Yunus Bekir Yurdakul'un 15 Nisan 2022 tarihli Yenigün Gazetesi'ndeki köşe yazısıdır.

Kentin başka başka yönleri çeker hepimizi. Birimiz parklarında düşerken kahkahalarının peşine, birimiz müzelerinde alır soluğu. Çarşı pazar gezer kimimiz, kimimizin aklında ibadethaneleri saklambaç oynar. Kimimiz sokaklarında yitmeyi sever, dünün izlerini arar adım başı. Kimimiz için varsa yoksa soluklanacak mekânlardır... Kapalıçarşıları “kapalı kutu” bilen de tanımıştır kenti; avarelik edenleri, ekmeğini taştan çıkaranları tanıyanlar da... Siz adım atacak yer arar kalabalıktan yakınısınız, benim için insanın olduğu yerdir. Tatları, kokuları ararsınız bazen, kimi gün de sesler çeker sizi...

tepe tepe istanbul

***

1970’li yılların ortalarına doğru koşarken zaman, işte o yıllarda çalmıştım kapısını İstanbul’un ilk kez. Denizle, o büyük suyla buluşmalarımın da ilkiydi bu. Belki de ondandı, gözümü denizden alamamıştım. Sonra üç arkadaş, Kadıköy-Üsküdar-Beykoz hattını kıyıdan kıyıdan, bütün “köy”lerine şöyle bir bakıp kat etmiştik. Ne çok “köy”dü İstanbul! Köylerden eser yoktuysa da adları “hayatta”ydı; biri uğurluyor bir başkası karşılıyordu sizi.

Kadıköy-Karaköy, Üsküdar-Beşiktaş’la tanışıklığımız çok geçmeden öteki semt-ilçeleri de kucaklamıştı. Kadıköy’de ilk durağım iskeleler ve Haldun Taner Sahnesi’ydi. Klasik Türk filmlerinin de simge mekânı Haydarpaşa Garı’nın seslenişiyse unutulmazdı. İstasyon çıkışında, peronlarında, iskelesinde... bitmesini hiç istemediğim saatler geçirdiğimi söylemeliyim...

bir zamanlar kadıköy

Aradan geçen yıllar içinde İstanbul epeyce bir ağırlamıştı beni ve gün gelmiş, açmıştı işte kucağını. Artık adresimiz de “İstanbul”du. Beyoğlu, Galata, Pera Palas, Tepebaşı’nda İstanbul Kitap Fuarı...

Sonra Ortaköy, Kumkapı, Sarıyer, Şişli, taşlı yollarıyla Maçka, Dolmabahçe Sarayı, Topkapı, Nâzım ustanın “ceviz ağacı”yla Gülhane Parkı... Vefa Bozacısı, İnci Pastanesi, Dostlar Tiyatrosu, Muammer Karaca Sahnesi...

***

İstanbul yıllarımız ve İstanbul için yazılanlar... Bazen bir sözcük, bir tümce ya da dize... alır sizi o coşkuya batırır ki koşar yeniden tiyatroda bir koltukta, bir sinema salonunda ya da Taksim Açık Hava’da, Haliç kıyılarında, Boğaziçi’nde salınan vapurlardan birinde bulursunuz kendinizi.

Beni böyle ansızın İstanbul’a düşüren, sokak sokak gezdirense bir sözcükten, bir tümceden de fazlası oldu.

Kenti görmediyseniz, gördünüz de biriktiremediyseniz ya da ne bileyim unuttuysanız; daha içeriden bilmek, tanımaksa aklınızda gezen, ilk kılavuzunuz kim olur ki kitaplardan başka!

Erol Gezeroğlu’nun “Tepe Tepe İstanbul”u, Adnan Giz’in “Bir Zamanlar Kadıköy”ü çıkagelince yıllar sonra, soğuk mu soğuk bir akşamüstü, her köşe bucağıyla belleğimde kayıtlı İstanbul’u buldum yanı başımda da içim ısındı.

Erol Gezeroğlu, kulaklarında Sait Faik’in “Yazmasam deli olacaktım...” çığlığı, anlatmazsa deli olacağı duygusuyla paylaşmaya durunca kendisinde biriken İstanbul’u ortaya işte bu edebiyat tadı sıcak, anlar-anekdotlarla bezeli enfes kılavuz çıkıvermiş.

Adnan Giz’in 1930’lardan 70’li yılların Kadıköy’üne uzanan büyük emeği “Bir Zamanlar Kadıköy”ünün günümüze uyarlanan yeni baskısı eski ve yeni Kadıköylüleri, aslında tüm İstanbulluları unutulmaya yüz tutmuş yakın geçmişle tanıştırmakla kalmıyor, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin öteki yayınlarıyla birlikte, belleğimizi uyuşturmaya, anılarımızı öldürmeye, kıymetli neyimiz varsa silmeye; “yeni ve uyduruk” bir tarihi bizim kılmaya uğraşanlara inat gerçek değer olanın bayrağını yükseltiyor hepimizi bu anlamlı koşuya katılmaya davet ediyor.

Başkan Ekrem İmamoğlu, “Bir Zamanlar Kadıköy”ü “Sunuş” yazısında, bu yapıtın İstanbul’un diğer köşelerini de heyecanlandırmasını umarken, “her ilçe, her semt bir kitap hatta kitaplar olmayı hak ediyor.” çağrısıyla aslında bir beklentiyi de anımsatıyor.

Binlerce yıllık tarihi, yakın-uzak tarihe büyük tanıklığıyla İzmir’in hak ettiklerini de anımsatarak koyalım noktayı. Unutmayalım ki kentin evinde/ yüreğinde ancak sanat ağırlar bizi.

Tepe Tepe İstanbul, Erol Gezeroğlu, anı-anlatı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Yayınları, 2021

Bir Zamanlar Kadıköy, Adnan Giz, anı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Yayınları, 2022