“İsrail’de bile bu kadar sinagog yok”

Güzelyurt Mahallesi, 9 adet sinagogu olan fakat gece kalan insan nüfusu olmayan tarihi bir mahalle olarak dikkat çekiyor. Mahallenin Muhtarı Hüseyin Koparan, “İsrail’de bile birbirine yakın bu kadar sayıda sinagog yok” dedi

Güncel 29.07.2021 - 07:10 29.07.2021 - 07:11

Dokuz adet sinagogu olan fakat gece kalan insan nüfusu olmayan tarihi bir mahalle Hüseyin muhtarın mahallesi. Kendisinin tatlı dili muhtarlık odasını kalabalık ediyor. Uğrayan uğrayana, selam veren verene, herkes kapısını aralayıp bir söz söyleyip geçiyor...

‘-Muhtar olduğum için mutluyum’ diyor...

‘-Ama sadece bu mahallede muhtar olmak kaydı ile’ diye de ekliyor.

 

-Hüseyin bey, muhtarlık göreviniz nasıl başladı?
“Konak ilçesinin, Güzelyurt Mahallesi muhtarıyım. İsmim Hüseyin Koparan. Benden önce 5 dönem muhtarlık yapan arkadaşımızın sağlık sebeplerinden dolayı bırakması ile 2009 seçimlerinden sonra muhtarlık görevimi alarak bugüne kadar getirdim. Muhtarlık görevimi aldığımda babamın işi olan ayakkabıcılık işini sürdürmekteydim ve açıkçası ilk muhtarlık görevine çok da istemeyerek aday oldum. 2005’te babamın vefatı ile sadece muhtarlık görevimi devam ettirmeye başladım ve bugün geriye dönüp baktığımda iyi ki muhtar olmuşum diyorum. Mümkün olacak olsaydı, bu mahalle olmak kaydı ile hayatımın geri kalanını muhtar olarak sürdürmeyi çok isterdim. Görev bölgemin sınırları; katlı otoparkın karşısı, Anafartalar girişi, kokoreççi, anahtarcı var. O köşeden başlar. O sokaktan girdiğinde sol yanında çift numaralardan Şadırvan Camii’ne dek gidiyorsunuz. Oradan yine sola. 920 sokaktan içeri giriyorsunuz ve İkiçeşmelik Caddesi’ne çıkıp yine anahtarcıya geliyorsunuz. Bu ada bendedir. Ancak burası gelecek seçimlerde kapatılacak muhtarlıklardan biri, bunun kararı meclisten çıktı. Konak’ta 111 muhtarlık var, bunlardan 20’si yakında kapatılacak. Namazgah ve İmariye mahalleleri de vardı, onlar zamanla kayboldu. Konak da kapatılacak. Alan çok büyük fakat içinde yaşayan yok.’’

 

-Mahallenizi benzersiz yapan bir şey var.
“Mahallemizin en büyük özelliği burada 9 adet havra olması. Bu havraların 5 veya 6’sı faal, gerisi atıl durumda. Bir kaç sene içinde hepsinin ibadet veya turizme açılması gibi planlar var. Mesela son 30 yıldır harabe olan bir havra 2020’de tadilata girdi ve geçtiğimiz hafta belediye başkanlarının da katıldığı bir organizasyon oldu içinde. Mahallemiz bir anlamda küçük İsrail gibi. Denilene göre İsrail’de bile birbirine yakın bu kadar sayıda sinagog yokmuş. Bugünlerde cemaat, salgın hastalıktan dolayı ziyaretlerini azalttıkları için mesela Karataş’ı tercih ediyorlar. Bazen toplanılıyor. Sefarad günleri, boyoz ve yumurta yenilen, sübye içilen organizasyonlar oluyor.’’

 

-Son dönemdeki değişimler neler mahallede?
“Tunç Soyer başkan gelir gelmez Havra Sokağı’nı düzelteceğim dedi. Şimdi bakın, görün sokak ne kadar güzel oldu. Havra Sokağı dediğimiz balıkçıların bulunduğu alanlar tamamen yenilendi, alt yapı çok sağlam oldu. Sokak her gün yıkanıyor. Bakımı çok iyi yapılıyor. Sistem direk olarak rögara bağlanmadı, önce iki adet kanaldan geçiyor atıklar. Sokak üstüne modern tenteler kondu, aydınlatmalar yenilendi. Bugün Konak ve Büyükşehir başkanlarımızdan çok memnunuz. Yerlerinde oturmuyorlar, buna can mı dayanır. Sürekli dışarıdalar. Kimsenin yapmaya cesaret etmediği işlere el attılar. Bazı işleri para verip çözmek dahi mümkün değil, çünkü herkesi ikna etmeniz ve uzlaşmanız gerekiyor. Deprem, Kovid derken kısa duraksamalar olsa da işler çok hızlı ilerliyor. Buralarda yıkım ya da onarım kararları vermek çok zor, dokunamıyorsunuz. Bütün bu zorlu süreçler Kemeraltı gibi tarihi ve dokunulması zor bir yerde aşılmaya çalışıyor.

 

-Eski ile bugünkü mahallenizde farklar vardır.
“Eskiden bu civarda sinemalarımız da vardı, lokantalarımız da vardı. Eski ile şimdi arasındaki en büyük fark; eskiden Göztepe’de oturan da, Bostanlı da oturan da, hatta Bergama’da, Menemen’de oturan da, hepsi Kemeraltı’na gelir alış veriş yapardı. Bugünlerde uzaklardan gelen bir gurbetçiler var, onlar da bir çok şeyi, altın gibi, ucuza alabilmek amacı ile gelmekteler...’’

 

“Elhamra karşısına süpermarket açılmış, mesela bu çok şaşırtıcı. Kemeraltı’nda otopark sorunu var bir de eskiden pek olmayan. Ulaşım sorun, gelmek sorun. Arabasını nereye koyacak vatandaş. AVM’ye gidiyor, iklimlendirme de var orda. Bir de buralarda rahatsız eden çığırtkanlar var. Vatandaşa gel diyor, buyur diyor, çekiştiriyor.’’

 

‘’Kovid salgınında önce yolcu gemisinden inilir turist kafileleri ile mahallemize gelirlerdi. Bazı insanlar babasını görmüş gibi seviniyorlardı buraya gelince, yüzlerce fotoğraf çekiliyorlardı. Salgın bitince yine gelmeye başlanır. Algaze sinagoguna geliyorlar, kapının çerçevesinden tutun her şeyin, her köşenin fotografını çekiyorlar, 1724 tarihi yazıyor bir mermer tabelanın üstünde mesela. En son depremde her yana sallandığını gördük sinagogun, hiç bir şey olmadı...’’

 

“Mesela buradaki bir söylentiye göre; büyük İzmir yangınında hahamlardan biri Şalom sinagogunda dua ediyor. Alevler kapıya dek geliyor ve orada duruyor, sinagoga yangın sıçramıyor... Sinagogların bakımı çok iyi yapılıyor. İbadet olmasa bile cemaat sahip çıkıyor. İbadete düğüne gider gibi şık ve temiz geliyorlar. Vaktinde bu bölgede Yahudi yerleşimi çokmuş. Okulları varmış, hastaneleri varmış. Ama hepsi gitmişler. Bende bir tane de cami var; Yeni Pasaj Camii. Eskiden Yeni Pasaj Mescidi idi. Pasaj olduğu için öğlen var ikindi var, hep açık değil. Cuma günü cemaati çok olur... ''

 

‘’Havra sokağının esnafı kolay kolay değişmez, bazen balıkçılar manav olur mevsimine göre, o kadar. Helvacılar, peynirciler var en eskilerden... Mesela çok eskiden seyyar boyozcular vardı, çerezciler vardı. Kollarında taşıdıkları camlı tezgahları vardı. Kimisinde üç tekerlekli arabalar. Günün belirli saatlerinde her çeşit seyyar satıcı, her gün aynı saatte, aynı yerlerinde olurlardı. Hepimiz bilirdik saat kaçta kim nerde olacak diye. Çerezci seyyar olmasına rağmen fıstığı sıcak verirdi. Kese kağıdına paketler, hepimizin üstüne isimlerimizi yazar, bırakır geçerdi bazen de.’’

 

‘’1998 senesine dek ayakkabıcılar vardı. Üretimi burada yapıyorlardı. Ancak başkan Özfatura zamanında bu çevrede üretim yapmak yasaklandı. Satış yapılabilir ama imalat yasak hale geldi. Çünkü imalattan çok çöp çıkıyordu. İnsanlar o zaman yeni inşa edilen bugünkü Işıkkent Ayakkabıcılar Sitesi’ne gitmeye mecbur kaldılar. Benim de müşterim ayakkabıcılardı. Onlar gidince benim de işim bitti. Bu gidiş tüm mahalle ve semti de etkiledi. Havra Sokağı’nın da işleri azaldı. Mesela eskiden karakolun yanında Yalova restoran vardı. Dönemin Kemeraltı’nın seçkin insanlarının akşam eve gitmeden önce uğradığı veya misafir ağırlanılan bir mekandı. Bürokratların geldiği seçkin bir yerdi. O da ayakkabıcıların gitmesi ile yok oldu.’’

 

-Burada olduğunuz için mutlu görünüyorsunuz.
‘’Ben burada mutluyum. Düzenli gelen dostlarım var. Her işi birlikte çözüyoruz. Ben varken hiç bir hizmet paralı olmadı. Hiç bir belgeden ödeme almadım. Maaş almasam bile muhtarlık yapmayı sürdürmeyi çok isterdim. Bugün yine adaylığımı koysam yine seçileceğimi biliyorum. Hiç bir şeyden şikayetim de olmadı, çünkü sorun varsa burada o sorun çözülür. Burada bir boru patlasın, arayın, saat tutun, ambulans onlardan hızlı gelemez. Burada bütün sorunlar en hızlı şekilde çözülür, bekletilmez. Muhtar olduğum için de, bu mahallede muhtar olduğum için de mutluyum.’’

 

 

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@