Sevgi Dili

Okumak ne güzel iş! Oku ki sen de değiş! Hazırlayan: Y. Bekir Yurdakul

Cansu Yüksel
Cansu Yüksel Tüm Haberleri
Sevgi Dili
Sevgi Dili
+2
Haber albümü için resme tıklayın

Konuk Sözcükler/ Ayşe Zehra San

“İletişimdeki en önemli unsur, söylenmeyenleri duymaktır.” diye başlıyor kitap, Peter Drucker’ın o derin sözüyle. Öyleyse köstebeğin ardından, onun gibi derinlere dalalım!

Mısra’nın şarkısını duyuyor musunuz? Ağacın üstünden nasıl da gülümsüyor bize, gökyüzüne, güneşe... Bir köstebek beliriyor elinde bir şişeyle. Aaa, o da kim? O başkahramanımız Spike! Onunla macera dolu bir yolculuğa çıkacaksınız. Hazır mısınız?

Mis kokan çam ağaçları, eminim kokusu size de gelmiştir. Bir de derenin sesi… Güneş de gelmek üzere olduğunu haber veriyor neşe ve canlılıkla... Karşınızda deniz. Daha ne istersiniz. Havanın temizliğinden mi başınız dönüyor yoksa başka bir şeyden mi acaba? Okuyunca kitabı bunu siz ayırt edeceksiniz. ‘Mitolojik bir lir’ gibi cıvıldayan kuş seslerini dinlerken insanın, ‘Neden farklı diller konuşmaya gereksinim duyduğunu kendinize soracak ve tüm dünya insanları tek dil konuşsaydı yaşam daha kolay olmaz mıydı?’ diyeceksiniz siz de Mısra gibi. Belki bu dil gülümsemektir, belki de sevgi. Gülümsemek de sevgiden doğmaz mı sahi? İletişim kurmayı unutmaya başladığımız şu günlerde bu kitap başucu kitabımız olabilir belki. ‘Maviyle birlikte tüm renkleri sahiplenen bulutlar’ gibi sahiplenebilsek herkesi…

Sevgi Dili

Kamp alanına geri dönelim. Aaa, manzaraya kapılıp İngiltere’nin o muhteşem Devon Bölgesi’nde olduğumuzu söylemeyi unuttum, bir de ‘rengârenk’ neşeli bir grupla kampta olduğumuzu. Yukarı bakın! ‘Gökyüzünde çiçek gibi açan uçurtmalar’ı görüyor musunuz? Ya uzaktaki şatoyu? Kökeni Mısırlılara dayanan bir kadının ilginç ve heyecanlı öyküsü saklı burada ve de gezgin bir tarihçinin. Sürekli hiyeroglif yazısıyla eşine günlük tarzında mektuplar yazan bir kadının öyküsü gerçek olabilir mi? Belki de gerçektir ha! British Museum’da Rosetta Taşı’nın sergilendiği bölümü bir araştırın derim.

‘Yaşam Bir Mucizedir!’ diyor ya bir bölümün başında. Bunu Emre’nin yaşama döndürdüğü Mısra’nın düşüncelerine ve duygularına tanık olunca daha iyi anlayacaksınız. Sonra Peter’in sessiz mucizesine tanık olacaksınız. ‘Hayatı boyunca tek bir sözcük duymayıp hangi dilde düşündüğünü’ belki siz de düşüneceksiniz. Spike da insanlar gibi iletişimi bir şekilde kurabildi demek ve size yol gösterebildi. (Hatta yemeklerin bile dili olduğunu söylermiş Mısra’nın annesi, neden olmasın ki?) İyi bir arkadaşlık, tüm dillere bedeldi belki de. Kilometrelerce öteden bir arkadaş, Sinem, size destek olabilir örneğin, elbette kendinize inanarak ve cesaretle yürürseniz… O zaman kapıları açabilirsiniz işte. Yaşamın anahtarını bulabilirsiniz. Haydi, o zaman açın kapıyı, kitabı diyecektim, içinizdeki o eşsiz duygunun tarihine tanıklık edin. Işık belki içinizdedir, o size yol gösterir. Aman ha Spike’ın işretlerine dikkat! Meral Karamuk Uğurşan’ın bu eşsiz macerasına katılırken Hasan Karaca’nın resimlerinden keyif almayı da unutmayın!

 

Köstebeğin Sırrı, Meral Karamuk Uğurşan, roman, Sadık Uygun Yayınları, Ekim 2023, İzmir

 

 

Taş

“Bir klasiği yeniden okursanız onda ilk okuduğunuzdan daha fazla bir şey bulamayabilirsiniz ama kendinizde eskisinden daha fazla şeyler görürsünüz.” L. Seymour

 

Sözeceler/ Selçuk Oğuz

“Sapkın erksel ideolojinin erkeğin kulağına söylediği öte dünya masalı, Kybele’nin kızları için hiçbir anlam ifade etmiyordu. Kadınlar için bir dünya vardır o da yaşadığımız dünya ve kadının kutsal dünyası budur. Bu dünyanın da bir nükleer savaşla yok olmasını kabul etmez Kybele’nin kızları.”

 

 

Unutulmayan Anlar!

 

İyi Yazar...

“47’liler”in 40. yılı dolayısıyla İzmir’de konuşuyor Füruzan... Yazma süreçlerinden okur-kitap ilişkisine değin birçok konuya kısa kısa da olsa dokunuyor. Ve sözü bir ara, tanınmış olmaya/ popülerliğe getiriyor.

“Bu kadar geride duran bir yazara bu ilginiz için teşekkür ederim.” dedikten sonra şunları anlatıyor:

“Bir ara, kitaplarımla ilgili bir ilan versem dedim. Olmaz, dediler. İyi okur, iyi yazarı bulur dediler. Böylece kendime iyi yazar dedirttim!”

 

 

Okuma Notları/ Mehmet Çoban

 

“Isabelle”in on dördüncü sayfasına geldim.

Genç bir adam, henüz neyi araştırdığını anlamadığım bir yazım işi için kırsalda büyük bir çiftlik evine gidiyor; daha doğrusu kendini oraya davet ettiriyor. Romanın kahramanı A. Gide midir? Olabilir. Gide’in anlatılarının ne kadarı kurgu, ne kadarı otobiyografik, ayırt etmek zor; böyle bir çabaya girmek de anlamsız. Tabii burada anlatının yaratılan kurgusundan bahsetmiyorum. Anlatılanların, kahramanların gerçek hayattaki karşılıklarının sorgusu anlamında söylüyorum. İşte, daha fazla uzatmayayım; anlattıklarımı en iyi ben anlıyorum. Bir de bu konularda laf üretecek kadar donanımlı görmüyorum kendimi.

Sevgi Dili

Kahraman trenle yola çıkar; onu istasyondan yarı-dökük bir atlı araba alır, gideceği eve götürür. İlk hayal kırıklığı da bu arabadır. Evet, araba dökülüyordur; yolda, bir yokuşta sürücü ve kendi de inerek ata yardımcı olurlar. Arabacı arabanın aylardır çalışmadığını söyler. Karanlıkta eve varırlar; evde ev sahibesi ve birkaç kişiyle tanışır genç adam. Ona geniş bir oda hazırlamışlardır. Sabah kahvaltısında evdeki diğer insanlarla da tanışır, sohbet ederler.

Sonra bu evdeki olanları, genç adamın aradığı gizemi de anlatırım belki.

 

Isabelle, André Gide, Çeviren: Aysel Bora, roman, Can Yayınları, 2020, İstanbul

 

 

Tadımlık

 

Seyit Onbaşı’nın hikâyesini kendisinden dinlemek, bir anlamda zamanda yolculuk ya da zamanın başka bir boyutunu tanımak aslında. Ve o büyük direnişe edebiyatın penceresinden bakmak… Vicdan Efe’nin bizi davet ettiği yerin/ dönemin gizi, gizemi de okuma serüvenine tat katıyor. Yapıttan tadımlık bir bölüm:

Havran’ın girişindeki görür görmez tanıdım.

“Seyit Onbaşı bu!” diye haykırdım.

Babam frene basıp durmaya ancak fırsat bulabilmişti. Kapıyı açtığım gibi koştum. Öğretmenimizin, iki yüz yetmiş altı kilo top mermisini sırtlayıp topa süren asker olarak anlattığı Seyit Onbaşı… Çanakkale Savaşı’nın kahramanlarından biri…

Bu kadar ağırlığı nasıl kaldırabildiğine bir türlü aklımız yatmamıştı. Yağız delikanlı, iri yarı, uzun boylu da olsa zor işti. Okuduğum kitaplardaki kahramanlar hep güçlüydü. Hepsi ya romanlarda ya da çizgi filmlerdeydi. Gerçek hayatta böyle birini görmemiştim.

Sevgi Dili

Ülkemizin kurtulmasında canını ortaya koymuş, adı bilinmeyen pek çok kahraman olmuştu. Her biri çok değerliydi. Daha geçen hafta derste uzun uzun tartışmıştık. O kadar ağırlığı kaldırabilmek için yalnızca güçlü olmak yeterli miydi?

Seyit Onbaşı’nın yanına sevinçle koştum. Heykelin bacaklarına sarıldım. Sanki bir sıcaklık yayıldı, aramızda güçlü bir iletişim başladı. Saçımı okşuyordu. Başımı kaldırıp baktım. İki eliyle de top mermisini tutuyordu. Saçımı okşaması olanaksızdı ama ben öyle hissetmiştim. “Hoş geldin delikanlı,” dedi. Sesi güven veriyor, insanı sarmalıyordu.

 

Koca Seyit, Vicdan Efe, roman, Yakın Yayınları, Ekim 2022, İzmir, s.5

 

 

Raftaki Kitap

 

Yüreğimden Göçen Mektuplar, Sona Polat Bilgin

(mektup, Yaramaz Çocuk Yayınları, Kasım 2023, Bursa)

Sevgi Dili

“Sonsuz sabrın şahididir mektuplar…” diye açtığı kapıdan ilkin, sanat edebiyat dünyasının bugün de kıymetli mektuplarını anımsattığı bir bahçeye buyur ediyor okurunu Sona Polat Bilgin. Sonra “Lütfiye’ye…” seslenişleriyle kocaman bir hayat muhasebesine çalışıyor. Hüzünle, kederle, özlemle andıkları da yer alıyor bu geçit resminde sevgiyle, coşkuyla, mutlulukla anımsadıkları da… Belki de en önemlisi, ne zamandır hayatımızdan farkında bile olmadan kovduğumuz mektup için, bu sıcaklık ve özlem dolu tür için içtenlikli bir çaba sergiliyor.

 

 

Ajanda

* Bayraklı Belediyesi THM, TSM ve TOBAV Mandolin Orkestrasının da yer aldığı 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Konseri bugün 19.30’da Tepekule Kongre Merkezi’nde.

* Çiğli Belediyesi THM Korosu’nun şef Köksal Coşkun yönetimindeki “Dünya Kadınlar Günü Özel Konseri”, bugün 20.00’de Çiğli Belediyesi Fakir Baykurt Salonu’nda.

* Bülent Bulut, “Tinin Teleği” kitabını 9 Mart Cumartesi (yarın) 14.00’te Alsancak Yakın Kitabevinde imzalıyor.

* Ferhat Kentel’in “Türkiye’de Kimliklerin Duygusal Hali” konulu söyleşisi 9 Mart Cumartesi 16.30’da Yakın Kitabevinde.

* Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla TMMOB’nin düzenlediği “Haremden Özgürlüğe Türk Kadınının Bağımsızlık Öyküsü” fotoğraf sergisinin açılışı ve Adasu Akın Müzik Dinletisi 9 Mart Cumartesi (yarın) 17.00’de Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi’nde.

 

Kaynak: Yenigün Gazetesi

08 Mar 2024 - 06:00 İzmir- Kültür-Sanat Haberleri


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.


Yenigün Gazetesi - İzmir haberleri https://yenigun.com/google-news.xml https://yenigun.com/sitemap.xml/ https://yenigun.com/sitemap-latest.xml