Rüşvet tehdidi!

Enerji Bakanlığı, Ege’nin tahıl ambarı Bakırçay Havzası’na termik santral kuracaklarını “istihdam” vaadiyle duyurdu. Çevre savunucuları, “seçim rüşveti” olarak değerlendirdikleri girişimin bölgedeki tarımı “tehdit” edeceğini vurguluyor.

Nedim Kirtiş
Nedim Kirtiş Tüm Haberleri
Rüşvet tehdidi!
Rüşvet tehdidi!
Haber albümü için resme tıklayın

KENAN YEŞİL / YENİGÜN - Ege Bölgesi’nin tahıl ambarı olarak bilinen Bakırçay Havzası yeni bir tehditle karşı karşıya. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, İzmir programı kapsamında Kınık ilçesinde ziyaret gerçekleştirirken ilçeye yeni bir termik santral yapma hedefleri olduğunu açıkladı. Kınık’ta, halihazırda Polyak Eynez Enerji Üretim Madencilik tarafından yapılan termik santral bulunurken Bakan Alparslan Bayraktar’ın açıkladığı yeni bir termik santral açma hedefine çevreciler karşı çıktı. Zengin yeraltı su kaynakları ve bereketli tarım topraklarına sahip olan Bakırçay Havzası’nın, uzun yıllar Soma’daki mevcut iki termik santralin atıklarıyla kirlendiğine dikkat çeken Bergama Çevre Platformu Sözcüsü Erol Engel, “Bakırçay Havzası bütün Ege Bölgesi’nin tahıl ambarı. Bakırçayımız yıllardır Soma’nın atıklarından can çekişiyor. Kınık’a ikinci bir termik santralin yapılması Bakırçay ovasının da tarımın da sonu olur. Biz bunun karşısında dururuz” dedi.

Bakanlık termik santral planlıyor

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Kınık’ta yaptığı ziyarette ilçede yeni bir termik santral kurma hedefleri olduğunu açıklayarak, “Bakırçay bölgesinde bizim çok güçlü madenlerimiz var. Yaklaşık 2 bin 800 kişiye istihdam sağlıyoruz. İnşallah bu istihdamı artırmak istiyoruz. Başta Kınık’taki kardeşlerimiz olmak üzere, civardan genç kardeşlerimize yeni istihdam kapısı, daha da büyüyen bir istihdam kapısı açacağız. İnşallah orada bir termik santral yapma hedefimiz var. Yerli kömürümüzü kullanarak, 700 megavatlık kuracağımız bu santralle inanıyorum ki 1000 kişiye daha yeni istihdam kapısı yine başta bu bölge olmak üzere Bakırçay bölgesine değerli kardeşlerimize sunmuş olacağız” diye konuştu.

Seçim vaadi

Rüşvet tehdidi!

Kınık’ta daha önce Polyak Eynez Grubu'na ait termik santralin planlanıp yapılmaya başlanması ile bir cinayetin işlendiğini hatırlatan Bergama Çevre Platformu Sözcüsü Erol Engel, Bayraktar’ın açıklamalarını seçim vaadi olarak yorumladığını belirtip, “Seçim öncesi ayaküstü söylenmiş bir laf diye düşünüyorum. Kınık’ta 2016 yılında ÇED toplantısına gittiğimiz, yeni inşasına başlanan termik santral var iken ikincisi mi planlanıyor bu net değil, dilerim ikincisi kast edilmemiştir. Zaten inşası süren santral 4 köyün ortasına Kınık’ın en önemli su havzasının olduğu bölgeye planlanması ile tarımı sekteye uğratacaktır. Kınık'ta Soma facia sonrası termik santral gündeme gelmiş ve firmaya büyük teşvikler verilmişti. Orada ikinci bir termik santralin planlanması bölgenin felaketi olur. Ekonomik krizin yaşandığı ve insanımızın zor günlerden geçtiği bugünlerde ‘bin işçi alacağız’ demeleri büyük bir kandırmacadır. Bakan’ın açıklamasını seçime yönelik seçim vaadi olarak görüyorum. Yapılma koşullarının olmadığını düşünüyorum. Cumhurbaşkanı geçtiğimiz günlerde Akbelen’de termik santral için yapılan kamulaştırma kararını geri çekerken Bakanın ‘Kınık’a termik santral yapacağız’ demesi büyük bir talihsizliktir, ikiyüzlülüktür” diye konuştu.

Çandarlı’daki limanı enkazı karnelerini ortaya koyuyor

Termik santral yerine Çandarlı Limanı'nı tamamlamalarını öneren Engel, “Termik santral yapacaklarına Çandarlı’daki Kuzey Ege limanını tamamlasınlar. 20-25 yıldır her seçim öncesinde burayı parlatıyorlardı. bir milyar dolara yakın bir parayı bataklığa gömdüler. Termik santral hayali ile insanlardan oy almaktansa önce bölge halkının beklentisi olan Çandarlı Limanı'na gömdükleri milyonlarca liranın hesabını versinler. Oradaki enkaz onların bu bölgedeki karnelerini ortaya koyuyor” dedi.

Tarımı bitirecek

Polyak Grubu'na ait termik santralin planlanması ile bölgenin tarımsal faaliyetini bitirmeye yönelik adımın atıldığına dikkat çeken Erol Engel, şöyle devam etti: “Mevcut termik santral faaliyete geçmesi ile önümüzdeki günlerde bölgenin eko sistemi ciddi bir yara alacaktır. Tarımsal faaliyetlerin sonunu getirecektir. Türkiye’nin imza attığı uluslararası Kyoto, Paris anlaşmalarında termik santrallerin azaltması gerekirken daha da sayıları artıyor. Yaşanan iklim krizi ile doğamızın hızla yok olurken insanımızda ciddi sağlık sorunları ile boğuşacaktır. Mesela, ‘son 5 yılda yenilenebilir enerji şu kadar RES, GES yapıldı, bu kadar termik santral kapatıyoruz’ demeleri gerekir ama maalesef. Termik santralleri azaltmak yerine yeni termik santraller yapacağız diyerek sürekli kamuoyuna ihtiyaç vurgusu yapıyorlar.”

Rüşvet tehdidi!

Bakırçay Havzası can çekişiyor

Bölgedeki mevcut termik santrallerin Bakırçay Havzası'na ciddi zararlar verdiğini ve yapılması hedeflenenle birlikte termik santral sayısının 4’e çıkacağını belirten Erol Engel, “Bu termik santrallerin yaratacağı kümülatif etki tehlike katlanarak artacaktır. Bölgede zengin bir yeraltı su kaynağı var. Termik santrale kömür sağlayacak galeriler açılırken tonlarca kimyasal beton döktüler. Binlerce yıldır bölgeye hayata veren yeraltı sularının akış rejimiyle oynadılar. Suyun bu kadar değer kazandığı bir zamanda bölgede kuraklığa neden oluyorlar. Bölgenin ihtiyacı termik santral değil. İkinci bir termik santrali kaldırma lüksü yok. Böyle bir planlama yaptılarsa da bölgenin gerçeklerine aykırı bir planlama olur. Biz böyle bir planlamaya karşı çıkıyoruz” ifadelerini kullandı.

18 Mar 2024 - 11:04 İzmir- Yenigün Özel Haberler

Mahreç  Kenan Yeşil


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.