Nature Sustainability adlı bilimsel dergide yayımlanan çalışmada, toprak, bitki ve ağaçlarda toplamda 139 milyar tonluk "telafi edilemez" karbon mevcut olduğu bildirildi. "Telafi edilemez" karbon, doğal yollarla 2050'ye kadar yenilenemeyecek nitelikteki karbonları ifade ediyor. Öte yandan iklim krizinin ciddi sonuçlarının önüne geçilebilmesi için 2050'ye kadar küresel çapta net sıfır karbon hedefine varılması gerekli. Araştırmada, bu nitelikteki telafi edilemez karbonların yüzde 57'sinin ağaçlarda ve bitkilerde, yüzde 43'ünün de toprakta, özellikle turbalık alanlarda olduğu belirtildi.

Çalışmaya göre Güney Amerika'daki Amazon ormanlarında bulunan tropik ormanlar ve turbalık alanlar, en fazla miktarda telafi edilemez karbonun bulunduğu yerler.Diğer önemli alanlar arasında da Kanada'nın güneyindeki ve Sibirya'nın kuzeyindeki ormanlar ve kutupaltı turbalık alanlarla Asya'nın güneydoğusundaki yağmur ormanı adaları bulunuyor.

Kuzey Amerika'nın kuzeydoğusundaki ılıman kuşak yağmur ormanları ve Kongo Havzası da telafi edilemez karbonların bulunduğu önemli bölgeler.Ülkeler bazında en fazla telafi edilemez karbon yüzde 23 oranıyla Rusya'da bulunuyor. Ülke, geçen yıllarda milyonlarca hektarlık alanın kül olduğu orman yangınlarıyla boğuşmuştu.

İkinci sıradaysa Brezilya geliyor. Brezilya uzay araştırma ajansının (Inpe) yeni yayımladığı rapora göre 2020-2021 arasında Amazon'da yaklaşık 13 bin 235 kilometrekare ormanlık alan yok oldu. Bu 2006'dan beri kaydedilen en yüksek kayıp.

Üçüncü ve 5. sıradaki Kanada ve ABD'nin ormanlık alanlarında bulunan telafi edilemez karbon miktarıysa toplamda yüzde 14 oranında.

Avustralya'daki yüzde 2,5 oranında telafi edilemez karbonun çoğu, kıyı şeridindeki mangrovlar ve deniz yosunlarıyla ülkenin güneydoğu ve güneybatısındaki ormanlarda bulunuyor. Bu bölgelerde de 2019-2020 arasında ciddi orman yangınları yaşanmıştı.

Birleşik Krallık'taki 2 milyon hektar alana yayılan turba bataklıklarında da 1000 yıllık sürede toplamda 230 milyon ton telafi edilemez karbon depolandı.

Çalışmanın başyazarı Monica Noon, "Bir iklim felaketini önlemek için bu telafi edilemez karbonu kesinlikle korumalıyız; atmosfere salınmasına izin vermemeliyiz" dedi.

ABD merkezli kâr amacı gütmeyen çevre örgütü Conservation International'dan Noon, "Bunlar, bizim neslimiz boyunca kurtarılamayacak alanlar. Bu bizim neslimizin koruması gereken bir karbon. Öte yandan telafi edilemez karbonlar görece daha ufak bölgelerde olduğundan, dünya iklim açısından öncelikli bu bölgelerin çoğunu 2030'a kadar koruma altına alabilir" ifadelerini kullandı.