25.09.2021, 01:00

İki özel kitap sizlerle

Merhaba sevgili kitap dostları, Bu hafta çok özel iki kitap var değerlendirmemde. İlk kitabım türkülerindeki melodiyi kitaplarına yansıtmış usta sanatçı Zülfü Livaneli’nin sizi eylül ayının son günlerinde tekrar Ege kıyılarına götürecek son kitabı Balıkçı ve Oğlu. Bu kitapla ülkemizdeki toplumsal sorunlara değineceğiz. İkinci kitabım Pıerre Franckh tarafından yazılmış, Rezonans Kanunu ile Kuantum düşünce tekniğinin temeline adım atıp, hayatımızı mükemmel kılmanın yolunu bulacağız.

BALIKÇI VE OĞLU- ZÜLFÜ LİVANELİ

balikciveoglu

Bu hafta sesi gibi kalemi de güzel, usta sanatçı Zülfü Livaneli’nin son kitabı “Balıkçı ve Oğlu”, var değerlendirmemde. Buram buram Ege kokan, okurken kendinizi Ege sahillerinde hissettiğiniz, aynı zamanda dönemin toplumsal sorunlarına, mülteci sorununa, rant uğruna acımasızca tahrip edilen doğaya, geçim sıkıntısına, çocuk özlemine ve bir ailenin dramına yer veren insanca bir hikaye, Balıkçı ve Oğlu’nun hikayesi.
Yazar Zülfü Livaneli’nin yakın bir arkadaşının yaşadığı gerçek bir hikâyeden esinlenerek, kurguladığı bu hikaye, Ege’de küçük bir balıkçı köyünde yaşayan ve tek çocukları Deniz’i, denizde kaybeden Mesude ve Mustafa çiftinin, bir mülteci gemi kazası sonucu denizde Afgan, Samir bebeği bulmalarıyla başlıyor. Çocukları öldüğü için evlat hasreti çeken bir ailenin evlat özlemini, bebeğe ister istemez alışma süreçlerini, diğer taraftan rant uğrana doğanın tahribatını ve köylerden şehirlere göç gibi hem toplumsal hem de insancıl konulara değinen bu hikaye yüreklere dokunuyor.
Aslında hepimizin çok yakınında olan, ama sadece televizyon haberlerinde duyduğumuz için olayların gerçek derinliğini hissetmediğimizi düşündüğüm 2021 yılı itibarıyla Türkiye’de kayıtlı geçici koruma altındaki 3 milyon 710 bin olan mülteci’ nin sorunlarına yaşadıkları ve yaşattıkları zorluklara, hayatlarının standart bir gününde dahil olan balıkçı Mustafa ve ailesi, aslında mülteci sorununa siyası taraf olmaktan ziyade insancıl tarafımızla bakmamız gerektiğini hatırlatıyor.
Özellikle yaşadığımız bu dönemde dünyanın bize gönderdiği mesaj çok açık: Çevremizdeki olaylara karşı duyarlı olmamız, birlik olmamız, özümüzü hatırlamamız... Bu sebeple, olaylara farklı bir bakış açısıyla, tamamen insancıl bir göz ile bakmak isteyen herkese, novella tarzı yazılmış, dili akıcı, anlatımı sade bu eser naçizane tavsiyemdir.

REZONANS KANUNU- PIERRE FRANCKH

rezonans

Bu hafta Kuantum düşünce tekniğinin temelinde yer alan Rezonans Kanunu’nu açık ve net bir dilde anlatan, farklı bir tarzda, Pıerre Franckh tarafından yazılmış, Rezonans Kanunu kitabı var değerlendirmemde.
Rezonans Kanunu’nu evrendeki her şeyin birbiriyle titreşimler aracılığı ile iletişim halinde olması olarak kısaca tanımlayabiliriz. Fakat, Kanunun tanımını tek bir cümleye sığdırmış olmam, size kanunun içeriğini tek bir kelimeyle anlatabileceğim izlenimi uyandırmamıştır umuyorum. Çünkü evren nasıl titreşimler aracılığı ile her şeye bağlıysa, bu kanun da bizzat her şeyin temeli ile bağlı. Bu sebeple konu çok teferruatlı ve detaylı. Fakat Pıerre Franckh bu detaylı konuyu meraklıları için temel düzeye indirerek, herkesin anlayabileceği şekilde anlatmış.
Yazara göre bu kanunu kavrayıp hayatımıza entegre edebildiğimiz takdirde, tüm yaşantımızı değiştirebilir ve hayallerimizde ki mükemmelliği yakalayabiliriz. Bu mükemmelliği yakalayabilmemiz için, titreşim frekansımızı pozitif olduğundan emin olmalıyız. Çünkü yazara göre hayat titreşen bir enerji ve her şey kendi frekansına uyumlu olan enerjiyi kendine çeker. İnsanlar, nesneler veya olaylar bizimle aynı frekansta iseler oluşturduğumuz titreşim alanına karşı koyamazlar.
Bu yüzden düşündüklerimize, aklımızdan geçen her bir fikre çok dikkat etmeliyiz. İnsan beyninin günde ortalama 60.000-80.000 arasında düşünce ürettiğini ve bu üretilen düşüncenin 50.000 kadarının geçmişe dönük düşünceler olduğunu biliyor muydunuz? Yani beynimiz aynı düşünceleri sürekli tekrar ediyor ve genel olarak geçmişte kalmayı tercih ediyor. Negatif düşünce yapısına sahip bireyler için bu durum çok korkutucu, çünkü aynı olumsuz fikrin çeşitli kombinasyonlarını sürekli tekrar eden beyin, belirli bir süre sonra oluşturduğu titreşim frekansıyla bu düşünceyi kendine çekerek, gerçeklik haline dönüştürüyor. Birçok kişinin şansızlık,kısmetsizlik gibi farklı şekillerde dillendirdiği bu durum aslında düşünce yapılarının tam kendisi. İşte bu kitapla birlikte düşünce yapımızı değiştirmenin tam zamanı değil mi?
Arkasında bilinçaltının dayandığı düşünce sistemimizi bir günde değiştiremeyeceğimizin herkes gibi bende farkındayım. Ama bu durumu kendi lehime çevirmeye de kararlıyım. Bardağın dolu tarafından bakarak, olduğum anın güzelliklerini görmeye çalışarak, demoralize olduğum anlarda kendime bir mola vererek, güne olumlamalar ile başlayarak, yani küçük adımlar atarak düşünce sistemimde farkındalık yapmaya kararlıyım. Bu küçük farkındalıkların hayatımda alışkanlık haline gelerek büyük değişikliklere yol açacağını düşünüyorum. Sizde benim gibi küçük değişiklerle büyük etkiler yaratmak isterseniz, bu kitap tam size göre diyebilirim.
Dili sade, anlatımı akıcı, çevirisi mükemmel, farklı ve karmaşık bir konuyu yormadan, temele indirerek anlatan Pıerre Franckh tarafından yazılmış Rezonans Kanunu kitabı kitapsever herkese naçizane tavsiyemdir.


 




 

Yorumlar