Muhitimize Geldik!

Okumak ne güzel iş! Oku ki sen de değiş! Hazırlayan: Y. Bekir Yurdakul

Nedim Kirtiş
Nedim Kirtiş Tüm Haberleri
Muhitimize Geldik!
Muhitimize Geldik!
+3
Haber albümü için resme tıklayın

Konuk Sözcükler/ Salih Korkmaz

Düzenbaz Muhit”, Ahmet Önel’in en yeni öykü kitabı. Aralık 2023’te çıktı. Kitapta otuz öykü var.

Ahmet Önel önce “Seçme Sapan Öyküler” adını vermiş bu öykülere. Daha sonra “Düzenbaz Muhit”te karar kılmış. 

“Muhit” denince yakın çevre, yaşadığımız yer akla gelir ilk başta. Muhit önceleri, yani bir otuz yıl kadar önce güven veren bir yerdi. Bir genç kız sevgilisiyle yaşadığı yere yaklaşınca “Muhitimize geldik, burada ayrılalım.” derdi. Çünkü “muhit”te herkes birbirini tanırdı, bir gören olursa ayıp karşılanırdı. Peki, bugün “muhit” denince aklımıza ne geliyor? Günümüzde muhit düzenbazlıkla anılır oldu.

Ahmet Önel’in öykülerinde ince bir mizah da var. Kurgu ve gerçeklik nasıl ve ne zaman birbirinin yerine geçer? “Katil” öyküsünde roman karakteri yazarın kapısını çalıp “Bu cinayeti işlemek istemiyorum.” diyebilir. “Peygamber” öyküsünde yeni bir dinin sözcüsü olarak atanan kişi mürit bulma işine yakın arkadaşından başlamaya karar verir ama yüz bulamaz. Çünkü günümüzde mürit olmak isteyenler maaş talep etmektedirler. “Düzenbaz Muhit”te her şeyin içi boşalmıştır. Dinin ve arkadaşlığın bile...

Düzenbaz Muhit”te, terk edenler bir zaman sonra terk ettiklerine geri dönerler. Otuz yıl sonra, hiç aramayan arkadaşlar aramaya başlarlar. Herkes rolünü iyi ezberlemiştir. 

Düzenbaz Muhit”e hiç de yabancı değiliz aslında. Ahmet Önel’in “Düzenbaz Muhit”i aslında hepimizin “muhit”i. Hepimiz aynı muhitte yaşıyoruz. Ama bu muhit bir zamanların kendimizi güvende hissettiğimiz “muhit”i değil.

Muhitimize geldik!

 

Düzenbaz Muhit, Ahmet Önel, öykü, H2O Kitap, Aralık 2023

 

 

Taş

Kitaplar da dostlar gibi, az fakat iyi seçilmiş olmalıdır.Joinerianna

 

 

Sözeceler/ Selçuk Oğuz

Hem çöplükte yaşa hem çöplükten kurtulmak iste! İşte kurtuluşun getirdiği özgürlüğü güzel kılan bu!

 

 

Unutulmayan Anlar!

Yalıçapkını

Bir masada toplaşılmış. Ağırdan söyleşiliyor. Pelin Batu’nun çapkınlık üzerine sözlerinden sonra Arif Damar giriyor söze:

- Ben gençliğimde kartal olmak isterdim. Şimdi yalıçapkını olmak istiyorum.

 

 

Okuma Notları/ Mehmet Çoban

Muhitimize Geldik!

Görkemli Kaybedenler” şöyle başlar:

Catherine Tekakwitha, kimsin sen?

Leonard Cohen bu romanı 60’lı yıllarda, Hydra adasındaki evinde yazmış. Evin bir iki fotoğrafı var kitapta. Seyrettiğim videoda komşuları onu sevgiyle karşılıyor. Bunları düşünüp yazıyorum ve sıcağa dayanmaya çalışıyorum.

Cohen’in tek yazdığı metin değildir “Görkemli Kaybedenler”, şiirleri ve bir romanı daha var. Henüz onlara ulaşamadım. Böyle düşününce biyografilerin çok önemli olduğu sonucuna varıyorum.

Cohen’le ilgili öğrenmem gereken çok ayrıntı var. Hydra adasındaki evi, yaşadıklarını/ anılarını düşününce adayı ziyaret etmek istedim. Niye olmasın? Adada okuduklarım dışında ne öğrenebilirim ki? Ancak sevdiğim bir yazarın, sanatçının yaşadığı yerleri görmek, esinlendiği coğrafyayı tanımak isterim. İşte böyle hayaller kurarak sıcakla, yalnızlıkla başa çıkmaya çalışıyorum.

 

Görkemli Kaybedenler, Leonard Cohen, çeviren: Algan Sezgintüredi, roman, Aylak Kitap, 2015, İstanbul

 

 

Tadımlık 

Muhitimize Geldik!

Sanal dünya, yapay zekâ vb. olgu ve kavramların hayatımızı kuşattığı şu heyecan dolu günlere ustaca kurgularıyla yepyeni pencereler açan Dilge Güney, yeni yapıtı “E-MA Çocukları”yla da düşünmeye, düşlemeye çağırıyor okurunu. Yine esrarengiz bir macera, katılmalısınız. Yapıttan, tadımlık bir bölüm:

“Sinekler vızıldar. Yılanlar tıslar.” diye homurdandı Marsel. “Örümcekler neden ses çıkarmaz ki!”

Gözlerini dört açmış, hafifçe öne doğru eğilmişti. Aniden tepesindeki dalların arasından sarkan, neredeyse bir elma büyüklüğündeki örümcekten kurtulmak için hamle yaptı. Başarmıştı.

 “Ucuz atlattım, bu en büyüğüydü, yakalansaydım işim bitmişti!” diye mırıldandı.

Şöyle bir etrafı kolaçan ettikten sonra, “Jaja yine nereye gittin? Tek canım kaldığını biliyorsun.” diye bağırdı. Oyunun böyle zor bir bölümünde Jaja’nın ortadan kaybolmasına bozulmuştu.

Jaja birden yanında beliriverdi. “Hey dostum, tuvalet molası!” dedi saçlarını geriye atarak.

“Hadi ama taklidimi yapma! Senin tuvaletle ne işin olur?”

“Tamam tamam, kızma, bir güncelleme geldi, inan kaybolduğuma değecek.”

sözünü bitirir bitirmez elindeki altın yaldızlı feneri yakıp yukarı doğru tuttu. Yanlarında yükselen kapkara ağaçların dallarında, tam da ışığın vurduğu bölgede bir hareketlenme oldu. Sanki bir gölge ağacın gövdesinden aşağıya doğru süzülüyordu..

“Bu da ne böyle? Dalların üstü tamamen örümcekle mi kaplıymış, kaçıyorlar mı?”

“Evet dostum bu dev sürü ağaçlara nefes aldırmıyormuş! Ve bu son güncellemeyle gelen fener de bir örümcekkaşıran!” diye açıkladı elindekini sallayara.

 

E-Ma Çocukları, Dilge Güney, roman, Altın Kitaplar, Şubat 2024, İstanbul, s.5-6

 

 

Raftaki Kitap

Tevabil, Öztekin Düzgün

Muhitimize Geldik!

(öykü, Aleni Kitap, Aralık 2023, İstanbul)

İlkin şiiriyle 2022 Arkadaş Z. Özger Şiir Ödülü Sina Akyol Ödülünü kazandığı “Çiçekler Mümkünse” yapıtı dolayısıyla tanıştığım Öztekin Düzgün, bu kez öykülerinden oluşan bir güldeste sunuyor okuruna. Kitabına ad kıldığı “tevabil” sözcüğünü de bu vesileyle bildim. Yemeklere lezzet katan…baharat demekmiş. “Tevabil”i oluşturan on üç öyküsünü, orta halli gündelik hayatın kendi sahiciliğinden bulup çıkardığı bir dille kuruyor; anlatılarına konu edindiği ilkgençlik heyecanları, arayışlar, değişen ekonomik ilişkiler, hayata saygı vb. okuma yolculuklarımıza birer “tevabil” oluyor hem de içtenlikle. Kurduğu sahici öykü diline yüklediği hallerimiz serince akıp giden bir günün/ günlerin belki de en sıradan ne ki Düzgün’ün dilinde sıra dışı anlarına dönüşüyor.

 

Uğultu, Mehmet Selim Şahin

Muhitimize Geldik!

(şiir, Delice Yayınları, Şubat 2024, İzmir)

Hüzünlü bir buluşma “Uğultu”yla bir araya gelişimiz. 1978 Adıyaman doğumlu Mehmet Selim Şahin, başarılı meslek yaşamının yanı sıra sanatla da iç içe olmuş hep. Müzikle birlikte şiir de yer almış mesleki koşusunda. Pek çok şiir üretmiş. “Uğultu”, 6 Şubat’ta yaşanan ve büyük felakete dönüşen depremde Adıyaman’da aramızdan ayrılışından sonra ulaşıyor okurlara. Yaşamak ve sevgi diyen Şahin’in iki şiirini paylaşalım. “Gidenler” ve “Hesap” Dizeleri her şeyi söylüyor:

Bak göçmen kuşlar da gitti/ Kaldık yapayalnız/ Bir nefeslik öykünün/ Tam ortasında.

Bir ömür kaç zamandır?/ Bir gündür belki,/ Yok yok daha kısa,/ Bir ağaç gölgesinde durup/ Dinlenecek kadardır.

 

 

Altını Çizdiğim Satırlar

Muhitimize Geldik!

Edebiyat sağaltıcı olmak için ortaya çıkmamıştır; keza politik bir mesaj, bir aşk mektubu yahut buna benzer bir şey olsun diye de yazılmaz. Bu özelliği tamamen tesadüfidir. İyi edebiyat kendi gizli iç yasalarına göre inşa edilir. Yazar bu yasaları öğrenip takip ederse eser en iyi haline kavuşur. Yazar eserine büsbütün sadık kalmamışsa, bir şeyler basmakalıp hale gelmişse yahut yazar kolay bir çıkış yoluna başvurmuşsa okur bunu hemen fark edebilir.

 

Alberto Manguel (Hayali Bir Hayat-Sieglinde Geisel ile Söyleşi, Çeviren: Orhan Düz, söyleşi, Mart 2014, YKY, s.91)

 

 

Ajanda

* Metin Altıok, aramızdan ayrılışının otuzuncu yılında şiirleriyle anılıyor. Metin Altıok Anı Duvarı’nın açılışının ardından Altıok’un şiirlerini Duygu Kankaytsın, Hıdır Işık, Hidayet Karakuş, Hüseyin Yurttaş, Semih Çelenk, Tuğrul Keskin seslendirecek. Haluk Çetin etkinliğe ezgileriyle katılıyor. Bugün 15.00’te, Konak Metro İstasyonunda.

* “Kant’ın Sofrasında-Prof. Dr. Doğan Göçmen ile Felsefe Günleri”nde “Felsefenin Kavramlar ve Özgürlük Sistemi Olarak Kuruluşu” konulu oturumla bugün 19.00’da Alsancak Yakın Kitabevi’nde. 

Kaynak: YENİGÜN GAZETESİ

29 Mar 2024 - 06:45 - Kültür-Sanat Haberleri


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.


Yenigün Gazetesi - İzmir haberleri https://yenigun.com/google-news.xml https://yenigun.com/sitemap.xml/ https://yenigun.com/sitemap-latest.xml