Anadolu Efes desteklediği sosyal projeler ile adından sıkça söz ettiren firmaların başında geliyor. Anadolu Efes Kurumsal İletişim ve İlişkiler Direktörü Selda Susal imza attıkları başarılı çalışmaları anlattı.

Faaliyetine 1969 yılında başlayan Anadolu Efes Avrupa’nın en büyük 5. ve dünyanın en büyük 10. şirketlerinden. Anadolu Efes sadece ticari faaliyetleriyle değil desteklediği sosyal projelerle de adından söz ettiren firmalardan biri. Anadolu Efes spordan sanata kadar birçok alanda çalışmalar yürütüyor. Anadolu Efes Kurumsal İletişim ve İlişkiler Direktörü Selda Susal yürüttükleri sosyal projelerini anlattı. Susal önümüzdeki günlerde Ege bölgesinde yürütecekleri sosyal proje çalışmalarını da söyledi. peyvend ile iş dünyası yenigün32

P: Öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz?

S: 1972 İstanbul doğumluyum. Çocukluğum Almanya’da geçti. 1985 yılında Türkiye’ye döndüm. Kendimi 3 kelime ile tanımlayacak olursam bir gezgin, yaşam hakkı savunucusu ve bir iletişimci olarak tanımlayabilirim. 

P: Anadolu Efes ile yollarınız nasıl kesişti?

S: Ben iş hayatına 1995 yılında başladım. Önce Telekom ardından lojistik sektörü, sonra tütün sektörü derken 2015 yılında kurumsal hayattan ayrılıp kendi hayallerimin peşinden gitmeye karar verdim. Yaklaşık 4,5 yıl kadar da bunu yaptım. 2019 yılı sonunda yolum Anadolu Efes ile kesişti. Kişisel hayatımdaki değerlerimle şirket değerlerinin çok özdeştiğini gördüm. 2019 yılından bu yana da bu kurumda çalışıyorum.

“GELECEK TURİZMDE” PROJEMİZ 15 YAŞINDA

P: Şimdi aslında şöyle mi başlasak; her dalda yaptığınız ayrı ayrı ve çok özel çalışmalar var, tek tek başlasak mesela ilk önce turizm, yerel kalkınmaya destek olduğunuz bazı konular var. Bunlardan biri de; Anadolu Efes’in 13 yıldır yürüttüğü ve Türkiye’nin tek sürdürülebilir turizm projesi olan “Gelecek Turizmde’’ projenizden biraz bahseder misiniz?

S: Gelecek Turizmde çok önem verdiğimiz, keyifle yaptığımız bir proje. Bu yıl 15. Yılını kutluyoruz. Türkiye’nin halen ilk ve tek sürdürülebilir turizm programı. Burada 3’lü bir paydaş işbirliğimiz var. Anadolu Efes ile birlikte Birleşmiş Milletler Kalkınma programı ve Kültür Turizm Bakanlığı işbirliği ile yürütüyoruz. Aslında amacı nedir bu projenin? Sürdürülebilir turizmi bir yerel kalkınma modeli haline dönüştürmek. Turizm dediğimiz zaman deniz, kum, güneş üçlüsünü hayal ediyoruz ama bizim onun ötesinde daha kıymetli değerlerimiz var. Daha henüz keşfedilmemiş, kültürel zenginliklerimiz var ya da yok olmaya yüz tutmuş bazı değerlerimiz var. Aslında bunların hepsini gün yüzüne çıkarmaya çalışıyoruz. Aslında 12 aya yayan, yerel kalkınmaya, kadınların güçlenmesine katkı sağlayan bir modele dönüştürmek istiyoruz. Bugüne kadar 19 tane projeyi destekledik. 200.000’in üzerinde insanın hayatına dokunma imkanı bulduk. 500’ün üzerinde kadına gelir sağlama imkanı bulduk. 600 adet STK ile işbirliği yaptık. 20’nin üzerinde üniversitelilerle sosyal etkiyi yaratmak için bu proje çerçevesinde çalıştık. Burada hem ulusal hem de uluslararası anlamda birçok ödüle sahip olmanın dışında literatüre de girdi. 

KADIN GİRİŞİMCİLER ÖNEMLİ

P:Gençlere verdiğiniz desteklerde projeleriniz var. Bunlar nelerdir?

S: Özellikle girişimcilik ekosisteminde yaptığımız paydaşlar var. Birçok paydaşlarımız var. Özellikle İTÜ çekirdek bir tanesi. Girişimcilik ekosisteminde çalışırken, hibe verelim finans olarak destekleyelim gibi bir model benimsemiyoruz. Özellikle kazan kazan modeli olarak düşünüyoruz. O anlamda da iletişim ve mentörlük anlamda birçok işbirlikleri yapıyoruz. Birkaç örnek vermek gerekirse bugüne kadar 10 girişimi destekledik. Bunun içinde 500.000’in üzerinde bir hibe sunduk. Desteklediğimiz girişimlerden bir tanesi Pabinno Akıllı Musluk ve bar teknoloji alanında şu anda dünyanın ilk 6 girişiminden bir tanesi haline geldi. Arkadaşlarımızın başarısını gördükçe de onlarla gurur duyuyoruz. Aynı şekilde Biolive diye bir girişim var. Onlarla da zeytin çekirdeğinden plastik üretmek, böylece daha doğa dostu çözümler üretilecek. Yaptığımız destekler ve işbirlikleri var. Ecording ile ilgili bir çalışmamız var. Dronelar aracılığı ile ağaç tohum toplarını insan eli değmeden doğaya kazandırılma süreci. Burada önemli olan bir şey de tabiki kadınların desteklenmesi, Startupwatch’a baktığınız zaman 2010-2020 arasında kadın girişimciler nezdinde değerlendirdiğimizde %16 civarında aslında oldukça az bir kadın girişimci olduğunu görüyoruz. Yatırım alma konusunda bu oran daha da düşüyor. %13’lere kadar. Bizim desteklediğimiz startuplarda mutlaka bir kadın-erkek dengesine dikkat ediyoruz. Desteklediğimiz projelerin içerisinde de en az 1 kadın girişimcinin de dahil olduğundan da mutluluk duyuyoruz. 

P: Kişileri ve kurumları da dahil ederek şimdiye kadar ne gibi projelere imza attınız.Bu projelerin ne gibi etkileri oldu ve biraz bahseder misiniz?

S: Lavanta kokulu köyü çoğumuz biliyoruz, projeye dahil olanlardan bir tanesi. Projeye dahil olmadan önce tesadüfen yaklaşık 1000 ziyaretçi alıyordu. Pandemi dönemi öncesinde 1 milyon ziyaretçi oluştu. İşletmelerin bölgeye kazandırılması, kadınların sahaya dönmesi birçok etki yarattığını gördük. Aynı şekilde bir Kars Peynir rotası oluşturduk. Kars’ta yaklaşık 18 adet peynir rotası var. Dolayısıyla Kars’ı da peynir rotasına dahil etmiş olduk.

SPOR VE SANATI DESTEKLİYORUZ

P: Sürdürülebilir kısmında projenin devamlılığına nasıl karar veriyorsunuz?

S: Öncelikle burada bizim odak alanlarımız var. Anadolu Efes burada nerelere yatırım yapıyor. Bizim ilgi alanımızda zaten basketbol var, Anadolu Efes’in ilk sosyal fayda projesi olarak tanımlanır. Bunu Türkiye’de yaygınlaştırmak ve uluslararası ses getirmek adına çok önemli başarılar elde ettiğimizi düşünüyorum o anlamda. İkincisi biz aynı zamanda bir tarım şirketiyiz, biz ürünümüzü topraktan alıyoruz ve tarımsal ekonomiye de o anlamda ciddi bir katkımız var. 3.alanımız kültür-sanatın her anındaki keyfi çoğaltmak arzusundayız. Türkiye’deki sanat üretimini arttırmak aynı zamanda kültür-sanatı herkes için erişebilir hale getirmek. Bize proje geldiği zaman aslında uzun vadede nasıl değerlendirebiliriz, nasıl etki yaratabiliriz bizim için o önemli. Hiçbir zamanda tek seferlik proje yapmak hevesinde değiliz, hep uzun soluklu olsun istiyoruz ki gerçek etkiyi o anlamda alabilelim. 

peyvend ile iş dünyası yenigün31

P: Kovid-19 salgını ile birlikte dünya çok zor bir dönemden geçti, Anadolu Efes bu dönem öncesi, şu an ve önümüzdeki günlerdeki süreçlerde nasıl bir aksiyon aldı, alıyor ve alacak?

Gözden kaçırmayın

Galataport İstanbul şehrin çehresini değiştirdi Galataport İstanbul şehrin çehresini değiştirdi

S: Aslında pandemi dönemi belirsizliklerle dolu, geçmişe yönelik bir deneyimin iş dünyasında olmadığı bir süreçti. Bununla birlikte iş sürekliliği planlarımızı sürekli olarak güncelleyen sürekli senaryo çalışmaları yapan krizlere hazırlıklı olan bir şirketiz. Bu tip dönemlerde bizim en önemli önceliğimiz ekosistemle dayanışma içerisinde olmak. Baktığınız zaman yeme-içme ve eğlence sektörü pandemiden en çok etkilenen sektörlerdir. Dolayısıyla hem iş ortakları kısmında ticari ve oradaki süreci yöneterek dayanışma göstermek aynı şekilde mekanların kapanması ve maaşlarını alamayan personellerin olduğunu gördük. Ahbap Derneği ile birlikte Dayanışma Birlikte Güzel diye bir kampanya hayata geçirdik. Orada emekçilerle beraber olmaya çalıştık. Aynı zamanda kültür-sanat alanının sürdürülebilirliği alanında tiyatro oyunlarının dijitalleşmesi ile çalışmalar yaptık. Geçtiğimiz yıl yazın açık havada tiyatro kooperatifiyle bir işbirliği yaptık. Dijitalleşme çok önemli ve yıllar önce başladı aslında. Türkiye’deki ilk uzaktan dijitalleşmeyi de Anadolu Efes’te tamamlamış olduk.

P: Anadolu Efes’in Ege Bölgesi’ndeki projeleri neler?

S: “Gelecek Turizm” kapsamında burada hayata geçen 2 projemiz var. Bir tanesi Seferihisar’da, orada kadınların bir mutfak atölyesi var. Bir diğeri de Foça’da orada da 4 mevsimi yayma üzerine bisiklet rotalarının ve balıkçılık turizminin, yürüyüş rotalarının dahil olduğu güzel bir sosyal fayda projelerimiz var.