DEM Partili İbrahim Akın: "Muhalefet son kongre sonrası parçalandı!"

DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın, son kongreden sonra muhalefetin parçalandığını ve kendi kararlarını alamaz, alsa da hayata geçiremez duruma geldiğini belirterek, “Sadece bir yerlere gelme hedefiyle siyaset çok kirlendi. Bu seçimde kendi partimize odaklandık” dedi.

Nedim Kirtiş
Nedim Kirtiş Tüm Haberleri
DEM Partili İbrahim Akın: "Muhalefet son kongre sonrası parçalandı!"
Haber albümü için resme tıklayın

DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın, Pınar Teke’nin sunumuyla Yenigün TV’de yayınlanan Gündem Özel programının konuk oldu.

DEM Partili İbrahim Akın:

Dün Gündoğdu Meydanı’nda düzenlenen Nevruz kutlamalarını değerlendiren Akın, Seçim çalışması ve Nevruz birleşti. Normal gününde kutlayamadık maalesef. Emniyet müdürüyle görüştük, ‘Gerilim halinin yaratılmasının sebebini anlayamıyoruz’ dedik. Kadınlar sarı, kırmızı, yeşil elbise giymiş. ‘Kabul etmiyoruz’ dediler. ‘İnsanların renkleriyle uğraşmayın’ dedim. İçişleri Bakanı’nın talimatı olduğunu söylediler. Görüşmelerle biraz rahatlattık. Bazı provokasyon çabaları oldu. Dağılma sonrasında çıkan bir kavgada yaralanan 2 kişi olmuş. Basına yansıdığı için anlatıyorum. Şimdiye kadar yaptığımız Nevruz kutlamalarından daha kalabalık ve coşkuluydu. Katılanlar, eşit yurttaş olarak yaşama taleplerini çok net ifade etti insanlar. Şarkılar, türküler, halaylarla beraber 12.00’den 17.00’ye kadar devam etti. Katılımdan memnunuz” dedi.

“AK Parti ile görüşmedik”

Yerel seçimde ittifaka gidilmemesi ile ilgili soruyu yanıtlayan Akın, “Herkes DEM Parti üzerinden manipülasyon yapıyor. Kimisi CHP ile gizli iş birliği olduğunu söylüyor. AK Parti ile görüşüldüğü söyleniyor. Artık geçersiz bir siyaset anlayışı bu. Altılı Masa’daki her parti aday çıkardı. Seçim siyasetinde iki noktaya odaklanılmalı. Sekiz dokuz yıldır bu ülkede kayyım rejimi var. Bu rejim artık iflas etti. Bunun karşılığı olmadığını insanlar görüyor. Sen iradesini gasp etsen de insanlar yine seçecek. Terör bağlantılı olduğumuzu söylüyorlar. Biz bu seçimlerde birinci olduğumuz her yerde ön seçim yapmaya çalıştık. Türkiye’de hiçbir partinin yapmadığını yaptık. 100 binin üzerinde katılımı olan oylamalarla gerçekleşti. Uydurdukları yalanın doğru olmadığına dair her türlü kamuoyu oluştu. Birçok yerde kayyımlar yolsuzluk yaptı, kamunun arazisini sattılar. Bu halk tarafından da görüldü. İktidarın kendi denetim mekanizması olan Danıştay tarafından da tespit edildi. Artık gözünü karartmış, ‘Seçim de yoktur’ diyen bir iktidar kafasıyla hareket ederlerse bir ihtimal yapabilirler ama Türkiye o zaman muz cumhuriyeti olur. Görüşmelerimiz oldu partilerle. Anlaşılan yerler var, anlaşılamayan yerler var. DEVA ve Gelecek’le de konuştuk Urfa’da mesela. AK Parti ile hiç görüşme olmadı. Onun karşısında var olmaya çalışan bir siyaset yapıyoruz.Gerçek olmayan 54 bin seçmen tespit ettik. Güçlü olduğumuz alanlara asker sevkiyatı ve polis görevlendirmesi yapıyorlar. Bir askeri lojmanda bin 700 seçmen var bir adreste. Dengeyi değiştirmiş oluyorsun. Bu kadar açık mücadele ettiğimiz iktidarla anlaşma yapma ihtimalimiz yok” diye konuştu.

“Muhalefet son kongre sonrası parçalandı; kendi kararlarını hayata geçiremiyor”

Yerel seçimlerde daha çok DEM Parti’nin seçim çalışmalarına odaklandıklarını söyleyen Akın, “Son ana kadar bekledik iş birliği açısından. Birtakım öngörülerimiz, kabullerimiz vardı karşılıklı. Muhalefette inanılmaz bir kuralsız anlayışlar çerçevesi, etik olmayan, ortak kamusal değerleri inşadan uzaklaşmış, ‘Ben olayım’ diyen bir anlayış gördük. Siyaset sadece bir yere gelme hedefiyle çok fazla kirlenmiş gözüküyor. Her yol mübah. İlla ben oraya geleyim gibi bir durum var. Muhalefetin son kongre sonrası parçalanmış, haliyle parti gibi davranmayan, kendi kararlarını hayata geçiremeyen bir durumuyla karşı karşıyayız. Büyükşehir’de Akın Birdal gibi Türkiye’de barış, insan hakları, adalet için mücadele etmiş, Türkan Aslan gibi barış ve demokrasi isteyen arkadaşlarla yola çıktık. ‘Bu kadar bireysel başarıya girmeden bir gelecek tahayyül edilebilir mi?’ diyoruz. Nevruzdan sonra kalan zaman çok daha iyi geçebilir. İzmir en çok oy aldığımız illerden biri olacak. Torbalı, Menemen, Selçuk, Karabağlar, Buca, Bayraklı iddialı olduğumuz yerler. 16-17 ilçemiz çok iyi çalışabiliyor. 28 ilçede aday gösterdik” diye konuştu.

“Soyer’e adaylık teklif etmedik”

DEM Parti’nin İzmir adaylarının, ‘Tunç Soyer’i destekleyecektik’ söylemini değerlendiren Akın, “Seçmenimizin başka partinin adayına oy verme şansı zayıfladı. 2019’dan bu yana olanlar, son seçimlerde yaşananlar, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Zafer Partisi hamlesi sonrası seçmen zorlanıyor. CHP’nin kendi içindeki adaylaşmasına çok karışmadık ama bize sorduklarında önerilerimiz oldu. Soyer’in Deniz Poyraz’ın cenazesine katılımının eşit ilişki bakımından değerli olduğunu düşündük, halkımızın daha kolay oy vereceğini söyledik. Aday gösterilmemesi bizim görüşmelerimizi bitirmedi. O olmadığında da görüşmeye devam ettik. ‘Soyer olsaydı biz hiçbir şey beklemeden desteklerdik’ gibi değil. Olursa ne olur diye anlattığımız bir hikaye. DEM’in yüzde 10’un üzerinde oyu var. Seçmenimiz kendi yurttaşlarının söz ve karar süreçlerine katılmasını istiyor. Parti önemli değil, bu fikriyatın başarılı olması önemli. İzmir buna uygundu aslında. Üç meclis üyesi, beş başkan değildi derdimiz. Soyer’e adaylık teklifinde bulunmadık. CHP içerisinde bir figür. Teklif götürmemiz de şık olmazdı. Başka partiler gibi değiliz. Oradan oraya adaylık bizim için mümkün değil” ifadelerini kullandı.

“Burcu Köksal’ı arayıp, ‘Geliyorum, beni de mi almayacaksın?” diyecektim”

“Kitlemiz yorgun” diyen Akın, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu kente yabancı olmak istemiyor, dışlanmışlık duygusu yaşamak istemiyor. Bir kısım yerde bunu yakalama şansımız yok. Yüzde 10 barajı var, yerel seçimde yüzde 12’ye çıkman lazım. Kazanana dönük yönelim var seçmende. ‘Bu ülkede biz varız, yok sayamazsınız’ diyoruz. Ayrımcılığa karşı tutum almak gerekiyor. Yaralayıcı oldu bazı adayların açıklamaları. Her şeye rağmen ortak geleceğin eşit yurttaşlar temelinde siyaseti kurmak istemenin mesajlarını güçlü bir şekilde verdiğimiz sürece budesteğe yansıyor. Kazanıp kazanmanın ötesine geçmeye başladı bu durum. CHP Afyon adayı Burcu Köksal konusunda sağduyu hakimiyeti sağlandı. Toplumsal karşılığı bitmiş, ırkçı bir fikir. Maalesef dünyada da ırkçı, faşist, sağcı eğilimler artmaya başladı. Muhalefet de bu eğilimi yönetmek üzerinden biraz güç elde etmek istiyor. Biraz bunu CHP’nin içine atılmış bir bomba gibi düşündüm. Afyon’u öteleyen, onun dışında bir sonuçları var gibi oldu. Bu farkındalık oluştuğu için tutum aldılar. Seçmenin kırılıp dökülmemesini düşünmüş olabilir Ekrem İmamoğlu ama her siyasetçinin yapması gereken bir açılamaydı zaten. Burcu aslında hukukçu. Kendisini yakından tanıyorum Telefon edecektim, ‘Geliyorum, beni de mi almayacaksın?’ diyecektim ama artık gerek yok düzeysiz bir diyaloğa girmeye."

“Gökhan Zan TİP gibi bir partiye yakışmaz”

Gökhan Zan’ın TİP’ten adaylığı ve adaylığın geri çekilmesiyle ilgili soruyu yanıtlayan Akın, “Hatay’ı yakından takip ediyorum. Bir partinin kendi kararı. Böyle bir adaylaşma bizim partimizde olmaz. Politik olarak farklı kesimlere hitap edecek popülizm politikaları geçici olarak iş görür ancak uzun vadede bir partiyi bitirir. TİP’in tutumu doğru değil. Zan TİP gibi bir partiye yakışmaz. Bizimle ittifak kurmadılar, DEM olmasa Meclis’te olamazlardı. Yerel seçimde çok iş birliği içinde olduğumuz parti yok. Dayanışma içinde olduk. Erkan Baş’ın olduğu yerde biz aday çıkarmadık ama Hatay’da çıkardık çünkü Gökhan Zan gibi bir vatandaşın bizim açımızdan kabul edilmesi mümkün değildi. CHP’nin adayı da depremdeki yaşanmışlıklardan sorumlu. Gökhan Zan belli bir oy potansiyeline sahip gözüküyor. CHP’ye kaybettirebilir gibi duruyor. Belki bununla ilgili temaslar kurulmuştur. Demokratik değerler bu seçimde dibe vurdu. Sadece dört beş yılda demokrasi olamayacağını göstermek lazım. Toplum yeterince örgütlü olmadığı için günü kurtarıyor, günlük yönlendirmelerle hareket ediyor. Bunu değiştiremezsek işimiz kolay değil” dedi.

“Başak Demirtaş’ın adaylığıyla Kılıçdaroğlu’nun ilgisi yok”

Başak Demirtaş’ın adaylığının Kılıçdaroğlu’nun seçim manipülasyonu olup olmadığı ile ilgili soruya cevap veren Akın, “Mantıklı değil, öyle bir ihtimal yok. MYK’daydım, biliyorum. 2020 seçimlerinden sonra DEM seçmeninin CHP’ye karşı tepkisini biliyoruz. Demirtaş’ın da, ‘Halkın iradesini temsil eden bir siyaset kuramazsak anlaşılmıyor, muhalefet de desteğimizi değerlendiremiyor, kendi geleceğimize dönük hamleler yapalım’ yönünde düşüncesi vardı. ‘Gerekirse Başak bile aday olabilir’ diyerek aday çıkarma anlayışını güçlendirdi ama illa Başak Demirtaş olacak değil. Başak’a itiraz etmiş değiliz. Farklı sonuçları olabilirdi, yanlış anlaşılabilirdi. Selahattin Demirtaş da zaten, ‘Benim için gösterilen adaylarla maksat hasıl olmuştur, Başak’ın adaylığına gerek yok’ dedi” ifadelerini kullandı.

Erdoğan farkında olmadan imzalamış olabilir”

Akbelen’deki kamulaştırma gündemine de değinen Akın, “Ekoloji çalışmasında bulunan tüm arkadaşlarımız gitti. Kıymetli bir yer. Beş yıldır mücadele var. Destek verenlerin yanı sıra 150 kişilik köy var. Herkes toprağına sahip çıkıyor. İktidar inanılmaz şekilde Limak şirketiyle ortaklık yapıyor. Sarayın ortağı gibi çalışıyorlar. Üç köyü ortadan kaldıracak 184 parseli Cumhurbaşkanı önce kamulaştırdı tek bir imzayla. Zamanlı zamansız birtakım kararlar geliyor, farkında olmadan imza da atabilir. Çok tepki olacağını öngörmemeleri mümkün değil. AK Parti adayının ricası üzerine iptal edildiği söyleniyor. Tekrar gündeme getirirler seçimden sonra ancak köylüler çok kararlı. İnsanlar terk etmedikçe orayı boşaltmaları da mümkün değil. İnsanların hayatları tehdit altında gözüküyor. Çatlaklar arttı binalarda. Gece uyurken yıkılma ihtimali bile olabilir. Sanki o insanların hayatının önemi yokmuş gibi davranıyorlar. Dünyada böyle örnekler yok. Maden şirketine verilen yetki bir Afrika bir Orta Doğu’da var. Orta Doğu’nun parçası haline geldik. Seçimden sonra artacak. Ülkenin her tarafı yağmalanmak isteniyor ekonomik kriz nedeniyle. İliç vasıtasıyla bir maden yasası geri çekildi. Mücadeleyle geri çektirdik ama tekrar yapacaklar. İliç gibi 560 şirkete ruhsat vermek istiyorlar. Bu çok tehlikeli. Yaşam koşullarımız ortadan kaldırılıyor. İnanılmaz bir yaşam tehdidi ile karşı karşıya geleceğiz. Bu konuya hayat memat meselesi olduğunu bilerek bakmalı insanlar” dedi.

“Erdoğan ve Bahçeli’nin ömrü ne kadar var bilmiyorum ama bu böyle gitmez”

Erdoğan’ın, “Son seçimim” sözlerini de değerlendiren Akın, “Erdoğan ve etrafındaki akıl şöyle çalışıyor. Bu işlerin sorumlusu onlar değil ve yasaları da onlar yapmıyor. İzmir’de öyle bir konuşma yaptı ki, ‘Ne olursunuz, bir kez de oy verin’ der gibi oldu. Mağduriyet politikasıyla oy isteme taktiği. Bakanlar yasal düzenleme yaparak devam edebilir dediler arkasından. Devlet Bahçeli’nin varlığı derin devlet ilişkilerini temsil etmesi ve rejimin devamını sağlamak açısından. Ömürleri ne kadar var bilmiyorum ama bu devran böyle gitmez. Anayasa değişikliği deneyebilirler ama şu anda çoğunlukları yok” açıklamasını yaptı.

“AKP kazanırsa buraya memur atayacak”

“AKP’nin politik olarak vadedecek hiçbir şeyi kalmadı” diyen Akın, “Hamza Dağ logo kullanmıyor. Cumhurbaşkanı’nın dediği her şeyi yapmak zorunda. Erdoğan’ın karşısında duracak kimse yok, buraya memur atayacaklar. Bir partinin toplumsal karşılığı kalmamış, kişisel karizmasıyla çözeceğini düşünüyor. Halkımız bunu yemez. Emekliler 16 milyon, bir 16 milyon en az var. Öyle bir işsizlik oldu ki. Bu ülke böyle yönetilemez. Bu seçimlerde 16 milyon emekliye verecek para yok diye açık konuşuluyorsa bu ekonomik iflasın ilanı. Uluslararası dengelere bakınca Türkiye’nin dış politika bakımından da iflasa gittiğini söyleyebilirim” ifadelerini kullandı.

“CHP’liler Hamza Dağ üzerinden İzmir’in sorunlarını çözmeye çalıştı”

Soyer’in adaylar arasında farkın kapandığı yönündeki söylemini de değerlendiren Akın, “Bir aday kişisel karizmasını kullanmak istiyor, diğeri farklı bir yol izliyor. Geçmiş dönemde Hamza Dağ milletvekili iken CHP’liler onun üzerinden diplomasi yaptı İzmir’in sorunlarını çözmek için. O da, ‘İzmir’in sorunlarını biliyorum’ iddiasında. Tepki oyları olabilir ama aklı selim hakim olur. Bu seçim hiçbir seçime benzemeyen sonuçlar doğurabilir. Çok parçalanacak oylar. İYİ Parti, DEM ne kadar alacak, dengeler değişmiş, makas kapanmış olabilir. Seçmenin göstereceği refleksi şimdiden kestiremeyiz” ifadelerini kullandı.

18 Mar 2024 - 14:41 İzmir- İzmir Haberleri

Mahreç  Haber Merkezi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.