18.01.2021, 05:25

Havalimanında CHP zirvesi

Havalimanında CHP zirvesi

CHP’de Urla ile başlayan sonrasında Menemen ile devam eden belediyeler odaklı hareketlilik tam gaz devam ediyor. Geçtiğimiz haftanın araya karışan ama bir hayli de ses getiren konusu Gaziemir’de yaşandı. Belediye Başkanı Halil Arda’ya muhalif kendi partisinin meclis üyeleri AK Parti’nin de desteğiyle denetim komisyonu üyeliklerine seçildi. Belediyelerde görev yapan bu komisyon 45 gün süreyle meclis içinden gizli oylamayla seçilir. Komisyon, belediyenin şirketleri hariç tüm birimlerin mali harcamalarını, ihalelerini, ödemelerini inceleyebilir. Komisyon belediye başkanına karşı sorumlu olduğu için hazırladığı raporu da kamuoyuna değil meclise sunar. Belediye başkanı gerekli görürse işlem yapar. Elbette denetim komisyonu usulen böyle çalışsa da gerçekte böyle olmaz. Evraklar, resmi yazışmalar, şirketler ortalığa saçılır. Şimdiden söylemekte bir behis yok. Gaziemir’de 45 günün ardından yeni fırtınaların eseceği de belli. Geçmişte yaptığı sosyal medya paylaşımları nedeniyle bir yandan Cumhurbaşkanına hakaret, halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve dini değerleri aşağılama suçlamasıyla yargılanan Belediye Başkanı Arda’nın karşısına geçen meclis üyesi sayısı 10’u buldu. Mecliste Cumhur İttifakı üyelerini de eklediğinizde muhalefetin sayısı mevcut Arda destekçilerini katlıyor. Hal böyle olunca disiplin mekanizması kaçınılmaz oluyor. Menemen’in seçimlerinin gölgesinde gerçekleşen önemli temaslar var. Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun’un dönüşte Adnan Menderes Havalimanı’nda VİP salonunda muhaliflerle yaptığı görüşmeden ne çıkar göreceğiz. Belediye Başkanı Arda’nın seçilmiş olduğunu hatırlatan Torun’un sözlerini kulak ardı eden bazı isimlerin sonrasında mecliste yaptığı konuşmaların görüntü kayıtları incelemeye alınmış durumda. İl Başkanı Deniz Yücel’in VİP görüşmesinde meclis üyelerini de dinleyelim, onların anlatacakları var gibi söylemleri ise dikkat çekici. Yücel ile Arda’nın kongre sürecinden bu yana yıldızının barışmadığını herkes biliyor. Bu arada partinin grup kararı almadığına yönelik açıklamalar yapan İlçe Başkanı Kasım Özkan’ın hamleleri ise disiplin işleminin altını boşaltacak cinsten. Başta CHP’li Levent Çağlarsu’nun, tarihteki diktatör liderleri sayarak Başkan Arda’yı İtalyan Mussolini, İspanyol Franko ve Alman Hitler’e benzetmesi ilçedeki gerilimin ne seviyede olduğunu gösteriyor. Kendisini eleştiren Çağlarsu’ya hain diyen Arda’nın başkanlıkta geçireceği 3 yılı hiç de kolay görünmüyor.

 

MENEMEN’DE YENİ HAMLE

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bile meclis üye sayısı denk olmamasına rağmen oylar 15-15 çıkınca “o iş nasıl oldu” diye sorduğu Menemen’deki stresli süreç devam ediyor. Fanuslu, sürpriz yumurtalı seçim mahkeme tarafından iptal edilirken kurada talih kuşu son olarak AK Partili Aydın Pehlivan’a kondu. Belediye Başkanı Serdar Aksoy tutuklandıktan sonra kısa sürede de olsa belediyeyi yöneten CHP’li Deniz Karakurt’un hukuk mücadelesi ise sürüyor. Cumhur İttifakı ile Millet İttifakı arasında yaşanan karşılıklı hamleler baş döndürse de mahkeme son kararını henüz vermedi. Eğer mahkeme talepleri ret eder, Pehlivan’ın başkanvekilliğini tescillerse Menemen için yeni bir süreç daha başlayacak. 5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun 56. maddesinde önemli bir süreçten bahsediliyor. O da faaliyet raporunun yetersizliği üzerine düşme konusu. Belediye başkanının görevini tarif eden bu maddeye göre başkanın hazırlayacağı rapor kamuoyuna açıklanacağı gibi, İçişleri ve Maliye Bakanlıklarına da gönderilmesi gerekiyor. Böylece hem kamuoyu hem de merkezi idare ve Sayıştay, belediyeyi faaliyet raporları esasında her yıl denetlemiş oluyor. Belediye meclisinin belediye başkanının bir yıllık icraatını faaliyet raporları sayesinde denetleyebilme hakkı var. Aynı maddeye destek olarak 26. maddede ise meclisin bilgi edinme ve denetim yolları tarif ediliyor. Maddeye göre; belediye meclisi, bilgi edinme ve denetim yetkisini faaliyet raporunu değerlendirme, denetim komisyonu, soru, genel görüşme ve gensoru yoluyla kullanıyor. Belediye başkanınca meclise sunulan bir önceki yıla ait faaliyet raporundaki açıklamalar, meclis üye tam sayısının dörtte üç çoğunluğuyla yeterli görülmezse, yetersizlik kararıyla görüşmeleri kapsayan tutanak, meclis başkan vekili tarafından mahallin mülki idare amirine gönderilebiliyor. Vali, dosyayı gerekçeli görüşüyle birlikte Danıştay’a yollayabiliyor. Yetersizlik kararı, Danıştay’ca uygun görüldüğü takdirde belediye başkanı, başkanlıktan düşüyor. Tekrar başa dönersek; yolsuzluk, rüşvet ve irtikap gibi suçlamalarla cezaevinde bulunan Belediye Başkanı Serdar Aksoy’un dönemini Millet İttifakı üyeleri nasıl oylayacak? Elbette mevzu buraya kadar gelmişken faaliyetlere ret oyu kullanılacak. Böylece AK Partili Başkanvekili Pehlivan’ın düşürülme hamlesi önümüzdeki günlerin yeni gündem maddesi olacak.

 

BATUR’UN PARİS’İ

Konak Belediye Başkanı Abdül Batur kentsel dönüşümle özdeşleşmiş bir isim. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın tüm kentleri ilgilendiren çatı kanunu yokken bile 20 yıl belediyecilik yaptığı Narlıdere’de yerinde dönüşüm anlayışıyla kimseyi evinden etmeden sağlıklı konutların yapımına öncülük etmiş belediyecilik aktörü. Narlıdere’nin en sorunlu mahalleleri olan 2. İnönü, Narlı Mahallesi ve Çatalkaya Mahallelerindeki deneyimini bugün başkanı olduğu Konak’a aktarmak için çalışıyor. Görev geldiği ilk günden bu yana kentsel dönüşüm ve planlı kent vurgusu yapan Batur’un işi hiç de kolay değil. Çünkü Gültepe’deki kentsel dönüşüm alanında 15, Beştepeler bölgesinde ise 14 mahalle var. Yeşildere yoluna ve çarpık yapılaşmanın yoğun olduğu alanlara bakan bölgeler Kadifekale’deki temizlenen bölgelerle birleşerek yeni bir alan yaratılacak. İzmir’e gelen tüm siyasilerin belediyeciliği eleştirmek istediklerinde vurguladıkları bölgede Buca Belediyesi tarafından geçmiş yıllarda yaptırılan meşhur Atatürk Maskı’ndan başka yeni hiçbir şey de yok. Şu sıralar bazı odalar ve meslek kuruluşlarının anlamsız itirazlarıyla gündeme gelen planlar için Batur’un yaptığı çıkışı anlamlı buldum. Bir İzmirli olarak, “Gültepe planlarını boşuna yapmadık. Bu bölgenin makus talihini değiştirmek için yaptık. Pakistan’a değil Paris’e benzemesi için yaptık. Şimdi Beştepeler’in imar planını yapıyoruz” sözünden ayrıca etkilendim. Çünkü artık vatandaş bu görüntüleri görmek, bu binalarda yaşamak istemiyor. Son olarak Batur, üzerinde ciddi bir baskı olduğunu kendisi de görüyor. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Konak adaylığını tebliğ ederken kentsel dönüşümle ilgili de önemli talimatları olduğunu biliyorum. Konak’ın kaderini değiştirmek ile önündeki zaman dilimini verimli değerlendirmek arasında kalan Batur’un gönlünden geçen Paris’i herkes gibi biz de özlemle bekliyoruz.

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@