İklim değişikliği; karbondioksit, su buharı, metan, ozon, azot oksit vb. gibi gazların atmosferde artmasıyla ve bu gazların neden olduğu sera etkisinin sonucunda yaşadığımız bu gezegende kara, deniz ve havada ölçülen ortalama sıcaklıkların artmasıyla birlikte iklimin olumsuz anlamda değişmesidir. Sera etkisinin yükselmesi 1750’li yıllarda Sanayi Devrimi’nin sonrasında artmaya başlamış, karbondioksit oranı yükselmiş ve günümüze kadar yükselmeye de devam etmektedir. 

İklim değişikliği nedenleri

Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli, küresel iklim değişikliğinin ana nedeni sera gazının artışında insan faaliyetleri sonucu olarak gözlenen bir artış olduğunu bildirmiştir. Bu bildirge ile iklim değişikliği nedenleri akla sadece insanoğlunun yarattığı günümüz teknolojisinin sonuçları gelmektedir. Fakat sadece biz insanların yaşadığı bu gezegendeki tek sebep değildir. Çevresel etkenleri de eklememiz mümkündür. Böylelikle iklim değişikliklerinin nedenleri ikiye ayrılmaktadır. Birinci faktör olarak biz insanların yarattığı nedenler şu şekildedir:

  • Fosil yakıtlar (kömür, doğalgaz, petrol) ve onun kullanımı,
  • Elektrik tüketimi ve sera gazı,
  • Endüstriyel tarım ve hayvancılık,
  • Ağaç kesimi ile alakalı ormanların azalışı,
  • Ulaşım.

Diğer neden ise çevresel faktördür. İnsan etkisi söz konusu değildir. Daha önce meydana gelmiş iklim değişikleri, doğal nedenlerle ortaya çıkmış küresel iklim değişiklikleridir. Bu faktörü ise şöyle sıralayabiliriz:

  • Volkanik patlamalar,
  • Güneş lekelerinden görülen değişimler,
  • Milankoviç döngüleri,
  • Levha tektoniği,
  • Kuraklık, sel, fırtına gibi doğal olaylar.

Bu iki faktörü incelediğimizde doğada bulunan kaynakları kullanmamız sonucu ve doğanın kendi yaşadığı süreçte ortaya çıkan iklim değişikliği oluşmasını tetikleyen etkenlerdir.

İklim değişikliği etkileri

İklim değişikliği etkilerini yukarıda da okuyabileceğiniz gibi sıcaklıklardaki artıştan ibaret değildir. Kuraklık, seller, şiddetli kasırgalar gibi ekstrem hava olaylarının sıklığı ve etkisindeki artış, okyanus ve deniz suyu seviyelerindeki yükselmeler, okyanusların asit oranlarında artış, buzulların erimesi, kimyasal atıklar, her geçen gün ormanların giderek azalması, endüstriyel hayvancılık gibi etkiler sonucunda bitkiler ve hayvanların yanı sıra insanlarda ciddi risk altındadır.

Bilim insanları, iklim değişikliği etkilerini en aza indirmeleri için ortalama sıcaklıklardaki yükselişin maksimum 2°C olması gerektiğini belirtiyor. Bu etkileri düşürme politikasını da uygulanması için de atmosferdeki CO2 oranının 450 ppm seviyesini geçmemesi gerekiyor.