İSİG Meclisi Çocuk İşçi Ölümleri Raporu'nu yayımladı! En az 671 çocuk işçi hayatını kaybetti!

İSİG Çocuk İşçi Ölümleri Raporu'nda, 10 yılda en az 671 çocuk işçi hayatını kaybettiği belirtilirken, çocukların en fazla Tarım, Orman işkolunda hayatını kaybettiği kaydedildi. Detaylar haberimizde.

Meliha Ceylan
Meliha Ceylan Tüm Haberleri
İSİG Meclisi Çocuk İşçi Ölümleri Raporu'nu yayımladı! En az 671 çocuk işçi hayatını kaybetti!
Haber albümü için resme tıklayın

NURCAN ETİK - YENİGÜN İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) Çocuk İşçi Ölümleri Raporu'nu yayımladı! 10 yılda en az 671 çocuk işçi hayatını kaybettiği görülürken, AKP iktidarında en az 907 çocuk işçinin hayatını kaybettiği belirtildi. Rapora göre en fazla çocuk işçi ölümünün tarım ve orman işkollarında olduğu görüldü. İSİG Meclisi raporu, Ocak ayında MESEM kapsamında staj gördüğü işyerlerinde hayatını kaybeden (kafası sac büküm makinesine 16 dakika sıkışan 14 yaşındaki çocuk işçi Arda Tonbul ve üzerine sunta bloklar devrilen 15 yaşındaki çocuk işçi Erol Can Yavuz şahsında) bütün çocuk işçilere adadığını belirtti.

İSİG Meclisi Çocuk İşçi Ölümleri Raporu'nu yayımladı! En az 671 çocuk işçi hayatını kaybetti!

On yılda en az 671 çocuk işçi hayatını kaybetti!

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) Çocuk İşçi Ölümleri Raporu'na göre 2013 yılında en az 59 çocuk işçi, 2014 yılında en az 54 çocuk işçi, 2015 yılında en az 63 çocuk işçi, 2016 yılında en az 56 çocuk işçi, 2017 yılında en az 60 çocuk işçi, 2018 yılında en az 67 çocuk işçi, 2019 yılında en az 67 çocuk işçi, 2020 yılında en az 67 çocuk işçi, 2021 yılında en az 62 çocuk işçi, 2022 yılında en az 62 çocuk işçi, 2023 yılında en az 54 çocuk işçi olmak üzere, 2013-2023 yılları döneminde en az 671 çocuk işçi hayatını kaybetti.


“AKP’li yıllarda en az 907 çocuk işçi hayatını kaybetti”

İSİG Meclisi "AKP’nin hükümet olup ilerleyen yıllarda hızla devletin merkezinde yer alışının 22. yılındayız. AKP’nin hayata geçirdiği tarım, sanayi, eğitim ve sosyal politikalar her geçen gün daha fazla çocuğun işçileşmesini beraberinde getirdi. Diğer yandan ise sanki “çocuk işçilik” yokmuş gibi bir hava verilerek bu sorun görünmez kılınmaya çalışıldı" dedi. Görünmez kılma politikasının çocuk işçilik ölümlerinde de devletin açıkladığı verilerde gözüktüğünü belirten ve SGK’nın açıkladığı çocuk işçi ölüm sayılarının daha da düşük olduğunu hatırlatan İSİG Meclisi, "2002-2012 yılları dönemi için, Çalışma Bakanlığı’nın milletvekillerinin verdiği farklı önergelerindeki cevaplarda en yüksek çocuk işçi ölüm bilgilerini baz aldığımızda; 2002 yılında en az 1 çocuk işçi, 2003 yılında en az 18 çocuk işçi, 2004 yılında en az 29 çocuk işçi, 2005 yılında en az 27 çocuk işçi, 2006 yılında en az 29 çocuk işçi, 2007 yılında en az 28 çocuk işçi, 2008 yılında en az 29 çocuk işçi, 2009 yılında en az 12 çocuk işçi, 2010 yılında en az 24 çocuk işçi, 2011 yılında en az 24 çocuk işçi ve 2012 yılında en az 15 çocuk işçi hayatını kaybetti. Çalışma Bakanlığı’nın bu açıklamalarına 2013 yılı ile birlikte tutulan İSİG Meclisi verilerini de eklediğimizde “AKP’li yıllarda en az 907 çocuk işçi hayatını kaybetti" açıklamasında bulundu.

İSİG Meclisi Çocuk İşçi Ölümleri Raporu'nu yayımladı! En az 671 çocuk işçi hayatını kaybetti!

Çocuklar en fazla Tarım, Orman işkolunda hayatını kaybediyor!


2013-2023 yıllarında çocuk iş cinayetlerinin işkollarına göre dağılımı şöyle:

Rapora göre, Tarım, Orman işkolunda 380 çocuk (250 işçi ve 130 çiftçi); İnşaat, Yol işkolunda 71 çocuk; Metal işkolunda 46 çocuk; Konaklama, Eğlence işkolunda 45 çocuk; Gıda işkolunda 23 çocuk; Ticaret işkolunda 21 çocuk; Genel İşler işkolunda 20 çocuk; Tekstil, Deri işkolunda 17 çocuk; Taşımacılık işkolunda 14 çocuk; Ağaç, Kâğıt işkolunda 11 çocuk; Kimya, Lastik işkolunda 7 çocuk; Enerji işkolunda 4 çocuk; Çimento, Toprak, Cam işkolunda 3 çocuk; Madencilik işkolunda 1 çocuk; İletişim işkolunda 1 çocuk; Sağlık işkolunda 1 çocuk; eldeki veriler ışığında çalıştığı işkolunu belirlenemeyen 6 çocuk işçi çalışırken hayatını kaybetti.

Çocuk işçiliği ucuz emek sömürüsüdür!

Raporu Ocak ayında MESEM kapsamında staj gördüğü işyerlerinde hayatını kaybeden (kafası sac büküm makinesine 16 dakika sıkışan 14 yaşındaki çocuk işçi Arda Tonbul ve üzerine sunta bloklar devrilen 15 yaşındaki çocuk işçi Erol Can Yavuz şahsında) bütün çocuk işçilere adadıklarını belirten İSİG, "Çocuk işçiler tarım sektöründe ailesiyle birlikte mevsimlik olarak ücretli veya tarlasında çalışanlardır, çocuk işçiler haftanın bir günü okulda dört günü işyerinde olan MESEM adı altında çalışanlardır, çocuk işçiler kentlerin varoşlarında aile içi emek kapsamında ücretsiz çalışanlardır, çocuk işçiler iş öğrensin diye yaz tatilinde çalışanlardır, çocuk işçiler harçlığını kazansın diye tanıdığın yanına verilenlerdir... Ama çocuk işçiler sistematik olarak Türkiye kapitalizminin daha ilköğretim çağındayken bile acımasız üretim çarklarına soktuğu oyun alanlarından koparılan çocukluğunu, gençliğini ve sağlığını işyerlerinde bırakan bu ülkenin geleceğidir. Kesinlikle arızi bir olgu değil bilinçli sistematik bir ucuz emek sömürüsüdür" ifadelerini kullandı.


MESEM tartışması

Raporda çıraklığın, Türkiye’de çocuk emeğinin sömürüsünde yaygın bir şekilde kullanılan temel yasal model olduğu belirtilirken, "Yoksul ailelerin çocuklarına yapılacak eğitim yatırımının maliyetini ortadan kaldırmak üzere kurulan ve 1970’lerden bu yana uygulanan bu model sınıfsal eşitsizliği derinleştirmiştir. Belirli dönemlerde çıraklığa ilişkin mevzuat düzenlemeleri yapılmıştır. Ancak bu düzenlemeler çıraklığı ortadan kaldırmak ya da azaltmak üzere değil tam tersine mevcut yeni piyasa koşullarına ya da yasal değişikliklere uyum sağlamak üzere geliştirilmiştir" denildi. 2016 yılı sonuna kadar var olan ‘Çıraklık Eğitim Merkezleri’nin devamı niteliğinde olan Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) hakkında ise raporda şu ifadelere yer verildi: "Yani (4+4+4 modeli birlikte) eğitim sisteminin içine daha fazla entegre edilmiş ve kitleselleştirilmiş bir çocuk işçilik sisteminden bahsedebiliriz. MESEM uygulaması hayata geçirilirken AB ülkeleri örnek verilmektedir. Ancak uluslararası işbölümünde Türkiye’nin rolünü düşündüğümüzde yapılan ara eleman yetiştirmek ve ucuz emek gücü ihracıdır."


Rapora göre, MESEM kapsamında yaklaşık 1,5 milyon öğrencinin olduğu açıklanırken, bu öğrencilerin yaklaşık 300 binini ise 18 yaşın altındaki çocukların oluşturduğu belirtildi. "Çocuk işçilik ‘bir gün okulda dört gün işyerinde eğitim alma’ uygulamasıyla meşrulaştırılıyor" diyen İSİG Meclisi, "Bu uygulamanın kökenlerinde 24 Ocak kararları ve 12 Eylül darbesi ile hayata geçirilen neoliberal politikalar, 1990’lı yıllardan itibaren eğitimin metalaştırılması ve sanayi-eğitim işbirliği politikaları, 2006 yılında MEB-Koç Holding işbirliği ile “Meslek lisesi memleket meselesidir” şiarıyla öğrencilerin sanayi için ara eleman olarak yetiştirilmeye başlanması TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken’in 'Bizim çıraklarımız çocuk işçi değildir, onlar ustalarından meslek öğrenen öğrencilerdir' sözleri ile hayata geçirilen adımlar bulunmaktadır" dedi. İSİG Meclisi, "Patronlara, çırak ve stajyer çalıştırmaya dönük bu teşvik aynı zamanda çocuk işgücünü iş kazalarının, iş cinayetlerinin en fazla yaşandığı küçük işletmelere itmiştir. Bu işletmelerin genel denetimler ve işçi sağlığı ve iş güvenliği denetimlerinde en az denetlenen yerler olması da çocuk işçilere yönelik sömürü ve kuralsızlığı arttırmıştır" açıklamalarında bulundu.

28 Oca 2024 - 16:21 - Güncel Haberler


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.