Pembe Misketle, Gizemin Derinliklerine

Okumak ne güzel iş! Oku ki sen de değiş! Hazırlayan: Y. Bekir Yurdakul

Nedim Kirtiş
Nedim Kirtiş Tüm Haberleri
Pembe Misketle, Gizemin Derinliklerine
Pembe Misketle, Gizemin Derinliklerine
+2
Haber albümü için resme tıklayın

Konuk Sözcükler/ Hakan Tokdemir

Uzun zamandır okuduğum en sürükleyici kitaplardan biriyle tanıştırmak istiyorum sizleri. Çocuk ve gençlik yazınımızın sevilen kalemi Hanzade Servi, Bilgi Yayınevinden yayımlanan “Dadı Eftalya’nın Pembe Misketi” adlı yapıtında bizi Ayaydın Çiftliği ekseninde yaşanan gizem dolu maceralarla buluşturuyor.

Paydaş ailesi Ayaydınlar Çiftliği’ni satıp İstanbul’a yerleşme kararı almıştır. Aslan ve Aşkın Paydaş taşınma işlerini halletmek için İstanbul’dayken çocuklara -Nazlı, Timuçin, Neşe ve Gece’ye- Dadı Eftalya bakacaktır.

Nazlı sosyal medya bağımlısı bir çocuktur, hayali “youtuberlık”tır.

Timuçin; korkusuz, kendinden emin, çok okuyan, meraklı, araştırmacı bir çocuktur.

Neşe’nin Sırma adında hayali bir arkadaşı vardır.

Kurduğu düzgün cümlelerle herkesi kendine hayran bırakan Gece üç ay önce konuşmayı aniden bırakmıştır.

Çiftliğin komşuları ve onların çocukları da bu sırlarla dolu maceranın içinde önemli yer kaplıyor. Kitabın adında geçen pembe misketin öyküsü ise çok ilginç, kurgunun sonuna dek nereye bağlayacağını merak edip duruyor insan. Yazarın birçok yapıtında olduğu gibi birbiriyle ilgisiz görünen olayları birbirine bağlamaktaki becerisine sadece şapka çıkarılır.

Servi’nin kurguya ustalıkla yerleştirdiği çeşitli şifreler de kitabın sürükleyiciliğini artıran ögelerden. Ana karakterlerden bazılarının tersçe konuşup yazabilmesi, kendilerince bir işaret alfabesi geliştirmeleri kitabın düğümünün çözülmesinde başat ögelerden oluyor.

Kitapta ana ögelerden biri de Neşe’nin hayali arkadaşı Sırma. Bu noktada fantastik bir öge de eklenmiş oluyor yapıta ama bu kitabın gerçekçiliğini etkilemediği gibi kitaba çok farklı bir anlam katıyor. Yapıtta gerçek dostluğun ve ailenin önemi vurgulanırken insanın pişmanlıklarıyla yaşamasının ne kadar zor olduğunu bir kez daha anlıyoruz.

12 yaş üzerine önerilse de -her zaman belirttiğim gibi- içindeki çocukla bağını hiç koparmayan tüm yetişkinlerin de hem bir bulmaca çözercesine hem de kendileri ve geçmişleriyle yüzleşme fırsatı yakalayarak okuyabilecekleri bir roman “Dadı Eftalya’nın Pembe Misketi”.

 

Dadı Eftalya’nın Pembe Misketi, Hanzade Servi, roman, Bilgi Yayınevi, Ankara, 2023.

 

 

Taş

Bütün zorluklara rağmen, zekice, inatla ve kurnazlıkla yavaş yavaş güzel, küçük bir kitaplık yaratmak bir mutluluk ve cazip bir spor olabilir.Hermann Hesse

 

 

Sözeceler/ Selçuk Oğuz

Akan kan bizden olsun, yeter ki yolumuz doğru yere çıksın!..

 

Unutulmayan Anlar! 

Şiir Dayağı

İlkokul yıllarıdır. Bir şiir yazmalarını ister öğretmenleri. Konuyu da verir. Ahmet Zeki Muslu da bir gayret yazar, gösterir öğretmenine merak ve heyecan içinde... Ne ki öğretmeni, okuduğu dizeleri öğrencisinin yazacağına ihtimal vermez. Baba Muslu’yu okula çağırır:

“Senin oğlan çok büyük yalancı olacak!” der.

Baba sormaz ötesini. Ve Ahmet Zeki, ilk dayağını “şiir”den yer!

 

 

Okuma Notları/ Mehmet Çoban 

Pembe Misketle, Gizemin Derinliklerine

Bir defasında, Haşim’in ‘Frankfurt Seyahatnamesi’nin kesinkes ‘resimli basımı’nın gerçekleştirilmesinin gerekirliğinden söz etmiştim. Bugünün okuru, Haşim’in gördüğü Frankfurt’u tanıma olanağından bütünüyle yoksundur: Taş taş üstünde kalmayasıya bombalanarak yakılan kentin içinde günlerce dolaşılsa faydasız: Haşim’in Frankfurt’u yok olmuştur.1

Haşim’in bir makinesi olsaydı Enis Batur gibi, belgeleseydi o yılların kentini, çok iyi görüntüler olurdu elimizde. Ne ki Haşim Frankfurt’a gezmek için gitmemiştir. Böbreklerinden hastadır ve derdinin çaresine bakmaktadır.

Ve sonra Batur, diğer Almanya kentlerinin savaşta yerle bir olmasının üzüntüsü/ kızgınlığıyla savaşın böyle bir sonuç doğurmasının, böyle yıkımlara yol açmasının gerekmediğini söylüyor.

1964’te, Eskişehir’in, çocukluğumun şehrinin geniş ölçüde kaybolduğunu dile getirmiştim. Bir dokunun hepten çözülmesi için ille de savaş yıkımları gerekmiyor.2

 

…………………..

1 Siyah Sert Berlin, Enis Batur, gezi, Remzi Kitabevi, 2013, İstanbul, s.48

2 agy: s.50

 

 

Tadımlık 

Pembe Misketle, Gizemin Derinliklerine

Hatice Demir, ilk romanı “Akasyalı Meydanın Çocukları”nda beni/ bizi çocukluk yıllarımıza, o sihirli dünyanın sahiciliğine götürmüştü. Yine severek okuyacağınızı bildiğim bu ikinci romanında da aynı ustalığı ve yalınlığı bulacak, yine bir köye konuk olacaksınız. Yapıttan tadımlık bir bölüm:

Portakal ağacının yapraklarının arasından süzülen ve yanağımı okşayarak vücuduma karışan güneş, içinde sıcacık bir coşkuyla akıyor. Kamaşan gözlerimi korumak için elimi bir perde gibi yüzümün önüne doğru kaldırıyorum.

Mel, yan bahçeden sesleniyor: “Güneşten bu kadar rahatsızsan yatmayı bırakıp gelip bize yardım edebilirsin.”

“Bence her ne yapıyorsan bırakıp sen bana katılmalısın,” diyorum.

Mel, “Kilimini karınca yuvasının tam da yanına sermişsin, nasılsa birazdan seni kovalayacaklar ordan,” diye cevap veriyor. Aldırış etmeden gözlerimi kapatıp sıcaklığın içimdeki seyrini izliyorum.

Yüzümde bir serinlik hissedince, gözlerimi açıyorum. Kuş tam da güneşimin önünde durmuş, gözlerini dikmiş, beni izliyor. Göz göze gelince, bana çoraplarımın neden farklı renklerde olduğunu soruyor. Gözlerini ağaca çeviriyor. Portakalların dalları yere yaklaştıran ağırlığının onu yorup yormadığını sormamı istiyor.

Bu kuşa bir isim koymalı mıyım?

 

Günlerden Bir Gün, Hatice Demir, Resimleyen: Ahmet Uzun, roman, Günışığı Kitaplığı, Şubat 2024, İzmir, s.14-15

 

 

Raftaki Kitap 

Saklı İzmir Masalları, Talât Ulusoy

Pembe Misketle, Gizemin Derinliklerine

(tarih, Sakin Kitap, 2. Baskı: Eylül 2023, İzmir)

Bir gerçek, bir kentin geçmişi nasıl “saklanır” ya da nasıl “saklı” hale gelir? Bile isteye anmayarak/ anlatmayarak ya da doğrudan yasaklayarak… Çoğun yasaklamaya gerek bile kalmaz “gönüllüler”/ bir ezberin ardına düşüp bu hizmeti âlâsından görürler. Sonra o “yeni” masallar aslında gerçeğin de “saklandığı” ne varsa köşede bucakta kalıverir. Ne ki gün gelir, bir meraklı çıkar o saklananları derli toplu çıkarıverir hiç çıkmasın istenen sandığından… Talât Ulusoy işte bunu yapıyor “Saklı İzmir Masalları” yapıtıyla; ezberleri bozan “Farklı Bir İzmir Tarihi” sunuyor. Haberiniz olmadıysa ya da oldu da okumaya fırsat bulamadıysanız vaktidir. Unutmayalım; ezberi çoğaltmaz edebiyat, ezber bozar!

 

İnci Sabrıyla Geçtim Yanınızdan, Buket Düzgen

Pembe Misketle, Gizemin Derinliklerine

(şiir, Pikaresk Yayınları, Ekim 2023, İzmir)

Dönemin büyük dalaşlarının/ saldırganlığının yaralarına içeriden (Bosna’da) tanık olmuş, insanın acısını, ağrısını derinden duyumsamış bir yazar Buket Düzgen. Ve sözcüklere sığınmış. İnsanın o çığlığını sözcüklerin limanlarından duyurmaya çabalamış. İlk şiir kitabı “Hüznüm Çok Çalışkandı” 2015’te, deneme yapıtı “Yola Yazılı” beş yıl sonra çıkagelmiş. Bu, üçüncü kez tıklatışı kapılarımızı…

Kocaman olmuş bir çocuk kalbiyim…” diyor. “Yok! Üflerken yaraya hâlâ yalnızım” diyor. “Sakız sardunyalar gibi gencecik ağladık/ Sildi gözyaşımızı bir yıldız” diyor. “Sevdiğim şiirlere sar/ Saçlarım harf cümbüşü/ Sarmaş dolaş olur mu yaralarımız da?” diyor… Daha ne desin! Seveceksiniz dizelerinden doğan güneşi.

 

 

Ajanda

* Selma Tonay Elhan, öykü yapıtı “Kelime Ağaçları”nı 2 Mart Cumartesi (yarın) 14.00-16.00 arası, Alsancak Yakın Kitabevinde imzalıyor.

* Serap Ergun, “Okyanusu Aşmak” adlı kitabını, 3 Mart Pazartesi 14.00-16.00 arası, Alsancak Yakın Kitabevinde imzalıyor.

* UrlaDam Sabit Kemal Bayıldıran Kütüphanesi, 7 Mart Perşembe 18.00’de Sabit Kemal Bayıldıran ve Ercan Kesal’ın katılımıyla açılıyor.

Kaynak: YENİGÜN GAZETESİ

01 Mar 2024 - 06:45 İzmir- Kültür-Sanat Haberleri


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.