10.12.2017, 08:52

Kadroculuk...

Kadroculuk...

Uzun zamandır tartışılan bir meseleyi çözmek için bir açıklama geldi geçtiğimiz günlerde. Yeni düzenleme ile komisyon taşeronları ortadan kalkıyor.

Bir çok işçiyi yakından ilgilendiren kadro düzenlemesi açıklaması neticesinde kamuda çalışan taşeron işçiler bundan sonra kadrolu işçi olacak. 450 bin taşeron çalışana tam kadro verilerek, 400 bini belediyelerde çalışan taşeron işçiler 'özel sözleşmeli personel' pozisyonunda istihdam edilecekler. Yani “İl Özel İdare” şirketlerine kaydırılacaklar.

*

450 bin işçi yazılı ve sözlü sınavı 10 üzerinden 6 alarak geçebilirse kadrolaşacak. Yüzbinlerce de işçi kadro dışı kalacak. Geriye kalan kadro dışı diğer taşeron işçilerine ne olacak?

Konuşulanlar bunlar.

Eğitim ise taşeronculuğun son bulmadığı yer. Ücretli öğretmenlik tam bir taşeronculuktur bana göre. Bu sorunlar ile yüzleşir iken eğitim ne olacak?

Devam mı?

*

Günümüzde taşeron işçiler bir çok iş ve birçok şirket tarafından yardımcı işlerde kullanılıyorlar.

Bu denli fazla tercih sebebi ise, iş sahipleri yerine, şirketler tarafından çalışan işçinin sigorta ve sosyal imkanlarının devralınması.

Asıl iş sahipleri bu şekilde işçilerin masraflarından kurtularak üzerindeki yükleri taşeron firmalara atmaktaydılar. Amaç ise daha fazla kâr...                                     

*

Ancak, henüz tam olarak ülkemizde bu sistem oturmadığından, tanımı iyi yapılamadığından, çalışma şartları iyi olmayan, hakları yok edilen, daha fazla emek ile, daha fazla çalışma ile tam hak alınamayan bir sisteme dönüştürüldü.

Haddinden fazla çalıştırılıp emeklerinin karşılığını tam olarak alamayan işçiler ise hep mağdur konumunda oldular.

Ülkemizde emek piyasasının baş aktörüdür onlar.

 

*

Kısaca itilip kakılarak en pis işlere verildiler, asgari maaş ile oradan oraya koşturup haksızlığa uğrayan çok oldu.

Türkiye'de taşeronlaşma ve taşeron işçilik deneyimi yıllardır bitmeyen bir sorundu.

Bu gerçekleri hep bilip de konuşmamak, bir girişimde bulunmamak bu sektörün daha da acımasız davranmasına yol açtı. Köle tabiri bu işçiler için kullanıldı hep.

 

Taşeronlaşma ve taşeron işçi istihdamı üzerine mevcut iş kanunu'nda ki bu yeni düzenleme, umarım bu sorunları kökünden bitirir.

En büyük sorun yıl sonunda işten çıkışı yapılıp bir sonraki sene yeni bir şirket adı altında görevine devam eden işçilerin hakları idi.
Çünkü yıllardır bu konuda hem sendikal alanda, hem de diğer alanlarda çok mücadele verildi.

 

*

İşte, bu son gelişme ile maddi ve manevi olarak kapana kısılan bu işçiler ‘kullan at’ personel olmaktan kurtulacaklar ümidindeyiz...

Ceptedir, mecbur çalışmak zorundadır anlayışı ile ezmek son bulur ümidindeyiz.

‘Kaç yıllık emeğim var zayi olmasın’ diye köle olmanın bitmesi ümidindeyiz.

Şartların iyi olmasını, itibar görmeyi bekleyen işçinin hakkını alması ümidindeyiz...

*

Ancak, meselenin bir de diğer tarafı var; onu da unutmamak, haksızlık yapmamak gerekir. Taşeron sistemi bu şekilde yasallaştığında, taşeronda oluşan yapıyı ortadan kaldırmak tam hedeflendiğinde 17 bin şirketin zarara uğrayacağı da aşikar.

Güvenlik, belediyelerin çöp işi, belediyelerin park bahçe işi, havaalanı ve kamu hastanelerinin temizliği gibi pek çok iş teşeron firmalarda.

*

Araç ve ekipman yatırımlarını banka kredileri ile sağlayan bu firmaların sanırım en çok zorlanacağı konu borçlar.

Bu ciddi bir rakam.

Bakalım düzenlemeler bu şirketlerin uyumunu nasıl etkileyecek?

Şirketin istihdamlarını düşünmeme gibi bir durum söz konusu olmaz ve yüksek maliyetli teknolojik makinaların da akibeti elbette düşünülür.

*

1988 yılından itibaren bu sektör var ve artarak 17 bin civarına ulaşan şirket o tarihten bu yana bu sektörün içerisinde. İstihdam sayıları çok yüksek.

Araç ve ekipman yatırımları çok yüksek.

Bu nedenle bu yasa akabinde bankalarla görüşülerek uzun vadede yapılan borçlanmaların süreleri korunabilir.

Yasa aceleye gelmeden alt yapı tamamlanabilir.

Kademeli olarak yapılacak geçişlerde hibe, teşvik ve faizsiz kredi imkanları ile SGK ve vergi borçlarının faizsiz ötelenmesi sağlanabilir.

Firmaların makine ve ekipmanlarının kamu kurumları tarafından satın alınması da başka bir seçenek.

*

Bir bilgeye sormuşlar...
Nasıl bu kadar doğru kararlar alabiliyorsunuz?

‘Deneyim’, demiş.

Peki o deneyimi nasıl kazandınız? Dediklerinde de cevabı;

‘ Hatalarımla’ olmuş.

Biz de onca yıl hatalarla ilerledik şimdi de hep birlikte sistemin işleyişine, haksızlıkların bitimine tanık olacağız ki, zor mesele...

 

Dip notlar;

 

Taşeron işçileri kimdir?

Fransızca’daki “tacheron” kelimesinden geliyor.

Bir taşeron bir projenin belirli bir görevini yerine getirmek amacıyla genel yükleyici tarafından tutulan firmadır. Temizlik elemanı, güvenlik görevlisi, maden işçisi olduğu gibi kimi kamu kurumlarında destek eleman olarak çalıştırılan, üniversite mezunlarıdır...

Taşeron işçiler genelde yaptığı işin sorumluluğu altında ezilendir. Çalıştığı kurum dışında mesleki deneyim karşılığı olmayan işlerde çalışanlardır.

Güvenceleri olmadığı gibi yaptıkları işin özel sektörde karşılığı da yoktur.

 

Peki kimler kadroya alınacak?

Yaklaşık 900 bin çalışanlarımızı ilgilendiren,  720 bin kişiyi kapsayan taşeron işçilerimizle ilgili düzenleme ile kamu kurum ve kuruluşlarındaki 450 bin taşeron çalışana tam kadro verilerek, 400 bini belediyelerde çalışan taşeron işçiler 'özel sözleşmeli personel' pozisyonunda istihdam edilecekler. Kurulda kabulü sonrasında ki 3 ay içerisinde ise kadroya geçişler tamamlanacak...

Belediye iştiraklerinde, belediye iktisadi teşekküllerinde daimi istihdamlar sağlanacak...

23 bin mevsimlik işçilerin 5 ay 29 gün olan çalışma süreleri de 9 ay 29 gün’e kadar çıkartılabilecek...

Yine kamuda 4C statüsünde çalışanlar da 4B kadrosuna alınacak...

Belediye ve il özel idarelerindeki taşeronlarla ilgili aradan firmalar kaldırılacak...

Aracı firmalarla var olan sözleşmeler feshedilecek...

Taşeron kadro sözleşmeleri 3'er yıllık olacak.

Taşeron işçilerin kadroya girebilmesi için 1 Kasım 2015'ten önce işe girmiş ve halen çalışıyor olması gerekecek...

1 Kasım 2015'ten sonra işe giren taşeron işçiler kadrodan yararlanamayacak...

Yaş sınırı, eğitim şartı, asıl iş, yardımcı iş ayrımı olmayacak...

Mevcut ücreti üzerinden maaş almaya devam edecek...

Taşeron işçilerin kadroya alındıktan sonra hakları toplu sözleşmeyle belirlenecek, sendikal örgütlülükler korunacak... Taşeron işçiler kadroya alınmak için devlet memurluğuna atanmada gereken şartları taşıyacak...

Emekli aylığı almaya hak kazanmış taşeron işçi bu kadrodan yararlanamayacak...

Mutlu kalın...

 

Fıkra;

Bir gün Hoca'ya sormuşlar : 
- "Saz çalmayı bilir misin?"
- "Bilirim" demiş.
- "Buyur, çal bakalım" diyerek eline bir saz tutuşturmuşlar. Hoca mızrabı almış, perdelere basmadan tellere vurmaya, tuhaf sesler çıkarmaya başlamış.
- "Saz böyle mi çalınır a Hoca?" demişler, "parmaklar perdeler üzerinde gezdirilir, mızrap tellere vuruldukça da sazdan makamlara göre ses çıkar."
- " Perdeleri bulamayanlar öyle çalar" demiş Hoca; " Ben sazı elime alır almaz perdeyi buldum! Ne diye boşuna gezineyim."

 

Günün sözü;

Alın yazınızı sadece alın terinizle silebilirsiniz. Halil Cibran...

 

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@