Güven GÜNEŞ / YENİGÜN - İzmir’deki olumsuz hava koşullarıyla birlikte kentteki hava kirliliği gözle görülür şekilde artarken yerli ölçüm cihazlarıyla Avrupa’daki ölçüm cihazlarının çelişkili sonuçları endişelere neden oluyor.

İzmir'de, havaların soğuması nedeniyle kömür kullanımının artmasıyla kentin birçok noktasında hava kirliliği oluştu. Karşıyaka, Bornova, Konak, Buca ve Göztepe de hava kirliliği seviyesinin yaşlılar ve solunum rahatsızlığı olanları etkileyebilecek durumda olduğu rapor edildi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının İzmir’de kurduğu istasyonlardan internet üzerinden anlık takip edilebildiği sitede hava kalitesinin merkezi ilçelerde ‘hassas’ gösterirken, Dünya'daki hava kirliliğini gerçek zamanlı ölçen waqi.info’da ise ‘Sağlıksız’ ölçmesi İzmirli vatandaşları endişelendiriyor.

Helil-yenigün

Türkiye'de her yıl 30 bin insan ölüyor

Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) raporlarına göre, dünya çapında her yıl, yaklaşık 7 milyon insan hava kirliliği nedeniyle hayatını kaybettiğini belirten TMMOB Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Emine Helil İnay Kınay, “Bu kayıpların yaklaşık 4 milyonu dış ortam hava kirliliğinden, 3 milyonu ise iç ortam hava kirliliğinden kaynaklanmaktadır. Türkiye için hava kirliliğine bağlı ölümlerin sayısı, Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) tarafından her yıl yaklaşık 30 bin olarak tahmin ediliyor. Kirli havaya maruz kalan hamile kadınların çocukları genellikle prematüre doğmaktadır. Ayrıca, hava kirliliği çocukların sinirsel ve zihinsel gelişimini etkilemekte ve kanser ve astımı tetiklemektedir. Kentimizde plansız yapılaşma, yeşil alanların yok olması, bu süreçlerle birlikte hava hareketini sağlayacak hava koridorlarının ortadan kalkması, sosyo-ekonomik faktörlere de bağlı olan kalitesiz yakıt kullanımı, Aliağa bölgesindeki kirletici vasfı yüksek tesisler, kent içerisindeki ve çevresindeki sanayi tesisleri, taş ocakları gibi faktörler kentin hava kalitesini de olumsuz etkiliyor. Ancak Hava Kalitesi verilerini incelendiğinde, istasyonlarda her kirleticinin ölçülmediği, istasyonların kurulduğu yerlerin yetersiz olduğunu görülüyoruz. Ölçüm verilerindeki eksiklikler ve istasyon yerlerinin kirletici ölçümlerini doğru yapacak yerlerde kurulmamaları nedeni ile hava kalitesi verilerinde yetersizlikler ile karşı karşıya kalınmaktadır. Sadece kent içinde bazı bölgelerde sadece bazı parametreleri ölçebilen ölçüm istasyonlarının bulunması İzmir için sağlıklı bir hava kalitesi değerlendirmesi yapılması önünde engel olmaktadır.2019 yılında yapılan ölçümlerde Bayraklı ve Bornova için yılın yaklaşık üç ayında, Gaziemir’ de ise yılın yaklaşık iki ayında limit değerlerin üzerinde partikül madde bulunduğu gözlemlenmiştir.2020 yılı aşım sayılarına göre baktığımızda geçen yıla göre Çiğli, Karşıyaka ve Şirinyer’de arttığı, Gaziemir ve Alsancak’ta ise iki katından fazla çıktığı, görülmektedir. PM verilerinde sınır değerlerin üzerinde olduğu, diğer kirleticilerin ise uzun vadeli değerlerde sınır değerlerin altında olsa da tablonun iç açıcı olmadığı ve sağlıklı koşullarda olmadığı bir gerçek. Hava Kalitesi ile ilgili değerlendirmenin daha sağlıklı yapılabilmesi için özellikle sanayi tesislerinin yoğun olduğu Aliağa, Torbalı, Kemalpaşa gibi bölgelerde de bu ölçümlerin yapılması gereklidir. Bu ilçelerdeki ölçüm istasyonlarından veri alınamaması İzmir Kenti hava kalitesi verilerinin de yetersizliğini ortaya koymaktadır”dedi. Doğalgaza gelen zamlarla kalitesiz yakıtlara gösterilecek ilginin kent havasını daha fazla kirleteceğini belirten Başkan Kınay, özellikle risk guruplarındaki vatandaşların bu dönemde tedbirli olmalarında yarar olduğunu söyledi.

MuratBakan-yenigün

Bakan: "Veriler şüpheli"

İzmir Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Murat Bakan, “Milletvekili olduğumdan beri İzmir’in, özellikle Aliağa-Foça-Menemen bölgesinin, hava kalitesiyle ilgili Bakanlığa sorular soruyorum. Zira Aliağa, İzmir’in sanayi bölgesi ve yılın belli zamanlarında bu bölgedeki hava kirliliğini gözle dahi görebiliyorsunuz. Buna rağmen bu bölgelerdeki hava ölçüm istasyonlarının verilerine ulaşamıyorduk. Bu ölçümlerin verileri 5 yıldır yayınlanmıyordu, defalarca önerge verdik, defalarca basın aracılığıyla kamuoyu yaratmaya çalıştık. Bakanlık, önergelerimize bir kere bile tatmin edici yanıt vermedi, veremedi. Her seferinde ölçümlerin kesintisiz olarak yapıldığı ifade edilse de hiçbir şekilde hiçbir veri paylaşılmadı. Verilerin anlık yayınlanmasıyla ilgili ise her seferinde ‘veri aktarım yazılımı ile ilgili sürecin devam ettiği’ bildirildi. Nihayet, Ekim sonunda önergemize gelen yanıtta 5 yılı aşkın süredir devam eden bu sürecin tamamlandığını öğrendik. Şimdi baktığınızda anlık olarak Foça, Aliağa, Menemen bölgesindeki hava kalitesini görebiliyoruz. Tabii anlık görebiliyor olmamız, bu verilerin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı konusundaki şüphelerimizi maalesef gideremiyor. Bakıyorsunuz; Karşıyaka’da hava kalitesi ‘orta’ iken; Aliağa-Menemen-Foça sanayi bölgesinde ‘iyi’ görünüyor. Bu durum kafalarda soru işareti oluşturuyor. Şüphelerimizin tabii ki başlıca gerekçesi; iktidarın, şeffaf olmayan ve denetim mekanizmaları felce uğratılmış yönetim biçimi. Şüphelerimizi daha da kuvvetlendiren iki husus var. Biri; defalarca ve ısrarla sormamıza rağmen 2016 yılından bu yana yaptıklarını iddia ettikleri ölçümlere dair hiç veri paylaşmadılar. Diğer husus ise; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yazılı soru önergemize verdiği bir yanıtta paylaştığı veriler. Bakan Kurum’un dediğine göre; Bakanlığın e-denetim modülü üzerinden yaptığı incelemede İzmir’de 01.01.2019-19.08.2021 tarihleri arasında hava konusunda 604 denetim yapılmış, 28 denetimde 2.378.530,00 TL idari para cezası uygulanmış ve 5 tesiste durdurma işlemi yapılmış. Bu veriler bizim şüphelerimizin ve soru işretlerimizin hiç de boşa olmadığını destekliyor. Bakan’ın bahsettiği bu denetimler İzmir’in nerelerde yapıldı? Bu idari para cezası hangi bölgelerdeki hangi işletmelere uygulandı? Durdurulan 5 tesis nerede? Bu soruların cevabının peşindeyiz. İzmir’in havasının, İzmirlinin ne soluduğunun peşindeyiz” diye konuştu.

RuveydaAvcı-yenigün

'Nefes almakta zorluk çekiyoruz'

Rüveyda Avcı, “ İzmir’de yaklaşık 5 yıldır yaşıyorum ve soluduğum havanın her geçen gün daha da kötüleştiğini düşünüyorum. Kışları kömür yakan insanların sayısı arttığı için bu durumun ortaya çıktığını düşünürdüm. Fakat artık yaz aylarında da bu durumu görmek mümkün. Sabahları işe gitmek için evden çıktığımda ve havayı içime çektiğimde boğazımın acıdığını hissediyorum. Akşam eve döndüğümde de elbiselerime kokunun sindiğini görüyorum. Kışları bu durumu daha bariz şekilde yaşasam da yazları da aynı durumu yaşadığımı söylemek yanlış olmaz. Evden çıktığım an egzoz kokusu, evlerden gelen kömür kokularını içimize çekiyoruz. Özellikle dikkatimi çeken şeylerden biri Işıkkent tarafında bulutumsu yoğun kirli havanın buralarda daha fazla görünüyor. Konuyla alakalı nasıl bir çözüm bulurlar ya da bulabilirler mi bilmiyorum. Şu anda Covid'den dolayı maske takıyoruz. Gelecekte de hava kirliliğinden dolayı maske takacağız” dedi.