Özlale’den ‘Cemil Tugay’ çıkışı: Rakibim olmasından memnunum, Soyer daha yüksek oy alırdı!

İYİ Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ümit Özlale, Namzet programına konuk oldu. Özlale, Cemil Tugay’ın adaylığını değerlendirerek rakibi olmasından memnun olduğunu söyledi.

Aslı Solmaz
Aslı Solmaz Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

İYİ Parti İzmir Milletvekili ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ümit Özlale, Yenigün Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hakan Dirik’in sunduğu Namzet programına konuk oldu. CHP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı’nın Cemil Tugay olması ile ilgili konuşan Özlale, “Yarışacağım kişinin Cemil Bey olmasını ama İzmirli olarak da Cemil Bey’in başkan olmasını istemiyorum. Eğer seçilirse ki seçilme ihtimali var o zaman da iyi bir belediye başkanı olmayacak ama adaylığından çok memnunum. Tunç Bey, Cemil Bey’den bu yerel seçimde daha yüksek oy alırdı” dedi.

‘PARTİLERİN ARENAYA ÇIKMASI ZENGİNLİK’

Ümit Özlale, “Düzensiz göçün hayatımızı olumsuz olarak etkilediği, iklim krizi ile baş edilmediği, çarpık kentleşmenin hayat kalitesin düşürdüğü bir ortamda hala AK Parti iktidarsa muhalefet partilerine eleştiri gelmek zorunda. Biz de bu özeleştirimizi yaptık. 6’lı masa ilk toplandığında CHP’nin oyları yüzde 30 ‘a yakındı. Bizim oyumuz ise yüzde 20’ye yakındı. Diğer siyasi partilerin ise oy toplamı yüzde 5 civarındaydı. 14 Mayıs’tan sonra CHP’nin diğer siyasi partiler ile oy toplamı yüzde 25’i bulmadı. Biz de yüzde 10’u bulamadık. Demek ki 6’lı masada bütün partiler yüzde 45 oy ile oturdular ve elde ettiğimiz daha azdı. Demek ki 6’lı masanın tasarımı doğru değilmiş. DEM 6’lı masaya açıktan destek verdiği için o milliyetçi muhafazakar seçmen bize gelmedi. Dolayısıyla partiler tabanlarını genişletme fırsatını bulamadı. Biz dolayısıyla 2+2’nin 5 etmesini bekliyorken 3 etti. Dedik ki bu kutuplaşmış ittifak siyaseti doğru değil dedik ve özeleştiri yaparak kendi yolumuza devam etmeyi seçtik. Başta halkımız bunu tepkiyle karşıladı, ittifakın getirdiği konforlu bir muhalefet alanı da vardı. Fakat sonra sevinerek görüyoruz ki ilk başta bizi eleştirenler diğer partilerin de kendi adaylarını çıkartıp siyasi arenaya çıkmasını zenginlik olarak gördü. İlk biz başladık; sonra TİP, DEVA, Gelecek ev DEM… Ben bunu zenginlik olarak görüyorum” diye konuştu.

‘PARTİME KARŞI GÖREVLERİMİ YERİNE GETİRDİM’

Özlale daha önce kullandığı ‘Kendimi milliyetçi ve muhafazakar olarak tanımlamam’ ifadelerini hatırlatan Özlale, “Ben bu ülkeyi çok seviyorum, yurtdışında eğitimimi tamamladıktan sonra ilk uçakla buraya geldim. Ders verdiğim zamanlar dışında hiç ülkemi terk etmedim. Ben ülkem için binlerce öğrenci yetiştirdim ve faydalı olmak için elimden geleni yaptım. Ben kendimi iyi bir vatansever olarak görüyorum ve bu ülkenin bana verdiğinden çok daha fazlasını vermek için elimden geleni yapıyorum. Ben kendimi milliyetçi ve muhafazakar tanımlamam ama böyle tanımlayan insanlardan çok daha fazla faydam dokunmuştur. Ben artık bunlardan çok sıkıldım. Milliyetçilik yarıştırılıyor ama liyakat ve projelerin, yapmak istediği işlerin yarıştırılmıyor. Bu kimlik siyasetine dönüyor. İzmir’den milletvekili seçildim ve her tarafta parti rozetimi taşıyorum. İzmir’de de beni tanıyıp seven birçok insan var. Ve ben partime karşı görevlerimi de yerine getirdiğimi düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

‘YENİ BİR VİZYON ORTAYA KOYMAK İSTİYORUM’

Aday olma sürecine değinen Özlale, “6 ay önce adaylığım açıklandığında yerimde duramadım. Genel başkanımızın kapışını aşındırdım ve İzmir’i istiyorum dedim. Bunun çok temel bir sebebi var. İzmir temel belediyecilik ve vizyon eksikliği anlamında yeni bir anlayışa ihtiyacı var. Bu anlayışında ben olduğumu hissediyorum. Geçen hafta bir lansmanımız vardı, orada da anlattım. ‘Çöpünüzü daha iyi toplarım demek’ bana anlamsız geliyor, ben bir vizyon ortaya koymak istiyorum. Benim CHP’ye temel eleştirim İzmir’in liman kenti olması, sanayi, ihracat, kalkınmanın öncü kenti olmasına belediyecilik anlayışları engel oluyor. Ben çok iyi bir belediye başkanı olurum ama İzmir’in çehresini değiştirmek istiyorum. CHP’nin hele yeni adayına karşı çıkma nedenim budur” açıklamasını yaptı.

‘BANA KARŞI İLGİ ARTIYOR’

Özlale, “Cemil Bey ile yarışmak isterdim, biz Tunç Bey ile aynı okuldanız benden 14 yaş büyük. BAL’danız, bazen atışsak da Tunç Bey’in başarılı işler yaptığını söyledim. Ve Tunç Bey, Cemil Bey’den bu yerel seçimde daha yüksek oy alırdı. Cemil Bey’in Karşıyaka’da çok başarılı işler yapmadığını gördük. Karşıyaka’da belediyecilikten memnun olan tek bir Allah’ın kuluna rastlamadım, belediye işçileri de dahil çünkü 6 ay gecikmeli maaş veriliyor. Bu nedenle yarışacağım kişinin Cemil Bey olmasını ama İzmirli olarak da Cemil Bey’in başkan olmasını istemiyorum. Eğer seçilirse ki seçilme ihtimali var o zaman da iyi bir belediye başkanı olmayacak ama adaylığından çok memnunum. Aylar önce sahaya çıkmak zordur, yorulursunuz ama bende bu olmadı. Ben sokakta gezdikçe açılıyorum, çok kısıtlı bir bütçe ile… Yerel kaynaklar CHP’de genel kaynaklar AK Parti’nin elindeyken İYİ Parti’nin ortaya iddia koyması kolay değildi. Ben öğretim görevlisi olduğum için anlarım, gördüğüm ilgi boş değil. Bana karşı giderek artan bir ilgi var” dedi.

İZMİR’E ‘ GELİR’ SÖZÜ!

İzmir’de yerel yönetimlerin çalışmalarını değerlendiren Ümit Özlale, “Ben mazeret edebiyatına son vermek istiyorum, Ankara dışında gelir kaynakları olmalı. ‘İzmir cezalandırılıyor’ söylemlerini geçelim çünkü karşı örneğimiz olan Eskişehir var. Yılmaz Büyükerşen de bir akademisyen ve demek ki yapılıyormuş. Ben kendi gelirini yaratan bir İzmir sözü verdim. Bağımsız denetim şirketlerini inceledim ve sizlerle duyuracağım. Sadece İzmir için değil tüm büyükşehir belediyelerinde iştirakeler istihdam deposu haline gelmiştir. Ben buna itiraz ediyorum, bütün iştiraklerin denetlenip duyuracağımı söyledim. Ben ekonomistim, gelir yaratabilirim. Bizim ilk yapmamız gereken şey harcamalara bakmak su ya da ulaşımdan medet ummamalıyız. İzmir, körfezini hiç kullanamıyor. Önümüzde tek bir örnek var. Güzelbahçe’ye gidin, önünde harika bir deniz var. Girmeniz de şart değil, girmeyin zaten. Denizin öbür tarafında kayalık var ve tadını çıkaramıyorlar. Sadece Güzelbahçe değil İzmir’in her yerinde bu sorun var. O yüzden ben körfezi projelerimle canlılık getirmek istiyorum. Mülk sahiplerinin cebinden para çıkartmadan kentsel dönüşümü gerçekleştirmek istiyorum. Herkes İstanbul depremini konuşurken İzmir depremi de çok riskli” diye konuştu.

‘İZMİR’İN ÖLÜ TOPRAĞINI KALDIRMAK İSTİYORUM’

Özlale, “Ben temel belediyecilik hizmetleri için vaat vermiyorum. Belediyecilik sadece ulaşımı 120 dk ücretsiz yapmak, çöp toplamak değil. Mesele Atatürk’ün 101 yıl önce İktisat Kongresi’nin İzmir’de yapma sebebidir. İzmir kalkınmanın, ticaretin, yaratıcılığın, ihracatın öncü şehri olmuştur. İlk fuar burada, ilk demiryolu İzmir’de yapılmıştır. Ben İzmir’in ölü toprağını kaldırmak istiyorum. Ben size tarihi, kültürü ile uyumlu İzmir. Gençlik ve zenginlik vadediyorum. Ben İzmir’in asla sakin şehir olmasını istemiyorum. İzmir dinamik ve hızlı bir şehir olmalı. Belki Seferihisar için sakin şehir iyiyken İzmir olamaz. İzmir yaşayan bir şehir olmalı” şeklinde konuştu.

Kaynak: Haber Merkezi

26 Şub 2024 - 19:12 İzmir- İzmir Haberleri


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.