CHP'li Bakan, Yerlikaya'ya ateş püskürdü: Dün Soylu, bugün sen!

CHP Genel Başkan Yardımcısı Murat Bakan, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının geniş kapsamlı kişisel verilerinin internet üzerinden satışa sunulması konusunda ciddi endişelerini dile getirdi. Bu durumun, hem vatandaşların hem de ülkenin güvenlik kuvvetlerinin karşı karşıya olduğu büyük bir risk oluşturduğunu vurgulayan Bakan, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'yı görevi bırakmaya çağırdı.

Cansu Yüksel
Cansu Yüksel Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

PINAR TEKE - CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Murat Bakan, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının kişisel verilerinin internet üzerinden satıldığına dair ciddi güvenlik zafiyetleri olduğunu belirtti. Vatandaşların eğitim, sağlık bilgileri, soyağacı, adres, evlilik, fotoğraf, araç ve hatta ayak numarası gibi çok çeşitli kişisel bilgilerinin çevrimiçi olarak erişilebilir olduğunu ifade eden Bakan, bu durumun sadece bireyler için değil, aynı zamanda ülkenin güvenlik kuvvetleri için de büyük bir tehdit oluşturduğunu dile getirdi.

"Dün Süleyman Soylu, bugün sen!"

Bakan, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'ya doğrudan bir çağrı yaparak, "Dün Süleyman Soylu, bugün sen" diyerek, devlet adamlığı gereği sorumluluğu alıp istifa etmesi gerektiğini söyledi. İçişleri Bakanlığının temel görevinin vatandaşların kişisel verilerini korumak olduğunu vurgulayan Bakan, bu görevin yerine getirilmediğini ve Yerlikaya'nın görevinden ayrılması gerektiğini belirtti.

Bakan, “Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının her türlü kişisel verisine internet üzerinden ulaşabiliyorsunuz. Vatandaşın sadece kendisinin girebildiği, e-devlet üzerinden görüntüleyebildiği bilgiler değil sadece; vatandaşın bile kendisinin bilmediği bilgilere de ulaşıyorsunuz. Sağlık verileri, eğitim verileri, evlilik bilgileri, vatandaşlık numarası değil; her türlü, konum bilgisine kadar ulaşabildiğiniz internet sitelerinden bahsediyorum. 2022 yılının Aralık ayında bununla ilgili soru önergesi vermiştik. Dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya… O zaman benim soru önergeme cevaben, Soylu’nun Bakan Yardımcısı Mehmet Ersoy basın açıklaması yapmıştı ve dezenformasyon yarattığımı, suç duyurusunda bulunacağını söylemişti. Elbette öyle bir suç duyurusunda bulunmadılar. Ama bununla ilgili bir araştırma da yapmadılar. Şu an dünyanın istihbarat örgütlerinin elinde, terör örgütlerinin elinde, yani bir PKK’lı, FETÖ’cü ya da IŞİD’li terörist, haftada 150 TL ödeyerek bizim vatandaşlarımızın ayakkabı numarasını bile öğrenebilir. Daha önce, ayakkabı numarasını biz biliyorduk teröristlerin… Şimdi teröristler internetten Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının ayakkabı numarasına kadar öğrenebiliyor. Bu güvenlik zafiyetinin oluşturabileceği sonuçlar sadece vatandaşlar açısından değil, ülkenin güvenlik kuvvetleri açısından da büyük risk. Siz herhangi bir güvenlik görevlisinin WhatsApp, Telegram gibi uygulamalardan ulaştığınız telefon numarası üzerinden yapılacak sorgu ile her türlü kişisel verisine ulaşabilir hale getiriyorsunuz. Peki bundan sorumlu kim? Sorumlu olması gereken İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya. Ali Yerlikaya ne yapıyor? Devletin güvenliğiyle uğraşacağına, Elazığ’da Palu’da orada burada miting yapıyor, seçim çalışması yapıyor. Buradan Ali Yerlikaya’ya sesleniyorum: Dün Süleyman Soylu, bugün sen. Eğer zerre kadar devlet adamlığın varsa bu işin sorumluluğunu alır istifa edersin. Bir İçişleri Bakanı’nın yapacağı iş, sağda solda miting yapmak değil, vatandaşın kimlik bilgilerini, kişisel verilerini korumaktır.” ifadelerini kullandı.

Konu, Meclis'e taşındı

Ayrıca, Bakan konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) de taşıdı. Yazılı bir soru önergesi vererek, kişisel verilerin satışının adeta bir sektör haline geldiğine ve bu durumun milletvekilleri, gazeteciler, avukatlar, hak savunucuları gibi birçok kamuoyu önündeki kişi için ciddi bir tehdit oluşturduğuna dikkat çekti. Özellikle, terör örgütlerinin ve uluslararası istihbarat örgütlerinin bu bilgilere kolayca ulaşabilmesinin Türkiye için hayati bir güvenlik riski oluşturduğunu vurguladı.

CHP’li Bakan, yazılı soru önergesinde “Kişisel verilerin satışının adeta bir sektör haline geldiği, öyle ki güvenlik ile ilgili önlemler dahi alındığı, vatandaşların devletin kurumlarından elde ettikleri kişisel verilerinin satışında profesyonelleştikleri ortadadır. Milletvekilleri, siyasetçiler, gazeteciler, avukatlar, hak savunucuları gibi kamuoyu önündeki birçok kişiden; PKK, IŞİD, FETÖ gibi terör örgütleri, organize suç örgütleri gibi suç ve suçluyla mücadele eden güvenlik mensuplarına kadar çok fazla kişi ve meslek grubuna yönelik ciddi bir tehdit söz konusudur. Bu bilgilerin şu an terör örgütlerinin elinde olabileceğini düşünmek, uluslararası istihbarat örgütleri için de bu verilerin rahatlıkla ulaşabilir halde olduğunu göz önünde bulundurmak ve konuyla ilgili tüm iddiaları ve detayları titizlikle araştırmak gerekmektedir. Bu Türkiye için hayati önemde bir güvenlik riskidir” ifadelerini kullandı ve İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya şu soruları yöneltti:

  1.  Milletvekilleri, siyasetçiler, gazeteciler, avukatlar, hak savunucuları gibi kamuoyu önündeki birçok kişiden; PKK, IŞİD, FETÖ terör örgütleri, organize suç örgütleri gibi suç ve suçluyla mücadele eden güvenlik mensuplarına kadar çok fazla kişi ve meslek grubuna yönelik ciddi bir tehdit oluşturduğu; terör örgütleri ve uluslararası istihbarat örgütleri için bu verilerin rahatlıkla ulaşabilir halde olduğu göz önünde bulundurularak ve en önemlisi kapalı devre intranet sistemden veriler siber saldırı ile çalınmamışsa, hırsızın kapalı devre sistemin içinde olabileceği ihtimali düşünülerek; konuyla ilgili hangi somut adımlar atılmış, hangi sistemler kimler tarafından nasıl kontrol edilmiştir? Bunun için hizmet alımı yapılmış mıdır? Yoksa ilgili kurum yetkilileri mi kontrol etmiştir?
  2.   Dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun “Teröristlerin ayak numaralarını bile biliyoruz” açıklamasını göz önünde bulundurulmasından ve internetten satışa sunulan kişisel verilerin içinde “ayak no sorgu” seçeneğinin de ‘hizmet’ olarak sunulmasından hareketle; terörle mücadeleyle ilgili çalışanlar ve bu alanda kullanılan programlarla ilgili ciddi bir güvenlik açığı olmasını nasıl açıklıyorsunuz? Özellikle ve acilen bu konuda güvenliğin sağlanmasına dair Bakanlığınız ne yapacaktır?
  3.   Sadece devletin elinde olması gereken ve kişisel verilerin güvenliği kapsamında sadece yurttaşın kendisinin ulaşabileceği mahrem bilgileri nasıl bazı uygulamalar ve internet siteleri üzerinden satışa çıkarılmıştır? Bunu nasıl açıklıyorsunuz?
  4.   İnternet ortamında kişisel verilerin satışında profesyonelleşecek kadar kendilerini geliştiren ve güvenlik zafiyetiyle ilgili bu ciddi konuyu ‘sektör’ haline getirenlerin tespit edilmesiyle ilgili bir çalışma yürütülmüş müdür? Yürütüldüyse detayı nedir? Yürütülmediyse gerekçesi nedir?
  5.  İnternet ortamında bu bilgileri kimlerin satın aldığının tespit edilmesine yönelik bir çalışma yapılmış mıdır? Yapıldıysa detayı nedir? Yapılmadıysa gerekçesi nedir?
  6. İnternet üzerinden satılan vatandaşların fotoğrafları dahil tüm kişisel verilerinin bakanlığınız başta olmak üzere, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı gibi bakanlıklardan elde edildiği ve ciddi bir veri güvenliği açığı olduğu ortadadır. Bakanlığınız tüm bakanlıklarla koordineli olarak veri güvenliğinin sağlanması amacıyla bir çalışma yürütmekte midir? Yürütüyorsa detayları nedir? Yürütmüyorsa gerekçesi nedir?

12 Mar 2024 - 09:50 İzmir- İzmir Haberleri

Mahreç  Pınar Teke


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.