08.01.2021, 05:18

İslamiyet ve hayvan sevgisi

Kuran’i Kerim de Enbiya Suresi 107. Ayetinde C. Allah, peygamberimize hitaben,”Ey Resulüm! Biz seni Alemlere rahmet için gönderdik.”buyurarak Peygamberimizin sadece İnsanlara değil kurda ,kuşa va- rıncaya kadar bütün âlemlere rahmet olarak gönderdiğini bildiriyor.Bu durum şunu gösterir.Peygamberimiz

bir yönü ile Allah’ın Rahmet ve merhametini,şefkatini her canlıya iletmek ve yaymakla da görevlidir.Yani Peygamberimizin bir görevi de,C.Allah’ın sonsuz olan rahmet ve merhametini bütün canlılara iletmek ve yaymaktır.Tabi bütün canlılardan amaç sadece insanlar değildir.İnsanlar dışında, uçan kuşlardan tutun da yeryüzündeki kediye köpeğe,yer altındaki fare ve yılana kadar hepsi bu tanım içine girer. Bu bakımdan Her insan, taşıdığı Merhamet ve şefkat duygusuyla hareket etmek zorundadır.Örneklersek,bir baba ve anne eş ve çocuklarına daima merhametli ve şefkatli davranmak zorundadır.Çünkü Anneye babaya bu duyguları veren Allah,onların merhametli olmaları için bu duyguları vermiştir.O bakımdan İnsanların merhametli,şef- katli olmaları bir Allah emridir.Ve insan da o duygular ile hareket etmek durumundadır.

Dizilerde görüyoruz. Ormanlardaki kocaman fil, yaralanan yavrusunu bırakıp sürüyle yoluna devam etmiyor. Yavrusunun başında iyileşmesi için bekliyor. Küçücük serçe Gagası ile getirdiği yiyecekleri bu sebep- le yuvadaki yavrularına tek tek dağıtıyor.Bir kurk tavuğu yavrularını her şeyden koruyor.Civcivlerini yemek isteyen kediye, köpeğe bu sebeple karşı koyuyor, saldırıyor.Yavrularını korumak istiyor.

Hayvanlarda bile var olan bu merhamet ve şefkat duygusunun en güzeli, üstün yaratılan insandadır. Çünkü insan Eşref-i mahlukatın en şereflisi ve en güzeli olarak yaratılmıştır.Bu bakımdan Şefkat ve merhamet duygusunun en üstünü de insandadır.C.Allah onu öyle yaratmıştır. Onun için diyoruz ki İnsan sadece çoluğuna, çocuğuna değil, emrine verilen Dünyadaki bütün canlılara karşı merhametli davranmak zorundadır.Bu, Allah tarafından insanlara verilen bir görevdir. Bu sebeple de insanlar çevrelerindeki her canlıya, kuşlara, kedilere, köpeklere, koyunlara,ineklere ve hayvanların tümüne, hem bir değer vermek, hem de Allah’ın verdiği rahmet,merhamet ve şefkat duyguları ile onlara karşı daima merhametli olmak zorunda- dır.Bununla ilgili olarak Peygamberimiz’in bir Hadisinde “Merhamet etmeyene, merhamet edilmez.”buyur-

duğunu ve merhamet etmeyi de,bütün canlıları içine alacak şekilde çok geniş tuttuğunu görüyoruz. Öyle olunca da insanın,sadece insanlara değil, hayvanların da her türlüsüne merhametli olmak zorunda olduğunu anlıyoruz.Aksi takdirde,merhametsiz davrananlara merhamet edilmeyeceği anlaşılıyor.

 

Hayvanlar insanlar için bir vericidir

Şunu kesin olarak bilmeliyiz ki, hayvanları yaratan da C. Allah’tır.Yaratılanı,yaratandan ötürü sevmek zorunda olduğumuzu da bilmeliyiz. İnsanların yiyeceğini, içeceğini Allah’ın emri ile iki şey verir. Birisi toprak diğeri de Hayvanlardır.Bu böyleyken,pek çok ihtiyacımız hayvanlar tarafından karşılanırken,ötüşleri ile,sada- katleri ile yaşamımızı süslerken onları sevmemek, hatta hatta,onlara eza cefa yapmak Kuran’a göre suçtur. Hayvanların,bizimle birlikte yaşamak için yaratıldığını unutmamalıyız.Havada uçan kuşlar bile insanlarla be- raber yaşarlar ve insanlar için gösteri yaparlar.Yaşamımıza güzellik katarlar.

Hayvanları Allah’ın bir yaratığı olarak sevmemiz daha doğru bir davranış olur.Çünkü Kuran’ın göster- diği yol budur.Peygamberimizin de tavsiyesi budur.Hayvan sevgisinin en güzel örneğini biz Peygamberimiz de görürüz.Onun hayvanlara karşı tutum ve davranışı hep güzel olmuştur.Bunun pek çok örnekleri vardır.O, bizim için Kuran'da Ahzap Suresi 21.Ayeti ile Kalem Suresi 4. Ayetinde örnek olarak gösterilir.Bu bakımdan Peygamberimizin bu tutumunu örnek almamız elbette ki daha doğru bir hareket olur. Onun ümmeti olarak hayvanlara karşı bizler de onun gibi daima müşfik ve merhametli olmamız gerekir.Bu konu ile ilgili olarak, İslami kaynaklarda yer alan peygamberimiz ile Devesi Kusva arasında geçen gerçek bir olayı anlatmakta fayda görüyoruz.

 

Peygamberimizin devesine verdiği önem

Bilindiği gibi Peygamberimiz Mekke’den Medine’ye hicret ettiğinde, Medine halkı tümüyle ayağa kalkarak Peygamberimizin kendi evlerinde kalmasını,misafiri olmasını istemiştir.Peygamberimiz kimseyi in- citip kırmamak için Medine halkına, “Kusva’yı(Devesinin ismi) serbest bırakalım.Kusva hangi evin önün- de çökerse orada kalayım.Uygun bulur musunuz?” diye soruyor. Bütün Medine Halkının kabul etmesi üze- rine de devesi Kusva serbest bırakılıyor.

Sonuçta serbest kalan Kusva, Eyüp Halid B.Zeyd El Ensari’ nin evinin önüne geliyor ve orada çöküp kalıyor. Bunu gören Peygamberimiz devesinin belirlediği Eyüp El Ensari’nin evinde yedi ay misafir olarak kalıyor.Bu Sahabe Eyüp El Ensari, Arap ordularının İstanbul kuşatmasında şehit düştüğü için, Fatih zamanın- da naşı, İstanbul’daki Eyüp-el Ensari Türbesine nakledilmiştir.

Kısacası deve dediğimiz bir hayvan çökerek peygamberimize kalacağı evi göstermiş ve netice de bir hayvan, Medine Halkı ile Peygamberimizi anlaşır, barışır hale getirmiştir.Burada önemli olan, Bir hayvanın Peygamberimize ve Medine Halkına yardımcı olmasıdır.Bir deve İnsanların incinip kırılmasının önünü kapat- mıştır.Ayrıca Peygamberimiz de Deve gibi bir hayvana güven duyarak,ona güvenerek ondan yer tayini iste- miştir. Bu hayvanlara verilen bir değeri göstermektedir. Düşününüz, olayın bir yönünde bir hayvan var, bir yönünde de Allah’ın Resulü Hz. Muhammed var.Unutmayalım,Allah hayvanları bile insanlar için yaratmıştır.

Bazı basın yayın organlarından takip edip görüyoruz. Köpek dediğimiz hayvan, Sahibi öldüğü zaman göz yaşı dökmekte ve günlerce Mezarının başında, acaba kalkar mı diye onu beklemektedir.Yine basın yolu ile kedilerin köpeklerin, duyu organlarının insana göre çok gelişkin olması sebebi ile birkaç saniye ile de olsa, yer altındaki hareketliliği daha erken haber alması dolayısı ile, sahibini uyarabilmektedir.

Bazı köpekler sahibini koruyabilmektedir.Onların sadakatı insanlar da bile yoktur.

 

Hayvanlara neden merhametli davranmak zorundayız?

İnsanlar, hayvanlara karşı merhametli davranmak ve onları korumak zorundadır.Bunun birinci nedenİ,

C. Allah’ın emrinin bu olmasıdır.Bilelim ki Hayvanları da yaratan Allah’tır.Ve onları bizimle beraber yaşamak üzere yaratmıştır.O hayvanlar da tek başına yaşamaz. Hepsi de insanların olduğu yerlerde dolaşırlar ve ora- lara yerleşirler.İnsanlara hizmet verirler.Ayrıca onların korunmasını isteyen de C. Allah’tır.Onun için insanlara çok şey veren, bizimle birlikte Dünyamızı süsleyen,güzelleştiren hayvanlara karşı daima merhametli davran- malıyız.Allah Teâla, Enam Suresi 38. Ayetinde “ Yeryüzünde gezen her türlü canlı(Hayvanlar dahil) gökte iki kanadı ile uçan her türlü kuş, insanlar gibi birer topluluktan başka bir şey değildir.Sonunda hayvanlar da mahşerde insanlar gibi toplanarak bir araya getirilecektir ”buyurarak hayvanların da insanlar gibi bir top- luluktan ibaret olduğunu ve Ahrette mahşer alanın da onların da, uğradıkları haksızlıkların karşılığın almak üzere toplanacaklarını bildirmektedir.Tekvir Suresi 5. Ayetinde Allah Teâla “Yaban hayatı yaşayan irili ufaklı bütün canlılar, mahşerde toplandığı zaman” buyurarak, yaban hayvanlarının bile mahşerde toplanacağını ve tabi ki ilahi mizandan geçeceğini bildirmektedir.

Peygamberimiz de bir Hadisinde“Boynuzlu koç,haksız yere boynuzsuz koç tarafından toslamışsa,mah-şer alanında hakkını alacaktır.” buyurarak hayvanların da insanlar gibi bir topluluk olarak yaratıldığını,onla- rın da mahşer alanında toplanacaklarını ve ilahi mizandan geçerek haklarını alacaklarını bildirmektedir.Eğer hayvanlara eza cefa yapan insanlar var ise,tabi ki o haksızlığı yapanlar bunun cezasını göreceklerdir.

Bir hayvana, insanlara zarar verici hale gelmediği sürece(Kudurmak, gelene gidene saldırmak gibi) asla kötülük yapmamak gerekir.Çünkü onlar, insanlarla birlikte yaşamak ve bizlerin yaşamını güzelleştirmek,bizle-re faydalı olmak için yaratılmıştır.İnsanlarımızın bunu unutmaması gerekir.

 

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@