İzmir Barosu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sokakta yaşayan hayvanlara yönelik yasal bir düzenleme hazırlandığını söylemesi ve “Sahipsiz hayvanların yeri sokaklar değil, barınaktır” sözlerinin ardından açıklama yaptı.

"İnsana, hayvana, yeryüzüne özgürlük", "Kan kokuyor barınaklarınız kan kokuyor", "Susma haykır, yaşamak haktır" sloganlarının atıldığı açıklamaya TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, Konak Kent Konseyi Mülteci Meclisi ve hayvan hakları savunucuları katıldı.

"SUÇ İŞLEDİKLERİ HER YERDE KARŞILARINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ"

Açıklama öncesi konuşan İzmir Barosu Başkanı Özkan Yücel, "Kendi ülkesinde kendi kanunlarını tanımayan devlet büyüklerinin ülkesinde yaşıyoruz. Kanunlara uymamaya teşvik eden sorumlular ve bunlar hakkında harekete geçmeyen yargı mensupları" diyerek Erdoğan'ın sözlerini eleştirdi.

Yücel, "Bu ülkenin en yetkili ağzından verilen yasa dışı talimatlar ortada suç işliyorlar. Biz suç işledikleri her yerde karşılarında olmaya, görevlerini hatırlatmaya devam edeceğiz" dedi.  

Basın açıklamasını ise Baronun Hayvan Hakları Komisyonundan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Şefika Yıldırım Sert okudu.

“YAŞANAN ÜZÜCÜ OLAYIN SORUMLUSU HAYVANLAR DEĞİL, SİZSİNİZ”

Yıldırım Sert, “Yaşanan üzücü olayın sorumlusu hayvanlar değil, sizsiniz. İmzaladığınız Hayvan Hakları Evrensel Bildirgesi'ni, çıkardığınız yasayı yok sayan, uygulamayan siz. Yaşam hakkı tanınmayan, sömürülen, her türlü şiddet, eziyet, yediği bir lokma yemek, içtiği bir yudum su çok görülen hayvanlar, şimdi de barınaklara hapsedilerek yok edilmek isteniyor” dedi.

“Uzun süredir yandaş medya tarafından pompalanan hayvan düşmanlığı, bu kez ilk ağızdan, bizzat Cumhurbaşkanı tarafından ‘Sahipsiz hayvanların yeri sokaklar değil, barınaklardır’ denilerek daha da körüklendi” diyerek sözlerini sürdüren Sert, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun 6. Maddesini hatırlattı. Bu maddede sokakta yaşayan hayvanlarının yaşam alanlarının sokaklar olduğunun, “toplama” zihniyetiyle birer ölüm kampı olan barınaklara hapsedilemeyeceklerinin hüküm altına alındığını ifade etti.  

“HAYVANLARI ÖLÜME MAHKUM ETMENİZE İZİN VERMEYİZ”

Sert, yaşanan üzücü olay üzerinden manipülasyon yapılarak, halka sorunun kaynağı hayvanlarmış, çözüm ise onların yaşam ortamlarından koparılarak barınaklara hapsedilmesiymiş gibi gösterilmeye çalışıldığını söyledi

Sert, “Biz bu oyuna gelmeyeceğiz, duygularımızı ajite, bizi maniple etmenize; kendilerini savunamayacak durumda olan hayvanları ölüme mahkum etmenize izin vermeyeceğiz. Tek sorumlu sizsiniz, çünkü 5199 sayılı Yasa'nın belli başlı maddelerinde hiçbir caydırıcılığı olmayan göstermelik değişikliğe gittiniz, hayvanların kaderini belediyelerin inisiyatifine bıraktınız, sokakta yaşayan hayvanların yuvalandırılmasını teşvik etmek yerine hayvan satışını, üretim çiftliklerini yasaklamayarak, bu çiftliklerde hayvanların sömürülmesine izin verdiniz. Hiçbir eğitim vermeden, denetim yapmadan, elini kolunu sallayan herkesin hayvan ‘sahiplenmesine’ sebep olup besledikleri köpeği canice yetiştiren, karanlık odalara hapseden, onları dövüş için büyüten ‘sahipleri’ olduğunu bilip buna çanak tutunuz” dedi.

“HER TÜRLÜ HAK İHLALİNİN KARŞISINDAYIZ”

Bunun bir zihniyet sorunu olduğunu belirten Sert, son olarak şunları kaydetti:

“Bu zihniyetle mücadele edeceğimizi, yasaya aykırı talimata istinaden yerel yönetimlerce gerçekleştirilecek herhangi bir toplamanın varlığını tespit etmemiz halinde, her bir canlının hakkını savunmak için hukuki sürecin takipçisi olacağımızı bildiriyoruz.  Hayvanların ölümüne, tecrit edilmesine, işkence görmesine, acı çekmesine sebep olacak her türlü hak ihlalinin karşısındayız. Sokakta yaşayan hayvanlar yalnız değildir. İsteseniz de istemeseniz de onların yaşam alanları sokaklardır.”