Pınarbaşı Mahallesi tarihi, doğası ve mimarisiyle İzmir’in tarihine yolculuk etmek isteyenler için tavsiye edilecek bir semt. Ancak semt günümüzde yaşadığı çeşitli sorunlar nedeniyle hak ettiği yeri ve değeri ne yazık ki bulamıyor.

Pınarbaşı denilince çoğumuzun aklına sanayi tesislerinin yoğun olduğu bir bölge, kiminin ise yarış pisti gelecektir. Sanayi alanlarının bölgede yoğunlaşması neticesinde demografik ve coğrafi değişimleri de beraberinde geçirmiş. Geçmişi 12.yy’a kadar dayanan bu mahalle tarihi, mimari yapıları, coğrafi güzelliklerinin tek çatı altında içinde toplamasıyla dikkat çekiyor. Pınarbaşı halkı özellikle 18.yy’dan itibaren büyük göçler almasıyla Rum, Yahudi ve Hristiyan halklarıyla birlikte yaşamını sürdürmeye devam etmiştir. Farklı kültürlerden gelen bu halklar ibadetlerini yapabilmek için Azize Helena Kilisesini inşa etmişlerdir. Osmanlı döneminde ise Pınarbaşı köyüne kültürümüzün bir parçası haline gelmiş olan tarihi hamamı yapılmıştır. Mahalle tarihinin zenginliği de tam olarak buradan gelmektedir.

KURTARILAN DA VAR KAYBOLUP GİDEN DE…

Günümüzde mahalle ise ikiye ayrılıyor diyebiliriz. Bir tarafta tarihi evleri ve dar sokakları ile geçmişte yolculuğa çıkarken diğer taraftaysa modern mimarisiyle yeni oluşturulmuş sükûnet içinde bir yerleşim alanı. Günümüze geldikçe bu bölge de zamanla suyunu, doğasını ve tarihi kaybetmeye başlamıştır. 1832 yılında inşa edilen Azize Helena Kilisesi günümüze ulaşamamış. Tarihi hamamlarsa harap halde ve yok olmaya yüz tutmuşken restorasyon yapılarak son anda kurtarılmıştır. Mahallenin hemen yanında eşsiz manzarasıyla var olan heybetli dağlar ise madenlere teslim edilmiştir. Şehrin kalbine hançer gibi saplanan bu maden en çokta aralarında yalnızca metreler bulunan mahalle sakinlerini etkiliyor. Her ne kadar doğanın yerini tutmasa dahi Pınarbaşı Rekreasyon Alanı'nın yapılması semtin gelişmesine büyük katkı verdiği de açıktır.

mugdar-eski evler (1)

BELİRSİZ BİR GELECEK

Ailesinin 200 yılı aşkın süredir bu bölgede ikamet ettiğini söyleyen Bornova Pınarbaşı Kemalpaşa Mahalle Muhtarı Koray Doğru, “Osmanlı döneminde ailem bu bölgeye gelip yerleşiyor. Bende aynı zamanda burada doğup büyüdüm. Çocukluğumda bu bölgede akarsular akar, tarım yapılır ve geniş mera alanlarında hayvanlar otlardı. Zamanla şehirleşme neticesinde bu alanlar kaybolmaya başladı.  Sanayinin de bu bölgede yoğunlaşması sonucu çevresi değişti. Muhtar olma istediğimin ilk nedenlerin başında da doğup, büyüdüğüm mahallemin olumlu anlamda gelişmesine katkı sağlayabilmekti. Bu anlamda baktığımızda muhtarlıkta ilk dönemim kurumlarla iş birliği ve uyum içinde olup güzel işlerde başardık. Bu durum ikinci dönem muhtarlık görevi dönemimde değişmeye başladı. İlk dönemin tam tersi bir durum yaşamaya başladık. Bölgeye alt yapı ve sorunlarına dair isteklerimizi ilettiğimizde maalesef bağlı bulunduğumuz belediyeden olumlu geri dönüşler alamadık. Bu da bizi bölgenin geleceğine dair belirsiz bir sürece götürüyor” diye konuştu.

muhtar-1

HASTALIKLAR BAŞLADI

Bölgede doğan çocukların yarısının astım ve alerji belirtiyse doğmaya başladığını belirten Muhtar Doğru, “Bölgede mıcır madeniyle beraber özellikle son yıllarda mahalle sakinlerinde astım ve KOAH başta olmak üzere farklı hastalıklar çıkmaya başladı. Bende de 4 yıl önce alerji başladı. Hastaneden aldığımız raporlarla bunları kanıtladık. Aldığımız raporları dosya haline getirip Ankara’ya kadar gidip gerekli mercilere ulaştırmamıza rağmen bu madenin süresi tekrar uzatıldı. Eskiden doğası ve tarihiyle nefes olan bu yer artık nefes alınamayacak bir yere geldi. Hava kalitesi ölçümleri de bunu desteklemektedir. Her şeyden önce bu bölgenin bir yerlisi ve aşığı olarak arzum ilk etapta tekrar rahatça nefes alabildiğimiz bir mahalledir. Çocukluğumdan bana kalan hatıralarla bugün arasında kıyaslayamayacağım kadar fark var. Umudum nasıl ki, atalarım burada yaşadıysa ben ve ailemde bundan sonra her Pınarbaşı sakininin hak ettiği gibi burada özgürce nefes alıp yaşayabilmesidir. Bu dönem son görevim olacak. Önümüzdeki yeni dönemle beraber gelecek göreve başlayacak muhtarında aynı hassasiyet de olacağından şüphem yok. Bu bölge İzmir’in geçmiş medeniyet dönemlerine açılan kapılarından biri olması nedeniyle herkesin ortak mirası olduğu gibi sorunları da yine herkesin sorunudur” diye konuştu.

muhtar-Maden Ocagı

FARKLI KÜLTÜRLER BİRARADA

Pınarbaşı, geçmişte olduğu gibi günümüzde de farklı kültürleri içinde barındırıp harmanlamaya devam ediyor. İnanışlar, kültürler ve yaşam biçimleri ayrı olsa da mahalle halkının günümüzde ortak istekleriyse tek bir şey. O da, süresi 25 yıllığına tekrar uzatılan maden alanın kapatılması.

Ev-kabir'in EVKA-1'e dönüşümü Ev-kabir'in EVKA-1'e dönüşümü