Merhaba sevgili kitap dostları,

Bu hafta sizlere tanıtmak istediğim ilk kitap, kitapsever herkesin adını duyduğunu ya da okuduğunu tahmin ettiğim bir kitap. Ezmek üzerine kurulu bir sistemde ezilmek için böceğe dönüşmeye gerek var mı? Sorusuna cevap arayacağımız bu kitap, sembolizm ve soyut düşünce ile sistemin adını anmadan sistemi eleştiren büyük usta Kafka’nın Dönüşüm Kitabı.

İkinci kitabım ise özellikle iklim değişikliği, çevrenin ve doğal zenginliklerin korunması, enerji verimliliği ve yenilebilir enerji kaynakları kullanımı gibi konularda toplumu aydınlatmak ve farkındalık oluşturmak amacıyla İzmir Büyük Belediyesi ve İzelman A.Ş işbirliği ile hazırlanmış, 6 kitaptan oluşan derleme seti gündemime alarak, sizlere tanıtmak istedim.

gözde yılmaz arabacı kitap köşesi (1)

Dönüşüm - Franz Kafka

Merhaba sevgili kitap dostları

Bu hafta değerlendirmemde yer vermek istediğim ilk kitap, Franz Kafka’ya ait ilk kez 1915’te “Die Weissen Blaetter” adlı aylık dergide yayımlanan, üzeriden bir asır geçmesine rağmen hala tüm dünyada en çok okunan kitaplar listesinde yer alan “Dönüşüm” kitabı. Edebiyat dünyasının ikonik kitapları arasında sayılabilecek bu kitap, yetmiş sayfalık, Kafka’nın kız arkadaşına mektubunda açıkça bahsettiği gibi uzun bir öykü tadında yazılmış bir hikaye kitabı. Kitap ne kadar sade ve öz olsa da içeriğinin birçok romandan daha önemli ve dolu olduğu, bu kısa öyküden büyük bir roman çıkabileceği ise su götürmez bir gerçek.

Kafka, bu kitabında modern toplumu, modern toplumun maddeselliğini ve çıkarcılığını, kendi tarz ve üslubuyla bize aktarmıştır. Özellikle topluma eleştirilerini ekonomik etkenleri ön plana çıkararak yapmış ve sistem içinde köleleşen, sürekli olarak bazı sorumlulukları yerine getirmesi istenen, bu sorumluluklar yerine getirilmediği takdirde ise toplum tarafından dışarı atılan insanlara dokunmuştur.

Kitabın ana karakteri Gregor Samsa, pazarlama işinde çalışmaktadır. İşinde başarılı olsa da işini sevmeyerek yapan Samsa’nın en büyük hayali, ailesinin patronuna olan borcunu ödedikten sonra istifa edip, huzurlu bir hayat yaşamaktadır.

Uzun ve kâbuslarla dolu bir geceden sonra gözlerini açtığında bir böceğe dönüşmüştür. İlk olarak olayın ne olduğunu kavrayamayan Samsa, işe gitme saatini kaçırdığını görür ve telaşlanır. Yataktan kalkmak istese bile yataktan kalkamaz. Ne olduğu konusunda hiçbir fikri olmayan Samsa, annesinin çağrısına anlamsız çığlıklarla cevap verir. Yataktan kalkma ve toparlanma çabasında olan Samsa işe iyice geç kalır. İşe bir gün bile geç kalmasına tahammülü olmayan patronu kapılarına dayanır ve hesap sorar. Patronunun bağırışları karşısında zorla kapıyı açabilen Samsa’nın böcek halini gören herkes şok olur. Bu şok karşısında annesi bayılır ve patronu evden koşarak uzaklaşır.

Oğullarının böcek olması gerçeği karşısında ilk şoku atlatan aile oğullarının durumuna çok üzülür. Böcek Samsa’ya da bakım işlemini kız kardeşi üstlenir. Fakat ailenin geçim kaynağı Gregor Samsa böcek olduğu için zamanla ailede geçim sıkıntısı meydana gelir. Baba Samsa ve kardeş Samsa işe girer. Geçim telaşı içine düşen aile böcek Samsa’nın bakımını ihmal etmeye başlar ve zamanla oğulları böcek Samsa onlara yük olmaya başlar. Bu durumun farkında olan, ailenin tüm konuşmalarını duyan böcek Samsa çok üzülür. Yalnızlıktan ve hastalıktan ölür. Samsanın cesedini temizlikçi kadın bulur ve ailenin isteği üzerine cesetten kurtulur. Samsanın ölümü ailenin üzerindeki büyük yükü ortadan kaldırmıştır.

Kafka bu kitabında sistemin adını bile kullanmadan, sanki sistemi anlatma çabası olmaksızın sembolizm, soyut düşünce ve metaforun birçok örneğini kullanarak eleştirmeyi başarabilmiştir.

Her okuduğumda farklı anlamlar bulup etkilendiğim bu kitabı itiraf etmek gerekirse bazen de kırıcı bulurum, bu zamanların özellikle kendimi Samsa ile bağdaştırdığım zamanlara denk gelmesi kimseyi şaşırtmaz sanırım. Ve bu kitapta dönüşenin aslında Samsa değil bu dönüşüme hemen ayak uyduran ailesi olduğunu düşünürüm. Ezmek üzerine kurulu bir sistemde ezilmek için böceğe dönüşmeye gerek var mı sizce?

Tam bir başyapıt olduğunu düşündüğüm okuması kolay, dili sadece, hikayesi düşündürücü, anlatım tekniklerinin çeşitliliği ile sizleri etkileyeceğine emin olduğum bu güzel kitap, kitap sever herkese naçizane tavsiyemdir.

gözde yılmaz arabacı kitap köşesi (2)

İklim Senin Elinde – Öykü Yarışması Derleme

Merhaba Sevgili kitap dostları;
 

Bu hafta ikinci kitabım olarak çok anlamlı bir çalışmayı tanıtmak istiyorum sizlere. İzmir Büyük Belediyesi ve İzelman A.Ş işbirliği ile 2021 yılında öğretmenlere yönelik düzenlenen “İklim Senin Elinde” öykü yarışmasının: Yenilebilir enerji, iklim değişikliği, çevre bilinci, enerji verimliliği gibi toplumsal duyarlılığın arttırılmasının şart olduğu kategorilerde, derece almış çocuk öykülerinden oluşan, altı kitaplık derleme bir set geçti elime. Özellikle iklim değişikliği, çevrenin ve doğal zenginliklerin korunması, enerji verimliliği ve yenilebilir enerji kaynakları kullanımı gibi konularda toplumu aydınlatmak ve farkındalık oluşturmak amacıyla bu derleme seti gündemime alarak, sizlere tanıtmak istedim.

Doğal yaşamın yeryüzündeki devamlılığını sağlayabilmek için insanların sürdürülebilirdir yaşam anlayışını benimsemeleri ve sağlamaları gerektiğini düşüyorum. 2018 Yılında KONDA firmasının Türkiye’de 30 ilde yaptığı araştırmada: Türkiye’nin %76’sının iklim değişikliği konusunda endişe ettiği, %68’i hava kirliliğinin güden güne arttığını düşündüğü ve %74’ü de çöplerini ayrıştırmadan attığı raporlanmış. Rakamlarında bize açıkça söylediği gibi bu önemli konularda her geçen gün bilincimiz artsa bile yeterli seviyeye gelmemiz için daha çok farkındalığa ve bu tarz çalışmalara ihtiyacımız var.

Toplumun tüm bireylerinin bu konuda eğitilmesi çok önemli, her alanda olduğu gibi bu konudaki eğitim de çocukluk yıllarından başlamalıdır. Bu nedenle çocuklara çevre bilinci kazandırmak için öncelikle anne babaların ve biz büyüklerin davranışlarımız ile çocuklarımıza rol model olmamız en iyisi olur. Bunun için doğayla uyumlu bir yaşam tarzını benimsememiz gerektiğini unutmamak gerekir. Doğayı korumak, yaşadığımız çevredeki diğer canlılarla ortak kullanım alanlarını paylaşmak, hayvan ve bitki dostlarımızın yaşamına, kendi hak ve ihtiyaçlarımıza olduğu kadar saygı duymak, yerlere çöp atmamak, çöpleri ayrıştırarak atmak, elimizden gediğince yenilebilir enerji alternatiflerini değerlendirmek, hatta damlayan musluğu bile iyice sıkmak çevre bilincinin temel amaçlarındandır.

Yaşadığımız dünyanın en öncelikli sorunu çevre bilincidir. Yaşanacak bir yeryüzü olmadıkça hiçbir maddiyatın ve konunun değeri maalesef ki yoktur.

Henüz vakit varken, hepimiz bu çaba içinde olmalıyız ve hep birlikte sevgiye dayalı, çevreye saygılı bir dünya inşa etmeliyiz.

İzmir Büyük Belediyesi ve İzelman A.Ş işbirliği ile hazırlanmış, baş tacı öğretmenlerimi tarafından. Çocuklarımıza çevre bilinci ve farkındalığını oluşturmak için yazılmış, yediden yetmişe herkese hitap eden bu set, kitapsever herkese naçizane tavsiyemdir.