Modern Çağlar Binbir Gece Masalı

Okumak ne güzel iş! Oku ki sen de değiş! Hazırlayan: Y. Bekir Yurdakul

Cansu Yüksel
Cansu Yüksel Tüm Haberleri
Modern Çağlar Binbir Gece Masalı
Modern Çağlar Binbir Gece Masalı
+2
Haber albümü için resme tıklayın

Konuk Sözcükler/ M. Osman Akbaşak

Adı ilginç gelince okumaya başlamıştım. Romanda hiç ad yok; bütün kahramanlar yaptıkları sporla, köylüler görünüşleri/ bilinişleri/ huylarıyla adlandırılmış.

Özellikle her bölgenin mitolojik söylenceleri, bölgeye ad veren sıcacık öyküleriyle rengârenk bir roman…

Modern Çağlar Binbir Gece Masalı

Ana konu olarak olimpiyatın başlaması için meşaleyi pentatloncu kadın atlet, maratoncu, yürüyüşçü ve krosçunun koşarak, yüzerek, Karaburun yarımadasında, Urla-Seferihisar köylerinden geçip Alaçatı’da son olarak Yunan sörfçüye teslim etmesine değin yaşananlar anlatılıyor. Bu arada romanın adı olan “Zamanı Olmayan Yolculuk” anlam kazanıyor. Gerçek yaşamla tarihsel öyküler, masallar, efsaneler iç içe geçiveriyor. Hem de öyle geçiyor ki ne zaman gerçek yaşamı okuduğunuzu ne zaman masala, efsaneye geçildiğini anlamıyorsunuz.

Örneğin Kadınatlet eşkıyayla karşılaştığında bir anda Börklüce çıkıyor okurun karşısına… Bir Keçiçobanıyla karşılaşıyor, keçi peyniri, dağ soğanı, yufkanın tadına varıyor; yoluna yoldaş oluyor. Bu arada Narkisos ve Echo söylencesi, gelin kayası öyküsü onlara arkadaşlık ediyor. Hikâye toplayıcısı yoluna çıkıyor, köylerin hikâyeleri, efsaneler baş döndüresi güzellikle okura eşlik ediyor. Gün geliyor yol Nasihat Dede’nin yanına düşüyor.

Ardından maratoncu alıyor bayrağı, onun da yolu bir ara Kadınşair’le kesişiyor, yedi cengâver şairle derin muhabbete dalıyor, Huysuzihtiyar’dan masal mı tarih mi bilinmez öyküler dinliyor ama biliyor, anlıyor ki hepsinde çoğunluk gerçeklerdir. Onlardan ayrılıp Sazak köyüne varınca Keşkekçikadın’la tanışıyor. Küçükbahçe’den geçip Ildırı’ya varmak üzereyken bu kez yoluna Mavisaçlıkız çıkıyor ama ne çıkış… Maratoncunun dünyası şaşıyor, şaşıyor da gerisi gelir mi bilinmez. Germiyan Yalısı ilk büyük aşkı için bir sınav mı olacak acaba?

Ildırı’da meşale Yürüyüşçükız’a devredilirken yeni yollar, yeni öyküler, yeni efsaneler de yola çıkıyor. Eğlenhoca, İnecik, Kösedere köyleri kendi öyküleriyle romana renk katıyor. Hele Ambarseki’de bir Gani Aga anıları var ki hani şu, Nâzım Hikmet’in Bursa’da cezaevinde olduğu dönemde aynı yerde jandarma olan ve ünlü şairi eşi Piraye’yle buluşturan Gani Kalaycı.

Eh, artık son kahramanımız Krosçu’yla Barbaros köyüne girmeden önce inceden bir çevre koruma dersi ama hiç zorlamadan, yakışığıyla… İlk krosçu kaza geçirince ikinciyle kaldığı yerden devam ediyoruz. Barbaros’ta “Çatkapı evi”ne bayılmamak olası mı? Ya “Kısır düğünü?” Haydi, biraz da Urla’ya Klazomenai’ye düşürelim yolu. Belki şarap tanrısı Dionysos’la karşılaşırız… Şarabımıza Shakespeare soneleri eşlik etse nasıl olur?

Yol Bademler’e düşünce tiyatrodan söz etmemek olur mu? Bir de değerli ağabey ve dost Hidayet Sayın karşıma çıkıverince değmeyin keyfime… Teos’ta bin yaşından fazla olan Umay Nine zeytin ağacının yanında bir Yaşlıkadın’ın söyledikleri ne denli değerli;

“Onlar yaşlandıkça daha kıymetleniyor. Ama biz öyle mi? Hele geriye bırakacak bir şeyiniz yoksa…”

Ve Alaçatı… Yunan sörfçü meşaleyi aldıktan sonra yelken açıp Atina’ya doğru yola çıkınca okur için de öykülere, söylencelere, masallara veda zamanı…

Sonuç olarak bütün bu anlatım, öyküler, efsaneler, hepsi dünya edebiyatının en değerli örneklerinden bir olan “Binbir Gece Masalları” tadında.

 

Zamanı Olmayan Yolculuk, Sergun Ağar, roman, Luna Yayınları, 2023.

 

 

Taş

“Kitap her şeyden önce ‘utanma’yı öğretiyor!..” Aydın Boysan

 

 

Sözeceler/ Selçuk Oğuz

“Burnunda halka oldukça Kocaoğlan, hamamcı Yaşar’ın sopasından kurtulamazsın!”

 

 

Unutulmayan Anlar!

 

Yazılmamış da olabilir!

TYS ile Dil Derneği’nin İzmir Temsilciliği, yıllar (neredeyse on yıl) önce bir dizi etkinlik düzenlemiş, adına da “Bir Şiir Bir İzmir” demiştik.

Sıra gelmişti Mehmet Mümtaz Tuzcu’nun yaş gününe.

Etkinliğin bütün hazırlıkları tamamdı.

Fergun Özelli, Tuzcu’ya, “Akşam bir şiirini de sen seslendirirsin artık…” deyince Tuzcu, ipe un sermeye, bin dereden su getirmeye durmuştu.

“Ama olur mu?” itirazlarımız araya girmişti. Ne desek şiir okumaya gönülsüz Tuzcu; durup durup yan çiziyordu. O ara Ahmet Günbaş söze karıştı:

- Yazılmamış bir şiir de olabilir Tuzcu.

 

 

Okuma Notları/ Mehmet Çoban

 

Rachel Corbett, “Hayatını Değiştirmelisin” kitabının ilk sayfalarında Rainer Maria Rilke’nin “Genç Bir Şaire Mektuplar” kitabından bahsediyor. Yazar sıkıcı -kendi deyişi- üniversite okumaktadır. Ve bir an önce okulu bitirip buradan uzaklaşmak istemektedir.

Modern Çağlar Binbir Gece Masalı

“Ama ne param vardı ne de net bir hedefim.” (s.1)

Rilke’nin kitabını annesi vermiştir ve gençken kendisine iyi geldiğini söylemiştir. Kitaptaki şu sözleri okuyunca nasıl aydınlandığını şöyle dile getirmiştir:

“Yalnızlık, sadece etrafınızda genişleyen bir boşluktur. Belirsizliğe güvenin. Üzüntü, yaşamın sizi elleri arasına alması ve değiştirmesidir. Yalnızlığı yuvanız haline getirin.”

Yazar, Rilke’den bunları okuyunca şu görkemli değişimi yaşar ve yazar:

“Zihnimdeki her olumsuzluğun nasıl da tersine çevrilebileceğini; amaçsızlığın aynı zamanda beklentisizlik anlamına, parasızlığın da hiçbir sorumluluk üstlenmemek anlamına geldiğini gördüm.”

 

Hayatını Değiştirmelisin, Rachel Corbett, Çeviri: Kerime Dalyan, sanat, 5. Baskı: Mayıs 2023, YKY.

 

 

Tadımlık

 

Bilirsiniz usta müzisyen Burhan Şeşen’i ve bilirim seversiniz de… Ne zamandır gönlünde bir aslan daha yatarmış, bu güzel ustanın; bir kitap kapağının üzerinde adını görmek! BirGün’de yazdıkları bir güldeste oluşturunca onun bu düşü de gerçek olmuş işte…

Müziğinde olduğu gibi yine sakince, bağırıp çağırmadan, sakin sakin anlatıyor memleketin hallerini. Belki de bir kısmını/ çoğunu okudunuz BirGün’de ama topluca okumak apayrı bir serüven. Severek okuyacaksınız biliyor ve “12 Eylül’ler Olmasın” başlıklı yazısından tadımlık bir bölüm sunuyorum:

Modern Çağlar Binbir Gece Masalı

Hey gidi 12 Eylül hey!

Geçen gün sevgili arkadaşım müzisyen Sevinç Eratalay, bir fotoğraf paylaşmış sosyal medyada. Altında, “12 Eylül faşizmin zindanları” yazan. Öyle güzel ve naif bir fotoğraf ki. Hayatının baharındaki devrimci bir genç kızın uzun siyah saçları, sade ekoseli eteğiyle elleri arkada, zoraki gülümsemeye çalıştığı mahpusluk anısı bir fotoğraf. Tabii ki siyah-beyaz. Hem dönem hem de durum açısından.

20’li yaşlarının başında işçinin, köylünün, emekçinin hakkını savunmanın, bağımsız bir Türkiye özleminin, emperyalizme karşı durmanın karşılığının gencecik yaşta hapse düşmeyle alındığı buruk bir fotoğraf… Eminim ki o yıllarda bu suç Türk Ceza Kanununun 141 ve 142. maddelerine dayandırılıyordu. Bu maddeler, bildiğim kadarıyla şu an yürürlükte değil ama gerçekten öyle mi?

Hey gidi Kenan Evren hey!

“Asmayalım da besleyelim mi?” demenin, Erdal Eren’in yaşını büyütüp de 17 yaşında hayatına kıydığın, solcuları işkenceyle öldürttüğün, sakat bıraktığın, sevdiklerinden uzakta bir yaşama mahkûm etmenin üzerinden şunun şurasında 40 sene geçmiş. Radyo ve televizyonlarda bitmek bilmeyen bildiriler okuduğun, posterlerinin zoraki bir şekilde duvarları süslediği, hiçbir estetik ve sanatsal değeri olmayan resimlerinin kapış kapış satıldığı, tüm sermaye sahiplerinin bir tablonu alabilmek için birbirlerini boğazladığı bir dönemden, cenazeni kaldıracak, sana hakkını helal edecek 10-15 kişinin bile bulunmadığı bir finale gidişinin üzerinden de 7 sene...

 

Nesini Söyleyim, Burhan Şeşen, yazılar, BİZ Kitap, Şubat 2024, İzmir, s.92

 

 

Raftaki Kitap

 

Kelime Ağaçları, Selma Tonay Elhan

(öykü, Yakın Yayınları, Ocak 2024, İzmir)

Modern Çağlar Binbir Gece Masalı

On yılı aşkın süredir yazdığı öyküleriyle çeşitli dergilerde görünen Selma Tonay Elhan, bu kez ilk kitabıyla buluştu okurlarıyla. Konularını gündelik hayatın akışından seçen Elhan, yoksunluk, yoksullukla baş etmeye çalışan kendi halinde insanın dramını sahneye taşırken o telaş içinde “görünmez” olanları yaşam serüvenleri ve tüm gerçekliğiyle görünür kılıyor. Yalın ve akıcı bir dille kurduğu öyküleriyle Elhan, aslında dışımızda, uzağımızda olan hayatların yanında aynayı bütünüyle hayata tutuyor.

 

 

Ajanda

* Selmina Melikoğlu, Tülay Pırlant ve Ümit Yaşar Işıkhan’ın “Yazarın Yalnızlığı” konulu söyleşi ve imza etkinliği 16 Mart Cumartesi (yarın) 14.00’te Alsancak Yakın Kitabevi’nde. Aynı saatlerde Dr. Uğur Oral, “İzmir Baba Sancar Maruflu” kitabını imzalayacak.

* Gülce Başer’in, “Şiirden Sonra Roman Yazmak” konulu söyleşi ve imza etkinliği yarın 16.30’da Alsancak Yakın Kitabevinde.

 

Kaynak: Yenigün Gazetesi

15 Mar 2024 - 06:00 İzmir- Kültür-Sanat Haberleri


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.