12.08.2021, 04:00

İyilik, iyi hissettirir

Coronavirus denen acımasız katilin sonsuz gibi görünen kuşatması sürerken, ona yandaşlık yapan depremler, seller yetmezmiş gibi şimdi de yangınlar başladı...

Kendimizi iyi hissetmeye hasret kalmış olmalıyız ki, son dönemde sosyal medyada “iyi hissettirmeye yönelik” (gibi görünen) paylaşımlar eskiye göre biraz daha fazla gözüme çarpmaya başladı... Ben de yıllardır (internetin “tıpkılaştırma”etkisiyle göğüs göğüse savaşmış biri olarak) kendi süzgecimden süzülüp gelen bazı şeyleri size arz edeyim istedim.

Buyurun:

-(Ölüm denen şey dışında) Üzülmeye, moral bozmaya hiç ama hiç gerek yok. Yarın güneş yine

doğacak, hayat yeniden başlayacak ve siz orada yeni yerinizi alacaksınız çünkü.

 

-Hep yeni şeyler öğrenmeye bakın, bilgiden daha etkili bir silah yok çünkü.

 

-Her koşulda saygılı olun, düşman gibi görünen kimselere bile; belki de hayatta hiç karşılaşmadıkları için tek istedikleri şey buydu.

 

-Her fırsatta sevginizi gösterin, özellikle yaşlılara ve çocuklara... Yaşlıların ağır eşyalarını taşıyabilir, hiç tanımadığınız çocuklara vermek için cebinizde küçük hediyeler bulundurabilirsiniz mesela.

 

-Annemiz, eşimiz, kardeşimiz, arkadaşımız, sevgilimiz, evladımız, her kim olurlarsa olsunlar, kadınlara mutlu bir ömür yaşatmak hayatın temel anlamıdır. Zaten erkekler ikiye ayrılır; bu gerçeği anlayabilenler ve diğerleri!

 

-Yolculuklarda yanınızda kitaplar, defterler ve kalemler bulundurun. Bir yerlerde camı açıp, temiz bir yere bırakıp gidin, hiç tanımadığınız birileri çok ama çok sevinecektir.

 

-Yine o yolculuklar sırasında kullanmak için, evde yediğiniz meyvelerin çekirdeklerini de toplayabilirsiniz; çorak tepelere fırlatmak üzere!

 

-Bazen ana yoldan çıkın, soldaki ya da sağdaki bir köy ya da ilçe yoluna giriverin... Neler göreceksiniz neler...

 

-Ölülere saygı, okyanuslar derinliğinde bir duygu... Yakınınızdan cenaze geçerken ayağa kalkmak, mezarlıklar yakınından geçerken dua etmek sizi siz yapan değerlere yenilerini katar

elbette.

 

-Bugün hasbelkader makam- mevki sahibi olanlar size tepeden bakıyor gibi olsalar, hatta küstahça davransalar bile asla üzülmeyin, gücenmeyin, kızmayın; yarın muhtemelen onlar da sizi düğmelerini ilikleyerek selamlamak için sırada bekleyecekler.

 

Mutlaka daha çoook şey var bunlara ekleyebileceğimiz ama şimdilik bu kadarla yetinelim...

 

Teoriden pratiğe geçmek önemli olan, yani bunların (ve her dakika aklımıza gelebilecek farklı iyilik ve güzelliklerin) ne kadarını yapabildiğimiz ya da yapabileceğimiz?

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@