İŞ-KUR eliyle çalışma ''modern kölelik''

İŞ-KUR eliyle toplum yararına çalışmanın “modern kölelik” olduğuna vurgu yapan Milletvekili Kani Beko ve DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı, sitemin ivedilikle yeniden düzenlenmesini istedi

Ege 12.10.2021 - 07:00 12.10.2021 - 08:10

Celal Emre ÜNAL / YENİGÜN -  Her geçen gün işsizlik rakamlarının yükseldiği Türkiye’de iş ve ekmek bulabilmek için çok sayıda yurttaş en zor şartlara evet demek zorunda kalıyor. Geleceği değil günü kurtarma telaşına girenler İş-Kur’un bazı olumsuz programlarına dahi ‘evet’ diyor. Toplum Yararına Çalışma programı geçici bir istihdam çalışması. En fazla 9 ay süreyle işe alınan işçiler ciddi hak kayıpları yaşıyor.

DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı,“ İşverenler İşkur üzerinden işçileri bir yıl içerisinde en fazla 9 ay çalışabilecekleri şekilde işe alıyor. Bu uygulama altında istihdam edildiğinizde SSK’nız ve verginiz yatmıyor, emeklilikte sigorta, prim, gün sayısı ortadan kalkıyor, asıl önemli olan da kıdem tazminatı ortadan kalkıyor”dedi.

“HAK GASPINA YÖNLENDİRİYOR”

 Pandeminin getirdiği maddi ve manevi sıkıntılarla birlikte halkın işsizlikle ve geçim zorluklarıyla mücadele ettiğinin altını çizen DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı,“TÜİK rakamlarına göre Türkiye’de toplam işsizliğin yüzde 12’yi bulduğu, bunun içerisinde genç işsizlik ve üniversiteli işsiz sayısının yüzde 57’ye ulaştığı bir süreçte hükümet hem vergiden, hem SSK’dan işverenleri kayırma adına birçok yasa çıkarıyor. Örneğin ‘Toplum Yararına Çalışma’adı altında bir kanun çıkartıldı. İşverenler İşkur üzerinden işçileri bir yıl içerisinde en fazla 9 ay çalışabilecekleri şekilde işe alıyor. Bu uygulama altında istihdam edildiğinizde SSK’nız ve verginiz yatmıyor, emeklilikte sigorta, prim, gün sayısı ortadan kalkıyor, asıl önemli olan da kıdem tazminatı ortadan kalkıyor. İş-Kur işçinin sadece Genel Sağlık Sigortası’nı yatırıyor. Zaten hükümetin yıllardır kıdem tazminatıyla ilgili sorunu var, patronların üzerinden bu yükü kaldırmak için kıdem tazminatını sürekli meclise getiriyor. Böyle yaparak işverenleri hak gaspına yönlendiriyor, bir yandan da işverene teşvik olarak gösteriyorlar” dedi.

İŞ-KUR eliyle toplum yararına çalışmanın “modern kölelik” olduğuna vurgu yapan Milletvekili Kani Beko ve DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı, sitemin ivedilikle yeniden düze

“ÇALIŞANLAR YOKSULLAŞIYOR”

“İşçilerin patronlardan daha yüksek oranda vergi ödediği bir ülke haline geldiğimiz gerçeğini gizlemek istiyorlar ama gözün gördüğü ve cebin hissettiği gerçeği gizleyemezler” diyen Sarı,“Bütçenin yüzde 92’sini işçiler ve emekçiler karşılıyor. İşsizlik sayısı rekor kırarken, pandemi süreci içerisinde işçilere ait olan İşsizlik Sigorta Fonu’ndaki paranın yaklaşık 28 milyarı işverenlere, 12 milyarı da işsizlere verildi. Ayrıca pandemi koşullarında Kısa Çalışma Ödeneği altında bin 132 lira gibi bir rakamla yaşamlarını sürdürmeye çalışmalarının yanında sigorta, vergi ve primler yatırılmadı. Kısa Çalışma, Esnek Çalışma, Toplum Yararına Çalışma gibi modellerle çalışanların aslında daha da yoksullaşmasına neden olan bir dönüşüm içerisine giriliyor. Bu tam anlamıyla modern kölelik diye tabir edebileceğimiz bir çalışma sisteminin dayatması. Bu çalışma şartları DİSK tarafından reddedilerek, çalışma koşullarının daha demokratik bir anlayış içerisinde, müjdelerin işçiler üzerinden çalışma hakkını gasp etmeden, yaşamımızı sürdürebilmenin koşullarını yaratmaya çalışıyoruz” diye ifade etti.

KALICI İSTİHDAM YARATILMALI”

Toplum Yararına Çalışma adı altında istihdam edilenler işçilerin en çok çalıştıkları yerlerin belediyeler ve okullar olduğunun altını çizen CHP İzmir Milletvekili Kani Beko, “Son 10 yıla baktığımızda toplam yararlanıcı sayısının 2 milyona ulaştığını söyleyebiliriz. Özellikle seçim öncesi dönemlerde çok ciddi bir artış yaşandığını biliyoruz. Yani iktidar tarafından bir siyasi rant aracı olarak da kullanılmaktadır. Bu sistem altında istihdam edilenler çalışma ve sendikal haklardan yararlanamadıkları gibi, kıdem tazminatı ve İşsizlik Fonu’ndan maaş alamazlar, sendikaların toplu sözleşme yetkisinden faydalanamazlar. İnsani temel haklardan yoksun olan bu işçilerin düzenli bir hayatları olamaz ve evlenemezler. Yapılması gereken tüm bu olumsuz koşulları sona erdirmektir. İnsanlar geçici değil, kalıcı ve sürekli iş sahibi yapılmalıdır. Unutulmasın ki kadrolu işçi olmak, güvenceli çalışmak her yurttaşın hakkıdır” diye konuştu.

‘TYÇ İKTİDARIN RANT ARACI’

Toplum Yararına Çalışma (TYÇ) adı altında istihdam edilenler işçilerin en çok çalıştıkları yerlerin belediyeler ve okullar olduğunu vurgulayan CHP İzmir Milletvekili Kani Beko, “Son 10 yılda TYÇ’den yararlanan sayısı 2 milyon. Özellikle seçim öncesi dönemlerde çok ciddi bir artış yaşanıyor. İktidar tarafından bir siyasi rant aracı olarak da kullanılmaktadır”şeklinde konuştu.

Yorumlar