İcradan çocuk alımı sıkıntısı bitmek bilmiyor

Boşanma sonrasında çocuğu gösterilmeyen ebeveyn ancak icra yoluyla çocuğunu görebiliyor.

Gündem 09.10.2021 - 05:00 09.10.2021 - 05:00

Ailelerin paramparça olması yetmezken üstüne haczedilmenin travmasını yaşayan çocuklar da ekleniyor

Eşler ayrılıyor aileler paramparça oluyor. Parçaları toplamak için devreye icra memurları, psikolog veya pedagogların girmesi sorunu çözmeye yetmiyor. Görüş gününde çocuğunu göremeyen taraf çocuğunu icra ile haciz ederek görebiliyor.

Türk Medeni Kanunu (TMK) hükümlerine göre her ebeveynin boşanma davası devam ederken veya eşlerin fiilen ayrı yaşadıkları dönemde diğer eşin yanında yaşayan çocuğu ile arasında kişisel ilişki kurulmasını isteme, çocuğunu görme hakkı var. Çok sayıda yurttaş mahkemenin kişisel ilişki kararına rağmen çocuklarını görememekten yakınıyor. Boşanma sürecinin farklı ek sorunlar doğurabildiğine dikkat çeken uzmanlar taraflara ciddi uyarılarda bulunuyor. Bu alanda çalışma yürüten Avukat Uğur Ceylan ve Doktor Psikolog Danışman Zehra Pınar Cohen süreci değerlendirdi.

“PARASI OLMAYAN GÖREMİYOR”

Çocukla kişisel ilişki kurulması sırasında sorunlar yaşanabildiğini ifade eden Av. Uğur Ceylan, “Çocukla kişisel ilişki kurmak isteyen ebeveyn İcra ve İflas Kanunu’na göre icra dairelerine başvuruyor. Velayeti boşandığı eşinde olan çocuğunu görmek isteyen anne ya da babanın ikamet ettiği yerdeki icra müdürlüğüne yolluk, araç ve uzman ücreti olarak ayda iki kez ortalama 500 TL yatırması gerekiyor. Parası olmayan çocuğunu göremiyor. Çocuğunu icra yoluyla görecek anne ya da baba görüşme günü önce haciz memurunu ve sonra varsa uzmanı alması gerekiyor. İcra memuru, anne ya da babaya çocuğunu haciz tutanağı ile teslim ediyor. İşin maddi külfeti yanında bu kanunu uygulamakla yükümlü icra memurları ve kolluk görevlileri de çocuğu mal ya da eşya gibi teslim almakla çocuğun manevi şiddete maruz kalması ve psikolojik olarak etkilenmesi söz konusu olabiliyor” dedi.

“TRAJEDİYE SON VERİLMELİ”

Bütün bu olumsuzlukların giderilmesi için birçok teklifte bulunulduğunun altını çizen Av. Ceylan, “Yapılan çalışmalar çözümün Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bünyesinde ‘Çocuk Teslim Merkezleri’ kurulması ile sağlanabileceği sonucunu vermiştir. Çalışmalar devam etmekle birlikte Adalet Bakanı Abdülhamit Gül tarafından çocukların artık icra daireleri aracılığıyla alınmayacağı ve icra ücreti de verilmeyeceği belirtilmiştir. Bu konuda da çalışmalar devam ediyor. Temennimiz yasal düzenlemenin tamamlanarak bu trajediye bir son verilmesidir” diye ifade etti.

“Çocuğun ruh sağlığı korunmalı”

Psikoloji, sosyal çalışma ya da eğitim alanından bir uzmanın mutlaka icra sırasında bulundurulmasının esas olduğunu belirten, Dr. Psk. Dan. Zehra Pınar Cohen, “Çocuğun icra yoluyla alınıp verilmesinin bir uzman gözetiminde yapılmasındaki temel amaç çocuğun psikolojik ve rahatsız edici unsurlardan etkilenmesinin önlenmesidir. Çocukla ilgili adli işlerin hepsinde çocuğun ruhsal ve bedensel sağlık ve bütünlüğünü korumak ve çocuğun yüksek yararına ters düşecek, ona zarar getirecek durumları engellemek konusu önceliklidir. Çocuğun ona bakım verenden ayrılması çocuk tarafında oldukça etkileyici bir deneyimdir. Çocuğun zorlanarak ve istemeyerek, kendi tarafında ikna olmaksızın bir diğer ebeveynine veya tanıdığına verilmesi, korku ve kaygı deneyimlemesine sebep olabilir” diye belirtti.

AİLE VE ÇOCUK İLİŞKİSİ

Hangi yaş ve gelişim düzeyinde olursa olsun, bir çocuk için ayrılmanın belli bir zihinsel ve duygusal olgunluğu gerektirdiğinin altını çizen Cohen, “Ayrılığın sanki bir kopuşmuş gibi yaşanması çocuk üzerinde kısa, orta ve uzun vadede olumsuz sonuçlar doğurabilir. Davranış sorunları, akademik başarısızlık, içe kapanma, uyku sorunları, yeme sorunları, alt ıslatma, tetikte kalma vb. korku ve örselenme yaşantısı sonrasında deneyimlenen tablolar ortaya çıkarabilir. Bunların önlenmesi ya da en aza indirilmesi için uzmanların çocuğun yaş dönemi özellikleri ve duygusal ve zihinsel gelişimlerini dikkate alarak çocuğu duruma hazırlamaları ve güvenli bir zemin oluşturmaları gerekmektedir. Çocukların birinci derece aile üyeleri ile ilişki kurması önemlidir ancak çocuğun ruh sağlığının yara almasının bu önemi gölgeleyeceği akıldan çıkarılmamalıdır” diye konuştu. Celal Emre Ünal


 

Yorumlar