Peyvend ÖKSÜZ/YENİGÜN - İş Bankası Genel Müdürü Hakan Arkan, “Teknolojinin insanın yerine geçtiği bir dönemden geçiyoruz. Biz strateji geliştirirken teknolojiyi insanın yerine değil yanına konumlandırıyoruz” dedi. 

Çocukluğundan itibaren bankacılığın içinde yer alan ve sektöre yazılımcı olarak başladığını bankacılığı ise gerçek bankacılardan dinleyerek yazılım yaparken öğrendiğini ifade eden iş bankası genel müdürü hakan aran ile sektördeki dijitalleşme ve gelecek projeksiyonları hakkında konuştuk. Sosyal sorumluluk projelerine de önem verdiklerini ifade eden aran ile iş bankası’nı 100. Yaşına taşırken en gerçekleştirecekleri projelerden de bahsettik.

- Hakan Bey merhaba öncelikle, biraz aile köklerinizden, aile yaşantınızdan, çocukluğunuzdan bahseder misiniz?

Yaramaz bir Hakan varmış, annem İş Bankası şube çalışanıydı, çocukluğum hep annemin yolunu gözlemekle geçerdi, iki kardeşiz benden beş yaş küçük bir kardeşim var. İkimiz Aralık ayında bu banka hesaplarını tutturmak istediğinde biz annemi gece yarılarında bankadan almaya giderdik. Şube müdürü mesai uzayınca içeri girin derdi. İçeride bekleyince bankada annemlerin hesaplamaları elleriyle yaptıklarını görmüştüm. Liseye geldiğimde ilk bilgisayarlar geldi. Comodor 64 ilk oyun bilgisayarımızdı. Ben bilgisayarımı aldım. Tv ye bağladım. Bu bankacıların yaptığı işi bilgisayarla yapmak mümkün diye düşündüm. O zaman anneleri banka kapılarında beklemeye gerek yok, o zaman eve erken giderler diye düşündüm. Lisede bilgisayar mühendisi olacağım ve İş Bankası’na gireceğim diye karar verdim. Anneleri de eve zamanında yollayacağım dedim. Üniversitede tek tercih yaptım. Ortadoğu Bilgisayar Mühendisliği’ne girdim, mezun olduğumda sadece İş Bankası’na başvurdum. Mülakatta da bunu anlattım. Elle yapılan hesap işlerinin mekanizasyonu, bilgisayara taşınması, elle yapılması, sonra da cep telefonuna taşınması gibi projelerde yer aldım. Şimdi de bilgisayarcı anne babaları kurtarmak için çocuklarının bir hikaye yazması gerek. Şube çalışanları rahatlattık, bunun programını yazacak birileri gerekiyor şimdi de. 

EĞİTİM YAŞANTIM ASLINDA HİÇ BİTMEDİ

- Eğitim hayatınızdan biraz bahseder misiniz?

İlkokulu Isparta’da, ortaokul ve lise Konya’da okudum. Üniversite Ortadoğu Teknik Üniversitesi, mezun olduktan sonra bankaya girdim, 8 yıl bankada çalıştıktan sonra Müdür Yardımcısı oldun dediler yani, yazılım yazmayacaksın insanları yöneteceksin dediler. Ondan sonra İşletme yüksek lisansı yapmaya karar verdim. Teknoloji grupları nasıl yönetilmeli, banka organizasyon grupları nasıl yönetilir tezim de öyleydi zaten. Yüksek lisansımı tamamladım. Emeklilik planları yaparken teknolojiden sorumlu Genel Müdür Yardımcısı oldum. Genel Müdürümüz Adnan Bey görevden ayrılırken bankadan da ayrılırım diye düşünürken Adnan bey bir sonraki Genel Müdür sen olacaksın deyince bankacılık doktorası yapmaya karar verdim. Tez aşamasındayım. Benim eğitim yaşantım aslında hiç bitmedi. 

BANKACILIĞI GERÇEK BANKACILARDAN ÖĞRENDİM


- İş Bankası’na ilk giriş hikayeniz ve CEO’luğa kadar nasıl geldi?

Bankaya ilk girdiğimde bir yazılım uzmanı olarak girdim. O zaman yazılım uzmanlarının bir şube stajı vardı. Ankara Karşıyaka şubesine gittim. İş yaşantısına başlarken hayatın sonunu gören biriydim hep. Şubeden ayrılırken orada çalışan arkadaşlara ben Genel Müdürlüğe gidiyorum var mı benden istediğiniz bir şey? diye sordum. Onlar da bana dediler ki; sen bizim ne şartlarda çalıştığımızı görüyorsun, lütfen şubeden gelen her telefonu gülerek açın, biz genel müdürü aramaya çok çekiniyoruz ve aradığımızda da bize kötü davranıyorlar demişlerdi. Ben bankacılığı aslında gerçek bankacılardan dinleyerek yazılımı yaparken öğrendim. 

bankacılık2

“İŞ BANKASI ÇALIŞANININ BİR YÖNETİCİYE İHTİYACI YOKTUR”


- İş Bankası kulelerinde gördüğüm kadarıyla personelinize inanılmaz bir yaşam alanı, sosyal faaliyet alanları yerleri yapmışsınız. Bu bir çok Türk markalı şirketlerde görmediğimiz bir oluşum, ilk önce tebrik etmek isterim personelinize böyle bir yaşam alanı sunduğunuz için, burada neler yapıyorsunuz motivasyonu arttırmak için?

İş Bankası çalışanına çok değer veren bir banka. Aynı zamanda sahibisiniz. Mustafa Kemal Atatürk kurmuş, kurarken kurucu Genel Müdürü Celal Bayarı da rahmetle anıyorum. Cumhuriyet’i de bankayı da Türk gençliğine emanet etmiş. 97.  yaşımıza geldiğimizde bankalar arasında karlılık oranında aktif büyümede, mevduatta birinci sırada olmak ve 97 yıldır bunu sürdürebilmek başka türlü olmaz. ‘Adnan Bey’in çok güzel bir lafı vardı: İnsana dokunmayan rakamlara dokunamaz.’ diye burada onun canlı örneğini görürsünüz.
İş Bankası çalışanının bir yöneticiye ihtiyacı yoktur. Bir yöneticinin de çalışanına talimat vermeye ihtiyacı yoktur. İş Bankalılar içlerinden geldiği için çalışırlar. 100. yılında da bankamızı böyle en üst seviyelerde görmek tek istediğimiz. 

1630392041_IMG_3316

1630392057_IMG_4012

- Biraz çağrı merkezi ve internet bankacılığından da bahsetmek isterim. Dışarıdan gelen müşterilerinizin talepleri doğrultusunda da kurum yönleniyordur eminim. İnsan ilişkileri çok önemli, ama çağrı merkezi kısmında hep o arkadaki telefonda güler yüzlü bir ekip var yine, bunların eğitimleri nasıl veriliyor, gelen şikayetleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

İş Bankası’nda bir çağrı merkezi yoktu, biz 97 yılında ilk internet bankacılığını başlattığımızda bir çağrı merkezi kurma furyası yoktu. Müşteriler bir sıkıntı yaşadığında ben bir program yazmıştım. Diyelim ki siz internette şifrenizi 3 sefer yanlış girdiniz, bana hemen mesaj geliyordu, müşteriniz 3 sefer hatalı giriş yaptı diye işi gücü bırakıp müşteriyi arıyordum, Peyvend hanım 3 sefer hatalı giriş yapmışsınız yardımcı olabileceğim bir şey var mı diyordum. 2000 yılında çağrı merkezini kurmak istediğimizde İş Bankası’na 100 çalışan almak istedik. 8 aşamalı bir sınavdan geçirdik. Ben onlara tüm ekranları anlattım. O günden sonra kendi çağrı merkezi şirketimizi kurduk. İşe alım süreçlerini de bu anlayışla yaptık. Çalışanlarımıza İş Bankası’nın çağrı merkezi bir maliyet merkezi değildir, müşteri memnuniyetiyle fark yaratın demiştik.  

“ZOR OLANI SEVİYORUZ”


- Bir yazılımcı da olduğunuz için şöyle bir soru sorayım, bir gün bankacılık biter mi? Bir gün bankadaki bankacılar online internet bankacılığı ve çağrı merkezleri de olduğu için olmayabilir mi?

Korkutucu bir trend var, hep teknolojinin insanın yerine geçtiği bir dönemden geçiyoruz. Biz orada da yapay zeka stratejisi geliştirirken teknolojiyi insanın yerine değil yanına konumlandıracağız dedik. Çünkü teknolojiyi yaratan insan. İnsanın yarattığı teknolojiyi insanın yerine geçmesini istemiyoruz dedik. İnsanların ve bankacılığın daha nitelikli olduğu bir yol seçtik. Ben ara ara arkadaşları motive etmek için rakamları paylaşıyorum. Bankacılık sektörüne baktığınızda personel giderlerimizde 3 milyar gerideydik. Başka bir banka 3 milyar personel giderleriyle taçlandırmışlar. Kar rakamında ise aramızdaki fark, 80 milyon liraya inmişti. 3 milyar lirayı kapatan iş üretiminin olması aslında ne yapmak istediğimizi anlatıyor. İnsanın değer yarattığı bir model peşindeyiz. Biz zor olanı seviyoruz. Biz bir şubemizi ‘’Girişim İhtisas Merkezi’’ yaptık. Girişimcilere ayırdık. Odaklandığımız bir alan da Tarım Alanı. Bir bölümünü de ‘’Tarım İhtisas Şubesi’’ yapıyoruz. 

“ENFLASYONLA MÜCADELE SIKI PARA POLİTİKASI GEREKTİRİR”


- Bir pandemi dönemi yaşadık tüm sektörlerin de etkilendiği, İş Bankası eminim ki tüm önlemlerini almıştır ama personelinizi evlerinden online çalıştırdınız, online dijitalleşme tarafını daha da mı arttırdınız, ya da ne gibi önlemler aldınız şu an? Bir de tabii ekonomiye biraz değinmek istiyorum. Şu anki ülkenin para durumunu ve gidişatını biraz değerlendirir misiniz?

Gerçekten çok özel ve zor bir dönemden geçiyoruz hala da öyle. O dönem kapandık. Kapanan iş yerleri ve bankayla çalışan iş yerlerinin bize ne kadar bankaya borcu varsa hepsini öteledik. Onların bu dönemi atlatması için elimizden ne geliyorsa yaptık. Bu bir, ikincisi çalışanlarımızın sağlığı önemliydi. Çalışma düzeni, uzaktan çalışma sistemi, bankamatik, İş Cep’ten işlemlerini yapabildiler. Sonra hayat canlanmaya başladığında çok yüksek bir fiyat artışı, ne kadar ham madde ve emtia fiyatı varsa fiyatların arttığı, çok yüksek bir enflasyonla tüm dünya karşılaştı. Bence ekonominin en büyük iki sorunu; hayat pahalılığı, yüksek enflasyon ve gelir dağılımda dengesizlik oldu. Devletin bütçe açığı şu anda yüzde 3.5 seviyesinde. Yönetilebilir bir seviye. Enflasyonu indirmek kolay ama seçim öncesi indirmek kolay değil, bununla mücadele etmek gerekir, enflasyonla mücadele etmek sıkı para politikası gerektirir. 

GİRİŞİMCİ DOSTU SEÇİLDİK


- Bu sıkıntılı dönemden kaynaklanan birçok KOBİ ve işyerleri için ne gibi teşvikler verdiniz bir de genç girişimciler için ne gibi teşvikler açtınız? 

Girişim için ayırdığınız para 10 kat daha etkili, girişimcinin kendisi bir kazanıyorsa toplum üç kazanıyor, girişimciler inovasyon konusunda fark yarattıkları için biz de bu alanda destek oluyoruz. Workup diye bir girişim programımız var. 81 girişimle 8. mezunlarını verdik. 7.2 milyon dolar yatırım aldılar. 2021 yılının ilk 6 ayında yaklaşık 1.2 milyar dolar yatırım çekti girişimciler, 5 girişimci milyar dolarların üstüne çıktı. Son 2 yıldır genç girişimciler de bizi Girişimcilik Ekosisteminde ‘’Girişimci Dostu Şirket’’ kategorisinde birinci sırada seçtiler. 

ANTİK KENTLERİ AYAĞA KALDIRIYORLAR


- Lokal bazlı sponsorluklarınızdan bahsetmenizi isteyeceğim, İş Bankası nerelerde daha çok varlığını sürdürüyor?

İş Bankasıyla özdeşleşmiş olan 3 sponsorluğumuz var. Birincisi satranç. Sponsorluğumuzda Avrupa Şampiyonası sayımız 39, dünya Şampiyonu sayımız da 29. İkincisi TEMA ile yaptığımız 81 ilde 81 proje orada da yaklaşık 5 milyon ağaç dikildi. Üçüncüsü 81 ilden 81 annesiz babasız öğrencinin Darüşşafaka ile ilkokul 1’den üniversite bitene kadar bütün masraflarını karşılıyoruz. Bir de çok duyulmayan ama bizi İzmirlilere yaklaştıran Antik Kent sponsorluğumuz var. Kültür Bakanlığı ve yerel belediyeler tarafından desteklendiği bir alan. Biri Teos Antik Kenti, diğeri de Nüsha Aydın’da bir diğeri Yatağan Termik Santralinde. 

detay

- 100. yıl için bir şey planlıyor musunuz?

Tabii aslında çok şey planlıyoruz, bu Antik kentlerimizde kazı başkanlarımıza şunu sordum, orada 12.000 kişilik bir tiyatro sahnesi varmış, 100. Yılımıza bu kazı çalışmalarını yetiştirebilirsek sponsor olduğumuz yerlerde kutlamalarımızı yapmak isteriz. 

Tiyatro

- Hakan Bey, bize verdiğiniz bu keyifli röportaj için çok teşekkür ederim.

Asıl ben hem Yenigün’e hem de size teşekkür ederim, Peyvend Hanım.