Nihat AK/YENİGÜN - İzmir’deki programları kapsamında Yenigün Gazetesi’ni ziyaret eden CHP Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Yüksel Taşkın, çalışmalarını ve gündeme dair konuları Haber Müdürü Nihat Ak’a değerlendirdi. 

İzmir’deki yerel hizmetlerin Türkiye’ye örnek niteliğinde olduğuna dikkat çeken CHP Genel Başkan Yardımcısı Taşkın, “Türkiye ya İzmir'e benzeyecek ya çok karanlık bir yere gidecek. İzmir bu şekilde devam ederse Türkiye'ye model olacak. Bunu İzmir’de yaşayanlar çok fark edemeyebilir ama ülkenin dört bir yanından bakınca bu çok net olarak görülebiliyor. Zaten önümüzdeki seçimlerden sonra da bu gerçekleşecek. Türkiye ya İzmir'e benzeyecek ya çok daha karanlık bir yere gidecek. Bunu burada gördüm. Biz burada Türkiye'nin geleceğini görüyoruz” dedi.

GENEL BAŞKAN YARDIMCISI2


İktidarın yarattığı siyasi kutuplaşma nedeniyle ülkenin gerçek sorunlarının tartışılamadığını savunan CHP’li Taşkın, “Ülkede kutuplaştırma siyaseti izleyen radikal sağ bir iktidar var. Kutuplaşma stratejisi toplumu ikiye böler. O ikiye bölünmüş kesimlerin endişeli olması zaten kaçınılmazdır. Herhangi bir seçmenin benim bu konuda endişem var demesine gülüp geçemezsiniz. Siyasetin sorumluluğu bunlarla ciddi şekilde uğraşıp ikna etmek ve çözüm üretmektir. Bu nedenle sorunlarımızın ve çözümlerimizin ne olduğunu ortaya koyacak serinkanlı, sahici tartışmalara ihtiyacımız var. Ne yazık ki ülkemizi çoraklaştıran kutuplaştırıcı siyaset, tam da bu meselelerimizi konuşmayalım diye var” şeklinde konuştu. 

GENEL BAŞKAN YARDIMCISI


“SOSYAL DEVLET İNŞA EDECEĞİZ”
Ülkedeki yoksullukla mücadele için en önemli vaatlerinin kapsayıcı ve hak temelli bir sosyal devlet inşası olduğunu belirten Genel Başkan Yardımcısı Taşkın, “AKP artık eski Türkiye; haraççı ekonomi istihdam yaratamaz, istihdam olmazsa gelecek karanlık! Ülkenin en yakıcı gündemi işsizlik sorunu. Biz, istihdamı nasıl artırabiliriz sorusuna odaklanmış durumdayız. Türkiye’nin neresine gidersek gidelim, bizim iktidar olacağımıza dair bir algı oluşmuş ki sürekli istihdam ve üretim meselelerini nasıl çözeceğimizi soruyorlar. Türkiye yapısal bir üretimsizlik ve buna bağlı çok ciddi bir işsizlik sorunuyla karşı karşıya. Kriz düşünülenden çok daha yapısal ve derin. İstihdam odaklı üretimin yükseltilememesi bu krizin en temel nedeni”dedi. 

YÜKSEL TAŞKIN


“OTURUP AĞLAMAMIZ GEREKİYOR”
Ne Türkiye’de ne de dünyada sadece üretimin arttırılmasının istihdamı yükseltmediğine dikkat çeken Taşkın, “Türkiye’de konu üretimin artırılması değil sadece, kendimizi kandırmayalım. Öyle bir dünyadayız ki üretim kendi başına, tek başına istihdam arttırmıyor. Örneğin Amazon örneğini bilirsiniz robotlarla üretim yapıyorlar. Üretimi artırmak yetmiyor. İstihdam temelli üretimi arttırmamız gerekiyor. İstihdam ama güvenceli istihdam. Hiç kimsenin hayatını çalmak hakkımız değil. Güvenceli istihdamın getirdiği üretken, mutlu insanın verimliliği, üretimi arttırdığı zaten bir realitedir. Emekten, emekçinin hakkından kıstığınızda günün sonunda kim kazanıyor? Üreten mutlu insanlardan çok daha fazla verim aldığımızı kesinlikle inanıyoruz. Ülkemizin kangren olmuş meseleleri var. Türkiye’de iş gücüne dahil olamayan 31 milyon insan var. Bu oturup ağlamamızı gerektirecek bir konudur" şeklinde konuştu.


“ÜRETİME EKSİK KATILIM VAR”
Türkiye’deki politikalar nedeniyle çalışabilir nüfusun gerektiği kadar üretime katılamadığını belirten CHP’li Taşkın, "Çalışabilir nüfusumuzun yüzde 40’ı çalışıyor. Bunların da çok ciddi bir bölümü kayıt dışı. TÜİK bile kayıt dışı kategoriyle ilgili rakamlar paylaşıyor. Öyle bir kanıksamışız ki. Sonuçta bu da çok ciddi bir sorun. Pandemiyle beraber kadınların zaten sınırlı olan istihdamının çok ciddi bir şekilde düştüğünü, hatta dörtte birlere indiğine dair bilgiler geliyor. Bunlar çok vahim. Daha da önemlisi bir ülkenin emeklilik sistemini taşıyan gençlerin üretime katılmasıdır, çok net. Bugün örneğin 23 milyona yakın insan 13 milyona yakın insanın emekliliğini taşıyor. O 23 milyon sayısı 40 milyon olsaydı, belki emeklilerimiz 5 bin TL filan alacaktı. Bütün bunlar zincir olarak birbirine bağlı. Dolayısıyla gençleri üretime katamazsak, sadece onların hayatlarını zindana çevirmiyoruz. Sosyal güvenlik sistemini de çeviremiyoruz” dedi.


“TURİZM EKONOMİNİN CAN DAMARI”
Türkiye’de 1,6 dolarlık ihracat için 1,9 dolar ithalat yapıldığını hatırlatan CHP Genel Başkan Yardımcısı Taşkın, ”Türkiye’nin bir yıl içinde 169 miyar dolar borç ödemesi gerekiyor. IMF’nin hesaplama yöntemine göre Merkez Bankası’nın döviz rezervinin eksi 37,3 milyar dolar. Bizim ne yapmamız lazım? Döviz üretmemiz lazım, istihdam yaratmamız lazım, iş yaratmamız lazım. Bu nedenle turizmin ekonomi için can damarı. Turist sayısı ve geliri son derece az. Bu rakamların çok çok üstüne çıkmamız gerekiyor. Bunun yapılabilir olduğuna hiç şüphem yok” şeklinde konuştu.

GENEL BAŞKAN YARDIMCISI 4


TÜRKİYE’NİN BÜTÜNLEŞMESİNDEN YANAYIZ
Toplumda bir arayışın çok net bir şekilde görüldüğüne dikkat çeken CHP Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Yüksel Taşkın, “Toplum Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni aşacak bir sistem arıyor. Siyaset sınıfı da biraz daha öz güvenli olmalı. Demokratların utanmasını gerektiren bir şey yok. Hep şuna bakmak lazım, ülke yararı nedir? Biz Türkiye'nin bütünleşmesinden yanayız. Hiçbir kesim kendini üvey evlat gibi hissetmemeli” dedi.