04.08.2021, 04:10

Kalk Ayağa Koca Yörük!

Türkiye tek yürek oldu.

 

Dayanışmanın sembol sloganı, yardım paketlerinden çıkan bir kağıda yazılmış not öne çıktı: “kalk ayağa goca yürek”

 

Biz ne savaşlar gördük, biz ne kıtlıklar gördük, biz ne depremler gördük, ne seller gördük, ne yangınlar gördük…hepsinden omuz omuza dayanışarak, tek yürek olarak çıktık. Bu Akdeniz yangınından da, Anadolu yangınından da yardımlaşmayla, dayanışmayla, elele çıkacağız.

 

Ama şimdi: Önce yangın söndürülmeli! Yangın hâlâ devam ediyor.

 

Yangın devam ederken tartışma olmaz. Hele siyasi tartışma hiç olmaz. Bu bilime de aykırı. Tartışmalar, görüşmeler hep yangını söndürmek üzerine olmalı. Önce yangın sönmeli.

 

Yangın söndürüldükten sonra, yaralar sarılmaya başlanırken oturup bilimsel temelde bir daha benzer felaketler yaşanmasın diye neler yapılmalı ona bakmalı.

 

Ormanlarımızın, insanlarımızın, hayvanlarımızın, doğamızın yanması karşısında yangını söndürmek önceliğimiz olmazsa yangın devam eder ve hepimizi sarar. Maddi yaralarla birlikte onulmaz manevi yaralar açar.

 

Eger küresel ısınmanın orman yangınları üzerinde nedeni ve etkisi varsa çözüm de küresel olmalı.

 

Bilim insanlarının şu tezi iyi irdelenmeli ve doğruluk payına göre hareket edilmeli: İnsanın doğaya verdiği zararlar doğada etkisini göstermeye başladı!

 

Bu tez doğru ise insanevladı şapkasını önüne koyup düşünme vaktinin geldiğini artık anlamalı.

 

Ben önceleri doğanın çok güçlü olduğunu, insanın ne kadar doğaya kötülük yaparsa yapsın doğanın bir şekilde bunu altedeceğini, kendini toparlayacağını düşünürdüm. Doğa insan karşısında yenilmez, diye inanırdım.

 

Şimdi acaba, doğa insan karşısında yeniliyor mu? Yaşadıklarımız; İnsanın doğaya verdiği zararların doğa tarafından geri dönüşümü mü? Doğanın refleksi mi, tepkisi mi?

 

Küresel ısınma denilen bilimsel tez bu mu?

 

Öyleyse aylarca yanan Brezilya ormanları ve aylarca yanan Avusturalya ormanları da bizim ciğerimizdi ve biz onlara da aynı üzülmeliydik, biz onları da söndürmek için aynı duyarlılık içinde olmalıydık. Bütün dünya bizim.

 

Sosyal medya, dedikodular, söylentiler, kısır tartışmalar, yangın söndürenlere motosikletiyle su taşırken ölen genç, yiğit şehit delikanlımızı geri getirmeyecek. Hiçbir güncel siyasi tartışma yangında ölürken bile buzağısını doğuran ineği geri getirmeyecek. Bilimsel temelde olmayan hiçbir tartışmaya itibar etmiyorum ve okumuyorum ve dinlemiyorum.

 

Eger sorun küresel ısınma ise tartışma birkaç yangın söndürme uçağına indirgenmemeli. Devasa küresel ısınma problemi karşısında senin yüzlerce yangın söndürme uçağın olsa ne yapabilir ki!

İnsan evladı bir yandan doğa ile uyumlu, barışık yaşayacağına; doğayı mücadele edilecek ve ardından galip geleceği, yeneceği bir varlık olarak gördüğü müddetçe ve doğayı asla yenemeyeceğini öğrenmediği müddetçe daha çok doğal afet görür.

 

İnsan evladının ürettiği ekonomik sistemlerden ulaştığı noktada adını kapitalizm koyduğu sistemin, her şeyi ihale ettiği sistemin sonucunun bu olduğunu ne zaman öğrenecek?

 

Hadi yangın söndürme uçağı ihalesine çıktığımız gibi, küresel ısınma ihalesine çıkalım, coronavirüs ihalesine çıkalım, deprem ihalesine çıkalım, sel ihalesine çıkalım, ve bir gün kendi kurduğumuz kapitalist sistemin kapanında yanarken aklımızı başımıza alalım!

 

Ben yine de umutluyum: Önce yangınlar sönecek, söndüreceğiz ve el ele Akdenizi, Anadolu’yu, Türkiye’yi ve Dünyayı dayanışma ile “Kalk Ayağa Goca Yörük” diye ayağa kaldıracağız!

 

Yorumlar