İzmir’den diğer illere yetenek göçü veriyoruz

Spora ve sporcuya bakış açısı, başarıdaki yerimizi de belirliyor. Küçük yaşta branşlaşma mı yoksa çocuğun kendi istediği sporu yapması mı tartışmaları eşliğinde İzmir’de destek alamayan kulüplerin yetenekli sporcuları başka illere göndermesi de acı bir gerçek olarak ortaya çıkıyor

Spor 04.08.2021 - 07:04 04.08.2021 - 07:05

Aycan PIRASALAR YAŞAR / YENİGÜN - Genç yaşlardaki spordaki başarısıyla Tokyo Olimpiyatları’ndan altın madalya alarak Türkiye’ye gurur yaşatan milli okçumuz Mete Gazoz’un ardından spor ve sporcuya bakış açısını, başarıdaki kriterleri konuştuk. Branş seçiminin çocuğa bırakılması gerektiğini söyleyen de var çocuğun yeteneğine göre branş seçilmeli diyen de… Milli takım antrenörü Ahmet Bereket, “İzmir’de spora amatörce, sosyal aktivite yapıyormuşçasına bakılıyor. İzmir’de yetişmiş yetenekli sporcuları Ankara ve İstanbul’daki kulüplere gönderiyoruz. Orada en azından asgari de olsa bir maaş alarak destekleniyorlar” diyor.

Milli takım antrenörü Bereket, “Devletin 6-7 senedir uyguladığı bir sistem var. Türkiye Olimpiyat Hazırlık Merkezleri (TOHM) kuruldu. Türkiye genelinde müsabakalarda başarıya ulaşmış çocuklar bu merkezlerde toplanarak, eğitimden geçiriliyor. Yeni başlatılan bir uygulamada çocuklar yetenek taramasından geçiyor. Okullar aracılığıyla duyuru yapılıyor, boy, kilo ve yeteneğine göre branşlaşması yapılıyor. Toplu branşlarda maalesef madalya gelmiyor. Bireysel yeteneklerde gelen başarılar var. Okçuluk, cimnastik gibi… Toplu branşlara geçebildiğimiz anda madalya sayısı artacak. Genelde başarılarımız mücadele alanında geliyor. 2 gümüş madalya tekvandodan, bir boks, 2 güreşten ve okçuluktan geldi.

İZMİR ÇOK GERİLERDE
Çin’de gördüğüm sistemde çocuklar, küçük yaşlarda olimpiyatlara hazırlanıyor. Bu burada uygulama şansımız yok. Ekonomi giriyor işin içine. Çünkü hayatını sporla var etmesi gerekiyor çocuğun. Bu sefer de iş büyük kulüplere kalıyor. İstanbul ve Ankara kulüpleri… İzmir bu anlamda maalesef ki gerilerde kalıyor. Ben mesela derece yapmış çocuklarımızı Ankara ve İstanbul kulüplerine gönderiyorum. Neden? Çünkü çocuklar orada maaş alıyorlar. İzmir’de bunu sağlama imkanına da sahip değilim. Sonrasında da TOHM’larda eğitim almaya çalışıyor. Ancak bu da ne kadar yeterli, bunu da görüyoruz işte.

İzmir’de köklü bir kulüp olmadığı için TSY’ye, Gençlik İl Spor Müdürlüğü’ne veya diğer illerdeki kulüplere gönderiyoruz. İzmir’de bu işin içinde olan spor kulüpleri, belediyeler spora veya sporcuya amatörce yaklaştığı ve çocukların yaptığı sporu sosyal aktivite olarak gördüğü için destek verilmiyor. Amatör ruhla işler yürüyor. Eğer bir de sponsor yoksa zaten iş yürümüyor. Ne yaptığını bilen bilinçli spor kulüpleri var fakat işin içine ekonomi girdiği için yetersiz kalıyor” diye konuştu.

ŞANS SENİN YETENEĞİNDİR”
Spor başarısında genetiğin çok önemli olduğunu belirten Bereket, “Herkes spor yapabilir. Mete Gazoz’u örnek vermek gerekirse, babası okçulukta milli sporcu, annesi okçuluk spor kulübünde yönetici. Mete, spor salonunda büyümüş. 5 yaşından beri çocuk ok atmaya başlamış. Babası da milli sporcu olduğu için çocuktaki eksiklikleri görmüş ona göre yönlendirmiş. Dikkat eksikliği görmüş masa tenisine yönlendirmiş, resim kursuna göndermiş, kol kasları gelişsin diye yüzmeye göndermiş… Bunları görüp yönlendirmeseydi iş şansa ve mucizeye kalıyordu. Başarı da şans ve mucize diye bir kavram yok, şans senin yeteniğinle alakalı” dedi.

AİLELERİN TUTUMU ÖNEMLİ
Ege Üniversitesi Spor Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Aykut Canüzmez ise “Spora başlamak bir antrenör eşliğinde oluyor. Ancak çocuğun hareket kabiliyeti emekleyip arkasından koşmakla başlıyor. Jimnastikte durum ise 3 veya 4 yaşlarında başlıyor. Ne kadar küçük yaşta jimnastik hareket eğitimine başlarsak o kadar iyi oluyor. Çocukların 5-6 yaşlarından itibaren koordinasyon gelişimi çok yüksek seviyede. Bu yaşlarda hareket eğitimi verilmeli. Daha çok oyunlar şeklinde bu. Sırt kasları gelişimi, reaksiyon gelişimi, hareket gelişimi, kordinasyon gelişimi çok yüksek seviyelere çıkıyor. İyi bir sporcu olabilmek küçük yaşlardaki çocukların branşlaşmaması gerekiyor. Bazı branşlar hariç. Buz pateni, jimnastik gibi…

Çok yönlü hareket gelişiminin sağlanması gerekiyor. Özellikle en az iki alanda branşlaşmanın 11-12 yaşlarında olmasını öneriyoruz. Çocuğun kendi branşını kendisinin seçmesi sağlanmalı. Yani çocuğun sporu sevmesi gerekir. Ancak bazı aileler çocuğu yanlış yönlendirebiliyor. Çocuğum futbolcu olsun, kızım hentbolcü olsun gibi… Belki çocuk çok iyi bir okçu olacak bir tenisçi olacak… Ailelerin çocuklara destek olması gerekiyor. Öncelikle çocuğa tüm branşların izlettirilmesi, tüm branşlarda hareket etmesinin sağlanması sonrasında hangi branşı sevdiğine göre çocuğun kendisinin karar vermesi sağlanmalı. Çocuklar serbest bırakılmalı” dedi.

TESİS SAYISI ARTIRILMALI”
Canüzmez sözlerini şöyle sürdürdü: “Gençlik ve Spor Bakanlığı’nda çalışan birçok antrenörümüz var ancak sayısının artırılması gerekiyor. Bakanlık ve İl Müdürlükleri birçok ücretsiz kurs düzenleniyor. Mesela daha önce Atatürk Stadyumu’nun yanındaki Halkapınar Spor Tesisleri’nde 2 tenis kortu vardı. Çamdibi’nden, Yeşilova’dan birçok öğrenci gelip tenis oynuyorlardı. Büyük de bir alandı. Ama şimdi kullanılamıyor. Şimdi de Örnekköy Tenis kortlarında çocuklara tenis dersi veriliyor. Öncelikle alan sayılarının artırılması lazım. Mesela İbrahim Çolak, Ferhat Arıcan, Ahmet bizim öğrencimiz. Atatürk Stadyumu’nda hazırlandılar.”

ÇOCUKLARINIZI SPORA YÖNLENDİRİN”
Avrupa, dünya şampiyonu sporcuların adları devamlı telaffuz edildiğini ve unutulmadığını svurgulayan Canüzmez, “Bu sporcular bınavsız öğretmen olabiliyorlar. 22 yaşında Tokyo’daki olimpiyatlarda yüzümü güldüren Mete Gazoz’un da bundan sonraki süreçte de başarılara imza atacağına inanıyorum. Diğer cimnastikçilerimizin isimlerinin de ileride Paris’te düzenlenecek olimpiyatlarda yine başarıyla geçeceğini düşünüyorum. İsimleri hep var olacaktır. Başarılı olamamış ama sporun içinde yer almış kişiler, yine de sporun içinde var olmaya devam ediyorlar. Sporu seven bireyler, o dinamizmi almış olan kişiler yine de bir yerlere geliyor, antrenör veya öğretmen olarak…

Çocuklarınızı spora yönlendirin. Sosyal açıdan gelişmelerine fayda sağlar, okuldaki derslerinde de başarı çıtasını yükseltir. Çocukların tek yönden ziyade çok yönlü gelişimlerini sağlar.”

Yorumlar