Prof. Dr. İ. Pelin Dündar'ın 11 Haziran 2022 tarihli Yenigün Gazetesi'ndeki köşe yazısıdır.

Bilgi çağı ve beraberinde ulusal sınırların ortadan kalkışı, teknolojide yaşanan hızlı değişim dünyayı eskisinden farklı olarak tek bir pazar haline getirmiştir. Değişen ve gelişen tüketici ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olarak işletmeler de  ister istemez araştırma yapmaya yönelmiş ve yeniliklere adaptasyon sürecine daha hızlı geçiş yapmak mecburiyeti içerisine girmiştir.

Alternatif ürün seçeneklerinin artışı, ister istemez rekabet olgusuna da farklı bir boyut kazandırmış ve buna bağlı olarak da ayakta kalmak için çaba gösteren pek çok işletme için araştırma ve geliştirme; temel dayanak noktası haline gelmiştir.

Kaliteli üretimin egemen olduğu bir pazar ortamında yaşamak için uğraş veren tüm işletmeler için pazarı doğru analiz etmek, gelişmeleri gözden kaçırmamak ve buna paralel planlar yapmak zorunluluk halini almış bulunmaktadır.

Araştırma ve geliştirmeye iki boyuta bakmak gereklilik arz etmektedir. Çünkü araştırma ve geliştirme çabaları, işletmelerde bir yandan mevcut sorunlara çözüm üretirken diğer yandan da farklı sorunları gündeme taşıyabilmektedir. Örneğin;  işletmelerde, değişen ve gelişen tüketici beklentilerini karşılamak adına çeşitlendirme politikası bir taraftan çözüm olurken, bu politika;  diğer taraftan da iş gücü, alt yapı, teknoloji ve daha pek çok noktada başkaca sorunları işletmelerin omuzlarına yükleyebilmektedir. Bu durum ilk etapta olumsuz gibi algılansa da  işletmelere sağlıklı bir durum analizi yapmak, sorunların çözümüne paralel  olarak imkanları gözden geçirme fırsatı sunmaktadır. Dolayısıyla; rekabet yarışında işletmeleri daha temkinli olabilmeye hazırlayan araştırma ve geliştirme faaliyetleri;  rekabette başarıya ulaşabilmek, müşteri odaklı bir zihniyetin öncüsü olmak ve maliyetleri minimize ederek daha karlı bir atmosferin oluşumunu daimi kılmak açısından dikkate alınması gereken  ve buna bağlı olarak da işletme bütçesinden pay ayrılırken atlanılmaması zorunluluk arz eden bir işletme fonksiyonu olarak karşımıza çıkmaktadır.