İç girişimcilik; yeni ürün, hizmet ve teknoloji geliştirme, yeni işlere girme, sistem içinde büyük çapta değişiklikler yapma, sonucu tam olarak belli olmayan işlere girme ve fırsatları takip ederek ilk olma gibi birçok faaliyeti kapsamaktadır. Bir işletmede bu faaliyetlerin başarıyla uygulanması ve iç girişimcilikten beklenilen faydanın sağlanması ise iç ve dış çevre koşullarının bu çalışmaları destekler nitelikte olmasına bağlıdır. 

İç girişimcilik çevre ile etkileşim halinde olunan bir süreçtir. Bu nedenle dış çevrenin iç girişimciliğin başarısı üzerinde önemli bir role sahip olduğu söylenebilir. Yapılan çalışmalar dinamik, rekabetçi, heterojen bir dış çevrenin iç girişimciliği olumlu yönde etkilediğini göstermektedir.

Dinamizm bir yanda işletmeyi rekabette hayatta kalabilmek için yenilik yapmaya ve farklılaşmaya zorlarken, diğer yanda işletmeye yeni fırsatlar sunmaktadır. Heterojenlik ise hizmet sunulan pazar bölümlerinin ve müşteri gereksinimlerinin farklılığını ifade eder. Bu farklılıklar da işletmeye ilave yenilikler ve pazar geliştirme çalışmaları yapma konularında yeni fırsatlar sağlamaktadır.

Bu faktörlere ilaveten, teknolojik gelişme, içinde bulunulan endüstrinin büyümesi ve yeni ürünlere olan talebin artması vs gibi çevresel faktörlerin de iç girişimciliği olumlu yönde etkilediği söylenilebilir. 

Dış çevre ile ilgili unsurlar işletmelerin girişimsel çalışmalarını etkilemekte hatta işletmeleri bu çalışmaları yapmaları konusunda zorlayabilmektedir. Ancak, dış çevrenin yanı sıra örgüt içi çevrenin ve organizasyonun özelliklerinin de iç girişimcilik için “uygun” olması gerekmektedir. Risk almayı, yaratıcılığı, öğrenmeyi, değişimi destekleyen örgüt kültürü, personel güçlendirme uygulamaları, bürokratik olmayan örgüt yapısı, yönetsel destek, etkin bir ödüllendirme sistemi, etkili iletişim ve kaynaklara kolay ulaşma gibi bir çok faktör iç girişimciliğin başarısı için gereklidir. 

Örgüt Yapısı: Mevcut bir örgütte “yapı” yenilik faaliyetlerinin ortaya çıkması ve başarıyla uygulanması açısından oldukça önemli bir faktör olarak görülmektedir.
Bir işletme büyüdükçe yönetim kademelerinin sayısı artar ve buna bağlı olarak; çalışanların rolleri kesin bir şekilde belirlenir, süreçler standartlaştırılır ve örgüt biçimsel kurallara göre yönetilmeye başlar.

Yönetsel Destek: İç girişimcilik üzerinde etkili olduğu düşünülen bir diğer faktör ise yönetsel 
destektir. Yönetsel destek literatürde sık sık üst yönetimin desteğiyle eş anlamlı olarak kullanılmaktadır. Yönetsel destekte temel düşünce, yenilikler üzerinde tüm çalışanların rolü olduğuna inanmak ve her bir çalışanı yenilikçi olma konusunda desteklemektir.

Örgüt Kültürü: Bir işletmede çalışanların davranışlarını belirleyen örgüt kültürü de bir işletmenin girişimsel çalışmalarını etkiler. Girişimciliğe destek veren bir örgüt kültürü, geleneksel bürokratik kültürden farklı olarak geleceğe yönelik olmayı, yeni düşünceleri, yaratıcılığı, risk almayı, fırsat 
ve olanakları belirlemeyi vurgulamaktadır.

Örgüt İçi Kaynak Kullanımı ve Gerekli Kaynakların Sağlanması: Mevcut bir örgütte girişimcilik ruhunun ortaya çıkması, yenilik için gereken kaynakların sağlanmasına bağlıdır. 

Projelerin hayata geçirilmesi için finansal kaynağa ihtiyaç vardır. Ancak, iç girişimciliğin başarısı için fon temini tek başına yeterli değildir, yönetimin desteğine de ihtiyaç vardır. Çalışan bireylere güvenmek ve onları araştırmalar için desteklemek de şarttır .

İç girişimcilik açısından önemli olan bir diğer kaynak ise zamandır. Yaratıcı fikirlerin üretilebilmesi için çalışanların yeterince zamanının olması gerekir. Bu nedenle işletmeler çalışanları üzerindeki iş yükünü planlamalı ve yaratıcılık için gerekli olan zamanı çalışanlarına vermelidirler.

İletişim: Bilgilerin kolayca paylaşıldığı, çalışanların güçlendirildiği, katılımcı, doğrudan ve açık bir iletişim sistemi iç girişimcilik açısından kritik öneme sahiptir. İletişimin açık ve kaliteli olmasının iç girişimciliği pozitif yönde etkilediği bilinmektedir .

İletişim, bir taraftan yöneticilerin ve çalışanların yeni fikirlerini açığa çıkarırken, diğer taraftan dikkatlerin dış çevredeki fırsat ve tehditler üzerine odaklanmasını sağlar. 

Çalışanların Ödüllendirilmesi: Mevcut bir örgütte girişimsel başarı üzerinde etkili olduğu düşünülen bir diğer faktör ise sonuçların ödüllendirilmesidir. Bazı araştırmalar iç girişimciliğin; özel bir ödüllendirme sistemiyle desteklenmesi gerektiğini vurgulamaktadır.

Düzenli ücret ödemeleri, ikramiye ve prim, kar paylaşımı, iş güvencesi, terfi, sorumlulukları artırma, otonomi, işle ilgili projeleri gerçekleştirmeleri için çalışanlara boş zaman verme, araştırmalar için finansal kaynak sağlama, patentler için telif hakkı verme gibi kontrol edilebilen ödüllerin iç girişimcilik açısından çalışanları motive ettiği düşünülür.

Çalışanların Güçlendirilmesi ve Çalışanlara Karar Verme İnisiyatifi Tanıma: İç girişimcilik açısından gerekli olduğu düşünülen önemli koşullardan bir diğeri ise çalışanlara karar verebilme inisiyatifi tanıma ve çalışanları güçlendirmedir.
Kaliteyi artırmak, yeni fırsatlardan yararlanmak ve müşteri ihtiyaçlarına hızlı cevap verebilmek için çalışanların güçlendirilmesi gerekir.

Güçlendirilen insan iş yapmak isteyen, sorumluluk arayan insandır ve bu özellik, çalışanların işleriyle ilgili kendi kararlarını alabilmelerine olanak sağlayan bir ortamla desteklendiğinde, iç girişimcilik daha da etkili olarak gerçekleşir.