Yenigün Gazetesi’nde 25 Ekim 2021 tarihinde yayınlanan yazımı şu paragraf ile sonlandırmıştım:

Gelecek nesillerimiz ERDEMLİ VE YARATICI olacaktır. Sevgi, saygı, hoşgörü, özveri ve yüreklilik gibi niteliklerin kümesi olan erdemler, gençlerimizi: tüm insanları insan oldukları için kardeş bilen çağdaş bireyler konumuna taşıyacaktır. Özgür düşüncenin ve sorgulama yapabilme yeteneğinin somut çıktılarını üreten yaratıcılık yeteneği ise: onlara, yarının dünyasının koşullarına evrensel düzeyde iyileştirici katkılarda bulunmanın onurunu yaşatacaktır.   

Evrensel düzeydeki başarıları ile örnek olan yurttaşlarımızla sözlerimi sürdürmek istiyorum. 2015 yılı Nobel Kimya Ödülü’nü alan Aziz Sancar ve Koronavirüs salgınını durduracak olan Pfizer-Biontech aşısını bulan Özlem Türeci ile Uğur Şahin.

Hepimiz için gurur kaynağı olan bu bilim insanlarının ortak yönü, ulaştıkları başarı için Bilge Önder Mustafa Kemal Atatürk’e olan minnet duygularıdır. Bu duygularını, Anıtkabir ve Selanik ziyaretleri sırasındaki sözleri ve yazıları ile ortaya koydular.

 Resim1Resim2

Türeci & Şahin çiftinin “Atatürk insanlığın öncü liderlerinden biri olarak, özgür düşünce ve bilimin insanlık için taşıdıkları temel değeri anladı. Hayatta en hakiki mürşit ilimdir şeklindeki bilge sözüne tamamen katılıyoruz” şeklindeki tümcelerini sosyal medyada paylaştım ve şu soruyu yönelttim.

Eğer DİNDAR VE KİNDAR NESİL hedefi ile yetişselerdi, bu başarıya ulaşabilirler miydi? Bu nedenle, çağdaş eğitim koşullarını sağlayacak bir iktidarı sandıktan çıkarmak toplumsal sorumluluktur.

Nobel ödülünün ve koronavirüs aşısının arkasında bulunan temel unsur, yaratıcılık yeteneğidir. Bu bilim insanlarımız, özgürce sorgulayarak ve ulaştıkları sonuçları özgürce irdeleyerek icat yapan saygın kişiler arasına katıldılar. Bu noktada vurgulamak istiyorum. Düşünceye verilen özgürlük ortamı olmasaydı, bu buluşları yapamazlardı.

Bu nedenle kaynağını, kökten dinci bir anlayış olan ve biat etmeyi öğütleyen siyasal İslam’dan alan DİNDAR VE KİNDAR NESİL düşüncesi, yaratıcılık yeteneğinin gelişmesi önünde bir engeldir. Potansiyeli yüksek yavrularımız, dayatma yapılarak yaygınlaşması sağlanan din temelli eğitim kurumlarında verilen ve sorgulama istemini engelleyen eğitimler nedeniyle harcanmaktadır.

Bu somut ideolojik engellemelere karşın, mevcut iktidar tarafından zaman zaman gündeme getirilen yenilikçiliğe (inovasyon) destek görüntülü söylemleri hiç önemsemiyorum. Bu konuda ibretlik bir görüşü, aşağıda paylaştığım haberde bulacaksınız.(1)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi’nde Türkiye İnovasyon Haftası Etkinliği’ne katıldı.
İnovasyonun insanlık tarihiyle eşit bir yapıda olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “İnsanlık tarihi bir anlamda sürekli yeniliğin peşinde koşmanın, daha iyiyi, daha güzeli aramanın tarihidir. Bu bakımdan inoasyon insanlığın tarihi ile eşittir desek yeridir. Elbette mükemmel olan sadece yüce yaratıcıdır. İnsanın mücadelesi ise ona layık olabilme mücadelesidir. Yaratmak elbette sadece Allah’a mahsustur. Bize düşen kendi  kabiliyetimiz çerçevesinde çalışmak ve en iyisini elde etmeyi ummaktır. İnsan kendisine çizilen sınırlar dahilinde sürekli arayış içindedir.

Siyasi islam anlayışının yaratıcı düşünce önündeki en büyük engel olduğu, bu netlikte ancak bu sözlerle doğrulanabilir. Her yenilikte tanrısal bir yan aramak, insanın özgür düşüncesi ile yapacağı ve insanlık hizmetine sunarak yaşam koşullarına evrensel ölçekte katkı sunacağı yaratıcılık yeteneğini yok eder.

Bu kavramı doğru anlayan ve hedeflerini buna göre koyan yöneticiler de var (2)

İzmir’in tarihi misyonu yeniden hayat bulacak


İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin stratejisinin ana hedeflerinden birinin inovasyon ve girişimcilik olacağının altını çizen Başkan Soyer, konuşmasını şöyle sürdürdü: 
“İnovasyon ve girişimcilik ile tüm Türkiye’nin hatta tüm dünyadan gelecek yeni fikirlerin buluşma ve başlangıç noktası olacağız. Tarih boyunca olduğu gibi yeniden yeni fikirler İzmir’den tüm dünyaya yayılacak. Bu şehrimizin binlerce yıllık tarihi boyunca böyle olmuştur. İnsanlığın en önemli inovasyonu olan demokrasi, bu topraklarda hayat bulmuş ve günümüzde de en iyi bir arada yaşama yöntemi olarak varlığını sürdürmektedir. Bu tarihi misyonun, yeniden hayat bulması için İzmir Büyükşehir Belediyesi elinden gelen tüm desteği vermek konusunda hazır ve kararlıdır.

Bu noktada sorumluluk bize düşüyor. Hedefimiz, çağdaş düşünceyi iktidar yapmak olmalıdır. Çözüm, önümüze gelecek olan ilk sandıktadır. Gereğini yapalım ve ERDEMLİ VE YARATICI NESİLLER in önünü açarak yarınlarımızı aydınlatalım.

[1]https://www.istanbultakipte.com/haberler/siyaset/ic-politika/cumhurbaskani-erdogan-inovasyon-bir-zihniyet-degisikligidir.html

[2]https://www.izmir.bel.tr/tr/Haberler/baskan-soyer-izmir--inovasyonun-ve-girisimciligin-merkezi-olacak/40699/156