Aman Ha! Siz de Başınıza İş Çıkarın Lütfen!

Okumak ne güzel iş! Oku ki sen de değiş! Hazırlayan: Y. Bekir Yurdakul

Nedim Kirtiş
Nedim Kirtiş Tüm Haberleri
Aman Ha! Siz de Başınıza İş Çıkarın Lütfen!
Aman Ha! Siz de Başınıza İş Çıkarın Lütfen!
+1
Haber albümü için resme tıklayın

Konuk Sözcükler/ Ayşe Zehra San

Çizgi roman sever misiniz? Umarım seviyorsunuzdur. Hiç tanışmadıysanız bu türle, ‘Çizgi Romanın Şifresi’ni çözmeye ne dersiniz? Öyleyse haydi koşalım Nursel Çetin ve Eşref Karadağ’ın peşinden ve genç, yetenekli çizerimiz Sıla Heper’in çizgilerinden maceraya doğru.

Köşe başındaki kitapçıda gelmesini beklediğimiz bir ‘Fırtına Öncesi’ sessizlikle açılıyor ilk sayfa. Aklı ‘bir maymun gibi daldan dala atlayan’ karakterimizin camına ‘serçenin gagasıyla cama vurması ya da pencere önünden geçen asma dalının rüzgârda sallanırken çıkardığı ses gibi’ bir tıkırtı geliyor. O da kim? ‘Sevgi aşkına!’ Bu ‘bir çizgi adam’, Canti, tüm macerada yanınızda olacak. Onun sözlerine güvenin.

Çizgiler konuşur mu? Elbette. Neden olmasın ki? Gün boyu beklediğin çizgi romanın kahramanı konuşabilir pek tabii. Ya komşunuz bir çizerse? O zaman daha şanslısınız. (Bu arada komşularınızla pek tanışık değilseniz lütfen tanışın. Kimbilir belki içlerinden bir Sadık Koşaroğlu çıkar ya da komşunuzun hobileri arasında çok da ilginç şeyler olabilir. Belki de bir dergi koleksiyoncusudur kendisi…)

***

‘Çizgi dünyasının temel yasaları’ varmış. Eee, buyurun o zaman satırlar arasına… Kitaplarınızın arasında bir gezinin bakalım şu ‘bilgisayar denen kutu’yla oynamayı bırakıp. Kimbilir bu sayede okuma alışkanlığı kazanırsınız iyice ve ayırt edebilirsiniz iyiyle kötüyü; sırları çözer, iyilere yol gösterirsiniz. Bir yazarın tarzını çözmek belki de dünyanın sırlarını çözmektir, kimbilir! Bir de elinizde dergi, gazete veya kitap gördüğü zaman ‘gözlerindeki ışık daha çok parlayan bir anne’niz varsa çok ama çok şanslısınız demektir. O zaman haydi biraz aklınızı kullanın. ‘İnsan düşününce bir çıkış yolu bulabiliyor, değil mi?’ demiş ya Canti. Ne kadar da haklı. Hepimiz konfor alanımızdan çıkıp biraz da başımıza işler açıp birileri için, dünya için harikalar yaratabiliriz pekâlâ. Şu ara proje ödevi zamanı okullarda. Proje ödevi için  ‘Kâğıdın yapılışını’ öğrenmeye giden kahramanlarımız aynı zamanda birilerine yardım da edebilecek mi? Ya siz? Sadece ödev yapmakla kalmayıp bunlardan güzel çıktılar yaratabilecek misiniz?

İş güvenliği, geridönüşüm, ağaçların yaşamımızdaki önemi; dijital kitapların, kokusuna hayran kaldığımız ‘gerçek’ kitapların yerini tutamayışı, bilimi kötüye kullananlar… Daha nice önemli ayrıntılar var bu kitapta. E, o zaman ‘okur sorumluluğu’nu yerine getirelim. Etrafımıza bakalım şöyle bir; yardıma muhtaç birileri, değişmesi gereken bir şeyler elbet vardır. Elimizi taşın altına sokalım o zaman, beklemeyelim daha fazla! Belki etrafınızda size destek olacak nice ‘Demir Beyler’ de vardır. O zaman kendi çizgi romanınızın kahramanı siz olun, iyilerin yanında olan. Yayın ekibinin o eşsiz payına da teşekkürle Canti’yi beklemek için cama koşuyorum. Haydi, siz de gelin. Belki bize de uğrar bir gün… Keyifli okumalar…

 

Çizgi Romanın Şifresi, Nursel Çetin-Eşref Karadağ, roman, Resimleyen: Sıla Heper, Sadık Uygun Yayınları, 2023, İzmir

 

 

Taş

Kitaplar, deniz fenerleri gibi, zaman denizinin üstünde dimdik dururlar.G. H. Wipple

 

 

Sözeceler/ Selçuk Oğuz

Hayatla ölüm arasında fark görmeyenin düşleri olmaz!

 

 

Unutulmayan Anlar! 

Aklından Yazıyormuş!

Salihli Şiir İkindilerindeyiz.* Etkinliğin ilk bölümü tamamlanmış. Ara nedeniyle balkondayız. Bir yandan sohbet sürüyor, bir yandan da konuk şairler kitaplarını imzalıyor. Altay Öktem, belli ki yanına almamış, imza için kendisine uzanan her kitapta kalem aranıyor. Çıkarıp bir kalem veriyorum. Bu arada Yücelay Sal, kitabını imzalatmak isteyen okura dönüyor:

- Şimdi siz: “Kalemleri bile yok! Bu şairler bunca şiiri nasıl yazıyorlar?” diyorsunuzdur.

Altay Öktem’in bir şaire yaraşır yanıtı gecikmiyor:

- Ben aklımdan yazıyorum.

 

 

Okuma Notları/ Mehmet Çoban 

Aman Ha! Siz de Başınıza İş Çıkarın Lütfen!

Mavi Maske”nin anlatıcısı Zürih’teyken Maks Frisch’e telefon ediyor ve onunla görüşmek istiyor:

Maks Frisch’i telefonla arıyorum. Dina onunla İstanbul’daki bir dergi için röportaj yapmıştı.

(Nedense Dina’nın Tezer Özlü olduğunu düşünüyorum. Aralarında şu konuşma geçiyor:

“Sanırım çok meşgulsünüzdür,” diyorum ona, özür dilercesine.

“Evet,” diyor, sıcak ama mesafeli bir tonla, “tahmin ettiğiniz gibi.”

“Ben bir süre Zürih’te olacağım,” diyorum, Dina K.nin arkadaşıyım ve yazarım, sizinle görüşebilir miyiz?”

“Memnuniyetle. Acaba bana gelecek hafta başında telefon edebilir misiniz?”

Maks Frisch’in “Berlin Günlüğü”nü yenilerde okudum. Aysel Özakın’ın yazdıkları kurgu değilse günlükte buna dair bir şeyler bulurum diyorum.

Temmuz ayı. Adada. Selda’yla birlikte kumsalda geçiriyorum bütün bir günü. Selda güneşten ayrılmak istemiyor ve bütün bir gün Heinrich Böll’ün ‘Babasız Evler’ romanını okuyor.”1

Tanıdık isimler, okuduğum kitaplar görünce seviniyorum hem de geçip giden yıllar için hüzünleniyorum.

 

Mavi Maske, Aysel Özakın, roman, Can Yayınları, 1988, İstanbul

1 Berlin Günlüğü, Max Frisch, modern klasik, YKY, 2022, s.91

 

 

Tadımlık 

Aman Ha! Siz de Başınıza İş Çıkarın Lütfen!

 Hayatın telaşlı akıp gidişi neleri sürüklüyor çoğun fark etmediğimiz. Berrin Yelkenbiçer işte o ıskaladıklarımıza, yanı başımızda akıp geçen hayata çeviriyor ince ince işlediği öykülerinden yaptığı umut veren aynasını. Yapıtları çeşitli dergilerde ve ortak yapıtlarda yer alan Yelkenbiçer, “Balıklardan Fal Tuttum” adlı yapıtında o öykülerden bir bölümünü topluca sunuyor okuruna. Rüştü Şardağ Kültür Sanat Eğitim Derneğinin 2023 öykü yarışmasında birincilik ödülüne değer görülen “Tahsin ile Muazzez” öyküsünden tadımlık bir bölüm:

“Hadi kalk da yerine yat Tahsin,” dedi Muazzez. Sesi her zaman olduğu gibi öyle tatlı ve kararlı ki insan karşı koyamıyor. Hayır canım, uykuya değil, Muazzez’e. Üzerime çöreklenmiş onca ağırlığa rağmen göz kapaklarımı aralamayı başardığımda yüzüme serin su damlacıkları çarptı. Ah, dedim içimden, seni yaramaz Muazzez, beni kandırabilmek için tatlı şakalarını serpiyor yine.

“Tahsin abi, çok özür dilerim,” dedi genizden gelen ve Muazzez olması mümkün olmayan pürüzli bir erkek sesi.

Gözlerini iyice açıp doğruldum. Boynum ve belim tutulmuş. Biraz da üşümüşüm. Kollarımla bacaklarımı iyice gerip her yerimi kıkırdattım. Baktım, Mahmut tüm heybetiyle başıma dikilmiş, cevap vermemi bekliyor. Başımı iki yana sertçe eğip boynumu kütürdettim.

“Tahsin abi, fıskiyeleri tam ayarlayamamışım, kusura bakma,” dedi sanki sormuşum gibi. Bu çocuğun nezlesi kronikleşmiş, hiç geçmiyor.

Çimenliğin parle taşlarıyla buluştuğu yerde siyah plastikten minicik fıskiyeler var. Mahmut her sabah güneş yükselmeden gelip bunları çalıştırıyor, fıskiye olmayan yerlere kalın yeşil hortumunu sürüklüyor.

 

Balıklardan Fal Tuttum, Berrin Yelkenbiçer, öykü, Yakın Yayınları, Mart 2024, İzmir, s.19

 

 

Raftaki Kitap 

Giden Gidene, Ahmet Ordu

Aman Ha! Siz de Başınıza İş Çıkarın Lütfen!

(öykü, Duvar Yayınları, Mart 2024, İzmir)

On yedi yeni öykü ya da anlatı… Hepsi ayrı hikâye ne ki hepsinde aynı sıcaklık, aynı içtenlik; öncelikle dilinizin en hüzünlü en yürekten gelen sesini duyumsuyorsunuz her satırda. Zoru anlatsa da zorbalıktan açsa da hayatın bambaşka bir yanını, yönünü çekip çıkarıyor, alıştığımız nezaketiyle sunuyor okuruna Ahmet Ordu. Onca hüzne, onca kedere karşın bir insan sıcağıyla hemhal oluyorsunuz her öykünün satır aralarında çünkü neredeyse her noktada tanıdığınız bir an da fısıldıyor o sıcaklığı, o sıcaklığın sizdeki karşılığını. Üstelik sözü uzatıp öyküyü de yormuyor. Kısacası tarladan, bağdan bahçeden seslerle dokunan öykülerdir kapıları çalan.

 

 

Ajanda

İzmir Araştırmaları Derneğinin “Şiir Kemeraltı’da” etkinliğinin on yedincisi 6 Nisan Cumartesi (yarın) 14.00’te Mirkelam Han’da. Oğuz Tümbaş’ın yöneteceği etkinliğin konukları; Dizdar Karaduman, Hayri K. YetikZübeyde S. Turan.

Kaynak: YENİGÜN GAZETESİ

05 Nis 2024 - 06:45 - Kültür-Sanat Haberleri


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.


Yenigün Gazetesi - İzmir haberleri https://yenigun.com/google-news.xml https://yenigun.com/sitemap.xml/ https://yenigun.com/sitemap-latest.xml