Türkiye’nin toplam ihracatı içerisinde payı her geçen gün artan tarım ürünlerinin fiyatları üretim sezonunda normalin üzerinde seyrediyor. İhracat rakamlarının yükselmesine rağmen iç piyasada ise fiyatlar arttı.

FADİME ALTANHAN/YENİGÜN- Yüksek enflasyonla birlikte yaşanan gıda krizine rağmen Türkiye'de tarım ürünleri ihracattaki payını her geçen gün artırıyor. Gıda krizinin yaşandığı günümüzde toplam ihracatın yüzde 15,5'ini tarım ürünleri kapsıyor. Bu yılın ilk 2 ayında 2021'in aynı dönemine göre ihracatı yüzde 27,8 artan tarım sektörü, 5 milyar 351 milyon 378 bin dolarla Cumhuriyet tarihinin en yüksek ocak-şubat dış satımını gerçekleştirdi. İzmir'den de 73 milyon 319 bin dolarlık kuru meyve ve mamulleri ihracatı yapıldı. Meyve ve sebze bolluğunun yaşandığı bu dönemde ise iç piyasada fiyatlar farklılık gösteriyor. Bazı uzmanlar fiyatların düştüğünü dile getirirken bazıları ise fiyatların normalin üzerinde seyrettiğini belirtiyor.

"Vatandaş alamıyor ancak..."

İzmir Pazarcılar Odası Başkanı Hamdin Erişen, "Keşke ihracattan değil ucuzluktan rekor kırılsaydı. İhracatta rekor kırılıyor ancak iç piyasada durum gerçekten kötü. Ben artık pazara gitmeye utanıyorum. Gençler geliyor ürünlerin fiyatları neden böyle diye soruyor. Patates ihraç edeceğime vatandaşıma yediririm. Ama maalesef iç piyasada vatandaş meyve sebze alamazken ihracat rakamları artıyor. En son halka biz olduğumuz için vatandaş derdini bize anlatıyor. Üretici, nakliyeci, halci, pazarı herkes ağlıyor. Vatandaş bizi karşısında bulduğu için haklı olarak bizlere dert yanıyor. Keşke ihracatta rekor kırılacağına iç piyasada ucuzluk olsaydı. Benim vatandaşım bakıp bakıp bir kilo muz alamıyorsa çocuğuna yabancıların çocuğunun yemesi beni üzer. Keşke bizim vatandaşımız ucuz ürün alabilse, çiftçimiz gübresini ucuza alıp üretim yapabilse. Artık insanlar bırakın kilo ile almayı sayı ile alabiliyorlar ürünleri. En garibanın yemeğini yaptığı, kızartıp çocuğuna yedirdiği patatesin kilosu 10 lira. 3 tane patates bir kilo geliyor. Patatesin tanesi 3 buçuk liraya geliyor. Bir salata yapmak istesen artık  limon sıkmıyorlar. Artık limon tuzu alıp salatalarını koyuyorlar. Vatandaşlar artık bizlere kızıyor" dedi.

hamdin erişen yenigün

"Kazandıklarıyla alamıyorlar"

İç piyasada fiyatların ucuz olarak nitelendirildiğini ancak vatandaşın alım gücünün olmadığını vurgulayan Erişen, "İç piyasada fiyatlar ucuz deniyor ama bu şartlarda nasıl bir ucuzluk oluyor? Evet güzel fiyatları da uygun ancak insanlar kazandıkları parayla ucuz dediğimiz meyveyi sebzeyi alamıyorlar. İnsanların bütçesi düzelmedikten sonra bu şekilde devam edecektir. İhracatçı para kazanıyor tamam ama 10 tane ihracatçı para kazanırken milyonlarca insan 3 kilo domates alamıyorsa ben bu duruma güzel diyemem. Birinci kalite ürünler ihracata gidiyor ikinci kaliteyi insanımız yiyor. İkinci kalite ürün zaten giderse kapıdan çeviriyorlar. Birçok arkadaşımız fabrikalarda ihracata gitmeyen malı alıp pazarlarda satmak mecburiyetinde kalıyor. Bu adil değil ancak ne yazık ki durum bu. Bize hep ikinci kalite ürün kalıyor" ifadelerini kullandı.

"Kiloyla değil sayıyla alınıyor"

Kış aylarında meyve ve sebzelerin ağırlıklı olarak seralarda yetiştirilmesinden dolayı fiyatların yüksek olduğunu belirten TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Hakan Çakıcı, "Kış döneminde sera ürünleri ağırlıktaydı. Yurt dışına döviz üzerinden gittiği için de ürünler daha değerliydi. Üretilen ürünlerin ihracata gitmesinden dolayı ise iç piyasada ürün bulmak zordu ve fiyatları yüksekti. Yaz aylarıyla birlikte tarlalarda açık alanlarla üretim başladı. Ancak piyasada bir ucuzlama söz konusu değil. Tarımda yaşanan enflasyon nedeniyle geçen seneki rakamlara geri dönmemiz mümkün değil. Tarla üretimi de başlamasına rağmen yine de fiyatlar normalin üzerinde. Marketlerde de pazarlarda da fiyatlar yüksek. Fiyatların yüksek olması nedeniyle tüketicinin talebi de azaldı. Ekonomik şartlardan dolayı tüketici artık meyve ve sebze alırken bile düşünüyor. Döneminde kilolarca aldıkları ürünleri şu anda sayıyla alıyorlar.

hakan çakıcı yenigün-1

"Birinci kaliteyi kimse alamıyor"

İhracata giden ürünler ise iç piyasada satılan ürünlerden daha pahalı. Birinci kalite ürünler ihracata gönderilirken ikinci ve üçüncü kalite ürünler iç piyasaya sürülüyor. Mevsiminde olan bir meyve sebze birinci kalite olduğunda fiyatları çok yükseliyor. Örneğin kiraz ihracata çok fazla gönderilen bir ürün. Bugün mevsiminde olmamıza rağmen ihracata gönderilen bir ürünü iç piyasada kimse alamaz. Kimse alamadığı içinde bu ürünler iç pazara getirilmiyor. Çünkü getirilse de satılmıyor" diye konuştu.

"İhracat olmazsa değerinde satılmaz"

Meyve ve sebze ihracatında yaşanan artıştan memnun olduklarını söyleyen Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, "Yaş meyve sebze mamulleri ihracatıda arttı. Suudi Arabistan'la da bazı sıkıntılar vardı. Resmi olmamakla birlikte ihracat kısıtlanmıştı. Türk ürünlerini almıyorlardı. Cumhurbaşkanımızın görüşmeleri sonrası bu sıkıntılar çözüldü. Bu ülkeye de ihracata başladık. Bunun yanında Rusya Ukrayna Savaşı'ndan dolayı Avrupa ülkeleri Rusya'ya ürün göndermedi. Rusya ihtiyacı olan ürünleri ülkemizden temin etmeye başladı. Tüm bu gelişmelerle birlikte ihracat rakamlarımız da arttı. Bundan sonraki süreçte ihracatımızın daha da artacağını düşünüyorum. İhracatçı olarak memnunuz. Çünkü tarım ürünleri ihracatı olmazsa üreticilerin hiçbiri ürünlerini değerinde satamayacak. Üretim fazlalığı olduğu için fiyatlar düşüyor. Yaş meyve ve sebze de en fazla ihracat yaptığımız ülkelerin başında Rusya, Romanya, Almanya, Polonya gibi ülkeler geliyor" açıklamalarında bulundu.

hayrettin uçak yenigün

Devlet hastanesi bakımsızlık kurbanı Devlet hastanesi bakımsızlık kurbanı

"İç piyasada fiyatlar ucuz"

Hallerde sebze ve meyve fiyatlarının uygun olduğunu dile getiren İzmir Sebze ve Meyve Komisyoncuları Derneği Başkanı Orhan Doğan, "Bu sene üretim çok yüksek. Haliyle de rekolte fazla. Üretiminn fazla olması nedeniyle fiyatlar enflasyona göre düşük. İhracat fazla ancak üretim de fazla. Bu durumda her ne kadar ürünler ihracata gitse de iç piyasada da ürün var. Ihracata birinci kalite ürünler gönderiliyor. İkinci kalite ürünler iç piyasada satılıyor. İki ürünün fiyatları arasında ciddi farklar var. Biz iç pazara sunulan ikinci kalite ürünlerin ucuz olduğunu düşünüyoruz" dedi.

orhan doğan yenigün