Deniz Berktay'ın 13 Mayıs 2022 tarihli Yenigün Gazetesi'ndeki köşe yazısıdır.

Rusya’yla Ukrayna arasında üçüncü ayını doldurmak üzere olan bu savaşa, iki açıdan bakmak gerekiyor:

1- Rusya’nın Ukrayna’yla savaşı. Bu noktada, Rusya, Ukrayna’nın egemenlik ve toprak bütünlüğünü hiçe sayarak, saldırgan bir eylemde bulunmuştur ve buna tepki göstermek, bölgede dengelerin tesisi için çaba göstermek gerekir.

2- Rusya – Batı savaşı: Ukrayna’da devam eden savaş, bir yönüyle Rusya’nın Ukrayna’yla savaşı fakat bir diğer yönüyle de Batı’nın Ukrayna üzerinden Rusya’yı çevrelemek için yürüttüğü bir mücadeledir. Yani, Batı (özellikle de ABD ile İngiltere), Rusya’yı Ukrayna’ya çekerek ve Ukrayna’ya her türlü silah desteğini vererek, Ukrayna üzerinden Rusya’yı yıpratmaya, hatta tamamen Rusya’yı yıkmaya çalışmaktadır. Ukrayna, Rusya ile Batı arasındaki bu savaşta, savaş alanına dönmekte ve Batı’nın Rusya’ya karşı yürüttüğü bu mücadelede olan, Ukrayna’nın binalarına, askerlerine ve sivil halkına olmaktadır.

Savaşın bu iki boyutunun ikisi de geçerlidir. Yani, birisinin varlığı, diğerini görmezden gelmemize neden olmamalıdır.

Önceki yazılarda da dile getirdiğim üzere, Türkiye’nin Rusya ile Ukrayna arasındaki arabuluculuk çabalarına en büyük engellerden birini İngiltere oluşturdu. İngiltere, savaşın hemen bitmesini istemiyor.

Ukrayna’nın önde gelen gazetelerinden Ukrayinska, Pravda’da birkaç gün önce yayımlanan ve Ukrayna Cumhurbaşkanlığı kaynaklarına dayanan bir haber, bunun böyle olduğunu çok net biçimde gözler önüne serdi. Yayın organının yalanlanmayan haberinde, Rusya ile Ukrayna Cumhurbaşkanları’nın Mart ayının ikinci yarısında, savaşın bitişi konusunda iyimser bir havaya girdikleri, buna karşılık, İngiltere Başbakanı Boris Johnson’un 9 Mart’ta Kiev’e yaptığı ziyaret sonrasında Ukrayna’nın tavrının birden bire değiştiği belirtiliyor. Habere göre, İngiltere Başbakanı Johnson, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski’ye Rusya’yla hemen barış yapmaması konusunda yoğun telkinde bulunmuş ve Ukrayna Rusya’yla anlaşmaya varsa bile İngiltere’nin Rusya’yla anlaşmayacağını bildirmiş. Ukraynalı yayın organı, bu görüşmenin ardından Zelenski’nin tavrının birdenbire değiştiğine ve ziyaretten üç gün sonra da, Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin’in, müzakerelerin çıkmaza girdiğini söylediğini hatırlatıyor.

Peki, İngiltere, neden böyle davranıyor? Birkaç neden sayabiliriz: 1- AB’den ayrıldıktan sonra kendi dış politikasını kurmaya ve yeniden dünyada egemen hale gelmeye çalışıyor 2- Johnson, iç politikada karşılaştığı zorlukları aşmak için dikkatleri dış politikaya çeviriyor 3- İngiltere, bir deniz gücü olarak Karadeniz’de de egemen olmak istiyor (bu, Türkiye’ye de baskısının artabileceği anlamına geliyor) 4- ABD’nin asıl rakip olarak Çin’i görmesi ve bu nedenle Rusya’ya biraz ılımlı davranma eğiliminde olmasına karşılık İngiltere’nin öncelikleri daha farklı. İngiltere, temel karşıt olarak Rusya’yı görüyor ve bu nedenle, Rusya’yı yıpratacak bir savaşın ne pahasına olursa olsun sürmesini istiyor.

Türkiye’de basın-yayın dünyasında bölge uzmanı yok denecek kadar az olduğu için televizyonlar, İngiliz ve Amerikan ajanslarından aldıkları görüntüleri haber bültenlerinde paylaşıveriyorlar. İşte bu nedenle, ekrandaki savaş görüntülerini seyrederken bir Türk olarak, bu birkaç hususu göz önünde bulundurarak bu haberleri seyretmemizde fayda var, derim.