Hastanenin anavatanı hastalıktan kırılıyor

Bergama'da dünyanın ilk hastanesi olan Asklepion'un bulunduğu Atmaca Mahallesi'nin altyapı sorunları çözülemiyor. Mahalle sakinleri, yaşanan hijyen probleminin bölgede sağlık sorunlarını artırdığını belirtiyor.

Nedim Kirtiş
Nedim Kirtiş Tüm Haberleri
Hastanenin anavatanı hastalıktan kırılıyor
Hastanenin anavatanı hastalıktan kırılıyor
+2
Haber albümü için resme tıklayın

UTKU BEYCAN / YENİGÜN -  İzmir’in Bergama ilçesinde, dünyanın ilk hastanesinin bulunduğu, binlerce yıllık antik kalıntılar ve tiyatroların yanı sıra ve tarihi köşklerin yer aldığı Atmaca Mahallesi'nde yıllardan beri var olan sorunlar çözüm bekliyor. Mahalle sakinleri, altyapı ve konut sorunlarıyla birlikte uzun süredir hijyenin sağlanamamasından dolayı sağlık sorunlarının da arttığına dikkat çekti. Büyük bir çoğunluğunu roman vatandaşlarının oluşturduğu Atmaca Mahallesi sakinleri, altyapı, konut ve hijyen sorununun çözülmesini istedi.
Atmaca Mahallesi'nin, Asklepion ve Viran Kapı gibi son derece değerli tarihi yapıların yanı sıra asırlık köşkleri de barındırdığını ve Akropol Antik Kenti'nin de yakınlarında bulunduğunu dile getiren Aytekin Alsat, “Bölgenin sit alanı içinde olması altyapı sorunlarının çözülmesini zorlaştırıyor. Yollarımız dahi sağlıklı bir şekilde inşa edilemiyor. Belirli aralıklarla bozulmaya uğruyor. Bu da sokakta hijyen sorunlarına neden oluyor. Bu hijyen sorunları mahallelinin sağlığını da etkiliyor" ifadelerini kullandı.

Hastanenin anavatanı hastalıktan kırılıyor


TOPLU KONUT TALEBİ

Bölgede yaşayan Roman vatandaşlar, gecekondu ve altyapı sorunlarının çözülmesi adına mahallenin kültür yapısına uygun bir toplu konut projesini dile getiriyor. Atmaca Mahallesi'nin üstünde olduğu kadar altında da değerli tarihi yapıların bulunduğunu vurgulayan Alsat, "Belediye bir toplu konut projesi geliştirmiş durumda. İzmir'in Ulucak ve İstanbul'un Sulukule gibi yerleşim yerlerinde benzer projeler hayata geçirildi. Üstelik bu yerleşimler Atamaca'dan çok daha büyük boyutlarda yerleşim yerleri" ifadelerini kullandı. Bölge sakinlerinden Aliağa Belediyesi’nden emekli Hüseyin Geldi ise, "Daha önce konu hakkında UNESCO'ya kadar uzanan görüşmelerimiz oldu. Toplu konut projesi yeni bir proje değil fakat yerin altındaki antik kalıntıların ortaya çıkarılması için gecekonduların yıkılması gerekir. Bir toplu konut projesi yapılacaksa bu projenin de bölgenin kültür yapısına uygun bir şekilde inşa edilmesi gerekir" dedi.

Hastanenin anavatanı hastalıktan kırılıyor


GENLERİNDE MÜZİK VAR

Tarihi kalıntıların yanında Atmaca Mahallesi'nin dünyaya açılan diğer bir kapısı olarak müzik kültürü öne çıkıyor. Türkiye'nin meşhur müzisyenleriyle çalışan ve çoğunluğunu müzisyenlerin oluşturduğu Köfeci, Şenlendirici, Yağmuroğlu gibi ailelerin memleketi olan mahallede yaşayan halk, müzik kültürünün mümkün olan en üst düzeyde değerlendirilmesi için koşulların geliştirilmesi gerektiğini dile getiriyor. Mahallenin genlerinde müzik olduğuna vurgu yapan Alsat, “Mahallede bulunan Atatürk İlkokulu'nda, çocukların hem kulaklarının hem tekniklerinin geliştirilmesi için müzik derslikleri kurulması adına önergeler sunduk. Şimdiye kadar bir dönüş olmadı" dedi.

Hastanenin anavatanı hastalıktan kırılıyor


UYUŞTURUCU TEDİRGİNLİĞİ

Bölgede, Türkiye'deki tüm kenar mahallelerde kabusa dönen uyuşturucu sorununun günden güne daha büyük bir tehdit haline geldiği ilçe halkı tarafından biliniyor. Mahallede özellikle son 2-3 yıldır metamfetamin satışında ve kullanımında ciddi artış görüldüğü, uyuşturucu kullanma yaşının 14-15'e kadar düştüğü konuşulurken mahalle sakinleri, sorunun kaynağı olarak işsizliği ve gençlerin mahalledeki gündelik sıkıntılardan kaçma arayışını gösteriyor. Uyuşturucunun bölgede kalıcı bir sorun haline gelmeden önlem alınması gerektiğini sözlerine ekleyen Alsat, "Her ihtimale karşı ücretsiz rehabilitasyon merkezi kurulmalı. Ardından mağdur arkadaşlara istihdam sağlanması için projeler geliştirilmeli. Bergama'da bunun için gerekli şartlar var. Bu temel ihtiyaç" ifadelerini kullandı.


DERELERİN ISLAHI İÇİN ÇAĞRI

Bölge sakinleri mahallenin içinden akan ve kirlenme sorunu yaşayan derelerin de sivrisinek problemine sebep olduğunu, bu derenin antik kanal Selinos Deresi'ne aktığını bildirdi. Türkiye'nin son başbakanı Binali Yıldırım'ın bu dereleri ıslah etmeye yönelik projesinin Anıtlar Kurulu'na takıldığını söyleyen mahalle sakinlerinden Muhammed Geldi, "Atmaca'ya el uzatılmıyor. Bu mahallede yaşayan insanlar üçüncü seviye vatandaş mı" ifadelerini kullandı.

Hastanenin anavatanı hastalıktan kırılıyor


SAĞLIĞIN VE ECZACILIĞIN BAŞKENTİ

Atmaca Mahallesi sınırlarında yer alan ve dünyanın ilk hastanesi olarak bilinen Asklepion'un antik kentte görülen kalıntıları, M.S. 2. yüzyılda Roma İmparatoru Hadrian döneminde kendi yapılan eklentilerdir. Eczacılığın babası Galenos'un da memleketi olduğu düşünülen Asklepion'da hastalar uykuyla istirahat, rüya okuma, sıcak ve soğuk banyo, çamurdan yapılma kürler, şifalı otlar, açlık ve tokluk kürleri, su sesi ile yapılan terapi, hacamat ve benzeri yöntemler kullanılarak tedavi edilmeye çalışılıyordu. Antik kentte bugün sergiye açık alanlarda sütunlu yollar, kutsal alanlar, sağlık tanrıçası Asklepios'a adanan bir tapınak, anıt mezarlar, yeraltı tünelleri, galeriler, uyku odaları, bir tiyatro, havuz ve benzeri tarihi yapılar bulunuyor.


Tarihi köşkler nasıl değerlendirilebilir?

23.07.1983 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanan Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nda 19. yüzyıl sonuna kadar yapılmış taşınmazlar, bu tarihten sonra yapılmış olup önem ve özellikleri bakımından Kültür ve Turizm Bakanlığı'nca korunmalarında gerek görülen taşınmazlar ve sit alanı içinde bulunan taşınmaz kültür varlıkları, "korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları" olarak gösteriliyor. Mevzuatın 10. maddesine göre mülkiyetin kimde olduğu fark etmeksizin kültür varlığının korunmasını sağlamak için gerekli tedbirleri almak, aldırmak, gerekli denetimleri yapmak veya kamu kurum ve kuruluşlarına bu denetimleri yaptırmak Kültür Bakanlığı'nın sorumluluğuna verilirken 11. maddesi ise malikler tarafından bakımı ve onarımı yapılamayan kültür varlıklarının kamulaştırılmasını olası kılıyor. Bu binaların, mülkiyet hakkı maliklerin elinde kalması suretiyle nasıl değerlendirileceği konusunda ise mevzuatın 12. maddesi öne çıkıyor. Bu maddeye göre gerçek ve tüzel kişilerin mülkiyetinde bulunan kültür varlıklarının korunması, bakımının ve onarımının yapılması için Kültür ve Turizm Bakanlığı ayni, nakdi ve teknik yardımda bulunabiliyor. Buna rağmen mahallede bulunan, kapılarına kilit vurulmuş asırlık konaklar, köşkler ve binalar da atıl bir şekilde kaderine terkedilmiş durumda.

Kaynak: YENİGÜN GAZETESİ


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.