Hayvan sahiplerinin en başta gelen şikâyeti iştahsızlıktır. Çiftliklerde “yemini yemiyor” şikâyeti yaygın bir sorundur. Ama iştahsızlık sadece bir belirtidir. Tek başına bir hastalık değildir. Kesinlikle diğer belirtilerle, iyi bir veteriner hekim muayenesiyle, hatta bazı durumlarda laboratuvar tetkikleriyle değerlendirilmelidir.

İştahsızlığın (Anorexia) sebepleri çoktur. Parazit istilası, besleme hataları, enfeksiyöz hastalıklar yani bakteri ya da virüslerin sebep olduğu hastalıklar, sıcaklık stresi başta olmak üzere her türlü stres, ağız içindeki yaralar, diş bozuklukları, yutmayı önleyen problemler “iştahsızlık” ile karşımıza çıkarlar.

Besleme ile ilgili sorunların başında yemleme hataları gelir. Aslında doğum sonrasındaki iştahsızlığın sebebi de yemleme hatalarına bağlı metabolik hastalıklar olabilir.

Toksinler, yani çeşitli sebeplere bağlı olan zehirlenmeler yem yememe sebebidir. Dışarıdan alınan zehirli maddeler, çayırda otlayanlarda zehirli otlar, küf ve mantar toksinleri (mikotoksinler), vücutta ortaya çıkan toksik maddeler iştahsızlığa yol açarlar.

Mineral, izmineral ve vitaminin noksanlıkları iştahsızlık sebepleri arasında sayılırlar. Kobalt ve B12 vitamini eksiklikleri iştahsızlık ve kansızlık sebebi olabilir. Kansızlık (anemi) başlıca iştahsızlık sebebidir. Kan parazitleri hem kansızlığa hem de iştahsızlığa yol açar. Keneler ise aynı şekilde kansızlık ve iştahsızlık sebebi olabilir.

Yutmayı önleyen hastalıklar, örneğin Odun Dil hastalığı (Aktinobasilloz) iştahın kesilmesi şeklinde ortaya çıkabilir.

İştahsızlık başka belirtilerle birlikte olur. Asıl sebebe bağlı olarak ortaya çıkan diğer belirtileri de göz önüne almak gerekir.

Örnekleri sıralayalım;

Dışkının kıvamı, katı, sıvı, köpüklü, sümüksü maddeyle kaplı, kanlı olması. İdrarda kan, öksürük, halsizlik, durgunluk, sağda veya solda karın şişmesi, aşırı zayıflama (kilo kaybı), sinirsel belirtiler, süt veriminde azalma, topallama, gözlerde kızarıklık, ağızdan salya akması, dehidrasyon (susuzluk) belirtileri, derinin elastikiyetini kaybetmesi, gözlerin çukurlaşması, döl yolundan kötü kokulu akıntı gelmesi, memelerde kızarıklık, şişlik, ağızda, burun etrafında yara, kamburlaşma. Bütün bunlar ve gözlenecek olan diğer anormallikler iştahsızlığa eşlik edecek olan belirtilerdir. İyi bir gözlem ile iştahsızlığın yanı sıra ortaya çıkan diğer belirtiler veteriner hekime bildirilmelidir.

İştahsızlığın tedavisi “asıl sebebi ortadan kaldırmak” suretiyle olur. Demek ki; tüm belirtilerin değerlendirilmesiyle, yapılacak olan muayenelerle ve gerekli hallerde istenecek olan laboratuvar analizleri ile doğru teşhis konulması tedavinin anahtarını ortaya çıkaracaktır.

İştahsızlık para, zaman ve bazen hayvan kaybı ile sonuçlanabilecek olan önemli bir belirtidir. Tedavi asıl hastalığı bulmak ile mümkündür. Hastalığın durumuna göre işkembe uyarıcıları, vitamin-mineral, izmineral takviyeleri, antibiyotikler kullanılarak tedavi edilebilir. Ancak, doğru olan koruyucu hekimlik uygulamalarıdır.

Koruyucu hekimlik:

Kuru dönemin doğru bir şekilde geçirilmiş olması şarttır. Birçok sorun kuru dönemdeki besleme hataları ile ilgilidir. Bunlar içerisinde ketosis, yağlı karaciğer hastalığı, doğum felci, abomasum deplasmanı gibi metabolik hastalıklar ile mastitis, metritis gibi enfeksiyöz hastalıkları sayabiliriz.

Lohusa takip programı mutlaka yapılacak işler listesine alınmalıdır.

Aşılamalar zamanında ve tariflerine uygun şekilde, eksiksiz olarak yapılmalıdır.

İyi kayıt, iyi gözlem, kuru ve temiz sistemi titiz bir şekilde uygulanmalıdır.

Boyun demirlerinin ineklerde “ağrılı boyun nasırı”na yol açmayacak şekilde dizayn edilmesi ve zaman zaman kontrolü şarttır.

Vitamin, mineral, izmineral destekleri hastalık ortaya çıktıktan sonra değil, proaktif olarak (önceden) verilmelidir. Hayvanların temiz ve taze suya erişimleri sağlanmalı, suluklar kontrol edilmelidir.

Barınaklardaki kötü koşullar düzeltilmeli, stres en aza indirilmeli, aşırı kalabalıktan sakınılmalıdır. Yemlik okuma ve dışkıların gözlenmesi ihmal edilmemelidir. Hayvanların önünde her zaman ulaşabilecekleri dengeli bir yem olmalıdır. Eğer “açık büfe” yemleme yerine “öğünle” yemleme yapılırsa yem seçme söz konusu olur. Yem seçme asidoza, asidoz iştahsızlığa, döl verimi düşüklüğüne, süt ve süt yağı azalmasına, topallığa yol açabilir. Bozuk ve küflü yemlerden kesinlikle uzak durulmalıdır.

İştahsızlığın en çok dişi hayvanlarda olduğu bilinen bir gerçektir. Döl yolu ve meme yangıları ile, doğumu takip eden günlerde ortaya çıkan problemler dişi hayvanlarda iştahsızlığa yatkınlık meydana getirir. Bunu bilerek kuru dönemde, gebeliğin son günlerinde, doğum esnasında ve doğumdan sonra yapılması önerilenlerin tam olarak yerine getirilmesi en çok dikkat edilecek olan konulardır.

Hayvanların yaşlarına, canlı ağırlıklarına ve verimlerine göre belli bir kuru madde tüketmeleri gereklidir. Bu gereklilik hayvan sağlığı, verim ve karlılık için şarttır. Bunu sağlamanın yolu “Koruyucu Hekimlik” önerilerini eksiksiz yerine getirmekten geçer.