10.05.2021, 09:04

Hala yaşadığı bildirilen hızır ve ilyas kimdir, hıdırellez ile ilşkileri nereden ileri gelir?

“Sadaka ve zekat,  Allah’tan bir farz olarak ancak, yoksullara,düşkünlere,memurlara(Zekat toplayan) Gönülleri İslam’a ısındıracak olanlara,kölelere,borçlulara, Allah yolunda çalışıp cihad edenlere ve yolda kalan yolculara verilir” (Tevbe-60)

 

Sadaka ,Rabbin hoşnutluğunu kazandırır.Ve Kötü ölüme engel olur (Buhari)                           

İsimleri Kuran’da geçen Hz. Hızır ve  İlyas peygamberin  hâlen  Dünyada yaşadıkları ve Dünyanın bir değişik boyutunda  C.Allah’ın  izin ve yardımı ile yaşamlarını sürdürdükleri  inancı vardır.Hz. Hızır Kuran’da dolaylı şekilde geçerken, Hz. İlyas  doğrudan doğruya  ismen geçer.İslam alimlerinin görüşleri de bu doğrultudadır. Ancak bütün İslam alimleri aynı görüş etrafında  toplanmadıkları ve aynı görüşü paylaşma-

dıkları görülmektedir.Kuran, Hz. İlyas’ın peygamberliğini tasdik ederken,Hz .Hızır’ın peygamberliği hakkında  olumlu veya olumsuz bir görüş bildirmez.Ama her iki Allah’ın sevgili kulu da Kuran’da direk veya dolaylı geçmektedir.

Birleşilemeyen bir diğer konu da Hz. Hızır’ın yaşayıp yaşamadığı konusu ile Hz. İlyas’ın  göğe mi çekildiği, yoksa Dünyanın değişik bir boyutunda mı yaşadığı konusudur.

            Ancak Halk arasındaki,  “Hızır gibi yetiştin” lafı ile  “Hızırellez lafları” insanlarımızın ilgi ve merakını çekmekte ve ister istemez Hızır’ın yaşadığı ve İlyas peygamberle zaman zaman bir araya geldiği  düşüncesine sebep olmaktadır. O bakımdan  bugün  Hz. Hızır ile İlyas peygamber üzerinde duracağız. Ve Kuran ile Hadislere ,İslam ulemasının bu konudaki görüşlerine dayanarak,  bu konuya  getirebildiğimiz kadar açıklık getireceğiz.Bugünkü konumuz bu merak edilen konuyu, Kuran ve Hadislerle,İslam ulemasının görüşleri ışığında  aydınlatmaya çalışacağız.

            Bugün böyle bir konu seçmemizin sebebi, bu konuların herkes tarafından merak edilen bir konu olmasından ve aydınlatılmasında da   insanlara bir hizmet verme imkanının oluşacağı olmasındandır.

                         

HZ.HIZIR  KİMDİR?

Hz. Hızır’ın esas adının, Belka bin Melkan olduğu, soyunun da Nuh(as)’un Sam isimli oğluna dayandığı bildirilir. Ancak Hz. Harun’un soyundan geldiğini söyleyenler de vardır.Hızır(as)’ın keramet sahibi olduğu, C.Allah tarafından da, İlm-i Ledün(Sırlar bilimi)  ve kimya biliminin öğretildiği bilinir. Hızır(as) insanlara iyilik yapan ve onların sıkıntılı anlarında yardım istemeleri hâlinde de Allah (cc)’ın da iznini alarak ona yardıma koşan salih bir kul olarak bilinir.

 

HIZIR(AS) HAYATTA MI, VEFAT ETTİ Mİ?

            Bu konu ihtilaflı bir konudur. Hayatta diyen vardır, Öldü diyen de vardır. Elmalılı tefsirin de, “Yaşamını sürdüren dört kişi vardır. Bunlardan ikisi Dünyada, ikisi de gökyüzünde yaşamaktadır. Yeryüzünde yaşayanlar Hızır(as) ve İlyas(as) dır. Gökyüzünde yaşayanlar ise, Hz. İdris ve Hz. İsa’dır.” bilgisini vermektedir. Hızır(as)’ın yaşadığını kabul eden İslam âlimi sayısı fazladır. Dünyada ve Dünyanın bir başka boyutunda yaşamaktadır, görüşü   benimsenmiştir.Dünyanın İkinci mertebesinde  bulunduğuna inanılan Hızır(as)’ın zaman ve mekâna bağlı olmadığı, yardıma muhtaç olan kullara yardım etmek için Allah tarafından hayatta tutulduğu inancı  ağırlık basar.Kuran’da,Hz. Hızır’ın Musa Peygamber ile İlmi Ledün öğrenmek amacı ile buluşması kıssası da, Hızır(as)’ın  İlmi ledün bilimi ile tanınmasına sebep olur. İslam Dünyasında İlmi Ledün denildiği zaman bu sebeple hemen Hızır(as) akla gelir.

 

  1. HIZIR VE KURAN-İ KERİMDEKİ ANLATIMLARI

            Hz. Hızır’ın, Hz. Musa döneminde yaşayan C. Allah’ın sevgili kullarından biri olduğu kabul edilir. Peygamber midir, veli kullardan mıdır, bu ihtilaflıdır. Hz. Hızır’ın ismi, Kuran’da da açıkça geçmez. Ancak Kehf Suresi 65.Ayet’inde, C. Allah, “Derken kullarımdan bir kul buldular ki biz ona katımızdan bir rahmet vermiş ve yine tarafımızdan bir ilim öğretmiştik.” buyurarak, dolaylı bir şekilde ve verdiği özellikleriyle bahse konu kişinin, Hz. Hızır olduğunu hissettirir. Yani Allah Teâla, Hz. Hızır’ın dolaylı bir şekilde Kuran’da geçmesini sağlar. Zaten Kuran’daki, İlim öğretilen, rahmet verilen kişinin, Hz. Hızır olduğu bütün İslâm âlimleri ve bütün müfessirlerce kabul edilir. O bakımdan Hz. Hızır’ın direk olmasa da dolaylı bir şekilde Kuran’da geçtiği kesindir. Yine aynı Surenin, aşağıda işlenen konularda geçecek diğer Ayet’i Kerimelerinde de görüleceği gibi, dolaylı şekilde Hızır(as)’dan bahsedişlerin olduğu, tekrar tekrar zikredildiği görülecektir. Yine Kuran’da geçen Hz. Musa ile birlikte seyahate çıkan kişi kıssasında da, söz edilen kişini yani, kastedilen kişinin Hz. Hızır olduğu kesindir. Bunun böyle olduğu da bütün İslâm uleması ve Müfessirlerce kabul edilir. O bakımdan Hz. Hızır’ın, Kuran’da dolaylı şekilde ve çokça geçtiğinde de bir şüphe yoktur.

             Kuran’da ismi, bu şekilde dolaylı olarak geçen Hz. Hızır’ın peygamberliğinden bahis yoktur. Ancak C. Allah’ın, Hz. Musa’dan daha âlim olduğunu gösterdiği Hz. Hızır’ın, bu durumunu göz önüne alan bazı İslâm uleması, O’nu peygamber olarak görmektedir. Bu görüşte olanlardan farklı düşünerek Hz. Hızır’ın, peygamber değil de ilim ve irfan verilen salih bir kul olduğunu kabul edenler de vardır. Hatta bu görüşte olanların sayısı, diğer görüş sahiplerine göre daha fazladır.  Bu farklı görüşler Hz. Hızır’ın Peygamberliğini ihtilaflı hâle getirmiştir. Bugün bile Hz. Hızır’ın, Peygamber veya veli bir kişi olduğu aynı şekilde ihtilaflı hâlini sürdürür.

 

  1. İLYAS, HAYATI VE OLANLAR:

            Hz. İlyas, Kuran’da geçen yirmi beş Peygamberden birisidir. C. Allah, Saffat Suresinde: “Muhakkak ki İlyas da peygamberlerdendir.”(Saffat-123)buyurarak Hz. İlyas’ın peygamberliğini tasdik etmiştir. Yine bir diğer Ayet-i Kerime’de de C. Allah Peygamberimize hitaben, “(Ya muhammed!)Zekeriya’yı,Yahya’yı, İsa’yı,İlyas’ı doğruyola erdirmiştik. Bunların hepsi salih kimselerdendir.” (Enam-85) buyurmuş ve Hz. İlyas da diğer peygamberler arasında sayılmıştır. Bu durum, İdris (as)’in dışında bir İlyas Peygamberin olduğunu bildirmektedir. Bu sebeple, bazı ulemaca ileri sürülen Hz. İdris ile Hz. İlyas’ın aynı kişi olduğu fikri, geçersiz hâle gelmektedir. Demek ki İdris Peygamber dışında bir de Hz. İlyas Peygamber vardır. 

            Kuran-ı Kerim’de İlyas peygamberin ismi, Saffat Suresi 123. Ayetin de İlyâse olarak da geçerken, aynı surenin 130. Ayetin de İlyâsin olarak geçer. Bu tür harf değişikliği şeklinde görülen isimlerin, lehçe farkı ile ilgili olduğu ve her iki ifadenin de Hz. İlyas (as)’ı kastettiği bilinmelidir. Hz. İlyas’ın Tevrat’ta geçen ismi ise İlya Tişbi’dir.

 

  1. İLYAS’IN PEYGAMBERLİĞİ, PEYGAMBERLİK YAPTIĞI BÖLGE

            Hz. İlyas, Hz. Musa’dan sonra peygamber olan bir Nebidir. Anlaşıldığı kadarı ile Hz. Musa’nın dini üzerinde yürüyen ve o dini yaymaya çalışan soyu, sopu da Harun Peygambere dayanan bir nebidir. İlyas Peygamberin M.Ö.875 ilâ 850 yılları arasında doğduğu ve 35 yıl gibi bir süre de Peygamberlik yaptığı rivayet olunur. Ulemanın ekserisi, İlyas Peygamberin, Şam bölgesine ve Şam’a yakın olan Bek şehrinde yaşayan insanlara, gönderildiğini kabul eder. O tarihlerde, yöre halkı, putlara tapınırdı. En önemli tapındıkları put da Baal isimli puttu. (Ba’l diye de zikredilmektedir) Hz. İlyas durmadan, bıkmadan, usanmadan halkını, Hz. Musa’nın dini üzerine davet etmiş ve onların Hak yoluna girmelerini istemişti.  Ancak Bekliler, “atalarından kalan puta tapınma inancını ve dolayısı ile Baal’a tapınmayı bırakmayacaklarını” söyleyerek Hz. İlyas’ı reddediyorlar. Ve tabi ki O’nun dinini de kabul etmiyorlardı.

            Kuran’ı Kerim’de Hz. İlyas’ın halkına hitap ederek onları, bu yanlış düşüncelerinden kurtarmak istediğine yer verilir.“İlyas, milletine, Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Yaratanların en iyisi olan, sizin de Rabbiniz, sizden önce gelen atalarınızın da Rabbi olan Allah’ı, bırakıp da Baal’e mi taparsınız) demiştir” (Saffat-124.125.126)

            Ama Bek Halkının “O’nu yalanlayarak İnanmamakta da direndikleri” Saffat-127. Ayetinde anlatılmaktadır. Daha sonra da Şehirlerinden İlyas Peygamberi kovdukları anlaşılmaktadır.  

            İlyas Peygamberin şehirden kovulmasından sonra Bek şehri büyük bir kuraklık ve sıkıntı yaşamaya başlayınca da İlyas Peygamberi dağlardan arayarak bulup şehre getirdikleri anlatılmaktadır.

 

  1. İLYAS(AS) İLE İLGİLİ GÖRÜLEN ÜÇ ÖNEMLİ RİVAYET:

            Hz. İlyas(as) ile ilgili halk arasında üç önemli görüş vardır. İslâmî kaynaklarda da geçen bu üç rivayet şunlardır.

1).Hz. İlyas’ın belirli zamanlarda Hz. Hızır ile bir araya gelmesi inancıdır. Bu sebeple Hızır-İlyas birlikteliğinin simgesi olarak, Halk arasında değiştirilerek simgeleştirilen şekli ile (Hızır-İlyas) denilmeye başlamış ve geçen zaman içinde de bu ifade, (Hıdırellez) şeklinde bir isimlendirmeye dönüştürülmüştür. Hıdrellez’in bu birliktelikten doğduğu rivayeti vardır.

            2).İkinci rivayet edilen diğer bir konu ise: Hz. İlyas’ın iman etmeyen Bek şehir halkına kızmasından dolayı Allah’a dua ederek kendisinin de Hz. İsa ve Hz. İdris gibi gökyüzüne, Yani Allah katına çekilmesini istemesi ve C. Allah’ın da O’nu göğe çekmesidir. Rivayetlere göre C. Allah’ın Hz. İlyas’ı göğe çekmesi sırasında yanında olan Hz. Elyesa’nin nakline göre, Ateşten bir at yere inerek Hz. İlyas’ı almış ve ateşten at üzerindeki Hz. İlyas,gökyüzünde gözden kaybolmuştur.İsrailiyat kaynaklarına göre Peygamberlik hırkasını yere atarak Hz. Elyasa’ya bırakmıştır.Bu olaydan sonra da Elyasa(as)’n peygamberliği sürmüştür.

3).Diğer farklı bir üçüncü görüşte,Hz. İlyas’ın gökte değil,Hızır(as)’ın  bulunduğu Dünyanın bir değişik boyutunda yaşadığına inanılmasıdır.Bu görüş sahiplerine göre Hz. İlyas Hâlen hayattadır ve Dünyanın o boyutunda Hz. Hızır il birlikte yaşamaktadır. Ki bu görüşe Ömer Nasuhi Bilmen,Elmalılı ve Ahmet Hamdi Aksekili gibi İslam büyükleri de  inanmaktadırlar ve  eserleriyle, tefsirlerinde de böyle olduğunu bildirmektedirler.

 

HIZIR VE  İLYAS’IN HER SENE 5 MAYIS’I 6 MAYISA BAĞLAYAN GECE BİR ARAYA GELMELERİ  İNANCI

            Rivayetlere dayanan  bir görüşe gör de, Dünyanın aynı manevi boyutunda yaşayan Hz. Hızır ile Hz. İlyas’ın Her  sene  5 Mayısı 6 mayısa bağlayan gece gül ağacı yanında bir araya gelerek, dilek dileyenlerin dileklerinin kabul edilmesi için  Allah’a dua ettikleri inancıdır. Onlar için zaman mekan kısmen de olsa ortadan Allah tarafından kaldırıldığı için,Onların herhangi bir Gül Ağacı yanında bir araya gelmeleri,İnsanları bütün Gül ağaçlarının yanında oldukları inancına götürmüştür.

            Bu sebeple Dilek dileyenler sürekli olarak dileklerini Gül ağacı ile ilişkilendirirler.  Ve Dileklerini yazarak Gül ağacının üzerine asarlar ve Hızır  İlyas Gül ağacının yanına gelince onu görsün isterler.Bazen da

Dileklerinin yazılı olduğu kağıdı, gül ağacının dibine gömerler.Dilek işinde inanılan bir diğer konu da,Dilek-

lerinin yazılı olduğu kağıdın Gül ağacı üstünde veya dibindeki toprak içinde bir gece kalmasıdır. Yani 6 Mayıs sabahında Gül ağacına kadar bekletilmesi inancıdır.Sabah da dilek kağıdı alınır ya bir akarsuya,ya bir denize atılır. Bu imkan yoksa  erkenden Gül ağacının dibindeki toprağa derince gömülür.

             Bazı insanlar da Sabah erkenden  kırlara,çimenlik yeşillikler üzerinde dolaşırlar.Hızır’ın oralarda dolaştığı inancından dolayı,onun ayak izine basmak isterler. Tabi dileklerinin kabul olması için oralarda çok çok dolaşarak,özellikle  yeşil alanlarda dolaşarak Hızır(as) ve İlyas(as)’ın ayak izine basmış ve böylece de  dileklerinin  kabul olmasını sağlamış olmak isterler.

            Genelde 5 mayısı 6mayısa bağlayan gece  ateş yakılarak da Hızır-İlyas beraberliğinden yararlanmak isterler.Ateş üstünden atlanılması bu sebepledir.

Gül ağacı dileği olayından sonra, bir inanç da 5 Mayısı 6 mayısa bağlayan gecenin, kış mevsiminin biterek bahara  mevsiminin geldiği işareti olarak kabul edilmesidir.

            Hıdırellez isminin de,Hızır ile İlyas’ın bu şekilde bir araya gelerek böyle bir kutlamaya sebep olmalarından dolayı ortaya çıktığı kabul edilir.Bir görülen ve bilinen de Hıdırellez bayramın,Türklere ait ve Türklerin baharın gelişini  kutlama geleneğine dayanan bir bayram olduğu inancıdır.

 

                           

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@