15.02.2021, 05:47

İzmir’in Valisi!

1900’lü yıllardan itibaren günümüze kadar Türkiye’nin üçüncü büyük şehri İzmir’de resmi kayıtlara göre 45 isim valilik görevinde bulunmuş. Şu anda 46. sırada görev yapan valimiz ise Haziran 2020’den bu yana koltukta oturan Yavuz Selim Köşger. Hepimiz biliriz ki vali bir ilde devletin temsilcisidir. Seçilmişlerin aksine bürokrasiye hakimdir. Tüm devlet idaresi merkez teşkilatındaki amirine karşı sorumlu olsa da illerde yetki kendisindedir. Vali olmak aynı zamanda devlet babayı hissettirmektir. Şeyh Edebali’nin “insanı yaşat ki devlet yaşasın” sözünde olduğu gibi insan ve ait olduğu devletin gücünü göstermektir. Belki bir çırpıda sayamayız ama İzmir’e geçmişten bu yana hizmet eden, adı caddelere, meydanlara, tesislere verilen birçok valimiz var. Kim hatırlamaz ki siyasetçi ve devlet adamı Kazım Dirik’i, Muzaffer Tuğsavul’u, Enver Saatçıgil’i, Hüseyin Öğütçen’i, Kutlu Aktaş’ı ya da Kemal Nehrozoğlu’nu? Son yıllarda siyasetin bürokrasi üzerinde olan egemenliği tartışılsa da makamın yapısı gereği valilerin dengeyi sağlamak gibi bir sorumluluğu da bulunuyor. İzmir’de göreve başlayalı bir yıl olmamasına rağmen devlet adamı kimliğini ön planda tutan bir valimiz var. Vali Köşger aynı zamanda kentin başına ne gelirse gelsin anında müdahale ediyor. Çünkü İzmir depreminde de sel felaketinde de olay yerine ilk giden kendisiydi. Köşger, son yaşadığımız hortum felaketi ve Çeşme’yi olumsuz etkileyen fırtınada da vatandaşları yalnız bırakmadı. Devletin şefkatli, sıcak yüzünü göstermek için gece yarısı uzaktan koordinasyon yerine bizzat olay bölgesine gitmeyi tercih etti. Seçilerek koltuklara oturanların aksine atanarak bu görevlere gelen valilerin halka karşı sorumluluğunun olmadığını düşünmeyin. İçinizde eğer İzmir valisi gibi insan sevgisi ve hassasiyeti varsa zaten makamların geçici olduğunu idrak etmiş olursunuz. Kendisini yetiştiren ailesinden aldığı iyi ahlakı devletin kademelerinde görev yaparken kullanan diğer yöneticiler de bilsin ki İzmir’in örnek bir valisi var. Herkese onun bakış açısı yeter de artar bile!

***

Vatandaş umutla bekliyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi büyük acı yaşadığımız 30 Ekim’deki depremin ardından tüm kenti ilgilendiren önemli bir çalışma hazırladı. Müteahhitlerin de yakından takip ettiği plan notları öneri çalışması belediye meclisinden geçecek hale getirildi. Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’a İzmir ziyaretinde anlatılacak olan değişiklik birçok yenilik getiriyor. Deprem sonrasında ağır ve orta hasarlı tespit edildiği için yıkım kararı alınan binalar, 1998 yılında yürürlüğe giren afet bölgelerinde yapılacak yapılara ilişkin yönetmelik ve 6306 sayılı yasa kapsamında riskli yapı ilan edilen bölge ve alanları kapsıyor. Bilindiği gibi bugün yıkılan bir binanın yerine aynısı yapılamıyor. Aradan geçen zamanda çıkan birçok yönetmelik ve imar kanunundaki değişiklik nedeniyle yıllar önce kazanılmış hakların korunması mümkün değil. Üstüne İzmir gibi birinci derece deprem bölgesi bir kentte geçmiş yıllarda kooperatifler aracılığıyla yapılan sitelere yüzde 10 artış hakkı tanınmış. Ayrıca kat sıkıştırma denilen yöntem adeta bir yöntem haline getirilerek yükseklikler aynı olmasına rağmen bir bina 7, komşusu ise 8-9 kat olmuş. Her bir kattan eksiltilen 15 santim yeni bir rant, müteahhide kazanç getirmiş. Önüne gelenin inşaat yapıp yolu, yeşili, sosyal alanları düşünmediği planlar sayesinde İzmir’in şu anda yüzde 60’ı depreme dayanıksız binalardan oluşmuş. Resmi rakamlara göre İzmir’de acil olarak yıkılması gereken 300 bin adet konut bulunuyor. Hem vatandaşın hem de bu işi yapacak olanların beklentisini karşılamak isteyen ilçe belediyeleri kendi meclislerinden kararlar geçirse de son işlemi Büyükşehir Belediyesi yapacak. Bakanlığın, deprem sonrasında özellikle Bayraklı’daki örnek çalışmaları baltalamaması için bekletilmesini istediği plan notu öneri çalışması önümüzdeki günlerde kabul edilecek. Bir vatandaş olarak beklentim artık insanların sağlıksız binalarda deprem ya da başka bir afet nedeniyle yaşamını yitirmemesidir.

***

KAFSİNKAF stadını bekliyor

İzmir’de siyasete malzeme olan konuların içinde statlar da var. Uzun yıllar uğraştan sonra Göztepe stadına kavuşurken Altay ise gün sayıyor. Ne yazık ki bir arpa boyu yol alınamayan tek yer Karşıyaka’nın stat konusu. İzmir Orman Bölge Müdürlüğü’ne ait fidanlığın bitişiğindeki eski stadın olduğu yerde inşa edilecek yapı itirazlar, davalar ve bürokratik engeller nedeniyle bir türlü ilerleyemedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Aziz Kocaoğlu ile Karşıyaka’nın eski Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar’ın olumsuz bakışı kurumsal itirazlar ve davalara da yansıdı. Yeni dönemde elbette bir sorun yok. Karşıyaka Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay elini taşın altına koyacaklarını söyleyerek stadı imece usulü yapmaya hazır olduklarını söyledi. Konuyla yakından ilgilenen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı İzmir Milletvekili Hamza Dağ ile İl Başkanı Kerem Ali Sürekli de Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Kasapoğlu’nun kente geleceğini açıklamıştı. Kasapoğlu gelirse iş bölümü yapılacak. Belediye ciddi bir kaynağı Büyükşehir’in de desteğiyle stadın inşaatına aktarmayı düşünüyor. Bakanlık ise temelini attığı alanda tribün ve diğer müştemilatları yapacak. Tabi ki bunun için tarafların Ankara’daki buluşmasının ardından İzmir’de de bir araya gelmeleri gerekiyor. Kısacası hem Kafsinkaf’a gönül verenler hem de taraftar artık sabırsızlanıyor. Bu mevzu İzmir’in gündeminden kalkarsa siyaset de rahatlamış olacak. 

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@