27.12.2013, 22:00

Hadi ‘gelin’ birlik olalım...

Pembe dizi sevdalıları...¶

Oyun içindeki oyuna dalanlar...

Şakşakçılar...

Alkışlayanlar...

Alkışlamayanlar...

İstifa edenler...

Edemeyenler...

Etmek istmeyenler...

Etmek isteyen ancak korkanlar...

Kaçıranlar...

Yan cebe atanlar...

Yan cepte yer bulamayan, odalarda, kasalarda, kartonlarda saklayanlar...

İşadamı sandıklarımız...

Genç yaşta zenginliği tadanlar...

Milyon dolarlar, eurolar...

Suni gündemle oyalananlar, oyalatanlar...

Dış mihraklar...

Düşmanlar...

Çanta ile sokağa çıkamayanlar...

Çantada keklikler...

Keklik gibi avlananlar...

Avcı gibi bekleyenler...

Bakanlar...

Bakamayanlar...

Kumpas kurulanlar...

Kuranlar...

Kös kös makamlarda oturanlar...

Milyon dolarların var olduğu ülkemde soğuktan donanları görmeyenler...

İhaleler ile akanlar...

Tablolarla avunanlar...

Satılanlar...

Satılmaya hazır olanlar...

Hayret mi ettik?

Ettik mi yoksa?

Hadi gelin birlik olalım...

2014 yılında birlik olalım da biraz da olsa şu gariban, çaresiz, dönen oyunlardan, planlardan habersiz masum vatandaşı düşünelim ya...

Zamanı gelmedi mi?

Düzenin içinde ki düzene sesleniyorum...

Birlik zamanı...

*

Biz olalım

 

Ya pardon unuttum!

Acaba sizin birlik anlayışınız ‘para' mı?..

Biz yokuz...

Gerçek ‘birlik’ anlayışına ‘Merhaba’...

 

Sevgi ile buluştuğumuz yeni bir yıla merhaba…

Yaşamın keyfi ve güzelliğin tadını içinde barındıran merhaba ile yeni bir yıla başlayalım…

Yeni başlangıçlara kucak açalım...

İçten bir selam olan ‘merhaba’ ile güven bulalım, umut bulalım...

Bu yüzden 2014’e girmemizle beraber yeni başlangıçlara hep birlikte ‘merhaba’ diyelim...

Bu yıl başlayan değişimlerin yılı olsun...

Geride bıraktığımız umutlarımızın yeniden yeşermesi ile değişimlerimizi yaşayalım...

Çünkü umutlar son bulmaz…

Umutlar yine yeşerir…

Umutluyum umutlu ‘biz’ oluruz ‘biz’...

 

Mutlu kalın.

 

 

 

Alın size ‘ayrımcılık’...

 

Hollanda'da eşi benzeri görülmemiş bir karar alındı...

Mahkeme, trafik kazası sonucu ağır beyin travması geçiren Türk kökenli kadına, “kültürel kökeninden dolayı” daha az tazminat ödenmesine karar verdi.

Hollanda’da sigorta davalarına bakan bir mahkemenin aldığı ve “ayrımcılık” tartışmalarını yeniden gündeme getiren kararında öyle bir ibare geçiyor ki, insanlık olarak hangi bilinç düzeyinde olduğumuzu harika resmediyor...

‘Kökenlerinden dolayı’ ibaresi ile Türk kökenli Hollanda vatandaşı 20 yaşındaki Ezra Coşkun, 10 yıl önce bir motosikletin çarpması sonucu ağır yaralandı ve düşünme yeteneği 4 yaşındaki bir çocuğa eşdeğer hale geldi.

Ve başlatılan hukuk mücadelesi kazanıldı, Hollanda Beyinsel Hasarlar Hesaplama Merkezi, tazminatı 430 bin Avro olarak belirledi...

Buraya kadar tamam...

Ancak sigorta şirketi, tazminatı fazla buldu ve nereden yakalasam da indirsem hesapları ile bu kaza olmasaydı Ezra’nın nasıl bir kariyeri olurdu sorusunu gündeme getirdi...

Aileye soruldu, ‘kuaför ‘olmak istediği öğrenildi ve eğitimleri incelendi, erken yaşta evleneceği, 26’sında anne olacağı ve 10 yıl çocuklarına bakacağı için çalışmayacağı varsayıldı...

Ve şirket, 36 yaşından sonra işe başlayacak olan Ezra'nın “part - time” çalışmasını hesapladı ve değeri 70 bin Avro olarak belirledi...

Ve çok ilginç hesaplar yargıcın da “kültürel köken” nedeniyle destek vermesini sağlayarak karar alındı...

Ve ayrımcılık “kültürel köken” vurgusu ile damgasını vurdu...

Sözde medeniyet ülkesinden bu denli ırkçı bir karar çıkması kafaların ne denli köken takıntısı ile meşgul olduğuna işaretdir...

Bu düpedüz ayrımcılıktır...

Bu düpedüz bir kültürü aşağılamaktır...

Çağ atlıyoruz, yıl atlıyoruz, altın yıllara giriyoruz da...

İşte o basit ‘da’ içinde örümcek kafalar hala hapsolmuş durumda...

 

Dip not;

 

Yeni yılda stresle baş edelim artık...

 

Hayatın her anında var…

Durmadan karşımıza çıkıyor…

Birçok hastalığa neden oluyor.

Bir ruh hali…

Bir kontrol edilmez durumdur stres...

Arabam bozuldu, borçlar arttı, stres altındayım...

Çocuklarım yaramaz stresliyim... Kocam huysuz stresliyim...

Kredi kartım başıma dert, stresliyim...

Gerginlik had safhada...

Yeni bir hayata, yeni bir yılla hazırlanıyoruz...

Ve yeni hayatımızda artık bizi ele geçiren stres olmasın...

Ne yapalım?.. Yastık mı yumruklayalım?

Aile içi tartışmalara, geçimsizliklere yol açan, çocuklarımızın sağlıklı bir birey olarak yetişmemesini engelleyen strese artık dur diyelim ve çabalayalım.

İşte psikologlarımızdan stresi kontrol alma yöntemleri;

Ruh sağlığınız açısından önemli olan bu yöntemler sayesinde, stres daha da büyüyerek öfkeye dönüşmeden önlenecektir...

Olumlu düşünün ve kendinize olumlu telkinlerde bulunun...

Şarkı söyleyin...

Çocuklar ve kuşları izleyin, beyninizi nötürleyerek 15 dakika meditasyon yapın...

Yalnız bir ortamda içinizdeki öfkeyi boşaltın, ya boş alanda bağırın, ya da bir yastığı yumruklayın... Spor yapın... Doğa ile sık sık baş başa kalın…

 

 

 

Fıkra;

Temel ile Dursun tren ile yolculuk yaparken bir inek çiftliğinin önünden hızlıca geçmişler. Temel demiş ki:

- Ula Dursun, haçen burada 357 inek vardir daaa.

Dursun:

- Çok hızlı geçtuk daa, nasil saydin onlari?

- Kolaydir ulaaa, ayaklarıni sayayrum, sonra toplamini 4 e böleyrum

Günün sözü;

Hayatınızı cesurca kabullenin, başarıya dönüştüğünü göreceksiniz... Emerson

 

 

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@