Gürol Kaplan'ın 23 Nisan 2022 tarihli Yenigün Gazetesi'ndeki köşe yazısıdır.

Kasvetli bir pazar sabahı, aslında bahar yağmuru yağıyor, bereket ve bolluğun öncüsü, (bizde yaşlılar öyle derdi hep) ama öyle değil işte; insanlarımız çaresizlik ve yokluk içinde nasıl çıkarım yarına telaşının yükü altında eziliyor. Bu bize neyi getirir neyi yakın eder bizlere dersek, derim ki; hapishaneyi… Evet, suç kapıları daha yakın olacak bu topluma derim çünkü, bu bir sosyolojik olgudur; sen toplumun yaşam damarlarından her gün birini kesersen o toplum suça meyillenir, kadınlar çaresizlikten fuhuşa zorlanmış olur, boşanmalar alır başını gider, şiddet çare olur aile içi yaşamda.
Nasıl yaparsan yap ama günü kurtar düşüncesi toplumun yaşam felsefesi olursa sonuç kaçınılmaz olur artık...
İnsan içerde (mapushanede) dışarda olmaktan daha umutlu olur bazen. Bunu kendimden biliyorum! Çünkü fantazileri canlıdır, hayalleri vardır, yaşama katkı koyacağı bir çok renk vardır dört duvarı arasında, yeter ki karartmasın yüreğini...
Hani bizim çok fakir olduğumuz dönemler vardı ya, buzdolabı daha ülkemize gelmemişti, 20 yıl önceden bahsediyorum (!). İşte o dönemlerde yol kenarında vücudunu satarak hayatta kalma mücadelesi veren kadınlar da yoktu!
Sonuç olarak bizim içeri girme olanağımız çok yüksek zaten. Büyük bir hapishanede yaşıyoruz. Midemizden başka bir şey düşünmüyorsak, geleceğimiz müebbet ceza almış demektir...
İçerde insan çok şey öğrenir. Örneğin paylaşmayı, gerçek değerin ne olduğunu, akraba, arkadaş kimmiş, bunları çok çabuk öğrenirsin. Bir de kendini tanırsın.
Önerim şudur: küçük notlar alın, yazıya geçsin. Yoksa nerden bilebilirdik Sümerlerin aşk hikâyesini. Bakarsınız kitap olur.
Sevgiyi eksik etmeyin yüreğinizden. Örneğin, bir çiçek dikin. Belki toprak yoktur kaldığınız hücrede. Yaratıcı olun, yumurta kabuklarından toprak yapabilirsiniz. Türküler söyleyin, şiirler okuyun… Hani bazen boğazınız düğümlenir yalnızlıktan, özlemden, işte o zaman ağlayabilirsiniz. Ayıp değil, en insan yanınız çıkar ortaya o zaman...
Benim böyle bir çiçeğim var. Tam 27 yıldır beraberiz onunla. Çıkarken ondan bir dal aldım ve kitabın arasında saklayarak getirdim.
Her sabah yanından selamsız geçmem. Kimse bilmez onun bildiklerini yalnızlığa dair...
Siz yine de hazırlıklı olun, bu ülkede içerde olmak çok yakın bizlere.

Sağlık ve güvenle kalın…