık bir bütçe taslağı önümüzde. İZBB bütçesinde de dile getirdiğim gibi İZSU bütçesi de yüksek yatırım öngörüyor ve şehrin sorunlarının çözümü noktasında ilerlememizi sağlıyor. Giderek kutuplaşan tartışma ve siyaset sorunlarımızı doğru zeminde tartışmamızı engelliyor” diye konuştu.

‘YAĞMURDA KEMERALTI’NDA SORUN YAŞANMADI’

Aydın, “Cuma günü bir tartışma oldu ve onun üzerine Soyer, ‘Çöp toplatılır, çukur kapatılır, çamur kurutulur. Ancak eğer adaleti yok etmiş, ekonomiyi mahvetmişseniz onları neyle telafi edeceğiz?‘ dedi. Bu o anki tartışmada söylenmiş bir şeydi. Taşkınların ardından ise ‘ Tunç Soyer’den İzmir’de oluşan taşkınlara ilişkin açıklama’ başlığı ile haberci olduğunu iddia eden bir haber servis etti. Bu tartışma bu şekilde alındığında emeklere haksızlık yapılmış olur. Daha da önemlisi sorunun nerede olduğunu algılayamazsak çözümü bulamayız. Zaman zaman Kemeraltı ile tartışmalar da oluyor, bu çalışmalar gece ve mümkün olduğunca esnafı etkilenmemesi için yapılıyor. Son yağmurda da bir sorun olmadı demek ki doğru yoldayız” ifadelerini kullandı.

‘DAHA İYİSİNİ YAPMALIYIZ’

Aydın, su idarelerinin yaşadığı sorunlardan bahsederek, “SUKİ’ler dediğimiz kurumların temel bir sorunu var bu sadece İZSU’nun değil herkesin sorunu. Bütün SUKİ’ler İZSKİ yani İstanbul için yıllar önce çıkartılan kanun ile yönetiliyoruz. Yani 42 yıla rağmen yasal bir altyapıya sahip değiliz. Bunu söz fırsatı geldiğinde hep söyleyeceğim. Hukuki altyapı yapılan faaliyetler için çok önemli ve fiyatlandırmayı da bu kanun söylüyor. Anlatmaya çalıştığım şu, İZSU maliyetin altında fiyat ile su satamıyor ve İZBB bütçesinden aktarım yapılamıyor. Oysa suyun sübvanse edilmesi ile ilgili bir yasal altyapıya ihtiyaç var. Çünkü bizim altyapımıza göre su temel ihtiyaçtır. Maliyetleri azaltma ile ilgili birkaç huşuna değinmek istiyorum hem bize hem de hükümete düşen görevler var. Hükümetten beklediğimiz su idaremiz elektrik kullanıyor ve fabrikaymışız gibi sanayi tarifesinden ödüyor. Aynı su idaresi resmi kurumlara düşük tarifeden veriyor. Tamam, bunda sorun yok ama biz ucuz verip elektriği sanayi tarifesinden ödüyoruz. Enerji maliyetlerimizi azaltmak için daha fazla yenilenebilir enerjiye yönetmeliyiz. Daha iyisini yapmalıyız” açıklamasını yaptı.

‘KAYIP KAÇAK ÇALIŞMASI YAPILACAK’

Bütçenin yüzde 50’sinin yatırıma ayrıldığını söyleyen Aydın, “Kayıp kaçak maliyetleri arttırıyor. Burada sadece kaçak kullanım değil, şebeke sisteminin suyu kaybetmesi. Elbette sıfırlanamaz ama kabul edilebilir rakamlar olmalı. Metropolden bir kademe açılıp tamamı kapsandığında kendisinin yatırım yapmadığı ya da eski yatırımları ile karşı karşıya kaldı. Metropoldeki kayıp kaçak, sonradan bağlanan ilçelere göre daha iyi. 2024’te bu oranın düşmesi için daha çok adım atacağız. İleri biyolojik artırmada Türkiye’de lideriz ama çok daha fazla yatırım yapmalıyız” ifadelerini kullandı.

‘ALTYAPI SORUNU YAŞIYORUZ’

AK Parti Grup Başkan Vekili Özgür Hızal, “Tunç Soyer'de yatırımları biz üste değil alta yaptık diyor. İZSU'nun yatırımlarına yoğunluk verildiği intibası bizde uyandı. Sokağa çıktığımızda bu yatırımların yeterli olmadığını görebiliyoruz. İzmir'de bir altyapı sorunu var. İzmir'in kanalizasyon ve yağmur suyu ayrıştırma sorunu var İzmir'de dönem dönem artış gösteren bir koku problemi var. Kayıp kaçak oranları bir miktar düştü ama biz hala bu sorunu yaşıyoruz. Derelerle ilgili sorunlarımıza hala var. Türkiye'nin en yüksek su ücretini hala İzmir ödüyor. Bu sorun bugünün sorunu değil. İzmir'deki koku problemi Soyer göreve gelmeden önce de vardı. 15 yıl önce İzmir'de kanalizasyon ve yağmur suyu ayrıştırma sorunu vardı. Körfez 20 yıl önce de kirliydi. Demek ki, isimler değişiyor ama anlayış değişmedikçe bu sorunlar katlanarak devam ediyor. Bu sorunun bugünün sorunu olmadığının farkındayız. Bu sorun son 25 yılın CHP yerel iktidarının sorunu. Altyapı gibi önemli sorunlar kısa sürede ortadan kaldırılamaz. Eleştirimiz buna da değil. Son 25 yılda bu sorunların ortadan kaldırılması için yeterince irade ortaya koyulmadı. Hiçbir şey yapmadınız demeyeceğiz. Net bir sorunu en baştan alıp neticelendirmek adına ortaya bir irade koymadınız. Bu sorunları çözmediğiniz takdirde geri dönülmesi güç hadiseler ortaya çıkıyor. Çiğli'deki 4. faz inşaatını 10 yıldan uzun süre tamamlayamadığınız için Körfez daha fazla temizlenir ve biz orayı temizlemek zorunda kalırız. İZSU bir saniye bile zaman kaybetmeksizin yatırım yapmak zorunda. İZSU günlük faaliyetlerinin yanında şehrin gelişmesi için yeni yatırımlar yapmak zorunda. Bu yatırımlar parayla yapılacak bu parayı da sattığı sulardan elde edecek. Ellerinde yüzde 50 üzerinde yatırım bütçesi yok. İZSU'nun yatırım bütçesi yüzde 10. İzmir'in 2 milyar civarında sermaye üretim bütçesi var. Yatırım denilince aklımıza kanalizasyon, rögar temizlemek gelmiyor. Yatırım denilince yeni tesisler aklımıza gelir. Bu rapor önümüzdeki yıl ne kadar kötü olacağını gösteriyor. 25 yıldır bu şekilde olduğu için altyapı sorunları yaşıyoruz” dedi.

‘TİYATRO OYNANIYOR’

Hızal, “Bir işi yaparken samimi olmak lazım. Bütçe hazırlarken, uygularken, söz verirken, vaatte bulunduğunuzda samimi olacaksınız. Soyer 4,5 yıldır bir samimiyet testinden geçti ve yeterince başarılı olamıyor. İzmirliler o samimiyeti arıyor ama bulamıyor. Bu samimiyet testi körfez temizliğinde başladı. Soyer, '3 yıl sonra Körfez’de yüzeceğim' dedi. Hiçbir İzmirli Soyer'e, 'Körfezi 3 yılda temizleyin, Karataş'tan Karşıyaka'ya yüzün' demedi. Aziz Bey'de 15 yıl boyunca söz verdi ama tutamadı. Körfez'de yüzeceğim dedi ama göreve başladığı ilk günlerde 'körfez kendi kendine temizleniyor' dedi. Hiçbir bilimsel dayanağı yoktu. Körfezi temizlemeyeceğim diyerek süre kazandı. Sonra kirliliği Gediz'in dağlarında aradı. Gediz nehrinin çıkış noktasının iç körfez olmadığını biliyordu ama iş şova geldi ve şovunu Foça'da tamamladı. Suç duyurularının sonucunda ne oldu? Maksat şov olunca sonuçlar böyle olur. Körfez'i temizleyeceğim ifadesi samimi değil. 'Körfez'de yüzüyorum, sözümü tuttum' dedi. Teknik olarak Körfez’de yüzdü ama nerede yüzdü, Güzelbahçe'de yüzdü. Sayın Başkan 25 yıldır burada yüzülüyor zaten. Bu İzmirlileri kandırmaktan başka bir şey değildir. Burada da bir tiyatro oynandı” diye konuştu.

Özgür Hızal, “İzmir körfezinin temel kirlilik nedenlerinden bir tanesi İzmir'deki ayrıştırmanın yeterinde yapılmamış olması. AK Parti grubu olarak afetler üzerinden siyaset dili geliştirmeyeceğiz. Dün yaşanan büyük bir afetti. Şunu biliyoruz ki afetin yaşanmasının hemen ardından İZSU ve diğer ekiplerinden ne kadar fedakarca mücadele ettiklerini biliyoruz teşekkür ederiz. Soyer, İzBB bütçesini konuştuğumuzda depremden sonra 'burada devlet yok' diyerek bir siyaset dili ortaya koydu. Soyer devletin bir unsuru olan büyükşehir belediye başkanı olarak oraya gitmişti. Altyapıya ilişkin eleştirilerimi elbette ortaya koyacağım. Bu altyapıda Tunç Bey'de, Aziz Bey'de sorumlu, altyapıdan üst düzey yöneticisi olan bürokratlarda sorumlu” ifadelerini kullandı.

‘AFETLERE ÖNLEM ALINMALI’

Deva Partisi İzmir Milletvekili Seda Kaya Ösen'in 'taşkınlara ve hizmetlere' yönelik yaptığı eleştirileri okuyan Hızal, "Bu altyapı sorununu Tunç Bey'de itiraf ediyor. '25 yıldır yapılmayanları yapmaya başlıyoruz' dedi. 25 yıldır bu şehri CHP yönetiyor. Şu an CHP'li bir balkan yapılmadığını itiraf ediyor. İzmir'de en temel sorun yağmur suyu hatlarının yapılmaması. Şu anda 300 km yapıldığı iddia ediliyor ama ben faaliyet raporlarına bakıyorum ve 119 km çıkıyor. Yapılanları takdir edeceğiz ama yetersiz diyeceğiz. Sorunu bitiyoruz dediğiniz Buca'da yine taşkınlar oldu. İzmir'de her yağmurdan sonra sular taşıyor, baskınlar oluyor. Kemeraltı'nda birinci etabın yüzde 19'unu bitirmişsiniz. Yüzde 19 demek 10 tane sokağa tekabül ediyor. Bir şeyi zamanında ve doğru yapmazsanız sorun yaşarsınız. Mavişehir'de bir hat yaptık dediniz ama yine aynı bölgede sorun yaşandı. Ya yapılan imalat eksik ya da başka bir sorun var. Soyer, 'bundan sonra burada su baskını olmayacak' dedi ama oldu. Aynı bölgede iş yerleri sular altında kaldı. Afete bir önlem almak gerekiyor” diye konuştu.

‘ARITMAMA TESİSİ’

Hızal, “Artıma tesislerinde lideriz diyorsunuz. Artıma tesisi sayımız çok. Artıma meselesinde lider olmanın temel nedeni boşa artıma yapılması. Dün milyonlarca metreküp deniz suyunu ve yağmuru arttınız sonra denize döktünüz. Asıl arıtmanız gereken şey kullanılmış sulardır. Sayısal olarak artırma tesisleriniz fazla ama bazı artıma tesisleri 'arıtmama' tesisi. Çiğli Türkiye'deki en büyük arıtma tesissilerinden biri. Buranın 4. faz inşaatını 10 yıldır yapamadınız. Sayıştay raporlarına girdi, bu tesis için kredi aldınız ama yatırıma başlayamadınız. 82 milyon gibi bir rakama sahip çıkamadınız ve kurum zarara uğradı. 25 yıldır yapıldığı günden bu yana revizyon edilmeyen Çiğli artıma tesisi var. Soyer diyor ki, 'kurulduğu günden beri bir revizyon çalışması yapılmadı' dedi. Bütçesini açıklayarak geçen yıl revizyon çalışmasına başladı. Yüzde 5 revizyon oranı var. Parada yok revizyon da yok. Çiğli artıma tesisi İzmir körfezine kirlilik akıtıyor. Bütçede doğru yatırımı yüzde 10 olarak belirlerseniz ilerleyemezsiniz. Artıma tesislerinin yarısından fazlası kaçak. Elektrik maliyetlerini düşürmek istiyorsunuz ama kaçak olduğu için teşvikten faydalanamıyorsunuz” dedi.

‘ANLAYIŞ SORUNU VAR’

İzmir'de çevre felaketi yaşandı. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZSU eliyle çamur döküldü. Çiğli atıksu tesisinden çıkan çamurlar ekolojik alana döküldü. 2,5 milyon metreküp çamur döküldü. İzmir'de bir belediye ve İZSU bu kadar artıma tesisi yaptık diye övünüyoruz ama bir tane çamur kurutma tesisi yok, bu beceriksizlik değildir de nedir? Çamur hala orada duruyor. Ne zaman nasıl kaldırılacak belli değil. Mevcut çamurları da Menemen'de bir tesise gönderiyorlar ve ciddi rakamlar ödüyorlar. Türkiye'nin en pahalı suyunu elbette böyle İzmirlilere kullandırırsınız. Soyer'e sorsanız, çamuru kaldıracak ve restorasyon yapacak. Söz söylemek, vaat vermek ve yerime getirmek samimiyet işi. 4,5 yıl boyunca İZSU kaç tane yenilenebilir enerji santrali yaptı? Koca bir sıfır. Enerjide dışa bağımlıyız bunu kabul ediyoruz. Daha çok petrol ve gazımız olsun isterdik ama İZSU bu konuda ne adım atıyor, hiç... Binlerce yağmur suyu hasadı ile ilgili depolar dağıtıldı. Bu yapılırken bile yağmur rejimine bakılmadı. Yağmur hasadı böyle olmaz. Sünger kent böyle bir şey değil. Bu depoları dağıttınız ama İZSU ne yaptı? Geçen meclis toplantısında bir meclis üyesi benimle ilgili suç duyurusunda bulunacağını söyledi. Herkes istediği kişi hakkında adli işlem başlatabilir. Kendisine bir tavsiyem var, savcılığa gidecekse İZSU'da birkaç yıl önce yapılmış bir hırsızlık hadisesi var. Ciddi miktarda sayaç ve çelik hırsızlığı var ve bunu tutanak altına alan 5 güvenlik görevlisi işten çıkartıldı. O arkadaş hem İZSU suç duyurusunda bulundu mu diye bakın, hem de hukuk mücadelesi veren personellerin davasını inceleyin. Bir iddia daha ortaya atıldı. Önümüzdeki seçimlerde CHP kazanırsa Özgür Bey istifa eder mi diye sordular. Bu polemiklere benle girmeyin. Böyle polemiklere Soyer ile girebilir. Özgür Özel genel başkan olursa aday olmayacağım diyen Tunç Soyer'di. Biz İzmir’de kapatılamayan çamurları, toplanmayan çöpleri ve çürütülemeyen çamurları konuşuyoruz. Bunu da 25 yıldır şehri yöneten CHP’li başkanlar. Az önce bütçeyi bizim kullanacağımızı Nisan’da göreceksiniz. Bizim kullanacak olmamız elbette evet diyeceğimiz anlamına gelmiyor, anlayış noktasında sorunlar var” açıklamasına yaptı.

HIZAL’A ÖZUSLU’DAN YANIT

Özuslu ise “Soyer’in ‘Kılıçdaroğlu seçilmezse ben aday olmayacağım’ dediğini söyledi Hızal. Başkanın böyle bir beyanatı yoktur. Kanıtı olmayan bir sözün meclis kürsüsünden söylenmesini doğru bulmuyorum. Ben bu iddiayı reddediyorum, böyle bir şey doğru değil kayıtlara geçsin” dedi.

‘FİRMALAR İZSU’YA GÜVENMİYOR’

MHP Grup Başkanvekili Cüneyt Umutlu, “Neden hayır diyoruz? Aslında benim de farklı bir şey söylemem mümkün değil. İhale yapıyoruz… Katılım yok. Çünkü ödemeler düzgün yapılmıyor. Kağıt üstündeki gerçeklerle yaşananlar çok farklı. Belki bir sürü ihale ve sahadaki çalışmalar yarım kaldı, firmalar ihaleler girmedi. Ama İZSU’ya girmeyen firmalar Karşıyaka’ya Aliağa’ya girdi. Çünkü firmalar İZSU’ya güvenmiyor” diye konuştu.

‘İZSU GECE GÜNDÜZ ÇALIŞIYOR’

İYİ Parti Grup Başkanvekili Kemal Sevinç, “İzmir’de 80 yılında kadar 14 belediyemiz vardı. Ve bu belediyeler bütçeleri doğrultusunda kanallarını yapıp içme sularını yapıyordu ve hatta imkanı olanlar otobüs filosu ile merkeze geliyordu. Bu yaşadığımız durumları benim gibi bürokratlar çok iyi bilir. Şimdi bu belediyeler şube müdürlüğüne dönüştü, sonra da 84 yılında büyükşehir olması sonucu yeniden altyapı planlaması ele alınmış ve çoğunda da kanal altyapısı yoktu. İşte bu yıllarda planlı bir şekilde ilk defa kanal altyapısı İzBB Fen İşleri, içme suyu ESHOT’taydı. Yani nereden nereye geldiğimizi bilmeniz için hatırlatmak istedim. İZSU 30 ilçemizde gece gündüz demeden içme suyu ve kanal için gayret gösteriyor. Bu bütçede emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum” ifadelerine yer verdi.

‘300 KM YAğMUR SUYU HATTI YAPTIK, PDF GÖNDEREBİLİRİM’

Gündem dışı söz alan CHP Konak Meclis Üyesi Cenap Börühan, “İzmir bir deniz kenti. Kuvvetli yağmur yağdığında su taşmaları sebebiyle birtakım sıkıntılar yaşanıyor. Bunlarla ilgili tedbirler alınıyor. Körfezdeki koku sorunu için İzmir'de yağmur sularını kanalizasyona vermeden doğrudan denize deşarj edilmesi gerekiyor. Soyer 100 km yağmur suyu ayrıştırma kanalı yapacağını söyledi ama 3 katını yerine getirdi. Bu bilgileri PDF olarak Hızal'a gönderebilirim” ifadelerine yer verdi.
‘BİZ YATIRIM GÖRMEDİK’

AK Parti Ödemiş Meclis Üyesi Murat Öncel, “4 saattir rakamlara boğulduk. Sözde yatırımları İzmirli ve Ödemişli neden göremiyor. Baraj yapımından dolayı köylülerin yerleri değişti. Zafer mahallesinde 2 yıldır İzBB'ye Ödemiş Belediyesi'nde hat yapımı için karar istendi. Komisyonda oy birliğiyle karar aldık ama 1 metre çalışma göremedik. Ödemiş'in aşağı mahallesi her yağmurda su baskını yaşıyor. Burada vatandaş neden yatırımları göremiyor? Bir tane arıtma tesisini Ödemişli göremedi. İnşallah vatandaşlarımız 31 Mart'ta sizi görecek” dedi.

‘SOYER, KARŞIYAKA’DA YÜZSE ZEHİRLENİR’

AK Partili Meclis Üyesi Hüsnü Boztepe ise, "Elimde Soyer'in meşhur kitapçığı var. 'Çok renk, çok ses, çok nefes' güzel bir slogan. Çok renk dediğimiz zaman denizin kahverengiye büründüğünü gördük. Çok ses dediğimiz de 'yapacağız, edeceğiz' sesleri. Nefes ise koku sorunu yüzünden nefes alamayacağımız bir noktadayız. TCDD ile bizim bir protokolümüz vardı. Karşıyaka'dan başlayarak Çiğli’ye kadar getirilecek bir kanal projesi vardı. Bir kanal daha var, o kanal ise katma değer katacaktı. Biz ne yaptık? Denizin kendi kendine temizleyeceğini düşündük. Körfezle ilgili bizim bir kayı 3,5 yılımız var. İZSU dip taramasına yeni başladı. Mavişehir'deki su baskınlarına gelelim. Yıl 2009 Mart. İzBB Başkanı Kocaoğlu, 'Mavişehir'in sıkıntısı sona erecek' diyor. Burada kanal döşenmesi çalışmaları başladı. 2007'de burayı su bastı. Mavişehir 1996 yılında bitti. O günden 2007 yılına kadar su baskını yok. 2007 yılında büyük bir sıkıntı yaşandı ve proje başladı. 2020'ye kadar su baskını görmedik. 2020 yılında pompaların çalışmaması sebebiyle su baskını oldu. Soyer Mavişehir için söz verdi. 1.5 metre set inşa edildi. Bu alanda 6 bin konut var. Set güzel ama pompa eksik. Soyer bu son olacak dedi ama olmadı. İzmir'i hepimiz biliyoruz. 1. etapta su yok. Deniz her tarafa aynı şekilde yükseliyor. Setten dolayı su tahliye edilemedi. 24 Ağustos 2021 yılında Başkan alana giderek su baskınlarını sona erdirecek projeyi tamamladıklarını söyledi. Soyer'in yüzdüğü yerde mavi bayrak vardı. Gelsin Karşıyaka'da yüzsün. Ama biz istemeyiz yüzmesini zehirlenir. Çiğli Atık su artıma tesisinde çamurlar hala orada kaldı” diye konuştu.

‘AFET ÜZERİNDEN SİYASETİ BIRAKIN!’

CHP’li Meclis Üyesi Şerif Sürücü, “Afeti Allah gönderir ama bu afet Karadeniz’de olunca afet bölgesi ilan edilir. Peki neden İzmir’de hükümet yok? İzmir’e şaşı mı bakıyoruz? Rizeli’ye var, İzmirli’ye yok. Ben Rize örneğini verirken afetle ilgili memleket isimlerini sayayım. Artvin, Balıkesir, Yalova… Bunlar Allah’ın verdiği afet ben konuşurken utanıyorum. Lütfen siyaset yapmayın bununla ilgili. Büyükşehir, gözlerine uygu girmeden İzmir’i toparladı ve hemen arkasında mesaj attı, bilgi verdi. Tahribattan etkilenen vatandaşlara destek sağlayacaklarını belirttiler. Ben de buradan duyuruyorum, hemen akabinde zararlar karşılanıyor. Bırakın siyaseti! Keşke her yer İzmir olsa, zararlar bile karşılanıyor” dedi

AK Partili Meclis Üyesi Yusuf Demircioğlu, “Yapılan Çalışmalar yetersiz ve problemleri çözmüyor. Biz Soyer’i Alsancak’ta Konak’ta denize girmesini beklerken baktık ki… Reklam belediyeciliğinden sıkıldık. Umarım İZSU yatırımları gerçek boyutlara ulaşır” diye konuştu.

‘SORUNLAR ÇÖZÜLMÜYOR, YARA BANDI OLUNUYOR’

Demircioğlu’nun ardından AK Partili Burçin Kevser Sevil de söz aldı. Sevil,  “Bu görüşmeler en başına alındığında bize kimse hatta İzmir Büyükşehir Belediyesi görüşmesinde de kimse bize ne yapıldığı ve yapılacağı ile bir şeyleri anlatmıyor. Biz bu durumu İZSU’da da yaşıyoruz. Tık belediyeciliği artış -mış belediyeciliğine döndü. Yapmış gibi. Antik Yunan’dan beri zaten Çeşme’de yüzülüyor. Biz Karşıyaka’da Konak’ta yani iç körfezde yüzemiyoruz. Siz bize bunu vadettiniz. Biz Vaatlerinizin peşindeyiz ama cevap veremiyoruz. Dikkat edin Çeşme’de kirlenmesin çünkü Çeşme’de yüzmek çok keyifli. Size İzmir diyoruz, Rize diyorsunuz. Biz sizinle her yeri tartışırız, siz bizimle İzmir’i tartışabilir misiniz? Hayır. Siz lokal ve anlık çözümler buluyorsunuz. Şehri bütüncül planlamıyorsunuz, sorunları bütüncül çözmüyorsunuz sadece yara bandı görevi görüyorsunuz” ifadelerini kullandı.

‘ANLAMAYANA HİÇBİR SÖZ KAFİ DEĞİL’

Ardından Murat Aydın söz aldı. Yaklaşık 6 saattir tartışıyoruz. ‘Ne yaptığınızı söylemiyorsunuz’ cümlesi çok acı. O zaman biz burada ne yapıyoruz? Biz ne yaptığımızı söylüyoruz ama benim hep dediğim bir cümle var anlamak istemeyene hiçbir söz kafi değildir. Biz geleceği konuştuğumuz için öngörüleri bahsediyoruz. Adı üstünde 2024 bütçesi, biz Kasım 2023’teyiz. Arkadaşlar, Türkiye Cumhuriyeti’ndeyiz ve batırılmış bir ekonomisi olan ülkede yaşadığımız için bunu konuşuyoruz. Türkiye’nin durumu bizim harcayacağımız bütçeyi etkilemiyor mu? Arkadaşlar,  İZSU betonu ve çimentoyu alırken maliyetlerle uğraşıyorsa siz de maliyetlerle uğraşıyorsunuz. Rica ediyoruz, yatırım nedir konusunda anlaşalım.  Bir harcama kaleminin yatırım olduğu siz ya da başkası söylemiyor, 5018 sayılı kanun söylüyor. Peki, İZSU’nun yüzde 50 yatırımını beğenmediniz, İzmir’i AK Belediyecilik ile tanıştıracaksınız. Gelen iller var, Bursa’nın yatırım oranı yüzde 12, Ordu yüzde 20, Urfa yüzde 28, Sakarya yüzde 29. Bunlar 2024’ün resmi rakamları. Ben Trabzon’da 20 yıl yaşadım. Orada büyük yağmurlar yağdığında değil, rutin çamur olurdu. Hızal çok doğru bir yerden yaklaştı, CHP’nin belediyeciliğine değindi ve yanlış olduğunu söyledi. Bizim onlarla aramızda kocaman bir fark var. Mesela biz İstanbul’u 20 yıl yönetip de en üst düzey kişinin ağzından ‘Biz bu şehre ihanet ettik’ demeyiz” ifadelerini kullandı.

AK Parti Grubu’ndan ise ‘Samimiyet’ sesleri geldi, Aydın ise “İşte sizin samimiyetten anladığınız bu” dedi.

MECLİS’TE ANDIMIZ VURGUSU

Sözlerine devam eden Aydın, “Arkadaşlar hep diyor ki ‘Derdiniz varsa söyleyin çözelim’ Biz derdimizi resmi kuruma yazı yazıyoruz. Onlar çözsünler, ya da ret cevabı versinler. Biz artık ret cevabına razıyız. İzmirli’nin siyasi tercihi ile inatlaşıyorsunuz. Mesela taşkın olduğunda deniz hangi siyasi partiye oy verdiğini sormadı. Biz hepimiz birlikte yaşıyoruz. Biz bir sorunu ve engeli aşmak için o kadar yöntem buluyoruz ki… Didiniyoruz. Sorun çözmek için oturduk tartışıyoruz, ‘Şehrin sorunları ile derdiniz yok’ dedi arkadaş. Ne kadar kötü ve haksız bir cümle. Bizim şehrin sorunları ile ilgili derdimiz çok, derdimiz var. Bütün bu hikayenin içinde en çok canımı acıtan cümle bu oldu. Sayaç atölyesinde Halkapınar’da sayaç çalınmış. Burası kaç bin çalıştığı kurum, böyle insanlar olabilir. Bu da hala iddiadır, lekelenmeme hakkını ihlal etmek istemem. Bu 5 görevli, kapıda sorumlu ve araç giriş çıkışlarını kontrol etmedikleri iddiasıyla işten çıkartılıyor. Bu arkadaşlar da hakları gereği mahkemeye gidiyor. İZSU malına sahip çıkmıyor, çalışanları ile ilgili şunu yapıyor… Kurum bununla ilgili önlem alıp işlem yapar. Siz kurumun hareksizliğini ya da üstünü örtmeye çalışıp çalışmadığına bakarsınız. Örnekköy’de de aynısı oldu, üstünü örtmedik, süreci işlettik. İZSU yatırımcıdır, doğru söylediler. Çok uzun işler yapılır, tek bütçe döneminde bitmez ve ondan bütçenin yüzde 50’si yatırıma ayrılıyor. Bir insanı kötülemek istediğimiz tiyatro yapmak demeyin. Tiyatro yapmak iyi bir şeydir, herkesin yapabileceği bir şey değildir. Bu incitici. Muhatabı incitse sorun değil ama muhatabın dışında birini incitiyor. Böyle bir şeye gerek yok. Burada binlerce insan emek veriyor. Tunç Soyer ve CHP eleştiriyi üstlenir. Yaptıkları onların emeği yapamadıkları bizim sorumluluğumuzdur. Ama İZSU gibi bir kurumdan bahsediyoruz, iyi işlerken insanlar görmez, kötü olunca görür bu da doğaldır. 364 gün gün sular akar, bir gün akmaz ve İZSU’nun telefonları susmaz. Hiçbir şey yapmıyorsa, yaptıklarını anlatmıyorsa biz bu paraları ne yaptık? Memnuniyetsizlik belediye bakımından her zaman öndedir. Çünkü her belediye, insanların günlük hayatlarını kolaylaştırmak için bir şey yapar, fark edilmez ve işler tıkır tıkır yürür küçük sorun olunca herkes fark eder. Bu doğal ve doğru bir şeydir. Daha iyisi her zaman yapılması ve daha iyisinin peşinde olmalıyız. Biz yolcuyuz onlar hancı. Kurumdur kalıcı olan. Bunu göz ardı etmemeli, sımsıkı tutmalıyız.  Rencide eden bir tavırda eleştirilmemeli, eleştiriler elbette çok kıymetli. Zaten değerli olan iktidar değil muhalefettir ama söylerken de doğru bir yerden yaklaşmak gerekmez mi? Bizim ideal ülkü ve hedeflerimiz bir yıllık bütçelere sığmaz. Hep daha ileri bakıyoruz. Çünkü bizim her sabah verdiğimiz bir ant var, şimdilerde kalksa da. ‘Açtığın yolda gösterdiğin hedefe hiç durmadan yürüyeceğiz’ bu söz hepimizin yüreğinde duruyor” dedi.

MECLİS ÜYELERİNE TEŞEKKÜR!

Ardından Mustafa Özuslu, “İyi ki bu meclisi yönetiyorum ve iyi ki İzmir’in böyle bir meclisi var. İzmir halkının iradesinin tecelli ettiği bir Meclis’te İZSU’yu meclisini demokratik bir ortamda, söz hakkının kısıtlanamadığı bir ortamda görüştük. Böyle bir olgunlukta sorunlarını konuşabildiği insanların olduğu Meclis’te İzmir’in her sorunu çözülür. Yeter ki konuşalım. Muhalefet elbette eksikleri söyler, bu kolaydır ve söylemeli de. Zor olan yaptıklarıyla yetinmeden icraat yapmaktır. Meclis’in olgunluğuna teşekkür ediyorum” diye konuştu. Özuslu’nun konuşmasının ardından meclis sonra erdi.

27 Kas 2023 - 20:25 İzmir- İzmir Haberleri


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.


Yenigün Gazetesi - İzmir haberleri https://yenigun.com/google-news.xml https://yenigun.com/sitemap.xml/ https://yenigun.com/sitemap-latest.xml