Hayatını Uzak Doğu Dövüş Sanatlarına adadı

Dövüş sanatlarının ustası Naci Özsoy ilerleyen yaşına rağmen her gün saatlerce antrenman yaparak öğrencilerini yetiştirmeye devam ediyor.

Güncel 20.08.2021 - 07:00 20.08.2021 - 07:01

Mesut VARLIK/YENİGÜN - Bu hafta Sıra Dışı sohbetlerin konuğu, kırk yılı aşkın süreyi dövüş sanatlarına adayan, çocukluk yıllarımdan beri tanıdığım aynı zamanda benimde ustam olan Sensei Naci Özsoy oldu. 

Bir dönem Yeşilçam filmlerinin dövüş sahnelerinde boy gösteren ve bu sahnelerin hazırlanmasında koreografisini üstlenerek birçok filme de imza atan bir isim Naci Özsoy. Naci Özsoy Türkmenistan’dan göç edip önce Tunceli’ye, oradan da Urfa Viranşehir’e mübadele zamanında Çorumun Mecid özü kasabasının Yeşilova köyüne göç eden bir Türkmen ailesinin ferdi olarak 1954 yılında dünyaya geldi. 1966 yılın da Ankara da ilköğretimini tamamladıktan sonra orta öğretimine İzmir’de devam etti. 1969 yılında Kore’den gelerek İzmir’de Teakwon-Do’yu tanıtan Mr Çho’nun yanında Teakwon-Do’ya başladı. Eğitimini ünlü balet Tan Sağtürk’ün anne babası olan Yıldız-Okay Sağtürk hocaların yanında devam ettirerek yılarca onların asistanlığını yaptı ve Teakwon-Do’da birçok başarılar elde etti. 1978 yılında üçüncü dan seviyesindeyken Teakwon-Do dan ayrılma kararı aldı, çünkü Teakwon-Do sistem değiştirmişti. kyokushin kai sitiline geçerek Türkiye’nin en büyük hocalarından olan Ferhat Özsert’in yanında bu sitile devam etti.


'AÇ KARTALLAR' FİLMİNDE BAŞROL
O dönemlerde Naci Özsoy İzmir’de ve Türkiye’de bu sitili tanıtmak amacıyla birçok olağan üstü gösteriye imza attı. Kafasıyla üst üste dizilmiş 20 mermeri kırarak ve 6 mm çapında döküm demir çelik kırışı yaparak herkesi hayretler içerisinde bıraktı. Yetenekleri ve kırdığı rekorlar dövüş sanatları camiasında dilden dile dolaşır oldu. 1983 yılın da bir seri filim yapmak amacıyla İzmir’e gelen Cüneyt Arkın ile yolları kesişti. 6 ay süresince Cüneyt Arkın’a hocalık yaparak kendisine dövüş teknikleri çalıştırdı. Daha önce temel seviyede karate eğitimi alan Cüneyt Arkın’a üst seviye bir eğitim veren, hocalığını üstlenen Naci Özsoy, film setinde Arkın’ın yapılması zor olan birçok teknik ve hareketi yapmasını sağladı. Sinema karatesinin koreografisini çizen usta dövüşçü bu sayede kendisini Yeşilçam’ın içinde buldu. Cüneyt Arkın’ın özel ricasıyla filimler de Arkın’ın hocası rolünü üstlendi. Türkiye’nin en iyi avantür filmlerini yapan Yılmaz Güney’in dahi filmlerini üstlenen rejisör Çetin İnanç,  Naci Özsoy’a Türkiye’de gerçek Karatecilerin oynadığı bir film yapmayı teklif etti. Bu film ise usta dövüşçü için başrol fırsatı demekti. Özsoy yüzlerce öğrencisiyle birlikte rol aldığı 'Aç Kartallar' filminde başrolü üstlendi. 


ÇOK ÖĞRENCİ YETİŞTİRDİM
Naci Özsoy o yılları şöyle anlatıyor: “O yıllarda dövüş sanatlarına dair spor branşları daha yeni yeni tanınıyordu. Çok fazla bilinmediği için de merak konusuydu. Aynı dönem yabancı sinema filmlerinde çok popüler olan dövüş sanatları figürleri bizim sinemamızı ve bizim insanımızı da etkilemeye başladı. Dövüş sanatlarının ülkemizde ki ilklerinden ve öncülerinden birisi olarak bir çok filmin dövüş sahne koreografisini hazırladım. Bunu para kazanmak amacıyla değil Karateyi tanıtmak amacıyla yaptım. Türkiye’de Karateyi ve bağlı olduğum stilleri tanıtan buna hayatını adayan birisiyim. Bu güne kadar çok öğrenci yetiştirdim, bunların arasında bu alanda isim yapmış başarılara imza atmış birçok isimde var. Öğrencilerim milli sporcu olarak ödüller kazandı ve beni onurlandırdı.  Yetiştirdiğim öğrenciler Türkiye Kyokusin kai Karatesinde büyük söz sahibi oldular. Holanda’da ful contakt Karate de büyük başarılar kazandılar.’’

 


TÜRKİYE'DE İLKLERİ BAŞARDI
Orhan Gencebay ve Cüneyt Arkın’ın birlikte yaptığı Doruk filminin kavga sahnelerini hazırlayan; Türkiye de hep ilkleri başaran Naci Özsoy sokak saldırılarına karşı savunma teknikleri ile ilgili birçok seminer verdi ve televizyon programlarında yer aldı. Özellikle günlük hayatta sokakta yaşanan kap kaç ve kadına yönelik taciz ile istismar olaylarına karşı savunma tekniklerini ücretsiz olarak uyguladığı özel seminer programlarıyla kadınlara öğretmeye devam ediyor. 1990’lı yılar da Emniyet müdürlüğü bünyesin de özel harekata, uzun süre ücretsiz eğitim veren Özsoy’un, o devrede yetiştirdiği öğrencilerin den bazıları, şu an Emniyet teşkilatının üst kadrolarında başarıyla görevlerini icra ediyor.

 


MİLLİ HAKEMLİĞE KADAR YÜKSELDİ
Naci Özsoy evli bir Oğlu ve 2 tane canı kadar sevdiği torunu var. Benimde çocukluktan aynı dönem yakın arkadaşım olan oğlu Ayberk Özsoy Milli takım Sporcusu olarak o yılar da Japonya’nın Osaka Şehrin de yapılan bir Dünya şampiyonasın da 3’cü olarak ülkemize döndü. İlerleyen yaşına rağmen İzmir Hatay Üçyol semtindeki eski salonunda hala antrenman yapan ve öğrencilerini yetiştirmeye devam eden usta Naci Özsoy, bu spora öğrencisi olan çok sevdiği Eşi Bahar Özsoy ile birlikte gönül verdi. Bahar Özsoy 1980’li yılar da Türkiye Teakwon Do şampiyonu oldu ve aynı zaman da  Karate de üçüncü dan ve Milli Hakemliğe kadar yükseldi. Ailece uzak doğu dövüş sporlarıyla ilgilenen Usta Naci Özsoy 1990’lı yılar da Yenal Karahan hocanın sitil şefliğini yaptığı Shitoryu Karate sporuna o dönemin Federasyon Başkanı olan Aybars Kılıçhan’ın yönlendirmesiyle geçti. Yenal Hocanın ilk yetiştirdiği shitoryu Hocalarından olan Özsoy, Yenal hocanın ölümünden sonra Japonya da yapılan bir dünya şampiyonasına davet edilerek Shitoryu shitokai Sitilinin resmen Türkiye branş şefliğine getirildi. Türkiye’de ki Dünyanın tanıdığı tek resmi temsilci Naci Özsoy hocadır. Yılarca Türkiye şampiyonları ve uluslararası arena da Türk Bayrağını göndere çektiren sporcular yetiştiren Özsoy, Karatenin yalnızca bir dövüş Sporu olmadığını kanıtlamak amacıyla Türkiye de ilk Müzikal Karateyi yaptı. Ve bu alanda bir takım yetiştiren Özsoy bu takım ile yılarca Türkiye ve uluslararası maçlar da T.C. Karate Federasyonu temsilen tanıtım amaçlı gösteriler tertipledi.


KONSANTRASYON EKSİKLİĞİ OLMUYOR
Karate Federasyonun 7'nci dan teknik direktörlük diplomalı hocalarından olan Naci Özsoy, 2013 yılı Eylül ayında Japonya’nın Tokyo şehrin de yapılan dünya Shitoryu şampiyonasına katılarak, Japonya’nın en büyük salonlarından olan Kodokan Spor Arenasında 60 yaş ve üstü Kata yarışmasında ay yıldızlı bayrağımızı şerefle dalgalandırdı. Evde ailesine hükmeden, düzensiz ve sağlıksız beslenerek hareketsiz bir yaşama mahkum kalan çocukları bu sporlara yönlendiren Özsoy, uzak doğu dövüş sporlarının çocuklarda dikkat eksikliği, hiper aktivite bozukluğu ve konsantrasyon eksikliğini giderme konusunda birebir oluğunu söylüyor.

 

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@