12.10.2021, 15:17

İzmir Çernobil’inde Proje Yarışması!

‘İzmir Çernobil’den kurtuluyor!’ başlıklı yazımın sonunda şu soruları sormuştum: (Kurşun fabrikası sahipleri ne istiyor? Bundan sonraki gelişmeler neler? İzmir Çernobil’den kurtulacak mı? Devam edecek)

Devam edecek dedik, devam edelim öyleyse.

Gaziemir’deki kimyasal ve nükleer kirliliğe neden olan Kurşun fabrikası yetkilileri ve komşu arazi sahiplerinin İBB Başkanı sayın Tunç Soyer’le yaptıkları toplantının yankıları devam ediyor.

Bu toplantıda fabrika yetkilileri temizlik için Fransız ajansı ANDRA’dan danışmanlık alan bir firma ile anlaştıklarını, bu firmanın burayı temizlemek için yaklaşık 100 milyon Lira gibi bir tesis vs yatırım yapacağını ve 1 yıl gibi bir sürede hatta daha kısa sürede buranın temizleneceğini belirtti.

Ancak Başkan Soyer henüz bunun kamuoyu ile paylaşma aşamasında olmadığını ve üst düzey bürokratlarının bu projeyi inceleyeceklerini söyledi.

Kurşun fabrikası sahipleri başkan Tunç Soyer’e neden başvurdu? Başkandan ne istiyorlar?

Önceki yazımda bir köşe yazarı olmama rağmen tamamen habercilik ilkeleri yani 5N1K-Ne-Nerede-Ne zaman-Neden-Nasıl-Kim- sorularının objektif gerçekçilikle açılımını haber formatını köşe taşımıştım.

Şimdiki yazımda bu gelişmeleri yorumlayacağım. Haber gerçek, yorum hür. Ben de İzmir’de yaşayan bir vatandaş olarak kimyasal ve nükleer radyasyona muhatap olmak istemiyorum. Benim de temiz bir çevrede yaşama hakkım var. Benim gibi Emrez mahallesi halkının, Aydın mahallesi halkının, İzmirlinin, gelip geçen herkesin doğal yaşam hakkı var. Orada yaşayan ineklerin, karıncaların, kedilerin, köpeklerin de temiz su içme temiz hava soluma hakları var.

Önemli olan orasının temizlenmesi, ama gerçekten temizlenmesi.

Daha önce de yani 2017 de de benzer girişim oldu. Bir firma temizlemeye soyundu. ÇED süreci yaşandı. Hatta orada temizleme tesisinin kalıcı olma, ve piyasadan toplanacak kurşunların da ayıklanması gibi ticari bir işlevi ortaya çıkmasın rağmen Çevreciler ÇED’e yürütmeyi durdurma ve iptal davası açmadılar. Neden?

Çünkü Çevrecilerin de amacı oranın gerçekten temizlenmesi, bir an önce temizlenmesi. Eğer dava açılsaydı bu kez Çevreciler bahane edilecekti; bakın biz temizlemek istiyoruz ama engelleniyoruz denilecekti. Kimse Çevrecilere kendi sorumluluğunu yıkmasın!

Kimyasal ve nükleer atıkların temizlenmesinin hem bilimsel hem de hukuki süreci var. Eğer önceki ÇED’e uyulmayacaksa yeni bir ÇED süreci başlayacak demektir.

Kurşun fabrikası yetkilileri bakanlığın görüşünü belirtirken aslında neden başkan Soyer’e geldiklerini de ortaya koyuyorlardı. Bakanlık kesin kararlı: Ya burayı temizleyin ya da kamulaştırırım! Diyor.

Firma da burayı temizlersek ya tamamı yeşil alan ilan edilirse diyor! Başkandan buraya yatırılacak 100 milyon Lira civarında paranın geri dönüşümü için belli oranda anlaşılan imar isteniyor!

Tamam bir yatırım yapılacaksa elbette karşılığı beklenir, ama bu da hukuki ve vicdani olmalıdır. Gaziemir Belediye Başkanı Halil Arda buranın yeşil alan-park olmasını istiyor.

Benim görüştüğüm Çevreciler ise burada bir Proje Yarışması yapılabileceğini ve sürece oranın halkı ve muhtarlarının da katılımı ile herkesin fikrinin alındığı bir süreçle yol alınmasını öneriyor.

Ben de bu öneriye katılıyorum. Alanın bir köşesinde bir müze, bir anıt olabilir, buranın hafızası adına ve çevre bilinci adına. Belki yeşil alanların çok kalması ve spor alanları, kültür alanları için yer açılması amacıyla gökyüzü kıskanılmadan çok katlı yapılaşmaya gidilebilir. Sayın Başkan Tunç Soyer’e bu öneriyi iletiyorum. Tunç Soyer bu konuya el attığına göre çözmeden bırakmaz.

İzmir’in Çernobili temizlendikten sonra bu alan için Proje Yarışması açmayı düşünür müsünüz sayın başkan!

Yorumlar