23.06.2021, 04:02

İş hayatında mobbing algısının değerlendirilmesi

Günümüzde özel sektör veya kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlarda en çok rastlanılan, görülen ve ciddi boyutlara ulaşan psikolojik şiddet uygulamaları ile iş yeri verimliliği olumsuz etkilenmektedir.

Yapılan farklı akademik araştırmalarda, Bireylerin yaşamlarının önemli bir bölümünü geçirdikleri çalışma ortamları, stresten uzak, psikolojik ve fiziksel baskıların olmadığı yerler ise, verimlilik ve örgüte bağlılık artmaktadır. Yıldırma (mobbing) kavramı, örgüt içerisinde çalışma ortamını ve çalışanlar arasında da çalışma barışını bozabilen, kişileri stresle karşı karşıya bırakabilen bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bir veya birkaç kişinin bir kişiye yönelik olarak sergilediği organize ve süreklilik arz eden nitelikte, fiziksel ve/veya psikolojik zarara yol açan tacizci davranışlara -saldırganlığa- yıldırma (mobbing) adı verilir.

Dünyada örgütsel psikoloji alanında çalışanların artan bir ilgiyle araştırdıkları yıldırma (mobbing) kavramı, Türkiye’de son birkaç yıldır araştırılan bir olgudur. İş hayatında yer alan hemen herkesin doğrudan ve/veya dolaylı olarak karşılaştığı bir açılıma sahiptir. İş yeri terörü, duygusal taciz vb. kavramlarla da ifade edilen yıldırma olgusu, iş yerlerinde çalışanlara, bir veya birkaç kişi tarafından gerçekleştirilen sistemli, ahlak dışı, düşmanca davranışları ifade etmektedir. Çalışanlar üzerinde nasıl uygulandığı konusunda herhangi bir sınırı bulunmayan yıldırma davranışları, bir örgütsel psiko-şiddet biçimidir.

Bastırma, sindirme, bunaltma, korkutma, tehdit etme gibi taktiklerle uygulanan yıldırma, iş tatminsizliğinin, örgütsel çatışma ve verimsizliğin temel kaynağı olarak görülmektedir. Diğer taraftan, konu üzerinde yapılmış olan çalışmalarda genellikle görmezlikten gelinen, müsamaha edilen veya yanlış tanımlanması yoluyla “bir işyeri davranışı” olarak kabul gören yıldırma; bireysel, örgütsel ve toplumsal etkileri nedeniyle milenyumda en ciddi sorunlardan biri olarak ifade edilmektedir.

Çalışanların yıldırma sebebiyle yaşadıkları bu rahatsızlıklar ailesiyle iletişimden uzaklaşarak evliliklerini, çocuk ilişkilerini ve çocukların psikolojik gelişimlerini etkilemektedir. İşletmelerde azalmış verimlilik ve üretkenlik, ürün kalitesinde azalma, işletme imajındaki kayıplar, müşteri sayısında azalma olarak karşımıza çıkar.

Yıldırma olgusu çalışanlar ve aileleri, işletme hatta ülke ekonomisi üzerinde dahi etkilidir. Yıldırmaya maruz kalan çalışanlar depresyon, panik atak krizleri, korkular, heyecanlar, yüksek tansiyon, dikkati toplayamama, uyum bozukluğu, travma sonrası stres bozukluğu, ellerin terlemesi ve titremesi, yersiz sıcak basma veya üşüme duygusu, titreme, boğazda düğüm ve ya hava açlığı hissetme, baş ağrıları, basta ağırlık hissetme, sırt ağrıları, bağışıklık sisteminde düşüş, mide-bağırsak rahatsızlıkları, terkedilmiştik duygusu, iştahsızlık, zayıflama, deri üzerinde döküntüler ve kasıntılar, vb. yüz üç ağır fiziksel semptomlarla karşılaşılmaktadır.

Mobbing’in çok yoğun yaşandığı durumlarda mobbing mağdurunda intihar düşünceleri dahi ortaya çıkabilmektedir.

Yıldırma konusu Türkiye’de son on yılda çalışılmaya başlanmış olan bir konudur. Bu konuya hükümet de ilgilenerek ve önemseyerek gerekli yasal düzenlemeleri yapmıştır.

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@