Siber güvenlik uzmanları ve hackerlar, dünyayı kasıp kavuran Matrix serisinin hayatlarını nasıl etkilediğini anlattı.

Polonya asıllı Lana ve Lily Wachowski'nin yazıp yönettiği serinin ilk filmi, 1999'da vizyona girmiş ve gişe rekorları kırmıştı.  

Eski ABD Ulusal Güvenlik Ajansı analisti ve siber güvenlik araştırmacısı Emily Crose, "Matrix çıkmadan on yıllar önce hackerlar kendi alanlarını inşa etmeye başlamıştı. Dolayısıyla yalnızca ‘iç grubun' üyesi olduğunuz sürece var olan bir şeyin parçası olma fikri, 1999'dan önce hacker topluluğunda bulunan biri için yeni değildi" dedi.

Crose, Matrix'in de böyle bir ilişkiyi temsil ettiğini söyleyerek "Bu gizli bilgiye erişebilmek ve bilgi paylaşımı yapılan yeraltı ortamının parçası olmak hacker kimliğinin bir özelliğiydi. Eğer keşfedecek kadar meraklıysanız, bu dünyaya erişiminiz olurdu. Neo'nun ilk başta kırmızı hapı almasının da tek nedeni meraktı" ifadelerini kullandı.

Bağımsız güvenlik şirketi CENSUS'ta çalışan araştırmacı Patroklos Argyroudis de "Neo'yla tamamen özdeşlik kurmuştum. ‘Soluduğun şeyin hava olduğunu mu düşünüyorsun?' Bunu eğitim verdiğim kişilere, bir teknik sorunda bana bariz görünen bir çözüme ulaşamadıklarına hala söylüyorum" dedi.

Film çıktığında 18 yaşında olduğunu ve hackerlıkla ilgilenmeye başladığını anlatan Argyroudis, "Gecelerim, filmin başında Neo'nun geçirdiği gecelere çok benziyordu" dedi.

Argyroudis, "Matrix'i, 9-5 mesaiyle geçen bir hayata asimile edilmenin, toplumun makinasının bir dişlisi olmanın metaforu olarak görüyorum" ifadelerini kullandı.

Kanada'daki Toronto Üniversitesi'nde yer alan yazılım ve teknoloji geliştirme laboratuvarı The Citizen Lab'de çalışan John Scott-Railton "Matrix beni çok etkiledi. İçimde derinde bir yerlere dokundu" dedi.

Film çıktığında lisede olduğunu, hacker topluluğundan haberdar olduğunu fakat içinde yer almadığını söyleyen Scott-Railton, filmin kendisi için "hareket, özgürlük ve sonsuz imkan vaadi" sunduğunu söyledi.