23.04.2021, 05:35

Işığın çocukları

Bugün 23 Nisan, neşe doluyor insan!

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu bu günü çocuklara armağan etti ama, benim içim de neşe doluyor bu günlerde… Biliyorum sizin de içiniz öyle… Çünkü Türk Milleti için (benim için) o neşe; özgürlüktür, birliktir, Cumhuriyettir!

Çocukluğumdaki gibi değil artık bayramlar! Yine bu sene, buruk bir 23 Nisan kutlayacak çocuklar. Evlerinde, bilgisayarlarının önünde, balkonlarında, şarkılarıyla haykıracaklar, Atatürk’ün çocukları cumhuriyeti…

Kim bilir balkonlardan bağıran bu çocuklar bir daha asla izin vermeyecekler. Bayramlarını bile engelleyen bu virüse ve onun gibi başka virüslere…

Çok sevdiğim ve saygın duyduğum, yazar ve tarihçi, Hanri Benazus’un derleyip hazırladığı,

“Atatürk Anıları” adlı kitabından, Salih Bozok’un bir anısını paylaşmak istiyorum sizinle bu bayram.

Gazi Mustafa Kemal Paşa, ilk Cumhurbaşkanı seçildiği bir günün sabahı arkadaşlarıyla Çankaya sırtlarında dolaşıyordu.

İlkbaharın eşsiz güzelliğinin doğayı canlandırıp renk cümbüşünün onlara sunduğu bu manzara içinde, uzakta iki çocuk uçurtma uçuruyordu. Çocuklardan biri takla atan uçurtmanın peşinden koşarken kendini birden Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın yanında buldu.

Uçurtma dolana dolana Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın ayaklarının dibine düştü.

Gazi Mustafa Kemal Paşa yere düşen çocuğun ayağa kalkmasına yardım etti. Bu sırada diğer çocuk da gelip büyüklerinin yanlarına oturdu. Fakat her iki çocukta da durgunluk ve şaşkınlık vardı.

Gazi Mustafa Kemal Paşa, sırtını okşadığı çocuğa gülümseyerek sordu:

--Adın ne bakayım senin?...

--Benim mi?... Cemil?...

--Nerede oturuyorsunuz? Çankaya’da mı?...

--Yok!... Ayrancı’da…

--Okula gidiyor musun?

--Evet efendim!

--Peki ben kimim Cemil?

--Sen Gazi Paşasın!

 

Gazi Mustafa Kemal Paşa, öne doğru eğilerek gülümseyerek sordu:

--Sen beni benzetiyorsun Cemil!...

--Hayır benzetmedim! Sen Gazi Paşasın!... Çok iyi biliyorum

--Peki nereden biliyorsun?...

 

Cemil bu soruyu kendine güvenerek cevapladı:

--Ben seni tanıdım, sen Gazi Paşasın, ülkemizi düşmandan kurtardın, seni nasıl tanımam, sana kimse benzemez ki!...

Gazi Mustafa Kemal Paşa:

--Cemil sen büyüdüğün zaman ve olacaksın?

Cemil:

--Asker olacağım…

Gazi Mustafa Kemal Paşa:

--Neden?

Cemil:

--Düşman bu topraklara bir daha ayak basarsa onları bu ülkeden kovmak için!...

Gazi Mustafa Kemal Paşa:

--Eee okulda neler yapıyorsun bakalım!

Cemil:

--Birçok şey okuyorum!

Küçük Cemil çok saygılı, çok ciddi bir tavırla konuşmaktaydı.

Gazi Mustafa Kemal Paşa “Daha rahat konuş der gibi çocuğun yüzüne tatlı tatlı baktı ve kollarından tutup yavaşça kaldırarak anlından öptü!...

Gazi Mustafa Kemal Paşa:

--Haydi git oyna Cemil! …

Dedikten sonra, başını ağır ağır sallayarak o anki duygularını şöyle açıkladı:

 

--Evet, bu ülkenin bağrından temiz bir nesil yetişiyor. Bu Cumhuriyeti onlara bırakacağım ve gözüm arkada kalmayacak!...

 

Yıl 2017 Bangladeş Chittgong Limanındayız. Bir denizci subay anlatıyor…

--Gemiden inmiş limanın çıkış kapısına doğru gidiyordum.

Takkeli, entari ya da şalvar giyimli, yaşlı birisiyle hafifçe çarpıştık. Nedenin o olmamasına karşın, özür diledi ve konuşmaya başladık. Nereli olduğumu sordu. Türk olduğumu söyledim. Hiç beklemediğim bir cevap verdi, “Atatürk’ün çocuğusun, yani” dedi. Heyecanlanmıştım, sohbeti sürdürdüm. Bir çok kimseye inanılmaz gelebilir ama bana şunları söyledi;

“En büyük Müslüman Atatürk’tür. Biz Bangladeş olarak onun öğrettiği yoldan gittik ve özgürlüğümüze kavuştuk. Fakiriz ama O’nun yaptıklarını yaparsak fakirlikten de kurtulabiliriz. (alıntı)

 

Atatürk’ün çocuklarına sevgiyle,

“NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!”

Yorumlar