Fahrettin Koyuncu’dan ‘Dönemeçte Sessizlik’

Okumak ne güzel iş! Oku ki sen de değiş! Hazırlayan: Y. Bekir Yurdakul

Nedim Kirtiş
Nedim Kirtiş Tüm Haberleri
Fahrettin Koyuncu’dan ‘Dönemeçte Sessizlik’
Fahrettin Koyuncu’dan ‘Dönemeçte Sessizlik’
+7
Haber albümü için resme tıklayın

Konuk Sözcükler/ Özlem Tezcan Dertsiz

Fahrettin Koyuncu’dan ‘Dönemeçte Sessizlik’

Edebiyatın pek çok alanında eser veren Fahrettin Koyuncu bu kez bir şiir kitabıyla selamlıyor okurlarını. Yazarın dokuzuncu şiir kitabı olan Dönemeçte Sessizlik Akdoğan Yayınları tarafından basılarak raflardaki yerini aldı.

Kitap iki bölümden oluşuyor: “Aradan Çekilin Haziran Geldi” ve “Dönemeçteki Sessizlik”.

Bir hayat selfisi yapalım zamanın aynasında

Kitabın ilk şiirindeki bu dize, şairin zaman, ayna ve hayat kavramlarına yaslandığını özetliyor kanımca. Şiirlerdeki ritim dikkat çekici… Şairin kalbinden esen Balkanlı rüzgâr kimi zaman sarsıyor, kimi zaman sessizce içe işliyor. Harfiyen şiirinde harflerin şarkısını duyabilirsiniz. Koyuncu’nun İzmir sevdası ise her an karşınıza çıkabilir.

Dönemeçteki Sessizlik” sıkı bir şiir yolculuğu vaat ediyor okurlarına. 

Dönemeçteki Sessizlik, Fahrettin Koyuncu, şiir, Akdoğan Yayınları, 2023.

 

Taş

Genç insanları yaşlarına göre olgunlaştıran, ihtiyarları gençleştiren şey, içtenlikle söyleyelim ki okumaya karşı gösterdikleri derin sevgidir.W. Murdoch

 

 

Sözeceler/ Selçuk Oğuz

Kadının doğayla kan bağını erkek ‘kurban’ olarak algılar!

 

 

Unutulmayan Anlar!

 

Kimmiş Kör?

Fahrettin Koyuncu’dan ‘Dönemeçte Sessizlik’

Âşık Veysel, doğaya tutkundur. Bir yandan da arayış içindedir. Yakın uzak çevrede vardır da niye Sivrialan’da meyve ağacı yoktur. Köyüne ilk meyve fidanlarını diktirmeye başladığında köylüleri alay ederler:

- Buralarda meyve yetişseydi dedelerimiz dikerdi. Veysel’in kör olduğunu bilirdik ama bu kadar kör olduğunu da bilmezdik!

Zaman geçer, fidanlar meyveye durur. O zaman aynı insanlar, “Kör bizmişiz!” derler. Bununla kalmaz, meyveciliğe başlarlar. Ve köylerinde yetiştirdikleri elmayı “Veysel elması” adıyla satışa sunarlar.

Melek Özlem Sezer’den

 

Okuma Notları/ Mehmet Çoban

 

Fahrettin Koyuncu’dan ‘Dönemeçte Sessizlik’

Ok, hayat gibidir; fırlatıldıktan sonra geriye dönüşü yoktur, yerçekimi onun hızını yendiği zaman düşmeye mahkûmdur ama ölüm gibidir de, tam hızla yol alan hayata darbe indirir, saatlerin geçişiyle hayatı delip geçen zamandır, izin verilen kısacık nefes alma zamanımızı ölçen ve vuruşlarıyla bizi yaralayan saattir de.1

Hayatın sayısız tanımını, betimlemesini yapmıştır yazarlar, edebiyatçılar/ yapmaya da devam edecekler. Alegoriler, metaforlar, imgeler bu iş için yaratılmışlardır. Sonra yine ve her zaman şairler üstlenirler; az sözcükle çok şey söylemeyi başarmışlardır her zaman. Ya romancılar? Hiç yüksünmeyip bazen uzun sayfalar boyunca insanların maceralarını, doğayı -Yaşar Kemal’i hatırlayalım- sayfalara nakış gibi işlerler.

Sanat edebiyat olmasaydı duygularımız nasıl fakirleşirdi!

 

1 Tuna Boyunca, Claudio Magris, gezi, çeviren: Leyla Tonguç Basmacı, 2. baskı: Şubat 2022,  YKY, s.159-160

 

 

Tadımlık

 

Fahrettin Koyuncu’dan ‘Dönemeçte Sessizlik’

Sınıflarda, dersliklerde gönüllere “yazdığı” şiirlerin ardından Yaşar Üstün, şimdi kalbinin epeydir ertelediği şiir sesine kulak veriyor. Bir ırmak şiir gibi de okunabilecek “Kalbimin Şiirleri”nin ikincisinde sürdürüyor dostluk, yakınlık, sahicilik vefa arayışını… Kitaptan/ “Arzu Hal Edilecek Ömrüm” şiirinden tadımlık bir bölüm:

yol ile “yol”daşın/ yolculuğu/ yaralara tuz değil/ yüz sürme/ el tutma/ mıcırları/ yoldan süpürme/ cambazları/ ana sütüyle/ hayata maya çalma/ iz süren kalbin/ ömrüne/ telgrafı eskimiş tellerini/ toplama// gidişler o gitmeye karar verişler/ nefes sürme/ dizlerimin/ üstünden ayağa kalkmalar/ kalbimin dolacak/ bomboşluk araması/ ömre/ tecelliyi bırakana/ meydan okudukça/ eşref-i mahlukat aynasından/ uzağa düş-tü/ korkuları/ yalnızlığı/ ateşi/ yangın küllerini/ kendi tanrı yapması/ şeytanın melekken/ daha bir/ “melek” olması/ kalbim/ menzilimde melanet/ gerisi/ hayatı/ kaldığım yerde/ dize getirmelerim/ eşitliğim/ bitap yorgunluğum/ aynada baktığım/ sır çatlatan/ aynaya// kapılara/ kara kaplı defterlere/ not düşmek/ edebin içinde/ edep kalmak/ gidilecek/ yola düşülecek/ ömürlerin/ adını/ yazmaya yazmaya/ kum saatinden/ akmak/ olsun/ defterler/ unutulacak/ küçük bir sandal bırakmasın/ aşkı gözlerimizde/ eski bir anahtar/ resmi/ çizilmiş/ kalem tutsun/ o içi dışı/ sevgi örülü/ kozalara saklandığım/ ucundan ucundan….

 

Kalbimin Şiirleri-2, Yaşar Üstün, şiir, Klaros Yayınları, Ağustos 2023, Ankara, s.48-49

 

 

Raftaki Kitap

 

Alkışın Rüzgârı, Selami Şimşek

(şiir, Öteki Yayınevi, Eylül 2023, İstanbul)

Fahrettin Koyuncu’dan ‘Dönemeçte Sessizlik’

Eyerli iki at üstündeyim… İmkânsıza koşuyor atlarım… Düşen naldan sorumluyum ben… Nal dökmeyen at ister kimisi/ Kimi de büyük bir yalnızlık… İster al çekici demir döv karşısında/ İster doludizgin sür atları gökyüzüne… Atların dizinde otlar…” Selami Şimşek, “Atlara sürme çekin…” dediği günden bu yana hiçbirimizin yanı başından bir an olsun ayrılmadı onun “sürmeli atları”… Anadolu’nun kadim ağrısını demeyi sürdürüyor yanı başında o bizden, o tanıdık sesler, o büyük incelik… Küllenmeyen yangınlarımızı diyor, kapanıp kalışlarımızı, duymadıklarımızı, aldırmadıklarımızı arada da… Olup bitene yakından, duyarlıkla bakmaya, hayatın kalbine sessizce akmaya… dirence çağırıyor.

 

Yaşayan Anadolu Masalları, Mevlüt Kaplan

(masal, Mersin Kent Kitaplığı, 2023, Mersin)

Fahrettin Koyuncu’dan ‘Dönemeçte Sessizlik’

Neredeyse yaşamının hiçbir anı “boş” geçmemiştir Mevlüt Kaplan’ın. 1955 yılında eğitim müfettişi olarak atandığı Mersin’de de değişmemiştir bu tavrı. Öğretmenlerden, öğrencilerden yarışmalar yoluyla, askerliği döneminde kışlada askerlerden yüzlerce masal okumuş, dinlemiş, bunlara özenle derlemiş, yeniden kaleme alıp armağan etmiş hayatımıza… İşte o masalları Mersin Büyükşehir Belediyesi kültür yaşamımıza özenli bir baskıyla armağan ediyor. Yapıtta yer alan yirmi dört masal kadar, Kaplan’ın onları geleneksel tekerlemelerle ve yer yer manilerle bezeyişi de ilginizi çekecek.

 

Dergilik

Yeniden Merhaba yine dopdolu,

Genel Yayın Yönetmenliğini Prof. Dr. Erkan Sevinç’in üstlendiği “Yeniden Merhaba”nın kasım sayısı Gamze Bargın Bulmuş’un “10 Kasım Siyahı” seslenişiyle açılıyor. Gamze Cantürk, Muammer Toprakçı ve Dr. Hakan Tartan; Ortadoğu cehennemine yakından ve insani pencereden bakıyorlar. Mete Kaan Kaynar, “Taşı Kuyuya Atanlar”da Anayasa ve yetki sorunsalını, yaşadığımız adalet sorununu yatırıyor masaya; Can Atalay’da somutlaşan hukuksuzluğu tartışıyor. Usta gazeteci Gürol Tulunay, “Bir Zamanların Kordonu ya da Eski Liman” başlıklı seslenişiyle hepimizi 1960-70 dönemine çağırıyor. Özgür Özel’in CHP sınavı, “Zeus’un Büyülü Dünyası”, “Tango Zamanı” ve daha fazlası için fotoğraf editörlüğüne Esat Erçetingöz’ün emek verdiği “Yeniden Merhaba”ya ayırdığınız zamana değecek.

Fahrettin Koyuncu’dan ‘Dönemeçte Sessizlik’

 

Çizgilik/ Murteza Albayrak

 

Fahrettin Koyuncu’dan ‘Dönemeçte Sessizlik’

 

Kaynak: YENİGÜN GAZETESİ

08 Ara 2023 - 07:00 - Kültür-Sanat Haberleri


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.