05.07.2020, 22:39

İletişim bozukluğu

Yunan kültürünün temelini; bugüne kadar gelen, zaman zaman da insanların kurdukları hayallerin etkisi ile anlatım şekli değişen, tanrıların, tanrıçaların ve evrenin doğuşu ilgili öyküler oluşturur. Bunların bir kısmı bugünün gençleri tarafından kabul edilmese de; mitolojik öykülerin neredeyse tamamı bilinir…
İnsanların ve hayvanların karşılaştıkları olaylar karşısında verdikleri tepkileri inceleyen bilim dalı olarak tanımlanan psikoloji; tarihten ve mitolojiden fazlasıyla yararlanmıştır. Olaylar karşısında insanların davranışlarını da mitolojik öykülerden faydalanarak açıklamıştır...
Örnek olarak; psikolojide “Narsistik, kişilik bozukluğu” peri kadar güzel kız Ekho’nun aşkına karşılık vermeyen Narkissos’un öyküsünden kaynaklanmıştır. Sonucunda bu öykünün iki kahramanı da hayatını kaybeder. Kendine hayran olan Narkissos’un başkalarının düşünce ve duygularına duyarsız kalma davranışı psikolojide “Narsistik” rahatsızlık olarak bilinmektedir.
Bir başka örnekte, Herakles’in kendi çocuklarını öldürmüş olması, babanın kendi çocuklarına karşı öldürme arzusu duyması Herakles Kompleksi olarak adlandırılır.
Doğal hayatın ve kırların tanrısı, yarı insan, yarı keçi olan “Pan” yaptığı öldürücü şakalar ile insanları panik haline sokar. Psikolojide panik bozukluk, köklerini mitolojideki Pan karakterinden almaktadır. Belirtileri ise birden gelen korku, konuşamama, zihinsel karışıklık, kalp çarpıntısı ve ölüm korkusu şeklindedir.
Bu örnekleri artırmak da mümkündür.
Mitolojik öyküler; olaylar karşısında sadece toplumların davranış şekillerini açıklayan “psikoloji bilimine” yardımcı olmamış aynı zamanda hayatımızın pek çok alanına da zenginlik katmıştır…
Mitolojik öyküler aynı zamanda, yaşamın temel zorluklarından biri olan “iletişim becerisinin” gelişmesi konusunda da toplumlara yardımcı olmaktadır. Çünkü günümüz toplumlarının “büyüyen sorunları”nın kökeninde “iletişim becerilerinin zayıf olması” gerçeği vardır…
Genel olarak zor bir durumda; konuşma dilinin nasıl olması, saldırılara karşı ne gibi ifadeler kullanılacağı, yaralamadan, yara almadan nasıl iletişim kurulması gerektiği yine “mitolojik öyküler”in içinde gizlidir. Bu kaynakları kullanarak, “kantarın topuzunu kaçırıp” yıkıcı, yaralayıcı olmaktan kurtulabiliriz. Günümüzde, mesajlar ve kısa mailler ile iletişim kuruluyor. Böyle yazışmalar bizlerin “iletişim becerisini” artırmamıza fayda sağlamaz. Bu nedenle bilinçli şekilde iletişim kurmak ve eyleme geçmek zorundasınız. Böyle bir durum da “yüz yüze görüşmeler” ile gerçekleşebilir.
Sosyal medya hesaplarında; son günlerde artan “olumsuz paylaşımları okumayın, kendinizi kaptırmayın…”
Ailenize, işinize, çevrenize karşı “olumsuz olaylara” karşı daima “olumlu beyin cimnastikleri” geliştirin…
Özetle; sosyal becerilerimizi geliştirmek için kendimize zaman ayırmalıyız…
Ancak burada çok önemli bir konuyu atlamayalım; iletişim kururken yalan veya hayal ürünü olan cümlelerden uzak duralım. Çünkü ileride, kendimizi hiç istemediğimiz sorunlar ve sıkıntıların içinde buluruz…
Yazımı Amerikalı ünlü yazar Neale Donald Walsch’in; “Yalanla iletişim kurmak ve yalanı yutturmak bir başarı değildir. Sadece yenilginin ertelenmesidir” sözleri ile bitiriyorum…
Haftaya buluşmak dileği ile…

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@